https://www.cnbc.com/2018/04/06/fed-...ate-hikes.html
Fed Chair Powell says growth has picked up enough to justify rate hikes
Fed Başkanı Powell:''Büyümenin , faiz artırımlarını haklı çıkaracak kadar hız kazandığını'' söyledi
Printable View
https://www.cnbc.com/2018/04/06/fed-...ate-hikes.html
Fed Chair Powell says growth has picked up enough to justify rate hikes
Fed Başkanı Powell:''Büyümenin , faiz artırımlarını haklı çıkaracak kadar hız kazandığını'' söyledi
İŞ DÜNYASINDA BÜYÜK ŞOK
Ülker markasının sahibi Yıldız Holding'in 6 milyar dolar civarında şimdiye kadar ki Türkiye'de talep edilen en yüksek meblağlı borcunu yeniden yapılandırma girişiminden sonra , Türkiye'nin bir diğer en büyük guruplarından Doğuş Holding de 5.8 milyar dolar borcu için bankalardan görüşme talep etti.
http://www.paraanaliz.com/2018/ekono...-istedi-22021/
İyi de şöyle de bir durum oluşturmayacak mı bu davranış şekli?
http://www.mahfiegilmez.com/2017/07/...m-veriyor.html
13 Temmuz 2017 Perşembe
İç Borç Çevirme Oranı Alarm Veriyor
Hazine’nin bir dönemde yaptığı iç borçlanma toplamını aynı dönemde yaptığı iç borç (anapara + faiz) ödemeleri toplamına böldüğümüzde bulacağımız oran bize iç borç çevirme oranını veriyor.
Aşağıdaki tablo 2010 yılından bugüne kadarki iç borç ödemelerini, iç borçlanmayı, iç borç çevirme oranını ve Hazinenin bu borçlanmayı yürütmek için ödediği ortalama faizi gösteriyor (Kaynak: www.hazine.gov.tr)
Yıllar İç Borç Servisi Anapara Faiz İç Borçlanma İç Borç Çevirme Oranı (%) Faiz Oranı (%)
2010 178,1 136,2 41,9 159,0 89,3 8,7
2011 132,1 97,1 35,1 111,6 84,5 8,3
2012 124,7 84,0 40,7 101,5 81,4 9,4
2013 167,1 128,1 39,1 141,2 84,5 7,0
2014 157,0 117,8 39,3 127,9 81,5 9,9
2015 107,1 67,4 39,8 90,4 84,4 8,5
2016 100,6 63,2 37,4 91,1 90,6 10,2
2016 6 Ay 49,3 30,5 18,8 43,1 87,0 10,5
2017 6 Ay 54,0 35,3 18,7 61,7 114,3 10,3
İç borç oranı hesaplamasını denklem üzerinden gösterebilmek için 2017’nin 6 aylık sonuçlarını alalım ve iç borç çevrime oranı denklemimize uygulayalım:
İç borç çevirme oranı = İç borçlanma toplamı / İç borç (anapara + faiz ödemeleri) toplamı
İç borç çevirme oranı (2017 ilk 6 ay) = 61,7 / 54,0 = 114,3
Tabloya bakarsak iç borç çevirme oranının 2016 yılının ilk 6 ayına kadar sürekli olarak 100’ün altında kaldığını yani Hazine’nin piyasaya ödediği borçtan daha azını borçlandığını ve bu yolla piyasaya para bıraktığını görebiliyoruz. Bu durumda faizler geriliyor ve özel kesimin borçlanma piyasasından yararlanma imkânı artıyor. Bu duruma özel kesimin borçlanma piyasasından yararlanma imkânının artması (crowding in etkisi) deniyor. 2017 yılının ilk 6 ayında olay tam tersine dönmüş bulunuyor. Hazine, iç borç çevrime oranını 100’ün üzerine çıkarmış yani piyasaya ödediğinden daha fazlasını piyasadan borçlanmış. İç borç çevrime oranının yükselmesi sonucunda özel kesim daha az borçlanıp daha az yatırım yapıyor. Çünkü borç verilebilir fonların çoğuna kamu kesimi talip oluyor ve faizin de yükselmesine neden oluyor. Bu durumun ortaya çıkmasına özel kesimin borçlanma piyasasından dışlanması (crowding out etkisi) adı veriliyor.
Üç soruya yanıt bulmamız gerekiyor. Birinci soru: Ne oldu da Hazine bu yılın ilk 6 ayında iç borç çevirme oranını rekor düzeye çıkardı? Faizler çok düştü de ileride bu kadar düşük faizle borçlanamayacağını düşünerek borçlanmayı öne çekti desek böyle bir görünüm yok. O halde bu soruyu yanıtlamak için Hazine nakit dengesine bakmamız gerekiyor. Çünkü borçlanma Hazine’nin nakit açığı esas alınarak yapılıyor.
Aşağıdaki tablo Hazine nakit dengesini söz konusu yılların ilk 6 aylık bölümleri itibariyle gösteriyor (www.hazine.gov.tr) (Tablodaki sayılar milyar TL olarak okunmalı.)
Yıllar/ 6 aylık Gelirler Giderler Nakit Dengesi
2010 114,3 134,6 -20,3
2011 140,3 142,6 -2,3
2012 161,5 170,7 -9,2
2013 189,5 190,1 -0,6
2014 202,4 212,9 -10,5
2015 235,5 234,9 0,6
2016 275,5 283,2 -7,7
2017 301,1 334,5 -33,4
Tablo bize 2017 yılının ilk 6 ayında Hazine nakit dengesinin rekor açık verdiğini gösteriyor. Bu durumda Hazine çaresiz olarak borçlanmayı artırmış ve sonuçta iç borç çevirme oranı da rekor kırmış bulunuyor.
Hazine’nin nakit açığının bu düzeye çıkmış olması ve ardından Hazinenin iç borç çevirme oranının rekor düzeylere yükselmesi son aylarda yaşanan mevduat faizi yarışına yol açtı. Yani mevduat faizleri niçin yükseldi diye merak edenler yanıtı burada aramalıdır. Hazine, iç borçlanmayı artırınca kimseye kaynak bırakmadığı için faizler yükseldi ve bankalar da kaynağı ele geçirmek için ister istemez mevduat faizlerini artırdılar.
İkinci soru şu: Hazine nakit dengesi 2017’nin ilk 6 ayında niçin rekor düzeyde açık verdi? Bunun nedenleri de şöyle sıralanabilir: (1) Referandum için yapılan kamu kesimi harcamaları rekor düzeylere çıktı. (2) Hem referandum hem de büyümeyi yeniden sağlayabilmek amacıyla yapılan kamu harcamaları, vergi indirimleri ve çeşitli tahsilat ertelemeleri nakit açığını rekor düzeylere taşıdı.
Üçüncü soru da şöyle: Bu açık böyle devam eder mi? Yanıtlanması en zor soru bu. Türkiye, kamu kesiminin harcama yapmadığı ortamda özel kesim yatırımlarıyla büyüme dinamiğini ne yazık ki kaybetti. O nedenle büyümek istiyorsa önündeki yol kamu açıklarını büyütmek. Ne var ki bu da bugüne kadar Türkiye ekonomisinin en güçlü çapası olan kamu mali disiplininin elden gitmesine yol açacak bir gelişme. Ve eğer bu algı yerleşirse o zaman dış finansman bulmak zorlaşabilir.
Sorunuzu anlayamadım,benim yazım Türkiyenin dış borcunun çevrilmesiyle ilgiliydi,Mahfi Bey'in yazısı ise iç borcun çevrilmesiyle ilgili.Dış borç çevrilemez ise cari açık da verdiğimiz için merkez bankasının rezervlerini kullanmamız gerekir o da en fazla 6 ay dayanır,sonrası tufan.
forumdaş bu paraların karşılıklı kullanılması ne oldu acaba mesela rusyadan petrol ,gaz ithal ediyoruz dolar yerine tl verecektik,onlar da bize ruble verecekti örneğin sebze,meyve,gıda,müteahhit hizmetleri gibi ,bu iranla da yapılabilir,dolara olan ihtiyaç azalır,ne oranda yapabiliyoruz acaba......
Ben borca genel itibariyle baktım. Ama sistemi pek bilmiyorum.
Demek istediğim, hazinenin yurtdışından borç bulması, yurtiçi kaynaklara yönelimi azaltmaz mı?
Faraza hazine bu sene 50 milyar tl ve 25 milyar dolar borçlanmak durumunda.
Fakat yurtdışı piyasalardan 30 milyar dolar borçlanabildi.
Şimdi bu 5 milyar dolar fazlalık, 50 milyar tl olan iç borç gereksinimini 20 milyar tl düşürmez mi?
Yani hazine, bu ekstra 5 milyar doların karşılığını MB den tl olarak alamıyor mu?
Sorunuzun cevabı,evet.Kamunun giderleri gelirlerinden fazla olduğu için belirli bir tutarda borçlanma ihtiyacı var.Eğer dışarıdan daha fazla borçlanırsa ,içeriden borçlanma ihtiyacı azalır.
Ama kendi paranız dışında borçlanma yaptığınız zaman bunu döviz kazandıran cinsten yatırımlarda kullanmalısınız ki,borcunuzun vadesi geldiği anapara ve faiziyle birlikte ödeyebilmelisiniz.İkinci önemli husus borçlanmanın vade yapısı ve borçlanma faizinin ne olduğu.Türkiyenin şu anda 2 rating kuruluşundan kredi notu yatırım yapılabilir seviyeden 2 kademe düşük olduğu için ve global bazda faizler de yükselme trendinde olduğu için yüksek maliyetle borçlanabiliyor,bu da borcu ana para ve faiziyle birlikte ödemeyi zorlaştırıyor,ayrıca Hazinenin borçlanma süreleri ve borçlanma faizleri referans olduğu için şirketler Hazinenin borçlanma faizinden daha yüksek faizle borçlanabilirler,dolayısıyla hazinenin yüksek maliyetli borçlanmalara girip tescil etmeleri durumunda özel sektörün uygun maliyetli borçlanmasını zorlaştırmış olur.Bir diğer husus 1 yıl içinde ödeyeceğimiz kısa vadeli borçlar+uzun vadeli borçların yıllık ödemeleri+cari açığımız= gsyih'mızın %28'ine ulaşmış durumda.Bu çok yüksek bir oran.Bizden daha yüksek oranda borca sahip ülkeler var ama onların hazinesinin borçlanması ,hem vade yapısı olarak bize göre çok daha uzun süreli, ortalama 20-30 yıla yayılmış,hem de ödedikleri faiz düşük,bazıları da cari fazla veriyor,dolayısıyla bu rasyo onlarda daha küçük,borçlarını çevirmekte zorluk çekmiyorlar.Biz ise mevcut borçlanma şartlarıyla ve mevcut rasyoyla dış borçlanmaya daha fazla devam edersek bir süre sonra borçlar ödenemez hale gelebilir.Çünkü alınan dış borçlar son 15 yılda 129.6 milyar dolardan 452 milyar dolara çıktı ama döviz kazandırıcı yatırımlara gidip ekonomimizi cari fazla getirir duruma getirmedi hala çok yüksek cari açık veriyoruz ve borçlanmamız yüksek maliyetli(Borçlarımızın genellikle Libor ya da ABD 10 yıllık faizlerine endeksli değişken faizli borçlar,bu oranlar global piyasalarda yükseldikçe ,dış borçlarımız için yapacağımız ödemeler de oturduğumuz yerde artıyor,üstelik bu oranların önümüzdeki yıllarda daha da yükselmesi bekleniyor) .Bu şartlarda daha fazla dış borçlanmaya gitmek riskli,net borç ödeyeci olmasak da,mevcut dış borcu çevirmenin ötesine geçmemek ,daha fazla dış borcu arttırmamak vadesi gelen borcu daha ödenir yapar,''defaulut' riskini azaltır,borçlanma maliyetini düşürmek için ise rating kuruluşlarından aldığımız notları tekrar yatırım yapılabilir seviyenin üstüne çekmek gerekiyor,bunun nasıl yapılabileceği de belli,raporlarında yazıyor.