-
Istanbul dogumlu Amerikali yonetmen ve yazar Elia Kazan'in (Elias Kazancioglu) olum yildonumu (28 Eylul 2003)
-
Galli sair ve doktor Dannie Abse’nin olum yildonumu (28 Eylul 2014)
Cogu zaman baskalarinin duyamayacagi bir muzigi
dinliyor gibisin. Rilke gorseydi, severdi seni
kimseye karismiyor, hic soru sormuyorsun
karanlikta aglayan en yakinlarina bile.
Her zaman kendinle ilgili bir seyler sakliyorsun
kendine isikli kahvelerde, yatak odalarinda bile.
Rilke gorseydi, overdi seni: yakinligin uzak,
bu yuzden de, tipki yildizlar gibi uzakligin.
Gene de bir seylere erisemiyor, bir seyler
yitiriyorsun, kollarini hep actigin icin;
bazi seyleriyse hic bilemeyeceksin, hic degilse,
biri cikip seni yakindan, insanca ayrintilarinla taniyincaya degin

Often you seem to be listening to a music
that others cannot hear. Rilke would have loved you:
you never intrude, you never ask questions
of those, crying in the dark, who are most near.
You always keep something of yourself to yourself
in the electric bars, even in bedrooms.
Rilke would have praised you: your nearness is far,
and therefore, your distance like the very stars.
Yet some things you miss and some things you lose
by keeping your arm outstretched; and some things
you'll never know unless one, at least knows you
like a close-up, in detail - blow by human blow.
-
"Apollinaire'in 'Couleur de Temps'in Renée Maubel Konservatuvari'nda ilk oynandigi gun, antraktta Picasso'yla gorusurken bir delikanli yanima geldi, bir seyler kekeledi; sonunda, beni savasta oldugu bildirilen bir arkadaslarindan birine benzettigini anladim. Dogal olarak konusmamiz orada kaldi. Kisa bir sure sonra, Jean Paulhan araciligiyla, Paul Eluard'la yazismaya basladim, o zamana dek ikimiz de birbirimizin en ufak bir fiziksel tasarimina sahip degildik. Bir izin sirasinda beni gormeye geldi, meger Couleur de Temps'da yanima gelen oymus." Andre Breton, Nadja

“Le jour de la première représentation de Couleur du Temps, d’Apollinaire, au Conservatoire Renée Maubel, comme à l’entracte je m’entretenais au balcon avec Picasso, un jeune homme s’approche de moi, balbutie quelques mots, finit par me faire entendre qu’il m’avait pris pour un de ses amis, tenu pour mort à la guerre. Naturellement, nous en restons là. Peu après, par l’intermédiaire de Jean Paulhan, j’entre en correspondance avec Paul Eluard sans qu’alors nous ayons la moindre représentation physique l’un de l’autre. Au cours d’une permission, il vient me voir : c’est lui qui s’était porté vers moi à Couleur du Temps.”
-
-
Ispanyol roman ve oyun yazari, sair Miguel de Cervantes Saavedra'nin dogum yildonumu (29 Eylul 1547)
"Her guzellik asik etmez; bazilarina bakmaktan hoslanilir ama istek uyandirmazlar; her guzellik asik etse, istek uyandirsa, kalpler karmakarisik olur, yolunu sasirir, nerede duracaklarini bilemezlerdi; cunku sayisiz guzel insan oldugundan, istekler de sayisiz olurdu. Oysa derler ki, gercek ask bolunmez, kendiliginden olur, zorla olmaz." Don Quijote

"Non ogni bellezza innamora , che alcuna rallegra occhio , e non soggetta la volontà ; poiché se ogni bellezza innamorasse, e soggettasse , ne nascerebbe una gran confusione, e alterazione di voleri , senza sapersi il line che potessero avere , perchè essendo infiniti i soggetti belli , avrebbono ad essere infiniti , i desideri e secondo quello eh' io senta dire , il vero amore non si può dividere , e dev'esser volontario, e non per fòrza , ed essendo questo così com' io credo."

“Uykuyu icat eden bin yasasin: Uyku, insanin butun dertlerini orten yorgandir, acligi gideren besindir, susuzlugu gideren sudur, sogugu isitan atestir, harareti serinleten soguktur, her seyi satin alabilen genel gecer paradir; cobanla Krali, aptalla akilliyi esitleyen terazidir. Uykunun bir tek kotu tarafi vardir derler, o da olume benzemesidir; uykudaki adamla olu arasinda cok az fark vardir.”

“Bien haya el que inventó el sueño, capa que cubre todos los humanos pensamientos, manjar que quita el hambre, agua que ahuyenta la sed, fuego que calienta el frío, frío que templa el ardor, y, finalmente, moneda general con todas las cosas se compran, balanza y peso que iguala al pastor con el rey y al simple con el discreto. Solo una cosa tiene mala el sueño, según he oido decir, y es que se parece a la muerte, pues de un dormido a un muerto hay muy poca diferencia.”
-
Italyan ressam Michelangelo Merisi da Caravaggio'nun dogum yildonumu (29 Eylul 1571)
Riposo durante la fuga in Egitto (Rest on the Flight into Egypt, 1597)

Marta e Maria Maddalena (Martha and Mary Magdalene, 1598)

[IMG]Amor Vincit Omnia (L'amore vince tutto - Ask herseyi yener, 1601)[/IMG]

https://www.youtube.com/watch?v=7yiFsLphef0
-
Fransiz ressam Francois Boucher'in dogum yildonumu (29 Eylul 1703)
Nascita di Venere (The Birth of Venus, 1754)
-
Victoria donemi Ingiliz roman yazari Elizabeth Cleghorn Gaskell’n dogum yildonumu (29 Eylul 1810)
'' ‘Zengin ya da fakir olsun, insan insandir degil mi?’
‘Efendim’ dedi Higgins inatci bir tonda, ‘Insandir ya da degildir. Iki dusunce var bu bakis acisini aciklamak icin. Farz edin ki hakikat iki kat kuvvetli olsun, eger ben onu kabul etmiyorsam o hakikat degildir benim icin. Raflarinizdaki su Latince kitaplarda hakikatin yazili oldugunu biliyorum. Ancak orada yazili olan kelimelerin anlamini bilmiyorsam, o sozler benim icin zirvadan oteye gecemez. (.....)’ '' Kuzey ve Guney

" ‘I wanted for to know were the rights o' men, whether they were rich or poor - so be they only were men.’
‘Well, sir,’ said Higgins, rather doggedly; 'it might, or it might not. There's two opinions go to settling that point. But suppose it was truth double strong, it were no truth to me if I couldna take it in. I daresay there's truth in yon Latin book on your shelves; but it's gibberish and not truth to me, unless I know the meaning o' the words. (.....)’ "
Gönderi Kuralları
- Yeni konu açamazsınız
- Konulara cevap yazamazsınız
- Yazılara ek gönderemezsiniz
- Yazılarınızı değiştiremezsiniz
-
Forum Rules
Yer İmleri