Kolombiyali yazar Gabriel Garcia Marquez'in, 21 Ekim 1982'de " Gercekle gercekustunu, bir anakaranin yasamini ve celiskilerini zengin bir hayal dunyasinda birlestiren roman ve celiskilerinden dolayi " gerekcesiyle Nobel Edebiyat Odulunu kazandigi Komite tarafindan aciklandi.
( Odul, kendisine 8 Aralik 1982'de Isvec'te torenle verildi. )
“ …bir gun Bayardo San Roman, salondaki salincakli sandalyede ogle uykusunu uyurken, Angela Vicario'yla annesi, ellerinde yapma cicekler dolu birer sepetle meydandan geciyorlardi. Bayardo San Roman, gozlerini aralamis, ogle sonrasi saat ikideki durgunlugun ortasinda sanki tek canli varliklarmis gibi gorunen, acimasiz kapkara giysileri icindeki o iki kadini gorerek, gencinin kim oldugunu sormustu. Pansiyon sahibesi de, yanindaki kadinin kucuk kizi oldugu, adinin da Angela Vicario oldugu yanitini vermisti. Bayardo San Roman, ta meydanin obur ucuna kadar bakislariyla izlemisti onlari.
‘ Adini iyi koymuslar. ’demisti.
Sonra da basini salincakli sandalyenin arkasina dayamis, gozlerini yeniden yummustu.
‘ Uyandigimda, ’ demisti, ’ onunla evlenecegimi bana hatirlatin. ' " Kirmizi Pazartesi
" ...la pensión de hombres solos donde vivía Bayardo San Román, contaba que éste estaba haciendo la siesta en un mecedor de la sala, a fines de setiembre, cuando Ángela Vicario y su madre, atravesaron la plaza con dos canastas de flores artificiales. Bayardo San Román despertó a medias, vio las dos mujeres vestidas de negro inclemente que parecían los únicos seres vivos en el marasmo de las dos de la tarde, y preguntó quién era la joven. La propietaria le contestó que era la hija menor de la mujer que la acompañaba, y que se llamaba Ángela Vicario. Bayardo San Román las siguió con la mirada hasta el otro extremo de la plaza.
' Tiene el nombre bien puesto ' -dijo.
Luego recostó la cabeza en el espaldar del mecedor, y volvió a cerrar los ojos.
' Cuando despierte ' -dijo-, ' recuérdame que me voy a casar con ella. ' "



Alıntı yaparak yanıtla












Yer İmleri