Sayfa 458/7020 İlkİlk ... 3584084484564574584594604685085589581458 ... SonSon
Arama sonucu : 56156 madde; 3,657 - 3,664 arası.

Konu: Sanat Mozaik


  1. Kirisikliklar yalnizca gulumsemelerin biraktigi izler olsun. / Le rughe dovrebbero semplicemente indicare il posto dove erano i sorrisi" Mark Twain


  2. "Bizi mutlu eden insanlara minnet duyalim.Onlar ruhlarimiza cicek actiran sevimli bahcivanlardir. / Dobbiamo essere grati alle persone che ci rendono felici. Sono i premurosi giardinieri che fanno fiorire la nostra anima." Marcel Proust



  3. Italyan bayan ressam Rosalba Carriera'nin dogum yil donumu (7 Ekim 1675)

    Ritratto della contessa Anna Katharina Orzelska (Portrait of the countess Anna Katharina Orzelskai 1730)


  4. Amerikali sair, yazar, editor ve edebiyat elestirmeni Edgar Allan Poe'nun olum yil donumu (7 Ekim 1849)



    Yaz ortasindaydi
    Ve geceyarisi
    ve yildizlar yorungelerinde
    Olgun olgun pirildarken
    Daha parlak isiginda
    Kendisi goklerde
    Kole gezegenlerin arasinda
    Isigi dalgalarda olan soguk ayin
    Soguk tebessumune dikmistim gozlerimi
    Fazlasiyla-fazlasiyla soguktu benim icin
    Derken kacak bir bulut
    Gecti ortu niyetine
    Ve ben sana dondum
    Yukseklerdeki ihtisamina
    Magrur aksam yildizi
    Senin isigin daha degerlidir benim icin
    Cunku yuregime mutluluk verir
    Goklerdeki gururun geceleri
    Ve daha cok begenirim
    O alcaktaki daha soguk isiktan
    Senin uzaklardaki atesini.


    "Ilk karsilasmamiz Montmartre Sokagi'ndaki karanlik bir kitaplikta oldu. Ikimiz de ayni kitabi ariyorduk, ender bulunan, pek onemli bir kitapti. Bu olay bizi birbirimize yakinlastirmaya yetti. Tekrar tekrar bulustuk. Bir Fransiz'in kendisinden soz ederken takinacagi tam bir acik yureklilikle anlattigi aile oykusu, beni pek ilgilendirmisti. Okudugu kitaplarin cokluguna da sasip sasip kaliyordum, ama asil ruhumu bir ates gibi saran yaratici hayallerinin sıcakligi, canliligi, tazeligiydi. Paris'te o zaman aramakta oldugum seyleri ararken, boyle bir adamin dostlugu, benim icin degeri olculmez bir hazineydi, bu dusuncemi acikca ona soyledim. Sonunda kentte kaldigim surece beraber oturmaya karar verdik, ben onun kadar darlik icinde olmadigimdan, bir ev tutup ruhlarimizin karanlik havasina uyacak bir bicimde dosemeyi uzerime aldigim ev, St Germain'in dis mahallelerinde issiz bir yerdeydi, zamanin asindirdigi cirkin, neredeyse yikilacak eski bir yapiydi, ne oldugunu sorup ogrenmedigimiz bazı bos insanlar yuzunden yillarca bos kalmisti."



    "Ci incontrammo la prima volta in un'oscura libreria di Rue Montmartre, dove il fatto fortuito di essere entrambi alla ricerca dello stesso volume, raro quanto singolare, ci portò a intrattenere più stretti rapporti. Da allora ci rivedemmo spesso. Mi interessò vivamente la sua piccola storia familiare, che egli mi narrò nei minimi particolari, con tutta quella franchezza di cui e capace un francese, ogniqualvolta discorre di se stesso. Mi stupì la vastità delle sue letture; e, soprattutto, sentii il mio spirito infiammarsi a contatto dello stravagante fervore, della vivida freschezza della sua immaginazione. Considerando ciò che allora mi interessava scoprire a Parigi, pensa, che la compagnia di un uomo simile sarebbe stata per me un tesoro inestimabile, e francamente glielo confidai. Alla fine combinammo di abitare insieme durante il mio soggiorno nella capitale; e poiché la mia situazione finanziaria era meno precaria della sua, potei addossarmi le spese dell'affitto e dell'arredamento, in uno stile che si confacesse alla tetraggine un po' fantastica del mio e del suo carattere, di una casa grottesca, rosa dal tempo, da lungo disabitata a causa di certe superstizioni che trascurammo di indagare, che sorgeva, semidiroccata ormai, in una zona solitaria e squallida del Faubourg Saint-Germain."

  5. Italyan sanatci ve ressam Mimmo Rotella'nin dogum yil donumu (7 Ekim 1918)

    I cinquanta facce di Marilyn (The fifty faces of Marilyn)




    Gli Sposati (The Married, 1964-1972)


  6. The Godfather filminde Johnny Fontane rolunu oynayan Amerikali sarkici ve aktor Al Martino'nun dogum yil donumu ( 7 Ekim 1927)









    https://www.youtube.com/watch?v=IpPJp-U7aQQ

  7. Avustralyali roman, oyun ve kurgudisi kitap yazari Thomas Keneally'nin dogum gunu (7 Ekim 1935)

    "Polonya'nin en soguk sonbaharinda, uzerinde pahali paltosu ve paltosunun altindaki cift dugmeli smokiniyle; yakasinda siyah uzerine altin bir Hakenkreuz bulunan uzun boylu genc bir adam, Krakow'un eski merkezinin kenarinda bulunan Straszewskiego Sokagi'ndaki son moda bir apartmandan cikti ve bu karanlik dunyaya ragmen parildayan Adler marka devasa bir limuzininin acik kapisinin yaninda, agzindan buharlar cikararak onu bekleyen soforunu gordu.

    Sofor, "Kaldirima dikkat edin, Herr Schindler," dedi.
    "Dul bir kadinin kalbi gibi buz tutmus."

    Bu uzun boylu genc adam, yasaminin son gunlerine kadar cift dugmeli takimlar giyecek, bir muhendis sayildigi icin buyuk ve bas dondurucu araclar ilgisini her zaman cezbedecek, bir Alman olmasina ragmen, hatta orta olcekte nufuzlu bir Alman olmasina ragmen, Polonyali bir soforun hic cekinmeden uyduruk fakat dostane sakalar yapabilecegi bir adam olarak kalacakti."




    "In Poland's deepest autumn, a tall young man in an expensive overcoat, double-breasted dinner jacket beneath it and - in the lapel of the dinner jacket - a large ornamental gold-on-black enamel Hakenkreuz (swastika) emerged from a fashionable apartment building in Straszewskiego Street, on the edge of the ancient center of Cracow, and saw his chauffeur waiting with fuming breath by the open door of an enormous and, even in this blackened world, lustrous Adler limousine.

    "Watch the pavement, Herr Schindler," said the chauffeur.
    "It's as icy as a widow's heart."

    In observing this small winter scene, we are on safe ground. The tall young man would to the end of his days wear double-breasted suits, would - being something of an engineer - always be gratified by large dazzling vehicles, would - though a German and at this point in history a German of some influence - always be the sort of man with whom a Polish chauffeur could safely crack a lame, comradely joke."

Sayfa 458/7020 İlkİlk ... 3584084484564574584594604685085589581458 ... SonSon

Yer İmleri

Yer İmleri

Gönderi Kuralları

  • Yeni konu açamazsınız
  • Konulara cevap yazamazsınız
  • Yazılara ek gönderemezsiniz
  • Yazılarınızı değiştiremezsiniz
  •