Sayfa 247/273 İlkİlk ... 147197237245246247248249257 ... SonSon
Arama sonucu : 2183 madde; 1,969 - 1,976 arası.

Konu: CIMSA - Çimsa Çimento

  1. #1969
    ürkiye’de çimento üretimi ne kadar oldu?

    Şu anda 100 milyon tonun üzerine çıktı çimento üretimi. Teorik olarak baktığınızda 110 milyon ton. Dolayısıyla kapasite artırmamamız gerekiyor. Tabi ki serbest piyasa ekonomisinde insanlara ne yapacağını söyleyemezsiniz. Ancak merkezi otoritenin Türkiye’nin lehine olmayan yatırımlara müdahale etmesi lazım. Çünkü yapılan her yatırım ithal. Makine ithal, enerji ithal. Bunları ithal ederken 30-40 dolara çimento satmak, hakikaten düşünmemiz gereken bir konu. Yani İsrail’den örnek vereyim. Yanılmıyorsam 2016 yılında İsrail’e 1 milyon ton çimento ihracatı yapıyorduk.50 dolar deseniz 50 milyon dolar. İsrail’in bize ihracatı ise 1 konteyner 157 milyon dolar. Yani bizden 1 milyon ton çimento alıyor, karşılığında tek bir konteyner gönderiyor ve bizim 3 katımız. Özetle kapasite kullanmak için ihracat yapmak doğru. Ancak ihracat yapacağım diye çimento yatırımı yapmak doğru değil.

  2. #1970
    İhracatı artırmak için ne yapmamız lazım?

    Çimento sektörü yurt dışında fabrika alımları yaptı. Avrupa’da Afrika’da değirmenler kurdular. Kalıcı pozisyonlar aldılar. Bunlar sürekliliği sağlar. Bunları yaptığınızda o pazarlarda kalıcı bir oyuncu oluyorsunuz. İnşallah bu sefer çimentocular geçmişte yaptıkları hataları yapmayacaklar. Döviz arttı diye ihracat fiyatlarını düşürmeyecekler.

  3. #1971
    İhracat yerine yurtdışına yatırım mı yapmak gerek?

    Çimento yükte ağır pahada hafif bir ürün. Ürettiğiniz yerde tüketmeniz gerekir. Örneğin Çin bu konuyu çözdü. Kapasiteleri düşürdü, eski teknolojileri ve verimsiz fabrikaları kapattı. Çimento ihracatı yapmıyor.

  4. #1972
    Peki biz Türkiye olarak Çin’e ihracat yapabilir miyiz?

    Çin mesafe olarak bize en uzak ülke. Kendisine yetecek kadar da kapasitesi var. Dolayısıyla bize ihtiyacı yok. Çin’e ihracat yapmanın bir hayal olduğunu düşünüyorum.

    Ama geri kalan gelişmiş ülkelere örneğin ABD’ye ihracatı artırabiliriz.

  5. #1973
    Maliyetleri düşürmek dediniz. Epeydir sektörde alternatif yakıtlar konusunda girişimler oluyor. Örneğin atıklar gibi. Sizin de bu alanda çalışmalarınız oldu. Bu konuda bize bilgi verir misiniz?

    Alternatif yakıtlar konusunda Türkiye’de alınması gereken çok yol var. Evsel atıklar olsun, sanayi atıkları olsun bunları ısı veya elektrik olarak geri kazanmak için yapılacak hala çok iş var. Atıkları yakıt olarak kullanmak için çok fazla yatırıma da gerek yok. Avrupa’da çimento fabrikalarının bir çoğu çöpleri yakarak para kazanır. Çimento üretimi yan ürün haline gelmiştir. Türkiye’de ise çevre baskısı yeteri kadar oluşmadı. Hala vahşi depolama, atık üretenler için birinci çözüm. Normalde atık hiyerarşisi vardır. Bu hiyerarşide önce der ki: Atığı azalt. Azaltamıyorsan geri kazan. Kazanamıyorsan yakıt olarak kullan ve enerjiye çevir. En son çare olarak hiç birşey yapamıyorsan depola yani bir yere göm. Biz de maalesef bu tersine çalışıyor. Direkt gömüyoruz.

  6. #1974
    Bu konuda belediyelerle görüştünüz mü? Belediyeler satıyor mesela atıkları. Çimento sektörü olarak bir girişim oldu mu?

    Bu atık satma fikri Türklere özgü bir fikir. Dünyada atığı üreten bunun geri kazanımının veya bertarafının maliyetine katlanır. Biz maalesef bir koyundan iki, hatta üç post çıkarmaya alışık olduğumuz için, bazı şahıslar belediyelere gidip atıklara para teklif ediyorlar. Halbuki baktığınız zaman çöp vergisi ödüyoruz, örneğin bir lastik aldığınızda veya telefon aldığınızda recycle parasını peşin ödüyorsunuz zaten. Dolayısıyla bu toplanan kaynak, atıkların geri kazanımı için doğru kanalize edilmeli. Belediyelerde çok ciddi bir potansiyel var. Benim gördüğüm herkes bu işten para kazanmaya çalışıyor. Halbuki çimento fabrikaları evsel atığı yakıt haline getirip fırınlarda yakacağım dediğinde bir yatırım yapmak zorunda kalacak. Ciddi risk altına girecek, çünkü çöp bu, içinden ne çıkacağını bilmiyorsunuz ve üretiminize zarar verebilir. Dolayısıyla üste para vermek değil, üste para almanız gerekir. Biraz önce de dediğim gibi Avrupa’da çimento sektöründe yakıt maliyetleri eksidir. Çimento fabrikaları çöp yakmaktan para kazanır. Bunu şu anda herkes içine sindirebilmiş değil. Çünkü hala alternatif gömülebilecek yerler var. Ne zamanki gömülecek yerler biter, o zaman yakarak yok edilecektir.

  7. #1975
    Çeyrek asırdır çimento sektöründesiniz. Başladığınızda sektör nasıldı, şimdi nasıl? Değişime örnek verir misiniz?

    Sektöre başladığımda fabrikada 2 tane bilgisayar vardı. Başında günlük raporları yazmak için sıra beklerdik. Her masada telefon yoktu. Müdürlerin odasında vardı. Bugün işe bile gitmenize gerek kalmadan çalışabiliyorsunuz. Mesela motordaki bir arızayı sesiyle anında size gönderebiliyorlar. Hatta arızayı ortadan kaldıracak yazılımlar, app’ler var. Günümüzde yapay zeka beyaz yakayı, robotlar ise mavi yakayı ciddi şekilde tehdit ediyor. Örneğin ABD Başkanı Trump ABD’li şirketlere gelip ülkenizde üretim yapın derken bunu kastediyor. Artık robotlar sayesinde işçilik avantajları ortadan kalktı. Örneğin Çin’in işçilik avantajları bitiyor. Yani ucuz işçilikle rekabetavantajı sağlama ortamı artık yok. Beyaz yakayı da tehdit eden şey yapay zeka. Örneğin 3 mühendisin 3 günde yaptığı işi yapay zeka insanlar uyurken halledebiliyor. Siz uyurken yazılım hava durumunu bile hesaplayıp, üretim planlaması yapabiliyor. Teknoloji çok değişti. İnsan kaynağı da değişti. Bizim başladığımız dönemde sadakat çok önemli bir değerdi. Ancak şimdi ‘Y’ kuşağının bu kavramdan pek haberi yok. İlk başladığımda insan kaynağını yönetmek için kullandığımız yöntemlerin çoğu çöp oldu. Artık apayrı şeyler gerekiyor. İşe gelip gitme saatleri bile ortadan kalktı.

  8. #1976
    Sizce çimento sektörü bu krizi ne zaman atlatır?

    Eğer bu dönem iyi yönetilirse 2020 nisanına geldiğimizde çimento sektörü için tekrar ralli başlar. Kötü yönetilirse veya bizim kontrolümüz dışında olağanüstü şeyler olursa örneğin dünya bir krize girerse birkaç yıl daha uzayabilir. Ancak çimento sektörü daha güçlü çıkacaktır bu krizden. Sonuçta alt ve üst yapı olarak bu ülkenin çimentoya ihtiyacı var. İnsanların barınma ve ulaşım ihtiyacı var. Dolayısıyla burada çimentodan daha uygun bir malzeme henüz yok. Genç bir ülkeyiz. Her yıl 600 bin yeni konuta ihtiyacımız var. 7-8 milyon konutu deprem yıkmadan, biz yıkıp yeniden yapmalıyız. Hala altyapı ve yollara, limanlara, havaalanlarına ihtiyacımız var. Dolayısıyla çimento sektörünün kötü gidişi kısa sürecektir. Ancak bu ihtiyaçlar var diye kapasiteyi ihtiyaçtan fazla artırmak bana çok doğru gelmiyor. Çimento sektörü için yetecek kadar üretim doğru üretimdir.

Sayfa 247/273 İlkİlk ... 147197237245246247248249257 ... SonSon

Yer İmleri

Yer İmleri

Gönderi Kuralları

  • Yeni konu açamazsınız
  • Konulara cevap yazamazsınız
  • Yazılara ek gönderemezsiniz
  • Yazılarınızı değiştiremezsiniz
  •