Sayfa 195/195 İlkİlk ... 95145185193194195
Arama sonucu : 1560 madde; 1,553 - 1,560 arası.

Konu: TKFEN - Tekfen Holding

  1. TEKFEN TARIM, TSE KOVİD-19 GÜVENLİ ÜRETİM SERTİFİKASI ALDI
    02.08.2020

    İSTANBUL (AA) - Türk Standardları Enstitüsü'nün (TSE) belirlediği Enfeksiyon Önleme ve Kontrol Prosedürleri'ni eksiksiz yerine getiren Tekfen Tarım Adana Agripark Ar-Ge Merkezi, "TSE Kovid-19 Güvenli Üretim Sertifikası"nı almaya hak kazandı.

    Tekfen Tarım'dan yapılan açıklamaya göre, Tekfen Tarım, koronavirüs salgınının Türkiye'de görüldüğü ilk andan itibaren tüm tedbirleri eksiksiz olarak yerine getirerek çalışanlarının, müşterilerinin ve iş ortaklarının sağlıklarında yaşanabilecek olumsuzlukların önüne geçti.

    Atılan bu adımların yeterliliğinin yerinde tespitinin yapılması, değerlendirilmesi ve denetlenmesi adına, Tekfen Tarım Adana Agripark Ar-Ge Merkezi, pilot tesis olarak seçilmiş ve TSE'nin "Kovid-19 Güvenli Üretim Sertifikası"na başvuru yapılmıştı.
    Tesis, filyasyon ve sürveyans aşamaları, seralar, laboratuvar, üretim proses alanları, pandemiye yönelik eğitimler, soyunma odaları, yemekhane ve servis araçlarında izlenebilirlik programları, idari bina ofisleri, home-office uygulamaları, temizlik, sanitasyon ve sterilizasyon planları, atık yönetimi, hizmet tedarikçilerine aldırılan tedbirlerin kontrolü gibi birçok farklı konuda TSE denetçileri tarafından sıkı bir denetimden geçirildi.

    ÖRNEK OLACAK BİR UYGULAMAYA İMZA ATTI

    TSE'nin belirlediği Enfeksiyon Önleme ve Kontrol Prosedürleri'nin eksiksiz yerine getirildiği Adana Agripark Ar-Ge Merkezi, hiçbir uygunsuzluk yaşamadan ve ek süre almadan "TSE Kovid-19 Güvenli Üretim Sertifikası"nı almaya hak kazandı.
    TSE yetkililerinin tebliği doğrultusunda Tekfen Tarım, Türkiye çapında belgeye sahip olan 86'ncı şirket olma unvanını aldı. Tarım sektöründe belgeye sahip olan ilk firma olarak kayıtlara geçen tesis, sektördeki diğer tüm firmalara örnek olacak bir uygulamaya imza attı.

  2. Yahu TSE de kuru kavaktan düduk çıkarma peşinde. 4500 TL (dörtbinbeşyüz civarı demişlerdi TSE den bana) gibi bir paraya bu belge veriliyor zaten. ISG olan ve/veya TS ıso 18001 veya yeni ismi ile TS ISO 45001 belgesi olan isletme risk analizinde Covid 19 ve ilgili tedbirleri belirledi ise zaten olay ciddiye aliniyor demektir. Bir sene sonrasi belli olmayan, yenilenip yenilenmeyecegi bilinmeyen, geçici bir belgeyi kullanip reklamini yapmaya ne gerek var.Buyuk kuruluşlar ucuz reklâmlar yerine, ana faaliyetlerine uygun, daha ciddi inovasyoncu,girişimci yönlerini ön plana çikartmalilar. Ha faydasi olmaz mi. Olur. 1 gun haberlerde sosyal medyada yayinlanir. 2.gün unutulur büyük ihtimalle.

  3. Deja Vu

    Yazının tarihi 18 Haziran
    Ne olursa olsun ilk 6 aylık yatırımcı sunumunda olmalıydı.
    Tekfen bilançosu içerisinde Tarım çok önemli bir büyüklük olmasa da, bu haber yatırımcıyı yanıltacak nitelikte.
    Eh, olmayan tesisin videosu olunca satılmayan buğdayın da haberi olur diyeceğiz
    ilişkimiz güvene dayalı.....



     Alıntı Originally Posted by cemal31 Yazıyı Oku
    https://www.trthaber.com/haber/ekono...ti-493916.html

    EkonomiHaber Giriş: 18 Haziran 2020 Perşembe 12:31 Kaynak: AA
    Adana'dan Irak'a yerli buğday tohumu ihracatı
    Facebookta Paylaş




    Adanadan Iraka yerli buğday tohumu ihracatı[Fotoğraf: AA]ABONE OLAdana'da bir firma geliştirdiği 8 yüksek verim ve kalite değerlerine sahip ekmeklik buğday çeşidi tohumunu yurt içinin yanı sıra yurt dışına satıyor.
    Firma tarafından kurulan Ar-Ge merkezinde geliştirilen 30 bin ton sertifikalı tohumun yarısı bu yıl Irak'a ihraç edildi.

    Derkar başına 750 kilogram verim

    Yurt içinde 30 ildeki üreticilere deneme amaçlı ekim çalışmaları yapılan ve dekara 750 kilogram üzerinde verim alınan tohumları firma, Türkiye ile benzer iklime sahip ülkelere satmayı planlıyor.

    Tekfen Tarım Tarla Bitkileri Operasyon Müdürü Nevzat Ağrı, firmalarında biyoteknolojik yöntemlerle buğday tohumu başta olmak üzere yumru patates, meyve anacı ve muz fidesi üretim çalışmaları yürüttüklerini söyledi.

    Her yıl 30 bin ton sertifikalı buğday tohumu üretiyor

    Tesislerinde her yıl 30 bin ton sertifikalı buğday tohumu ürettiklerini ifade eden Ağrı, bunun yarısını iç, yarısını da yurt dışına gönderdiklerini ifade etti.

    Yerli tahıl çeşidi geliştirmek için yoğun mesai harcadıklarını aktaran Ağrı, Çukurova Üniversitesi iş birliğiyle yürüttükleri çalışmalar kapsamında 4'ü yazlık, 4'ü de kışlık ekmeklik buğday olmak üzere 8 çeşit geliştirdiklerini dile getirdi.



    "Irak pazarına ihraç ediyoruz"

    Ar-Ge merkezlerinde çalışmaların aralıksız sürdüğünü belirten Ağrı, şöyle devam etti:

    "Şu anda yazlık kuşakta dört, kışlık kuşakta da dört ekmeklik buğday çeşidi olmak üzere 8 yerli ve milli tohum üretimi yapıyoruz. Bu yıl yaklaşık 30 bin ton sertifikalı tohum üretimi ve satışı yaptık. Bu tohumun da yüzde 50'sini benzer iklime sahip Irak pazarına ihraç ediyoruz. Irak dışında Kazakistan, Türkmenistan, Fas, Cezayir, Tunus, Libya, İran, Afganistan, Pakistan gibi tarım üretiminin yoğun bir şekide yapıldığı ülkelerle irtibat halindeyiz. Yeni özgün ürünlerimizin bu pazarlarda da ticaretini yapmaya başlayacağız."



    Yerli tohumların deneme kapsamında Tarım ve Orman İl Müdürlükleriyle iş birliği halinde "Yerli ve milli tohumların ulaşmadığı çiftçi kalmasın" sloganıyla Adana, Hatay, Kahramanmaraş, Konya başta olmak üzere 30 şehirdeki çiftçilere verildiğini ifade eden Ağrı, şu an hasadın başladığını ve yerli tohumlarda dekara yaklaşık 750 kilogram ve üzerinde verim alındığını söyledi.


    TARİH 18 HAZİRAN 2020......TRT HABER.....TEKFEN 30.000 TON BUĞDAY TOHUMU SATTI DER....

    G E R Ç E K....6 aylık bilançoda satılan bugday 145 ton(yüzkırkbeş)

    Durum budur maalesef.

  4. Şart olmamakla beraber, bazı şirketlerin ana sözleşmesinde "....dağıtılabilecek karın en az % xx' i temettü olarak dağıtılır..." ibaresi vardır. Bu ibare yatırımcıya belli bir güven verir. Sanırım soru daha çok bu tip bir ibarenin varlığı üzerineymiş, yorum biraz muallak olmuş.

    Backlog bence de çok önemli ama bu konjektör içerisinde yeni bir iş almak hem zor hem de onun ciroya dönüşmesi zaman alacağı için fiyatlamalar zayıf.

    Pandeminin gübre işi üzerine olan etkisini objektif anlamak için Gübretaş ve Ege Gübre rakamları sonrası yorum yapmak doğru olur.

    Ben de uzun dönemli düşünerek almıştım, son 2-3 hafta çok can sıktı, umarım düzelir bir şekilde.


     Alıntı Originally Posted by Maslak1 Yazıyı Oku
    socardaki yatırımdan temettü alınabilmesi konusundan başlayayım:

    Temettünün mutlaka bir madde ile anlaşmaya (ortaklık anlaşması) dahil edilmesi gerekmez. Hukuken özel olarak tanımlanması gereken bir konu değildir. Çünkü konu; özel hukuk hükümlerine tabi olması gereken bir konu değil, kuruluş sözleşmesinde aksi belirtilmedikçe genel hukuk hükümlerine tabi olan bir konudur. Sadece Türkiye değil, bir çok ülkede temel temel norm, her hissedarın temettüden payı oranında yararlanması şeklindedir. Azerbaycanda da böyle olması çok muhtemeldir. Temettü dağıtılmasını mecburi kılan bir ortaklık sözleşmesi (kuruluş sözleşmesi) de uygulanabilir değildir. Çünkü temettü dağılımı ancak ve ancak temettü dağılımı koşullarının uygun olduğu zamanda karar verilmesi gereken bir konudur. Örneğin; şirket çok kar etmiştir ancak; şu gibi sebeplerle temettü dağıtmamak daha doğru bir karar olur:

    1-faiz oranlarında ciddi bir yükselme bekleniyor ve temettü dağıtımı şirketin kredi kullanmasını gerekli kılıyorsa,

    2-şirket kar etmiştir ancak elde edilen kar ancak şirketin büyümesini finanse ediyorsa,

    3-şirket ortaklarının menfaati bir başka sebeple temettü dağıtmak değil de dağıtmamak yönündeyse; mesela; çok karlı yeni bir alanı yatırım yapmak gibi..

    Vb vb..

    Tekfen özelinde bu yatırımda temettü konusuna şöyle bakılabilir; eğer temettüden kaynaklanan hakları kısıtlanmışsa doğru bir iş yapılmamış olur. Böyle bir şey zaten istisnadır. Yani; durduk yerde hem 100 mio USD yatır hem de "benim temettüde hakkım olmasın" şeklinde anlaşma yapmanın ticari mantığı yok.

    Özetle; konu çok çok büyük ihtimalle, zaten Kuzey Kore gibi ülkeler hariç; genel hukuk kuralları ile tanımlandığından dolayı; özel bir madde ile genel hukuk sınırı dışına çıkılması gerekmez. Buna rağmen, ülkemizde zaman zaman zaten genel hukuk normlarında tanımlanmış olduğu halde ana şözleşmeye temettü konusu yazılır. Bu da doğrudur. Zaten, olması gereken kural kuruluş sözleşmesinde tekrar edilmiş olur.

    Tekfen böyle bir yatırımdan ne elde edebilir?

    1-know how öğrenir ve onu TRye ve bu alandaki diğer işlerine aktarır.

    2-Kazan kazan ilişkisini sürekli kılacak bir organik bağ kurmuş olur. Şu enteryden gördüğüm kadarıyla da ortada bir kazan kazan ilişkisi de vardır.

    http://www.tekfen.com.tr/anasayfa_ar...sp?p=2019&h=16

    3-Önemli ve hacimli imar işleri olan bir ülkede varlığını güçlendirmiş olur. Bu pazar penetraasyonu ihale işlerinde operasyonel, satış vb anlamında avantaj sağlayabilir. Ortak olduğu şirketin devlet şirketi olduğu unutmayalım.

    Bu topici yaklaşık 5 aydır izliyorum. Adeta ağlama duvarına dönmüş gibi bir gözlemim var. 20-27 TL aralığından hisseye girmiş olanların psikolojisini anlamak mümkün. Hatta, hisseye çok ucuz fiyatlardan girip de 25-27 aralığında satmayanların durumuna da empati kurabiliyorum. Üstelik bu durum BİSTte anlamsız derecede yüksek FKlarla fiyatlamalar olurken oluyor. Bu da tekfen yatırımcısının psikolojisini daha da çok bozuyor (algılanan fırsat maliyeti yüksek).

    Unutmayalım ki bu hissede çok güçlü bir yabancı çıkışı oldu. Bu çıkış dar bir zamanda oldu. Bu çıkışın karşısında fiyatı korumak mümkün değildi. Neden çıktılar? Bunu anlamaya çalışmak lazım. Aklıma gelen 3 potansiyel sebep var:

    1-Yabancı yatırımcıların genellikle kurumsal olduğunu ve hatta bireysel kaynaktan gelen varsa bile bilgi ve analize dayalı karar verdiklerini unutmayalım. Bu çerçevede; işleri petrol üreten ülkelerde olan şirketlerden; petrol fiyatlarındaki düşüş dolayısıyla; kategorik olarak "çıkış" kararı almış olabilirler.

    2-Politik türbülansın arttığı coğrafyalarda iş yapmakta olan şirketlerden kategorik olarak "çıkış" kararı almış olabilirler.

    3-Backlog rakamımız son 5 yıldır hep aşağıya gidiyor. Tekfenin açık ara ana işi ihale işidir. Backlog rakamının sürekli aşağı gitmesi uzun vadeli yatırımcı için hiç de pozitif bir algı oluşturmaz. Backlog rakamı; ihale segmentinde; şirketin cari yıl ve önündeki 1-2 yıllık potansiyelini göstermek bakımından önemli. Bu da yabancıyı ürkütmiş olabilir.

    Tekfen, işlerinde ihaleye olan bağımlığı azaltmalıdır. Bu kısa vadede olacak iş değil, tabi ki. Yakın zamanda büyümeye çalıştığı tarım işleri, venture capitals işleri de bunlardan bazılarıdır. Tarım işinin çok hızlı büyüyecek ve katma değeri kısa sürede yükselecek bir iş olarak görmüyorum. Keşke yanılsam ve tarım işi tarıma yatırım yapanın çok çok para kazandığı bir iş olsa. Biz de bir Hollanda olabilsek keşke. Manevi olarak, tarım işine bir yakınlık duyuyor olmakla beraber ticari olarak yakın zamanda büyük potansiyel görmüyorum. Venture capital (risk sermayesi ) işleri ise; adı üstünde; yüksek risk ve yüksek potansiyel içeren işlerdir. Bence hiç beklenmedik zamanda o işlerden beklenmedik menfaat elde etmek mümkün. Şirketin ihale segmentine olan bağımlığını azaltacak en önemli atılımın CFS (PP) olduğu belli. CFSnin acilen ve hızlı şekilde şirketin bist değerine tek başına katkı yapacağını tahmin etmiyorum. Ancak, yatırımın realizasyonundaki her adım (fizibilitenin bitmesi (snumdaki 25 nolu sayfa : ".... CFS Petrokimya, Mersin'de yapmayı planladığı polipropilen üretim tesisi için Pazar araştırması ve finansal değerlendirme çalışmalarına devam etti. ..."..), yatırım kararının anons edilmesi, makina tedarikçileri ile anlaşılması, temelin atılması, fabrikanın inşasının tamamlanması ve üretimin başlaması, CFSli ilk finansalların açıklanması vs vs vs) tekfenin bist değerine olumlu yansıyacaktır. Bu yansıma, belirttiğim gibi; yatırım sürecinde birkaç yıla yaygın olarak realize olacaktır. Unutmayalım ki bist yatırımcısının vadesi kısadır, yabancılarımız önemli ölçüde gitti. Bizbize kaldık. Belki erken evrede hızlı bir yabancı girişi olursa (yukarıda belirttiğim düşük petrol fiyatı ve ortadoğudaki politik istirarsızlık risk unsuru olmaktan çıkarsa); o zaman fiyat hareketi daha hızlı olur. CFS kaynaklı olarak fiyatın yukarı gitmesi daha hızlı olur. CFS dışında, gübre ve enerji alanındaki işlerdeki yatırımlar da şirketin ihale segmentine olan bağımlılığını azaltacaktır.

    UVli yatırımcı için handikap olarak gördüğüm bir konu daha var: Şirkette 3 tane büyük ortak var. 3 ortak geçmişte birlikte iyi işler yapmışlar. Eski ortaklar da artık yönetimi yeni nesle (hatta 3. nesle devir süreci de var) devir sürecindeler. Kimisi kısmen artık şirkette yok (çocukları var). Ancak, yeni dünya düzeninde bu 3 ortağın vizyon birbirine ne kadar yakın??. Örneğin; devletten devlete olabilecek nüfuz ticareti aracılığı ile iş yapmaya, iş almaya bu 3 ortağın üçü de pozitif bakmakta mı? Yoksa, biz devletle mesafeli duralım mı demekte? Firma Türkiyenin en eski taahhüt firması olmasına rağmen; “yeni Türkiye"de bu ihale işlerinden büyük pay almadığı malum. Belki de sırf bu bile ihale işini azaltmak için makul bir sebep. Şirketin bu alanda çok güçlü know-howı olması da bu durumu değiştirmiyor. Ana ortağın 3 ortak olması firmanın karar alma süreçlerinde de yavaşlığa yol açar. Bu durum kategorik olarak böyle. Çeviklik (agility) çağımızda şirketlere rekabet avantajı sağlayan bir yetkinlik. Ben, firmayı 5 aydır anlamaya çalışan biri olarak hiç de öyle bir çevik duruş göremedim. Açıkçası; tutku, hırs, hız vb gelişmekte olan ülkelerin iş liderleri yada siyasi liderleri için gerekli meziyetlerdendir. Çünkü; bizim gibi ülkelerin büyüme potansiyelleri yüksektir (emerging market, orta gelir,imar ve inşası tamamlanmamış, insanların daha çok aş ve işe ihtiyacı var, ikame edilecek çok mal var vs vs ). O potansiyeli de hızlı, çoşkulu ve tutkulu liderlerin yönettiği şirketler daha yüksek oranda realize ederler.


    Yatırım segmentine de değineyim: şirketin ciddi kira getirisi var. 250 ay kira çarpanı ile fiyatlama yapsak; elde edeceğimiz değer şirketin (Tekfenin) şu anki bist değerinin 1/3üne yakın bir değeri buluyoruz.. 250 çarpanına itiraz edenler olabilir. Ancak; negatif reeel faizin %3-4 (eksi 3-4) olduğu bir ülkeden bu makuldür sanırım. Konularda dahi 300-350 çarpanını görüyoruz. Bunun yanına salt gübre/kimya işini dahi eklesek, yani ihale hiç yok gibi dahi düşünsek; şirketin mevcut bist fiyatlamasını yeteri kadar desteklediğini görürüz. İhale ve yeni işlerden gelecek kar ve büyümeler de şirketin bist fiyatını daha ileri götürecek alanlar olarak görülmeli.

    Bu topicte son bir kaç günde değinildiği için ben de yazayım: şirketin kendi hissesini alması için uygun zaman (hem nakit var hem de BİST fiyatı uygun). Ancak, CFSdeki finansman durumunu görmeden kasadaki nakti harcamak istemeyeceklerdir. Bundan dolayı almıyor olabilirler.

    Q2 mali sunumunu inceledim. Dikkatimi çeken konu şu oldui: gübre/kimya işinde beklentinin, planın gerisinde kalmış olmalarına şaşırdım. USD bazlı fiyatlar geri gitmiş. Ayrıca, çiftçi daha az gübre kullanmış ve bayiler de daha az stok tuttular, şeklinde durumu açıklamışlar. Muhtemelen doğrudur. Çünkü bu bilgiler nesnel bilgiler. Doğrusu, miktarsal küçülme beni şaşırttı. Muhtemelen pazarda olan miktarsal küçülme de ürün fiyatlarını aşağı çekti. Umarız Q3ten itibaren hem talep hem de fiyat yukarı giderse; daha iyi sonuçlar görürüz.

    Uzun vadeli olarak şirkete yatırım yaptım. Yatırım yaptığım ana hisse (portföydeki büyük paylı) değildir. Ancak, ana hissemde azaltma yapmadan bu hisseye yatırım yaptım. Şirketin, yeni yatırım hikayeleri var. Beklentim pozitif. Şirkette bir çok alanda bir çok gizli rezerv var (tarihi maliyetten defter değeri ile olanlar, serbest bölge nitelik değişmesi vs), çok önemli yatırımların eşiğindeler. Gündemdeki yatırımlar hem ithal ikamesi işler hem de ihracat işleri. Bu çok olumlu. Bir noktada backlog da pozitife dönecektir (petrol fiyatlarının artış trendine girmesi, iş yaptıkları coğrafyada istikrarın artması, Libyada siyasi çözüm sürecinin kemale ermesi vb). Ettiği kardan temettü verebilecek işleri ve potansiyelleri var (kar ettiği halde temettü verecek mali durumu olamayan firmalar var. Kar ancak enflasyonist kaynaklı büyümeyi finanse eden çok şirket var. Çünkü karın kendisi zaten bir çok firmada enflasyonist kar; yani reel kar değil). Sadece CFS yatırımı, şirketin temettü potansiyelini bir süre kısıtlar; o da çok kritik değil. Zaten, bist yatırımcısı temettüden çok FK bazlı fiyatlama yapıyor (son dönemdeki anormal fiyatlamalar sonucu 100-200 FKlık anormal fiyatları saymıyorum. Onlar yakında patlak verecek. Maalesef yüzbinlerce KY mağdur olacak ve borsaya küsecekler).

    YTD..

  5. TEKFEN 2020 İkinci Çeyrek Bilanço Analizini dikkatinize sunarım.
    https://youtu.be/b4jRO55eQq4

  6. #1558
     Alıntı Originally Posted by MaliTablolarAnaliz Yazıyı Oku
    TEKFEN 2020 İkinci Çeyrek Bilanço Analizini dikkatinize sunarım.
    https://youtu.be/b4jRO55eQq4
    yorum pek iç açıcı değil.

  7. Bugdaydaki irak a yapilan ihracat haberinden sonra 145 ton aciklamalar buyuk skandaldir, uckagitciliktir, hirsizliktir

  8. Yabancının çıktığı gibi almasıda hızlı olacaktır inancı ile her düşüşü alım fırsatı olarak değerlendiriyorum. Azdan az çoktan çok düsturu ile paso biriktiriyorum.
    Ben şahsen inanıyorum herşeyin çok daha güzel olacağına.
    Buradaki güzel insanların tkfen hakkındaki araştırmaları ve bilgi sahipliligi beni ayrıca çok daha mutlu ediyor. Burdan hepsine çok teşekkür ediyorum.
    Tekfen de şunu gözlemliyorum yeni dünya modeline yatırım. Bence oldukça mütecanis.
    Kafam rahat büyüyünce olur diyip bekliyorum.

    Al sat turşusunu kur tavsiyesi değildir.....

Sayfa 195/195 İlkİlk ... 95145185193194195

Yer İmleri

Yer İmleri

Gönderi Kuralları

  • Yeni konu açamazsınız
  • Konulara cevap yazamazsınız
  • Yazılara ek gönderemezsiniz
  • Yazılarınızı değiştiremezsiniz
  •