Anket Sonuçlarını Gör: şu anda ev almak ne kadar doğru bir yatırım mı.?

Oylayan
145. Bu anket için oy kullanamazsınız
  • Balon patladı, nakitte fırsat beklenmelidir

    85 58.62%
  • dolar/euro bozdurup, yatırım yapmak mantıklı

    18 12.41%
  • Faizler inerse, şimdi almak mantıklı değil

    12 8.28%
  • Faizler inişe geçince alacağım, şimdi kiracılık daha karlı

    20 13.79%
  • ev alacak, para da yok, kredi çekip ödeyecek iş'de yok

    18 12.41%
  • Dünya malı dünyada kalsın, ben ahirete yatırım yapıyorum kardeşim, ne evi.

    4 2.76%
Multiple Choice Poll.
Sayfa 910/918 İlkİlk ... 410810860900908909910911912 ... SonSon
Arama sonucu : 7340 madde; 7,273 - 7,280 arası.

Konu: şu anda ev almak ne kadar doğru bir yatırım

  1. #7273
     Alıntı Originally Posted by djoz Yazıyı Oku
    Sarı siteye bakıyorum, semtim olan çeliktepede satılık düzgün daire yok denecek kadar az.
    Nerede var işe yaramaz çer çöp, penceresi duvara bakan, derenin dibi, kot 3 falan, onlar satılık.

    Hani şöyle ara kat, balkonlu, önü güneye bakan ve güneş alan, arkada sessiz ve huzurlu (fakat ışık alan ferah) yatak odası olan, mutfağı mutfağa benzeyen, banyosu banyoya benzeyen, odaları üçgen beşgen olmayan, caddeye ve ulaşıma mantıklı bir mesafede olan dairelerden satılık bulmak zor.

    Böyle değişik bir dönem yaşıyoruz.

    Bahsettiğim niteliklerde güzel daireler yok mu? Sürüyle var.
    2010-2014 arası günlerim inşaat gezmekle geçtiği için çeliktepedeki evleri ezberledim.

    O güzel daireleri alan aldı.
    Satar mı? Satmaz.

    İnşaatların bol olduğu o yılları değerlendirmek işte bu yüzden önemliydi.
    Bazı şeyler fiyattan daha önemlidir.
    Seçenek çok çok boldu o günlerde. Üç kuruş pahalı olsun, ama iyisi olsun.
    Git inşaatın en güzel dairesini seç al. Baştan aşağı satılık. Açık büfe gibiydi.

    Bir sonraki inşaat furyası artık 10 yıl sonra mı olur, 20 yıl sonra mı bilmem.
    Bizim buralarda eski evler 3+1 geniş dairelerken şimdi ağırlık 2+1 oldu. Bu süreçte yeni 3+1 sahibi olmak fark yaratıyor.


    Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi

  2.  Alıntı Originally Posted by Egeli Yazıyı Oku
    Bizim buralarda eski evler 3+1 geniş dairelerken şimdi ağırlık 2+1 oldu. Bu süreçte yeni 3+1 sahibi olmak fark yaratıyor.


    Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
    Bizde de aynı şekilde. 100-120 m2 "yeni" ara kat hiç yok. 80 m2'den büyük daireler dubleks falandır anca.
    Hatta merkezi bir konumunda kaldığımız için, öğrenciye ve bekar çalışana kiralanabilecek 1+1 patlaması oldu burada.

    Bir başka yeni karşılaştığımız husus da o belirttiğim üçgen beşgen odalar.
    Daha önce üçgen bahçenin içine kare ev yapılabiliyordu. Ama müteahhite verilince üçgen parsele mecburen üçgen bina yapılıyor.
    Sizde parseller nasıl bilmem ama, istanbul hep dere tepe olduğu için, parsellerin şekli mecburen yer şekilleri tarafından eğilip bükülmüş.
    Son düzenleme : djoz; 22-11-2020 saat: 20:12.
    Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner.. Duhul: 2011
    Emperyalizm karşıtları iki çeşittir.. 6. Filoyu denize dökenler, ve yere CocaCola dökenler..

  3. Bazı insanlar konut almayı tercih ederken, bazıları ise kirada oturmayı tercih ediyor.

    100 hanenin kaçı kiracı?
    2002 18,7
    2003 21,6
    2004 21,2
    2005 22,4
    2006 21,8
    2007 23,1
    2008 23,5
    2009 22,6
    2010 23,8
    2011 23,9
    2012 24,9
    2013 23,2
    2014 24,6
    2015 26,3
    2016 26,0
    2017 26,3
    2018 28,7

    2019ve 2020 benzer trendle devam ediyor.
    Benim görüşüme göre şartlar daha ağırlaşıyor.
    Çalışma hayatına başlayan gençleri daha zor günler bekleyecek.
    Nüfus artıyor.çalışma şartları zorlaşıyor.
    Bugün bir çok kişi keşke şurdan 5-10 yıl önce ev alsaydım diye hayıflanır.

    Peki kirada oturmak tercih mi zorunluluk mu ?
    Maalesef çoğu zorunluluk.
    Bu sitede de benzer bir algı var.
    Sanki herkesin kenarda 1kilo altını yada 100bin doları var.
    Bu parayı da betona gömmek yerine farklı alanlarda değerlendirip, daha karlı bir yatırım ortaya çıkartmaya çalışıyorlar.

    Gerçekler maalesef böyle değil.
    Etrafımda da bir çok kişi kenarda 100bin tl bile parası olmadığı, gerek kelepir ev bulamadıkları gerekse maaşları ev almaya yeterli olmadığı için kirada oturmak zorunda kalıyor.
    Bunlardan bazıları son 0.64/0.74 kampanyasında ev sahibi oldu.
    %10 peşinatla yani 1e9 kaldıraçla kredi verildi. He kimisi evi değerinden kimiside %10 pahalı aldı.
    Zaten kredi oranından dolayı %10-15 karlı duruma geçtiler.
    Birçoğu zaten %15 civarı nakitle ev sahibi oldu.
    Yani 50 binle 400binlik evin sahibi oldular.

    Bu işte önemli olan bakış açısı.
    Kenarda param kısıtlı. Bu kısıtlı para cebimde kalıp, yıllar yılı kira mı ödeyim yoksa kenardaki o kısıtlı paramı peşinata verip 5 yıl kadar rölantide mi yaşayayım?
    Burası tercih meselesi.
    Bana göre ilk seçeneği seçenler genelde 1 ömür kısır döngüde kalıyor ve emeklilikte acı reçeteyle yüzleşip ev almak zorunda kalıyor.

    Ytd

  4. #7276
     Alıntı Originally Posted by djoz Yazıyı Oku
    Bizde de aynı şekilde. 100-120 m2 "yeni" ara kat hiç yok. 80 m2'den büyük daireler dubleks falandır anca.
    Hatta merkezi bir konumunda kaldığımız için, öğrenciye ve bekar çalışana kiralanabilecek 1+1 patlaması oldu burada.

    Bir başka yeni karşılaştığımız husus da o belirttiğim üçgen beşgen odalar.
    Daha önce üçgen bahçenin içine kare ev yapılabiliyordu. Ama müteahhite verilince üçgen parsele mecburen üçgen bina yapılıyor.
    Sizde parseller nasıl bilmem ama, istanbul hep dere tepe olduğu için, parsellerin şekli mecburen yer şekilleri tarafından eğilip bükülmüş.
    1+1 muhiti öldürüyor zaten. Ailelerin bulunduğu yerler daha istikrarlı oluyor.
    Birde bir apartmanda ne kadar çok ev sahibi varsa o kadar iyi oluyor. Kiracı sayısı arttıkça, apartmanın sorunları ile ilgilenenler azalıyor.


    Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi

  5.  Alıntı Originally Posted by Tasarrufcu Yazıyı Oku

    Gerçekler maalesef böyle değil.
    Etrafımda da bir çok kişi kenarda 100bin tl bile parası olmadığı, gerek kelepir ev bulamadıkları gerekse maaşları ev almaya yeterli olmadığı için kirada oturmak zorunda kalıyor.
    İnsanlar para biriktirmeye çok geç başlıyor malesef. Ondan sonra da "tek maaşım hem geçinmeye yetsin, hem de ev almaya" diyorlar.
    Öyle bir dünya malesef yok.

    Ben yırtık pabucunu oturup kendi diken bir çocuktum.
    Bayram harçlıklarımı bile yıllar boyunca biriktirdim, hiç harcamadım.
    Üniversite mezunu olduğum halde, bankada ve benzeri bir yerde iş bulamayınca Dia markete girip çalıştım, çürük sebze ayıkladım.
    Sırtımda çantayla kapı kapı dolaşıp tek kullanımlık reklam ürünleri de dağıttım. Düğün kameramanlığı yapıp üç kuruş bahşiş için milletin karşısında ezildim.

    Bu sırada yaşıtlarım en pahalı telefonu almakla, marka giymekle, birkaç yılda bir araba yenilemekle, ve kızlara para yedirmekle meşguldü.

    Sonra bir baktım elimde eski bir binadan 1+1 giriş katı alacak kadar para birikmiş. (bayram harçlıklarım dahil )
    Babadan kalma veya kira geliri falan değil ha, dandik işlerde üç kuruşa çalışan bekar bir çocuğun tamamen kendi alın teriydi o para.

    Yatırımda ilk tohumlar böyle atılır.
    Ama insanların çoğu istiyor ki "okul bitince güzel bir iş bulayım. O işten kazandığım parayla hem araba alayım, hem gezip tozayım, hem rüya gibi bir düğünle evlilik yapayım, eşyaları falan en güzelinden alayım, haftada bir dışarıda romantik yemeğimiz de eksik olmasın, ve bunların üstüne maaştan ev alacak kadar para kalsın"
    Malesef ev almayı leblebi çekirdek almak gibi bir şey sanıyorlar sayın Tasarrufçu. (bu arada isminiz çok güzel )

    Benim ablam küf kokan 1+1 bodrum katına, iki çekyat bir televizyonla, düğünsüz evlendi.
    Evlenmeden birkaç ay önce o evi satın almışlardı.
    Ev almak yerine o parayla güzel bir düğün yapıp birkaç da eşya alsalardı o para püf diye buharlaşıp gidecekti.
    Bugün hangi kız küf kokan bir bodrum katına evleniyor?

    Sizin demek istediğinizi çok iyi anlıyorum, insanların imkanları gerçekten kısıtlı olabilir.
    Ama ben de fakirlikten geldiğimden dolayı, onların fakirlikten kurtulmak için ne yapmaları gerektiğini (fakat yapmadıklarını) iyi biliyorum.
    Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner.. Duhul: 2011
    Emperyalizm karşıtları iki çeşittir.. 6. Filoyu denize dökenler, ve yere CocaCola dökenler..

  6. Normal yasantiyi fakirlikten kurtulmak zannediyor bazi insanlar..şaka gibi...
    Dandik bir ayakkabi 400 lira asgari ucret 2300 kiralar 800 den asagi degil...
    Ben liberalim ben bile somurulmeyi bu kadar övmem...
    Kafalar cok guzel;)


    "Bir ülkenin bağımsızlığı yabancıların lütuf ve merhametine bırakılamaz."M.Kemal ATATÜRK

  7. Sizle veya egeli ile benzer şeyleri düşünüyoruz. 3-5 yıl rolantide yaşayayım ama temel giderlerinden biri olan kiradan kurtulayım diye düşünürüm ben.
    Neden maaşımın sürekli %30unu kiraya vereyim. Kaldıki ülkemizde ara ara krizler oluyor.
    Bu krizlerde kendi evinde oturmanın vermiş olduğu güvenle kirada oturmanın güveni aynı değil.
    Sonrası ne oluyor. Adam emekli oluyor. Emekli aylığının yarısını kiraya vermek zorunda kalıyor.
    Burada kiracılığı savunan arkadaşlar belli bir birikimi olan kişiler ve genel kitlenin çok düşük bir yüzdesidir.
    Buda insanları yanlış yönlendirebiliyor.
    Birde bir söz var. Hem ucuz olsun hem cam kenarı olsun bekleyenler var.
    Oda ayrı bir konu.

     Alıntı Originally Posted by djoz Yazıyı Oku
    İnsanlar para biriktirmeye çok geç başlıyor malesef. Ondan sonra da "tek maaşım hem geçinmeye yetsin, hem de ev almaya" diyorlar.
    Öyle bir dünya malesef yok.

    Ben yırtık pabucunu oturup kendi diken bir çocuktum.
    Bayram harçlıklarımı bile yıllar boyunca biriktirdim, hiç harcamadım.
    Üniversite mezunu olduğum halde, bankada ve benzeri bir yerde iş bulamayınca Dia markete girip çalıştım, çürük sebze ayıkladım.
    Sırtımda çantayla kapı kapı dolaşıp tek kullanımlık reklam ürünleri de dağıttım. Düğün kameramanlığı yapıp üç kuruş bahşiş için milletin karşısında ezildim.

    Bu sırada yaşıtlarım en pahalı telefonu almakla, marka giymekle, birkaç yılda bir araba yenilemekle, ve kızlara para yedirmekle meşguldü.

    Sonra bir baktım elimde eski bir binadan 1+1 giriş katı alacak kadar para birikmiş. (bayram harçlıklarım dahil )
    Babadan kalma veya kira geliri falan değil ha, dandik işlerde üç kuruşa çalışan bekar bir çocuğun tamamen kendi alın teriydi o para.

    Yatırımda ilk tohumlar böyle atılır.
    Ama insanların çoğu istiyor ki "okul bitince güzel bir iş bulayım. O işten kazandığım parayla hem araba alayım, hem gezip tozayım, hem rüya gibi bir düğünle evlilik yapayım, eşyaları falan en güzelinden alayım, haftada bir dışarıda romantik yemeğimiz de eksik olmasın, ve bunların üstüne maaştan ev alacak kadar para kalsın"
    Malesef ev almayı leblebi çekirdek almak gibi bir şey sanıyorlar sayın Tasarrufçu. (bu arada isminiz çok güzel )

    Benim ablam küf kokan 1+1 bodrum katına, iki çekyat bir televizyonla, düğünsüz evlendi.
    Evlenmeden birkaç ay önce o evi satın almışlardı.
    Ev almak yerine o parayla güzel bir düğün yapıp birkaç da eşya alsalardı o para püf diye buharlaşıp gidecekti.
    Bugün hangi kız küf kokan bir bodrum katına evleniyor?

    Sizin demek istediğinizi çok iyi anlıyorum, insanların imkanları gerçekten kısıtlı olabilir.
    Ama ben de fakirlikten geldiğimden dolayı, onların fakirlikten kurtulmak için ne yapmaları gerektiğini (fakat yapmadıklarını) iyi biliyorum.

  8.  Alıntı Originally Posted by Tasarrufcu Yazıyı Oku
    Sizle veya egeli ile benzer şeyleri düşünüyoruz. 3-5 yıl rolantide yaşayayım ama temel giderlerinden biri olan kiradan kurtulayım diye düşünürüm ben.
    Neden maaşımın sürekli %30unu kiraya vereyim. Kaldıki ülkemizde ara ara krizler oluyor.
    Bu krizlerde kendi evinde oturmanın vermiş olduğu güvenle kirada oturmanın güveni aynı değil.
    Sonrası ne oluyor. Adam emekli oluyor. Emekli aylığının yarısını kiraya vermek zorunda kalıyor.
    Burada kiracılığı savunan arkadaşlar belli bir birikimi olan kişiler ve genel kitlenin çok düşük bir yüzdesidir.
    Buda insanları yanlış yönlendirebiliyor.
    Birde bir söz var. Hem ucuz olsun hem cam kenarı olsun bekleyenler var.
    Oda ayrı bir konu.
    Hocam ben de karşıt bir görüş olarak kendimden örnek vereyim. Böylece hangi koşullarda neyi savunuyorum daha anlaşılır olur.

    Yıllık maaş artı primleri de hesaba kattığımda maaşımın yüzde 10’una denk gelecek bir kira karşılığında merkezi bir istanbul ilçesinde ama matah olmayan bir mahallede oturuyorum. İyi bir kiracı olduğum için marttan bu yana covidden dolayı ev sahibim de yüzde 10’a yakın indirim yaptı. 2 yıl önce kontratı yaptığım kiraya şu an kiracıyım yani.

    Bu arada nicki tasarrufçu olabilecek kadar kadar da tasarrufçu biriyim maaşın neredeyse yarısı her ay direk yatırıma gider.

    Benim durumumda olan kişiler için de, ev sahipleri beni finanse etmeye devam ettikçe ya da ev fiyatları makul seviyeye gelinceye kadar kiracı olmak daha mantıklı.

    Yukarıda sanırım viva trader bahsetmişti, 7 yıldır kirada kalıp 2 ev alacak kadar birikimim oldu diye. Allah izin verirse hedefim benzer.

    Yani herkes maaşın yarısını ya da yüzde 30’unu kiraya verip her ay sıfıra sıfır elde var sıfır gezmiyor, bilin isterim.


    Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi

Sayfa 910/918 İlkİlk ... 410810860900908909910911912 ... SonSon

Yer İmleri

Yer İmleri

Gönderi Kuralları

  • Yeni konu açamazsınız
  • Konulara cevap yazamazsınız
  • Yazılara ek gönderemezsiniz
  • Yazılarınızı değiştiremezsiniz
  •