BOB LAZAR 'A GÖRE UFO 'LAR NASIL ÇALIŞIYOR: Lazar uçan disklerin bir anti-madde reaktörüne sahip olduğunu ve bu reaktörün yakıt olarak atom sayısı 115 olan bir elementi kullandığını ifade ediyor.Lazar element 115 in dünyadaki elementler gibi tek yönlü değil, iki ayrı amaçla kullanılabilen bir element olduğunu belirtiyor ve açıklıyor; ''dünya biliminin henüz bilmediği ve özelliğini tanımlayamadığı yerçekimi enerjisi'' ni element 115 sağlıyor ki bunun adı A Enerjisi, bu enerji element 115'in çekirdeğinden kaynaklanıyor ve yayılıyor, ikinci olarak da, element 115 anti-madde radyasyonunun kaynağı, bu da gereken hareket gücünü oluşturuyor.Lazar'ın anlatımına göre adı geçen çekim veya uçuş Amplifikatörü'nün sistemi A enerjisini bir yere odaklayarak, uzay- zamanın bükülmesini sağlıyor, uzay-zaman bükülümü ise,bir astro-fizik deyimi,basit bir anlatımla ışık hızından çok daha fazla bir süratle zamanın ve üç boyutlu uzayın dışında mekan değişimi olarak düşünülebilir. uzay-zaman bükülmesi yine bir astro-fizik tanımıyla bir kara Delik' in çekim alanı kadar bir güç alanını oluşturuyor. Böylece elde edilen dev enerji , ışık yılı gibi çok büyük uzaklıkların aşılmasını sağlıyor.

Lazar ekliyor; ''bir uzay-zaman bükülümü içinde yolculuk yapılırken, element 115, element 116 denen bir başka elemente dönüşerek bir anti-madde alanını da yaratıyor.Anti-madde alanında oluşan zıt alan ise, element 116 sayesinde %100 enerjiye dönüşebiliyor.Reaksiyonun ısısı sonucunda, ortaya çıkan elektiriksel enerji yeterli olduğu gibi, bir tür termo elektrik jenaratörü oluşturuyor. Sözünü ettiğim A Enerjisi, böyle sağlanırken, delta durumuna geçildiğinde A Enerjisi, uzay-zaman bükülümünü sağlayınca bir tür kara Delik ortaya çıkınca, ışık yılları aşılabiliyor...'' Lazar ekliyor; ''bir uzay-zaman bükülümü içinde yolculuk yapılırken, element 115, element 116 denen bir başka elemente dönüşerek bir anti-madde alanını da yaratıyor.Anti-madde alanında oluşan zıt alan ise, element 116 sayesinde %100 enerjiye dönüşebiliyor.Reaksiyonun ısısı sonucunda, ortaya çıkan elektiriksel enerji yeterli olduğu gibi, bir tür termo elektrik jenaratörü oluşturuyor. Sözünü ettiğim A Enerjisi, böyle sağlanırken, delta durumuna geçildiğinde A Enerjisi, uzay-zaman bükülümünü sağlayınca bir tür kara Delik ortaya çıkınca, ışık yılları aşılabiliyor...''


Çetin BAL: Böylece disk biçimli uzay aracı çevresinde belli bir frekans ve yoğunlukta elektromanyetik bir güç alanı meydana gelmektedir.Buna A enerjisi denmektedir. A enerjisi disk biçimli aracın içerisine girdiği üç boyutlu uzay zaman geometrik çizgilerini bir dördüncü boyuta doğru esneterek bükebilen elektromanyetik bir güç alanıdır. Düz uzay/zaman alanı çizgileri ''disk biçimli uzay aracının güç alanı tarafından'' hareket edilecek uzay/zaman koordinat noktalarına doğru bükülerek asimetrikleştirilir.Böylece uzay/zaman çizgilerinin asimetrikleştiği yöne doğru araç ışık hızında hareket kazanır. Kendi boyutumuz içinde - kendi uzay/zaman sürekliliğimiz içinde - uzay gemimizin yerçekimsel asılım potansiyeli altında kazanabileceği en son hız limiti ışık hızıdır. Işık hızının üstü hızlara çıkabilmek için mutlaka üst uzay/zaman denen farklı zaman/uzay süreklilikleri içerisine girmemiz ve o boyutlarda hareket etmiş olmayı düşünmemiz gerekir.

Çetin BAL: Bob Lazar' ın ifadelerine göre bu disk biçimli araçlar dört boyutlu uzay/zamanın çerçevesi içerisinde hareket edebilmektedirler.Bunun anlamı sadece üç boyutlu evrensel hologram içerisinde değil, zaman boyutunuda içerisine alan dört boyutlu bir hologram içerisinde bu gemiler geçmişe ve geleceğe de yolculuk yapabilmektedirler.Disk biçimli bu uzay aracına ait güç ve itme sisteminin çalışmasıyla gemiyi ve içerisindeki yolcuları tümüyle içerisine alan elektromanyetik bir güç alanı meydana gelir.Bu güç alanı( yukarıdaki ve yandaki animasyonlarda görülen disk biçimli aracı saran ''eflatun renkli enerji alanı'' ) uzay/zaman ve yerçekimi alanlarına elektromanyetik rezonan ilkelerince bağlanarak yönlendirilebilir birleşik bir alan meydana getirir.Bu meydana gelen birleşik alanın genişliği oranında, araç, yerçekimi yokmuşcasına yerden belli bir yükseklikte havada asılı kalır.Zaten disk biçimli aracın güç ve itme sistemi aynı zamanda bir antigravitasyon jenaratörü gibi iş görür.Bu güç ve itme sistemi sanki bir wormhole(uzay/zaman eğrilikleri) yaratan bir jenaratör gibide algılanabilir.Bob Lazar'ın uçan disklerinde yerçekimi amplifikatörleri, dalga klavuzları, anti madde reaktörleri görülürken başka uzaylı gruplarda aynı A enerjisini üreten, uzay araçlarının tabanına oturtulmuş içi gaz dolu helozonik iyon tüpleri ve Kristal enerji kaynaklarından bahsedilmektedir.Yine benim kendi araştırmalarımda benzer bir sevk sistemini ortaya koymaktadır. Benim Zaman Makinesi modelimdeki güç ve itme sistemide bu araçların çalışmasına benzer biçimde içerisinde elektron plazması dolanan helezonik manyetik tüpler denen alan enerjisi üreteçleriyle donatılmış bir sistemdir.Zaman yolculuğu için Zaman Makinesinin içerisindeki bu dairesel manyetik vakum tüpleri boyunca dolanan elektron plazmasının hızı ışık hızına eriştiğinde bu tüplerden yayılarak zaman makinesini(disk biçimli ya da küre biçimli uzay gemisini) içerisine alan bir güç alanı oluşur.Bu güç alanı etkisi yerçekimini kendi çevresinde nötralize ederek aracı güç alanları üstünde yükselterek havada asılı kalmasını sağlar.

Bob Lazarın Başına Gelenler(51.bölge) Ufoloji8L22X1G tarafından 19 Ağustos, 2009 - 13:58 tarihinde gönderildi bob lazar 51.bölgedeki ufoların fiziksel ve kimyasal yapısını inceleyen bir fizikçiydi yaptığı açıklamalarda ufoların bir anti madde reaktörü sayesinde kendi güçlü çekim alanlarını oluşturarak başka bir boyuta ya da paralel bir evrene demateryalize olduklarını belirtiyordu reaktörde kullanılan yüksek oktanlı element 115 zincirleme çekirdek tepkimeleri sonucu 116.elemente dönüşerek yüzde yüz A enerjisi dediğimiz bu ışınlanma enerjisini sağlıyordu .her çarşamba 51.bölgede yapılan ufoların test uçuşlarına arkadaşlarıyla gelerek sorguya çekilmişlerdi ve kendisini 51.bölgede çalıştığına görevlileri ikna etmesi gerekiyordu bunun için ülkenin en önemli haber kanallarında sesi elektronik olarak bozularak kendisini deşifre etti fakat olay kapanmadı kendisinin devlet için çalışması istendiğinde reddetmesi üzerine otobanda ilerlerken vuruldu son itiraflarında ise ufoların tabandan tavana sadece 1 kaç fit uzunlukta olduğunu sanki önce ısıtılıp sonra soğutulmuş bir kaplamayla donatıldıklarını ve kesinlikle dünya dışı kaynaklı olduğunu söyledi.


http://ufoloji.net/ufo-forum/902/bob...elenler51bolge

http://www.zamandayolculuk.com/cetin...aygemileri.htm