Şu konuda çok haklısınız. Toplumum tercih ettiği iki konu var yatırım olarak. Dolar almak yada Konut almak. Amaç enflasyona karşı korunmak. 30 sene önce ilk para kazandığımda bende ya dolar ya mark alıyordum. Bunu yapmaz isem ay sonunda elimdeki para ortalam % 10 eriyordu. Herkesin cüzdanında bile bir miktar usd vardı. Benzer sürece girdik maalesef.
Kendi adıma gelirimi ihracat ve ihracat danışmanlığından elde ediyorum. Yani reel sektörde üretim ve ihracat bazlı bir gelirim var ( şu anki süreci dikkate alırsak -vardı) Ülke olarak çok çok büyük bir ihracat potansiyelimiz var. Avrupa'ya mal göndermemiz çok ekonomik ve kolay ( roro gemisi + tır 5 günde tüm Avrupa'ya ulaşabiliyoruz) Ama bu potansiyel maalesef tam olarak kullanılamıyor. Gümrükler, mevzuatlar, uygulamalar neredeyse aleyhimize çalışıyor. Biraz teşvik olsa, destek olsa, ihracat dernekleri dinlense , bugün ki durumumuzdan çok daha iyi olurduk.
Genç arkadaşlar kendilerini yabancı dil ve ihracat konusunda geliştirmeli. Özellikle katma değerli ürünlerin ihracatında zayıfız. Yinede herhangi bir kasaba yada ilçeye bir üretim tesisi kurulduğunda gelişim inanılmaz oluyor. Kadınlar çalışmaya başlıyor, sigortaları ödeniyor, emekli olma şansları oluyor. Önce atm sonra banka, yatırım istikrarlı olursa, kasabanın refahı, vizyonu gelişiyor. Çok kereler bu gelişimi bizzat gözümle gördüm. O yüzden bazen öyle anlaşmalar oluyor ki hiç para kazanmıyoruz ve risk alıyoruz. Fakat ülkeye döviz getirmenin ve istihdam sağlamanın manevi huzuru ve gururu için bu işleri yapıyoruz. Daha katma değerli ürünler ihraç etmeliyiz.