Sayfa 1/153 1231151101 ... SonSon
Arama sonucu : 1217 madde; 1 - 8 arası.

Konu: Türkiye Ekonomisi, Faiz, USD,BIST, Büyüme ve Makro Ekonomik Değerlendirmeler

  1. #1

    Türkiye Ekonomisi, Faiz, USD,BIST, Büyüme ve Makro Ekonomik Değerlendirmeler

    Değerli Arkadaşlar;

    Bu başlığı açma sebebim genelde bu konu başlığı "Banka Mevduat Faizi ve Oranları" başlığı altında tartışmamız ve çoğunlukta da sadece mevduat faizi rakamı görmek isteyenler tarafından "Başlık Amacından Çıktı" şeklinde tam tartışmanın en verimli noktasında eleştiri almamız ve bu eleştri ile bu tartışma ortamını yarım bırakmamızdır. Bu başlığı ben "Türkiye Ekonomisi, Faiz, USD, BIST, Büyüme ve Makro Ekonomik Değerlendirmer" şeklinde yapılandırarak, malumunuz üzere birbiri ile sıkı sıkı bağları olan; bu konuları direkt olarak ayıramadığımız dan, kimseyi rahatsız etmeden gönül rahatlığı ile birbirimiz ile tartışabilmektir...

    Katkılarınız için şimdiden çok teşekkür ederim....
    https://www.youtube.com/watch?v=4IjELP-EiUY
    Mart 2019 de yani 7 AY önce demişim..

  2. #2
     Alıntı Originally Posted by rxpu Yazıyı Oku
    Yüksek faiz düşük kur, Türkiye ekonomisini tahrip ediyor ancak büyümeyi de hormonlu da olsa yüksek gösteriyor.(yüksek borçlanma yüksek büyüme).
    Ancak ters strateji yani düşük faiz yüksek kur, teorik olarak ekonominin sorunlarını çözecek parametreler içerse de , halk buna gerek eğitim gerekse sermaye yapısı olarak yani güç olarak hazır olmadığı için bu yöne savruluş yukarıdaki tahribatın misliyle içinden çıkılmaz bir duruma evriliyor. (düşük büyüme,düşük istikrar, üretim çıktısının profilinden dolayı ihracatın döviz kuru artışına sınırlı tepki verebilmesi)

    Sonuçta yüksek faiz düşük kur ekonomide tahribat yaratmasına rağmen fiili olarak uygulanabilir bir yöntem, ancak düşük faiz yüksek kur uygulanması fiili olarak imkansızlıklar barındırdığından uygulamak ta fiili olarak mümkün olamıyor.
    Sn.RXPU yazılarınızın birçoğunda hemfikirim..

    Yalnız bazı sonuçlara ulaşmada yöntemlerimiz farklıdır... Aslında zihinleri özgür bırakma ile başlayabiliriz..

    Zihinleri özgür bırakmak bence çok önemlidir.. Dogmatik, empoze edilen kavramlar ile büyümek ve kafayı belirli şartlara entegre etmek. (Sözüm size değildir, genel Türkiye Eğitim Sisteminedir)

    Öyle ki; yüksek faiz düşük kur gerçeğidir.. Doğru.. O vakit USD 3,43 TL de tutmanın ciddi bir maliyeti vardır bu toplum üzerinde. Yani 1 gün boyunca çalışan her bir birey günün 1/3 ünün almış olduğu borcun sadece faizini ödemekle geçirmektedir..

    O vakit ödemeyelim bu yüksek faizi... Ama nasıl?

    İşte de tam da burası kafalarımızı özgür bırakmamız gereken yerdir... Şöyle ki;

    Yüksek faiz, yüksek enflasyondan ileri gelir, enflasyonun olma sebebi büyümektir..

    Yani; 5 adet mal var. 5 adet para var ise 6.cı malı üretirseniz 6. paranın olması gerekir. Yani 5 adet mal varken %1 enflasyon yaratıp 6.malı üretmeye teşvik etmek enflasyondur...

    Yani; enflasyon mantık çerçevesinden bakılınca mantıklı rasyonel ve olması gereken bir şeydir...

    Ama Türkiye Ekonomisinde büyüme%3,5 iken enflasyon %15 dir.. Yani enflasyon %15 ise büyümeninde %15 olması gerekirken; durum hiç de öyle değil...

    Mesela AB de enflasyon %0,25 büyümede %0,3 gibi... Sağlıklı...
    Mesela ABD de enflasyon %2 gibi büyümede %2 gibi... Sağlıklı...
    Türkiye de enflasyon %15 gibi büyümede %3 gibi.. Sağlıksız...

    Peki aradaki %12 lik büyüme olmadan dolaşan para oranı nedir? İTİBARSIZLIKTIR...

    Şimdi burada aslında Türkiyenin ihtiyacı olan likitide ile sorun yoktur. Piyasada ihtiyaç olan TL emisyonu fazladan %12 oran ile dolaşmaktadır.. Tek sıkıntı bu fazla para imalata, üretime, istihdama, atölyeye, fabrikaya gitmiyor.. Dövize, faize yada altına kaçıyor..

    İşte de tam da bu sebebten dolayı PARİTELER Türkiye'de para gibi değilde hisse senedi gibi oynuyor...

    Dedim ya; kafaları özgür bırakalım...

    Neden büyüyelim.. Büyümeyelim.. Neden büyümek zorunluluğu hissediyoruz..

    Çünkü karınca gibi ürüyoruz.. Her yıl 1,500,000 genç istihdama katılıyor.. Hepsi, ev, araba, iş, maaş, elektirk, su , enerji istiyor... İşte bu sebeblerden dolayı büyümemiz gerekir...

    Ama büyürken şiraze bizlerde çok çabuk kayıyor, TL likitidesini ayarlayamıyor fazladan enflasyon yaratıyoruz..

    Peki neden?

    Çünkü maalesef ekonomi ile siyaseti ayrı düşününemezsiniz... Bizler her hükümet başa gelince (Sağcısı-Solcusu) devleti ele geçirmeye çalışır... Hükümetler neden devleti ele geçirmeye çalışır? Çünkü hala bazı konuları aşamamış bir toplumumuz vardır...

    Buradan ekonomi ile ilgili SOSYOLOJİ nin alakasına girmek isterdim ama girmeyeceğim.. Velhasıl, devletin sahibi olan toplum, hükümete; hükümetler devlete güvenmezler..

    İşte bu iç savaş halkı, toplumu ve o devletin parasını hırpalar, eritir, erozyona uğratır.. İşte bizde ki bu enflasyon oranı ile büyüme oranı arasındaki fark bundan kaynaklanır...

    Şu an hükümette AKP var. Devleti çok hırpaladılar.. Ama bir sonraki seçimlerde CHP başa gelsin; aynı şekilde onlarda devleti hırpalayacaklardır...

    Oysa; devletler hepimizindir.. Bugün Almanya da başa gelen hükümet yada ingiltere de asla devleti ele geçireyim mantığı ile çalışmaz...

    Kısaca; bu tip sosyolojik ve siyasi kavgalarımızı hallettikten sonra büyüme sevdamızdan vazgeçmemiz gerekir..

    Yani; nufüs planlaması.. Öncelikle her yıl 1,500,000 kişiyi iş gücüne katılmaktan alıkoymamız gerekir.. Piyasadaki fazla emisyon TL yi toplayıp kazanlarda yakmamız gerekir.. Sonra toplumsal ve siyasi barış..

    Ondan sonra yeniden ÜREME moduma geçmemiz gerekir...

    Ama biz tüm bu işleri yapmadan DİREKT ÜREME moduna girdiğimiz içinde; ekonomimizde sondan başa doğru oluyor...

    Bol kazançlar...
    https://www.youtube.com/watch?v=4IjELP-EiUY
    Mart 2019 de yani 7 AY önce demişim..

  3. #3
    Duhul
    Feb 2017
    İkamet
    Istanbul / Montreal
    Yaş
    60
    Gönderi
    9,317
    Baslik hayirli olsun..
    Takip edecegim..
    Syg,
    "Boğa piyasaları karamsarlıkta doğar, kuşkuyla büyür, iyimserlikle olgunlaşır ve coşkuda ölür. Maksimum karamsarlık olduğunda alım zamanı, maksimum iyimserlikte de satım zamanı gelmiş demektir." Sir John Templeton

  4. #4
    Duhul
    Feb 2017
    İkamet
    Adana
    Yaş
    45
    Gönderi
    7,800
    Hayırlı olsun sn.selka
    Burdaki tüm yorumlarım yatırım tavsiyesi değildir.

  5. hayırlı olsun

  6. Cok tesekkurler Sayin Selka

    SM-N920C cihazımdan hisse.net mobile app kullanarak gönderildi.

  7. #7
     Alıntı Originally Posted by selka Yazıyı Oku
    Sn.RXPU yazılarınızın birçoğunda hemfikirim..



    Ama Türkiye Ekonomisinde büyüme%3,5 iken enflasyon %15 dir.. Yani enflasyon %15 ise büyümeninde %15 olması gerekirken; durum hiç de öyle değil...
    Aynı fikirde olmadığım noktalar:

    Büyüme verileri reeldir diye biliyorum. Eğer büyüme %3.5 çıktıysa ve enflasyon %15 ise nominal büyüme %18.5 olmak zorundadır.

    Türkiye büyümesi bu dönem %5 geldiyse, enflasyon oranımız %11 ise kabaca %16 nominal büyüme oluşmuş demektir.

    Yüksek faizin birçok sebebi olabilir. Ama enflasyon benim görüşüme göre Türkiye gibi ülkelerde yüksek faizin değil, düşük faizin bir sonucudur. Yani enflasyon bir sebep değildir , her zaman bir sonuçtur.

    Peki yüksek faizin ana sebebi nedir? Yüksek faizi oluşturan gözden kaçtığını düşündüğüm en büyük sebep yüksek bir borca sahip olmaktır. Yüksek borcu olan yüksek faiz öder.

    Peki gelişmiş ülkelerin bu denli borcu olmasına rağmen neden faizleri yüksek değildir?. Çünkü onlar kendi senyoraj hakkına sahip oldukları (kendi basabildikleri) para üzerinden borca sahiptirler. Yani gelişmiş ve düşük faize sahip ülkelerin borçları aynı aile içinde bir babanın oğluna verdiği borçtan farksızdır. Bir babanın oğluna yüksek faiz ile borç verdiğine pek şahit olunmamıştır.

    Türkiye'de ise durum farklıdır. Türkiye senjoray hakkına sahip olmadığı para birimi üzerinden borçlanmaktadır ve bu borç nispi olarak büyük boyutlara ulaşmıştır. O nedenle Türkiye'nin faizi yükselmiştir.

    Karşılaştırma yapmak gerekirse gelişmiş ülkeler babasından borç alırken , Türkiye bankanın belirlediği şartlarda bankadan borç almaktadır. Belirli bir noktadan sonra faiz oranını borçlunun borç seviyesine göre banka belirler.
    Forumdaşlar aranızda Bulgaristan'da yaşayan ve ticaret yapanlar var mı?
    https://twitter.com/r_x_p_u

  8. #8
     Alıntı Originally Posted by Dudu Yazıyı Oku
    Baslik hayirli olsun..
    Takip edecegim..
    Syg,

    Sn.Dudu bu başlık bana ait değildir. Hepimizin, buraya her tür yorum yazana, fikir paylaşıp içinde yaşadığımız toplumu daha zengin kılma umudu, daha gelişmiş bir ülke heyecanı taşıyanların başlığıdır.. Katkılarınız bekliyorum..

     Alıntı Originally Posted by human01 Yazıyı Oku
    Hayırlı olsun sn.selka
    ,;
    Hepimize hayırlı olsun Sn.Human01.. Mevduat faizi başlığında sadece mevduat faizi oranı paylaşıp; karşılıklı tarışmayı, fikir alışverişini buraya saklayalım..

     Alıntı Originally Posted by freeman001 Yazıyı Oku
    hayırlı olsun
    Teşekkür ederim Sn. Freeman burada mevduat faizlerinide paylaşabilirsiniz. Sorun yok.. Hakaret ve aşırı trollük olmadığı sürece her fikir paylaşımı serbest...

     Alıntı Originally Posted by samadhi Yazıyı Oku
    Cok tesekkurler Sayin Selka

    SM-N920C cihazımdan hisse.net mobile app kullanarak gönderildi.
    Sn.Samadhi çok teşekkürler.. Artık bir fikir yazarken Mevduat faizlerinin konusu dışına çıkıyormuyum diye düşünmeye gerek kalmadı. Bugün gene okudum mevduat faizleri başlığını cevap yazmak istedim inanın yazı yazamaya çekindim...

    Yahu; dedim öyleyse o başlık orada dursun, bende buraya daha özgür bir başlık açayım; paylaşımda bulunmak isteyen herkesi davet edeyim.. Taş attım kolum mu yoruldu ki?

    Hatta Sn.Faruko ve Sn.Memorex dahi davetlidir...
    https://www.youtube.com/watch?v=4IjELP-EiUY
    Mart 2019 de yani 7 AY önce demişim..

Sayfa 1/153 1231151101 ... SonSon

Yer İmleri

Yer İmleri

Gönderi Kuralları

  • Yeni konu açamazsınız
  • Konulara cevap yazamazsınız
  • Yazılara ek gönderemezsiniz
  • Yazılarınızı değiştiremezsiniz
  •