Sayfa 3/7 İlkİlk 12345 ... SonSon
Arama sonucu : 54 madde; 17 - 24 arası.

Konu: Bu Kitabı Yeni Bitirdim...

  1. #17
    Duhul
    Feb 2017
    İkamet
    Türkiye
    Gönderi
    8,396
    Blog Entries
    13
     Alıntı Originally Posted by makinist Yazıyı Oku
    Ben de iki kitap bitirdim yakın zamanda ama burada okunan kitapları görünce acaba yazsam mı yazmasam mı diye hafiften korkmadam da değil hani...

    Neyse, yazayım bari...

    Biri Atilla Taş'ın Sakıncalı Çökelek kitabı...Diğeri Soner Yalçın'ın Saklı Seçilmişler kitabı...


    Sevgiler,saygılar...
    Güzel makinist kardeşim...

    Kitap kitaptır.

    Tommiks teXas bile olsa...

    Kaldı ki sizin cafede Soner Yalçın'ın kitabının pdf'si için forumun ABDlisi canını vermekte...

    Bence de son derece yararlı, bu toplum için yaşamsal önemde konulara yer veren bir kitap...


    Kendine iyi bak dostum.
    *Doğruya doğru, eğriye eğri... Benim hırsızım, benim ahlaksızım, benim hainim iyi değildir...
    "Cüret ve cehalet" tek yumurta ikizidir ...

  2. #18
    Duhul
    Feb 2017
    İkamet
    Türkiye
    Gönderi
    8,396
    Blog Entries
    13


    "Dr. Yüksel Pazarkaya’nın yeni çevirdiği “Mustafa Kemal’in Ordusunda Bir Alman Yüzbaşı” adlı kitap bir hazine değerinde. Sayın Pazarkaya iyi ki gün ışığına çıkardı bu gömüyü… 1925 yılında yayımlanan sözkonusu anı kitabı neden mi çok önemli? Kitabın yazarı Hans Tröbst, Türk Kurtuluş Savaşı başlayınca, Mustafa Kemal’e ve bağımsızlık savaşımıza büyük hayranlık duyar. Bu nedenle Anadolu’ya ulaşıp Kurtuluş Savaşımıza katılmaya karar verir. Uzun süren yolculuk sonunda önce İnebolu’ya, izin verilmesinin ardındansa Ankara’ya varır. İsteği, cephede, savaş alanında görevlendirilmektir."

    Anı kitaplarını çok severim.

    Özellikle de bir eski pencereden bizim toplumumuza bakan yabancıların anı ve gezi kitaplarını.

    Zaten sayıca fazla da değildir bunlar.

    TÜYAP tarafından kısıtlı sayıda bastırılan ve tanıtım için belirli bir çevreye gönderilen bu kitap, bu ülkenin Kurtuluş Savaşı gibi az bilinen bir konuda, bir Alman Yüzbaşı'nın bizim ordumuzda görev yaparken kaleme aldığı günlük olması açısından da bence bir hazine değerinde.

    Son derece olumsuz koşullarda gerçekleştirilen Türk'ün varolma savaşını hiç bir kaygı taşımadan objektif olarak kendi gözünden veren Alman Yüzbaşı iyi bir iş yapmış.

    Eksiklerimizi, organizasyon beceriksizliklerimizi, ihanetlerimizi, asker kaçaklarımızı hemen gördüğü her şeyi yazmış.


    Meraklısı bir yolunu bulup edinsin ve de kitaplığına koysun derim...
    *Doğruya doğru, eğriye eğri... Benim hırsızım, benim ahlaksızım, benim hainim iyi değildir...
    "Cüret ve cehalet" tek yumurta ikizidir ...

  3. #19
    Duhul
    Feb 2017
    İkamet
    Türkiye
    Gönderi
    8,396
    Blog Entries
    13


    Peride Celal’in “Deli Aşk” adlı romanını okuyorum.

    Çok dikkatli bir okur da sayılmam ama yazarın , bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıda kişiler arasında geçen, temelde bir kadının kocasına olan ayrıksı aşkını anlatan bu romanında , metinde farklı zamanlarda geçtiğinden emin olduğum yinelemeleri doğrusu beni hayrete düşürdü.

    Böyle bir hatayı yazar nasıl yaptı bilemiyorum. Yaşlılık olabilir mi? Peride Celal bu romanını kaç yaşında yazdı bir bilgim yok ama yayımlandığında 86 yaşında.

    Bu yinelemeler, uzunca bir metinde (4 sayfa) tek bir yineleme olarak da kabul edilebilir ama iddia ettiğim husus iyice ve net olarak görülsün diye üçe bölüp her birini ayrı ayrı mercek altına almayı, konuyu iyice görünebilir bir hale getirmek amacıyla daha uygun gördüm.

    “Yineleme” demeye karar verdiğim husus, yazarın , olay örgüsünde aradan zaman geçmesine karşın, aynı olayı, aynı konuyu, aynı şahıslarla ve de hemen hemen aynı ifadelerle hatta yer yer aynı sözcüklerle romanında yer vermesi.

    Bu seviyede bir yazar ve de çevresi (editör vs) için affedilemeyecek bir durum bana göre.

    Acaba yanılıyor muyum diye birkaç kez okudum ve emin oldum ki bu bir yanılsama, geriye dönüş gibi roman tekniği falan değil.

    Aynı olayın sonradan anımsanması olarak da kabul edilemez. Çünkü neredeyse aynı cümlelerle tekrar edilmekte. Yazar bu konuda okuyucuya bir işaret de vermemekte.

    Olguyu zaman olarak da kontrol ettim. Yinelemeler farklı zamanda geçmekte. Örneğin aşağıda üçüncü yineleme olarak verdiğim konunun ilkinde, aynı şahıslar çevresinde geçen olayda, sağlıklı ve esen Aliye odaya servis yaparken, ikincisinde , ameliyatı sonrası Aliye, Sibel’in kendi elleriyle hazırladığı çorbayı içtikten sonra gruptan ayrılıp kendi odasına çekilmekte.

    Gene kısaca, Sibel'in "İçimdeki pislikleri kusmak olarak" niteleyeceğimiz aşağıda ikinci yineleme olarak değindiğim konunun ilkinde, Sibel içindekileri "evde banyoya" kusarken, ikincisinde, "kocasıyla eve dönerken köprünün üstünde durdurduğu arabadan inerek denize" kusar...

    Neyse…Bendeniz edebiyat araştırmacısı, analizcisi, şu bu değilim. Basit bir okurum. Daha önce ifade ettim; çok dikkatli de sayılmam. Çünkü romanları hızlı bir teknikle okurum genelde.

    Artık analize son verip bulgulara bırakayım meydanı. Ve bundan sonrasını da Peride Celal uzmanlarına…

    (Yinelemeler için lütfen bloguma gidiniz... http://www.hisse.net/topluluk/entry.php?b=162)
    *Doğruya doğru, eğriye eğri... Benim hırsızım, benim ahlaksızım, benim hainim iyi değildir...
    "Cüret ve cehalet" tek yumurta ikizidir ...

  4. #20
    Duhul
    Feb 2017
    İkamet
    Türkiye
    Gönderi
    8,396
    Blog Entries
    13
    Ek 18352

    Osmanlı dönemi...

    Saray ve kuralları malum.

    Tahta geçen padişah gene yeğenlerini, kardeşlerini, kuzenlerini ve onların annelerini boğazlatır.

    Bir şekilde kurtulan şehzade, saray aşçısı eliyle bir aşçı arkadaşına emanet edilir.

    Bu çocuk doğuştan yetenek verilmiş bir "pir-i lezzet"tir.

    Çocuk aşçı olarak yetiştirilir büyür ve Saray mutfağına aşçıbaşı olarak döner...

    Dönemin sosyal hayatı, aşçılık geleneği, saray ahvali, dönem yemekleri bir ilginç kurgu içinde anlatılmış...,

    Tabii ki aşk en önemli motif...


    Meraklısına.
    *Doğruya doğru, eğriye eğri... Benim hırsızım, benim ahlaksızım, benim hainim iyi değildir...
    "Cüret ve cehalet" tek yumurta ikizidir ...

  5.  Alıntı Originally Posted by BORA YAŞAR Yazıyı Oku
    Ek 18352

    Osmanlı dönemi...

    Saray ve kuralları malum.

    Tahta geçen padişah gene yeğenlerini, kardeşlerini, kuzenlerini ve onların annelerini boğazlatır.

    Bir şekilde kurtulan şehzade, saray aşçısı eliyle bir aşçı arkadaşına emanet edilir.

    Bu çocuk doğuştan yetenek verilmiş bir "pir-i lezzet"tir.

    Çocuk aşçı olarak yetiştirilir büyür ve Saray mutfağına aşçıbaşı olarak döner...

    Dönemin sosyal hayatı, aşçılık geleneği, saray ahvali, dönem yemekleri bir ilginç kurgu içinde anlatılmış...,

    Tabii ki aşk en önemli motif...


    Meraklısına.
    Başlıkla tezat ama bu kitaba en kısa sürede başlamalıyım

  6. #22
    Duhul
    Feb 2017
    İkamet
    Türkiye
    Gönderi
    8,396
    Blog Entries
    13


    Birinci Dünya Savaşında ordumuzun Karadeniz bölgesindeki hali perişanı...Ruslar ve işbirlikçi Ermeniler karşısında yenilip esir düşen bi,r yedeksubayın anıları. Faik Tonguç, bugünün aydınlarından daha bilgili ve din olgusunun toplumumuzu nasıl geri bıraktığı konusunda 100 sene önce yazdıkları çok değerli.

    Rusya'da esir günleri, o günlerin sosyal ve ekonomik gerçekleri temelinde çok güzel anlatılmış. Osmanlı ordusunun subay düzeni de ibretlik.


    Geçmişi merak edenlere son derece ilginç, güzel yazılmış ve kotarılmış bir anı kitabı.
    *Doğruya doğru, eğriye eğri... Benim hırsızım, benim ahlaksızım, benim hainim iyi değildir...
    "Cüret ve cehalet" tek yumurta ikizidir ...

  7. #23
    Duhul
    Feb 2017
    İkamet
    Türkiye
    Gönderi
    8,396
    Blog Entries
    13


    "Çinliler edebiyatta nasıllar acaba?" sorusuna bir yanıt bulabilmek için okudum fotoğrafta kapağı görülen romanı.

    El cevap: Bir çok yönü ile değişikler...

    Çabuk ve zorlanmadan okunan bir kitap Yu HUa'nın Yaşamak'ı.

    Roman konusu ise Çin'de devrim öncesinde başlayan ve sonrasında devam eden bir süreçte köylü (tarımla uğraşan) bir ailenin yürek yakan öyküsü.

    Gerçekçi hatta naturalist bir üslupla ele alınmış.

    Romanın başında, roman kahramanının bolluk ve sefahat döneminde, " Eğer Serdar Turgut roman yazsaydı böyle yazardı" diyerek onun alaycı, ironik üslubuna benzettiğim yazış biçimi, sefaletle birlikte değişiverdi.

    Değişik olan sadece yazarın üslubu değil. Çevre, insan, insani ilişkiler, yeme içme alışkanlıkları, hepsi bizden farklı.

    Bu özellik insanı cezbediyor.

    Yu Hua batıda da tanınan bir yazar. James Joyce ödülünü alan biri.

    Başka bir kitabını daha okuma kararı aldım.

    Daha detaylı bir roman analiz isteyenler için:

    http://www.filmlervekitaplar.com/cin...bir-yorum.html
    *Doğruya doğru, eğriye eğri... Benim hırsızım, benim ahlaksızım, benim hainim iyi değildir...
    "Cüret ve cehalet" tek yumurta ikizidir ...

  8. #24
    Duhul
    Feb 2017
    İkamet
    Türkiye
    Gönderi
    8,396
    Blog Entries
    13
    Sıcak havalarla birlikte kitap okuma hızımda belirgin bir zayıflama da başladı...

    Yabancı turistlerin Antalya'nın sıcağında, kaldıkları otelin havuz başında mayolarıyla kitap okuma alışkanlıklarını hayretle izlerdim.

    Elimde şu an okuduğum kitap var: Kutu'l Amare Kahramanı Halil Kut Paşanın anıları ile Onur Öymen'in Zor Rota'sı...

    Anı ve gezi kitaplarını okumayı seviyorum.

    İyi yazılırsa tabi.


    Son durumum bu.
    *Doğruya doğru, eğriye eğri... Benim hırsızım, benim ahlaksızım, benim hainim iyi değildir...
    "Cüret ve cehalet" tek yumurta ikizidir ...

Sayfa 3/7 İlkİlk 12345 ... SonSon

Gönderi Kuralları

  • Yeni konu açamazsınız
  • Konulara cevap yazamazsınız
  • Yazılara ek gönderemezsiniz
  • Yazılarınızı değiştiremezsiniz
  •