Sayfa 246/261 İlkİlk ... 146196236244245246247248256 ... SonSon
Arama sonucu : 2083 madde; 1,961 - 1,968 arası.

Konu: CIMSA - Çimsa Çimento

  1. #1961

  2. Buradan mum dikmesi lazım ama her zamanki gibi mıy mıy

    Mumu bile %3-4 anca işte
    Her şey çok güzel olacak

  3. %3-4 muma bile razı etti bizi.

    GM 8 cihazımdan hisse.net mobile app kullanarak gönderildi.

  4. bu kadar adi bir hisse olamaz ekürüler aygaz bagfaş pınar süt nerelere giti bu hala burada

  5. geçer buraları.. az sabretmek lazım.. buranın üstünü hızlı dusmuştu.. çıkışı da hızlı olabilir.


  6. Nette bakınca görünmez



    Ama aslında her kademede oç günlerdir basıyor

    Her şey çok güzel olacak

  7. #1967
    "2019 zorlayacak, 2020’de toparlarız"

    Çimento sektörü deyince akla gelen en önemli yöneticilerden biriydi. Bir kaç ay önce 25 yıldır çalıştığı firmasından ayrıldı. Şimdi tecrübelerini İsviçre’de kurduğu bir şirkette sektöre aktarmaya devam ediyor. 25 yılda 5 ekonomik kriz yaşayan Mehmet Hacıkamiloğlu, çimento sektöründe krizin nasıl atlatılacağının reçetesini verdi. Hacıkamiloğlu ile çimento sektörünün durumunu, 2019 yılının nasıl geçeceğini, neler yapılması gerektiğini ve gelecek hedeflerini konuştuk.

    Çimento sektöründe içinde bulunduğumuz durumu değerlendirir misiniz?

    Çimento sektöründe zor bir döneme girdik. 2019 yılı çimentodaki zor yıllardan birisi olacak gibi gözüküyor. Çünkü malum, çimento sektörü inşaat sektörünü, inşaat sektörü de GSYH’yi takip ediyor. Bu üçü arasında ciddi bir korelasyon vardır. Ekonomi büyürken, büyüme hızlanırken, inşaat sektörü ekonomiden daha hızlı büyür. Tersi olduğunda da inşaat sektörü daha hızlı geriler. Örneğin ekonomi yüzde 2 küçülürse, çimento sektörü yüzde 5 geriler. Hep de 6 ay geriden izler. Dolayısıyla bizim çimento sektörü olarak önümüzü görmemiz kolay olmuştur. Ekonomideki değişimleri önce bankacılık, finans sektörü hisseder, sonra perakende sektörü. Çimento sektörüne yansıması bir 6 ayı bulur. Bu da bir avantajdır sektör için. 6 ayda gereken tedbirler alınır. Biz çimento sektörü olarak bu tür krizlere alışığız. 1994, 1999, 2001, 2008’de benzerlerini yaşadık. Bu benim 25 yıllık kariyerimde 5. kriz oluyor. Eskiden ralliler 5 yıl sürerdi. Çimento sektörü için normalde döngüler vardır. 4 yıl iyi gider, 5. sene küçülür, bir sene sonra tekrar büyümeye başlardı. Hep bunu yaşadık ve bunu bekledik. Ancak bu durgunluk biraz daha uzun sürecek gibi. Bu kriz diğerlerinden daha sert olacak gibi gözüküyor.

    Bu yıl haziran ayına kadar üretimde bir sıkıntı yaşanmadı. Ancak hazirandan sonra küçülme hızı biraz arttı. Yıl sonuna doğru gelindiğinde geçen yıla kıyasla büyüme pek olmayacak gibi gözüküyor. Hatta bir miktar gerileme olabilir. Ancak 2019 senesi daha kötü bir tablo ortaya çıkacak görünüyor. Bu yaşadığımız krizin asıl etkisini çimento ve inşaat sektörü 2019 yılında hissedecek. Bu bize yabancı birşey değil. Daha önce de yaşadık. Çimento sektörü bunları da rahatlıkla atlatacaktır.

    Kariyerinde 5 kriz yaşamış biri olarak, sektör yöneticileri sizce ne yapmalı, ne gibi tedbirler alınmalı? Siz olsaydınız ne yapardınız?

    Bu dönem nakiti iyi yönetme dönemi. Nakiti iyi yönetenler ayakta kalacak. Nakiti yönetmenin kuralları da zor değil aslında, basit. Ancak sahaya yansıtması söylenildiği kadar kolay olmaz. Biz olsaydık ne yapacaktık: Bir kere borçluysanız borcunuzu iyi yöneteceksiniz. Finansal ve ticari borçlarınızı döndürebiliyor olmanız lazım. Özellikle bankalara borcunuz varsa. Biz yıllardır döviz pozisyonu almadık. Örneğin ihracat yaptığımız kadar döviz borçlandık. Dolayısıyla bilançoda bir kur farkı zararı oluşsa da, yıl içerisinde ödediğimiz için, şirkete bir zararı olmadı. Bir kere bunu artık Türkiye’de bütün sektörlerin öğrenmiş olması ve yapıyor olması gerekiyor. Bu en kritik noktalardan bir tanesi. Bu krizi en az zararla atlatmanın 3 buçuk tane formülü var:

    1. Alacağına şahin olacaksın

    2. Borcuna güvercin olacaksın.

    3. Stoğa çalışmayacaksın

    3.5. Yatırımlarını gözden geçireceksin.

    Yatırımları gözden geçirmekten kastım, yaptığınız yatırımlar çok kısa sürede geri dönüyorsa yapmak lazım, veya çok kısa sürede tamamlanabilecek yatırımlar varsa bir an önce tamamlamak lazım. Ama yeni bir yatırıma başlamadıysanız, başlamamak lazım. Çünkü nakit çok önemli. Alacağını zamanında tahsil edebilmek çok önemli. Ki bu önemli ölçüde inşaat şirketlerine bağlı. Oralarda da sıkıntılı döneme giriyoruz. Ödeme yapamayacak olanların olacağı aşikar. Orda da pozisyon almış, çok fazla konut yatırımlarına girmiş ama o konutları satamayan firmalar var. Dolayısıyla onlardan alacağınızı tahsil edebiliyor olmanız çok önemli.Formülü biliyoruz, ama yapıp yapamamak sahadaki ekibe, takipçiliğinize ve uyanıklığınıza bağlı. Çok kolay değil. Burada genelde yapılan hata; eli verip kolu kaptırmak. Oysa zararın neresinden dönülse kardır anlayışıyla hareket edilmesi lazım. Bankalarla olan ilişkilerde, krediyi alırken dövizli kredilerde pozisyon almamak, ne düşeceğine ne de çıkacağına pozisyon almamak gerek. İhracatınız kadar dövizli borçlanmak gerek. 2019 kötüye gidecek dediğimde de ihracatçı şirketleri ayrı tutmak gerek. Onlar dövizle satış yaptıkları için kurlardan etkilenmezler. Ancak sadece yurt içine satış yapanlar çok daha fazla etkilenecekler. Stoğa da çalışmamak lazım. Formül bu kadar basit aslında.

  8. #1968
    2019’da sektör küçülecek. İhracatla toparlanabilir mi? Çin ve Afrika gibi pazarlara ihracatla krizi daharahat aşabilir miyiz?

    İhracat bizim çıkış kapımız olacak. Bu zor dönemde Türkiye’de azalan çimento tüketimini, çimentocular ihracatla kapatmaya çalışacaklar. 20 milyon ton çimento ve klinker ihracatı yaptığımız dönemler oldu. Dolayısıyla bunu yapacak altyapı ziyadesiyle var. Liman ve yükleme imkanları anlamında Türkiye çok gelişti. Deniz aşırı okyanus aşırı baktığınızda ABD pazarı var. Her yıl ihracat yüzde 5-6 artış gösteriyor. Ve artmaya devam edecek. ABD ekonomisinde de bizdeki gibi lokomotif sektör inşaat sektörüdür.. Afrika pazarı bizim için önemlidir ve her zaman kalıcı olacaktır. Avrupa’da karbon vergileri yine artış gösterdi. Dolayısıyla Avrupalılar çimento üretimi yapmayıp ithalata yönelip,karbon kotalarını daha verimli şekilde kullanmak isteyeceklerdir. Ton başına 24 eurolara geldi karbon vergisi. Dolayısıyla bu rakamlar üretim yapmamayı daha cazip hale getiriyor. Buraları daha önce de görmüştük. 2008 krizinde 4 eurolara kadar düşmüştü. Tabi ki de Suriye gibi komşumuz var. İnşallah oradaki sorunlar kısa sürede çözülünce özellikle Güneydoğu’daki çimento fabrikalarının çok rahat absorbe edeceği bir pazar olacaktır. Gün sonunda ihracat Türkiye’nin zor gününde kurtarıcı olabilir. Özellikle sahilde ve sınırda olan fabrikalarda kapasite kullanımı açısında iyi ve sağlıklı bir yöntemdir. Döviz getirir, döviz girdiniz varsa hedge etmiş olursunuz. Ama artık ihracatı artıracağım, ihracat yapacağım diye Türkiye’de çimento fabrikası kurulmasını ben çok içime sindiremiyorum. Çimento katma değerli olan bir ürün değil. Sonuçta girdi ve enerjiyi ithal ediyoruz.

Sayfa 246/261 İlkİlk ... 146196236244245246247248256 ... SonSon

Yer İmleri

Yer İmleri

Gönderi Kuralları

  • Yeni konu açamazsınız
  • Konulara cevap yazamazsınız
  • Yazılara ek gönderemezsiniz
  • Yazılarınızı değiştiremezsiniz
  •