https://i.postimg.cc/TPLwdpWW/Ekran-Al-nt-s.png
Printable View
https://i.postimg.cc/GhKJYSgx/Ekran-Al-nt-s.png
at kafalı trollere gelsin
Petrolde sizinle aynı fikirdeyim. Bu seviyelerden 10 varilin üzerinde alım yapmıyorum zaten. Petrol 50 doların altına düştüğünde dahi ihtiyatlı olmaktan vazgeçmem. 45 dolar altına düştüğünde abd'deki shale şirketlerini yakın takibe alır, kaç günlük ömürleri kaldığını anlamaya çalışırım. Dönüşün kaçınılmaz olduğunu düşündüğüm zaman bile makul ölçülerde risk almaya dikkat ederim. Bu durumda bile pozisyonumu gerektiğinde diğer yatırımlarımdan transfer ederek longa çevirebileceğim kadar küçük bir kaldıraçla oluştururum. Dediğiniz gibi asıl yatırımım borsa da zaten.
Dövize gelince, hükümetin kuru baskılamaya çalışmasının nafile çaba olarak değerlendiriyorum, tam kontrol kurması mümkün değil. Bugün Rusya'nın 527 milyar dolar rezervi var. Sırf altın rezervleri bizim toplam rezervlerimizden yüksek. Özel-kamu toplam borçları 450 milyar dolarında. Yani istese yarın bütün borçlarını rezervleriyle kapatır, ceplerinde de para kalır. Ve bu ülkede kamu personeli maaşları dolar cinsinden bizimkilere göre % 30-40 oranında daha az. Bu durumda birimizin kuru yanlış, bana göre yanlış olan kur bizimki. Türkiye bu memur-emekli maaşlarını finanse edebilmek için borçlanıp bütçe açığı veriyor. Maaşları nominal olarak azaltması siyasi olarak mümkün olmadığına göre Türkiye'nin döviz kurlarının yükselmesine göz yumarak iç tüketimi kısması gerek. Bunu ne kadar geç yaparsa kurlar o kadar çok yükselecek. Ben bu nedenle dövizdeki her düşüşü kademeli alım için fırsat olarak görüyorum. Yükselişleri de kalıcı görmeyip kademeli satışlarla karşılıyorum. Çünkü hükümet gidinceye kadar dövizi baskılama huyundan vazgeçmeyecek. Dolayısıyla belli bir aralıkta sallanmaya devam edeceğiz.
Ben döviz yatırımımı, dövizin kendisinden çok ihracat ağırlıklı hisse alarak yapıyorum. Bu firmaların makul ölçülerde kar etmeye devam etmeleri defter değerlerini koruduğuna işaret ediyor, aldığım temettülerde net gelir olarak cebime giriyor.
Dinlerin kutsaması,insanı insanla test etmek maksatlı bence.Gayet adil.
Kapitalizmin lanetlemesi,bekar yaşayan her bireye buzdolabı televizyon,otomobil satabilmek.
Evlenmek,uçacak diye spekülatif bir hisseye girmek.
Evliliğin bitirilmesi zararı realize etmek,kol kesmek.
Hisse.net sözlüğü diye topik açılsa fena olmaz aslında.Bilmediğimiz bir sürü terim var.Sözlük olmadan okur yazarlık? Neyin ne olduğunu bilmeyince insanlar asgari müşterekte buluşamıyor.Google var diye ansiklopediler ortadan yok oldu
Şu tespiti bilmenin faydası olur mu acaba? Evliliğin en önemli ünsuru üremek.Üreyince insan psikolojisi etkileniyor ama kadınların çok daha fazla etkileniyor,çünkü içinden bir canlı çıkıyor,fiziği değişebiliyor,aklıselim bir insanın uğraşmayacağı,kaka temizlemek vs. gibi işlerle uğraşıyor vs..Dolayısıyla doğumdan sonra kadınlar çok fazla değişebiliyor. Geri kalan herşey bahanesi oluyor. Bu travmanın atlatılması birkaç yıldan daha fazla sürüyor,bitene kadar daha da kötüye gidebilir.Ama bu değişimi ve etkileri herkesin annesi ve babası da yaşamıştır.Yani doğal bir süreç.Bu sürecin sonunda eşler fabrika ayarlarına dönmüyor ama bu değişim sürecinin ortasında olduğunu bilmek lazım.Böyle bir süreç yaşayan sadece boşanan çiftler değil,herkes yaşıyor,kimi şiddetli kimi hafif,kiminin tahammülü güçlü kiminin zayıf.Bu sebeple iyi olan çözüm,bu sürecin bitmesini bekleyip,süreci iyi yönetmeye çalışıp sonunda nereye varıldığını görmek.Yoksa zararı realize edip,çekip gitmek veya rahat rahat hayatı partilemek işin kolayına kaçmaktır.Anca eş bir psikopata dönüp karşısındakine ciddi zararlar veriyorsa elbette limitlerin dışına çıkmıştır.Sürecin iyi yönetilmesi de önemli,bazısı bunu doğal yetenekleriyle hallettiği için sorun yaşamaz.Böyle bir yetenek yoksa mecburen iyi hesap,plan gerekir.
Gönderiyi özelden yazmadım ki başına gelen olursa kulağında kalsın.
hops
olay 2 satırlık bi tümceyle ifade edilecek basitlikte asla değil
1. dunya deniz ticareti konteyner yada ham petrol demir cevheri bunlar üstüne artık. eski yelkenli gemiler yok ki.
yani limon portakal ayva filan fransa üstünden Dover-Calais ten gelirken kamyonla
yani ingiltere de artık bir ada ülkesi değil ... deniz ticaretinden maksimum fayda mayda sağlayamaz. sağlarsa, işler daha pahalıya gelir.
o kamyonlardaki ürünlerin içinde taşındığı palet , kasa , kutu , vs ye varana dek hepsi ab normuna göre british normlarında değil
kendini doyurmaya bundan sonra o kasalara depozito ödemek yetmez satın alarak sahip olmalısın yoksa bunu sana fransız tüccar bedavadan vermez, istesede veremez çünki artık Birlik dışı bir yere export yapıyorsun. bu detayları sadece satın almakta yetmiyo , market raflarında bunların dizilip konulacağı yerlere varasıya dek herşeyi sıfırdan planlayıp inşa ediyor olmalısın. sırf bu madde bile seni başlı başına batırmasada zedeler, koskoca ülkede hiçbişey yetişmiyor gıda tedarik zincirini baştan mı inşa edecen yav güldürme adamı :-)
2- ingiltere deki AB vatandaşı çalışanlar AB deki ingiliz vatandaşı çalışanlar vergisel sıkıntılarla baş ederken, çoğusu çalıştıkları işyerlerinden ayrılma zorunda kalacak. aldığı hizmet kalitesizleşecek, düşünsene londra da hastanedesin, hizmet alırkene, bi alman doktor mu daha iyi? afrikalı mı? en azından alman'ın zamanında aldığı eğitim , elektronik aletler vs kenya daki hastanelerden iyidir herhalde.
3- polisiye olarak AB daha bunlarla istihbari adli madli kaydi nakdi herhangi bi bilgi milgi silgi vs paylaşmaz
4- , 5- , 6- maddeler çoğaltılarak, sayılabilir, çıkartılabilir.
Bazı şeyler genetiktir , Boris Johnson un dedesi de Osmanlı son deminde nazır Bakan pozisyonda Çankırılı biri Ali Kemal adında kişidir ve cezalandırılarak yani öldürülerek görevden el çektirilmiştir bu kişi.
Öyle herşeye yaparım ederim diye atlayınca hazin son, aynı genler Boris Bey' e de aktarıldıysa, göreceğiz işin neticesini ... bunu yazarken kimseye en ufak gıcık durumum yok ha sadece nesnel bir tespittir bakın bu. kandır çeker ....... :-) atasözü bilem var...
giriş gelişme sonuç bölümleri lazım, ben yaparım dersin , ilk round da milletvekilleri altından kaçar gider. gitti. daha koyunları keçileri toplayacanda sen sonra bir karar alacan da vs vs. uzun iş miş çiş.
ben inglınd ın giderek yalnızlaştırılarak, güneşi batmıyan yerin güneşinin, yavaşça fişten çekilceğini, sanıyom ama göreceğuk tabe. herkez bi pilan yapmıştır herhal.
ayrıca Tınaz kardeşimizde bilgi tam değil. ya da okuduğunu yannış yorumluyo .
O anketler iskoç ya da K. irlanda halkının talep yönlü temennisi. yaptırım olarak zerre değeri kıymeti harbiyesi vs taşımıyorlar.
yoksa k. irlanda ya da iskoçya dışişlerinde bağımsız karar alarak --- biz AB de kalıyoz felan deme lüksüne sahip değiller.
İngiltere yani Great Britain adı altında temsil ediliyor onlarda.
ve son olarak geçen sene devrilmeden önce yani 2019 a girilmeden, ingiltere AB den çoktan geri dönüşsüz olarak ayrıldı gitti.
şu an konuşulanlar, ödenecek tazminatlar vs. eğer tazminat ödemezse , hayat bunlara uzun vade de yukardaki maddelerden dolayı daha pahalıya gelecek.
http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/s...esyon-41321666
kırk satır mı kırk katır mı, muhabbeti. ya da adını sen ko. ne istersen de. :-)
Ankara Barosu Yönetim Kurulu, yaptığı toplantı sonucunda Türkiye Barolar Birliği'nin (TBB) seçim gündemli olağanüstü genel kurula çağrılmasına karar verdi.
Ankara Barosu Başkanı Erinç Sağkan, Saray'da yapılan adli yıl açılış konuşmasında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın baroların seçim sistemine müdahale edileceğini söylemesine karşın, aradan geçen sürede TBB Başkanı Metin Feyzioğlu'nun suskun kalarak buna destek olduğu belirterek, 'Bu nedenle Feyzioğlu'nun, artık savunma makamını, bizi temsil etmediği sonucuna vardık' dedi.
http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/t...lu_karari.html