Sayfa 206/271 İlkİlk ... 106156196204205206207208216256 ... SonSon
Arama sonucu : 2161 madde; 1,641 - 1,648 arası.

Konu: Bana kalırsa.

  1. #1641
    Duhul
    Jul 2018
    İkamet
    akdeniz - karadeniz.
    Gönderi
    1,562
    kemer, evet, aile geçindirmek için duruma uyum sağlayıp etliye sütlüye karışmayanlarda var. Belkide onlardandır, bilemiyoruz. Suçlayamayız. Tabi vasat analizi yayınlayıp eksik yönlerini belirtmemişsen, korkuyorsundur, yada yazıyı kendi yazınmış gibi bas diye önüne koymuşlardır ki bunu çok yaparlar, amaç sürüyü yönlendirmek, yada kafası o kadarına basıyordur.
    Bu konuda maklamero nun meşur "tişört fifti sent olurmu emşerim" diye bi kitabıda var.
    (maklamero kısmı gırgırdı. kemeri tanımıyoruz gırgır olduğunu söyleyelimde üzmeyelim. Ama şımartırsakta yazmaya kalkar. )

    ---

    her neyse.

    AMB(avrupa merkez bankası) yeniden dansa başlamış.
    Faiz düşürme ve para dağıtma kararı vermiş. Bu para dağıtma olayı bunların yaptığı şekli ile, çalışandan alıp bankalara ve oradan beslenenlere dağıtma yöntemidir. Devlet eli ile yasal gibi görünen soygundur.
    FED daha beterini yaptı yapıyor.

    Nasıl oluyorda soygun oluyor kısmını köy örneğinde harika bi şekilde anlatmıştım. Yeniden uğraştırmayın. O yazıyı yeniden taşıyayım buraya.

    Ha, nereye gelecem.

    AB ve abd, Çinden önce zora girer diyen vatandaşa gelecem.
    ilk düşen AB değilmi.?

    abd ve Çinde büyüme pozitifte, AB de ne zamandır sıfıra yakın.
    abd de dev şirketlerin satışları sürekli düşüyor. Hizmet sektörü ile bi şekilde verileri iyi görünüyor. ABD Çin firması huawei ye yasak koydu. Firmanın satışları arttı, halkı şirkete destek oldu. tabi bunu genellemek doğru değil, ne kadar destek olurlar, tüm şirketler aynı duruma düşerse ne fayda sağlar, ne kadar kurtarır ayrı araştırma konusu.

    Ancak marshall ın analizi şu anda bile hatalı görünüyor. Kurtarabilecek olan ne.?
    abd ve ab nin parası dünyada kabul görüyor ve çok değerli. Parayı matbaada basıp, dünyadan mal mülkü bedavaya alıyorlar. abd bunu tam yapıyor, AB de çok ülke olduğundan sınırlamalar kontroller var ama AMB nin para dağıtmasıda budur.

    Çin kendi parasını basıp abd yada ab gibi ne kadar dışardan mal mülk alabilir. Bi müddettir bunun üzerinde çalışıyor. Pek çok ülke ile kendi paralarımızla alış veriş yapalım anlaşmaları imzaladılar...

    Her neyse bekleyip görelim. tarih benim haklı olduğumu yine açıklayacakktır. kendisini tanırım yakinim olur.
    Son cümlede gırgır kemer.
    beni tanımayan bu cümlelerle amma ifrit olur ha.? Direk boğazıma yapışırdı.

    Her neyse, bu tür dünya işleri ile uğraşamam...
    pek çok kriz oldu. Özelde çok batan zarar gören oldu, halk çok zorluk çekti ama krizden sonra maddi sıkıntı çeken milletvekili, bakan, belediye başkanı olmadı. http://www.toyhan.net

  2. #1642
    Duhul
    Jul 2018
    İkamet
    akdeniz - karadeniz.
    Gönderi
    1,562
    Hayırlı olsun. Dışarıda basılan paralarla bir şirketimiz daha bedavaya birilerine verildi. Kamil Koç turizm.

    yabancı Şirketi araştırmadım, ab yada abd şirketi olmayabilir ama önemi yok, olayı bu örnekle vurgulayayım.

    Neredeyse tüm dev şirketlerimiz ya tam olarak yabancıda yada ortak almışlar. FED ve AMB de basılan paralarla, bunların sömürgesi durumundayız.
    Peki Türk şirketi satılıyor, parası ne oluyor.?? Yeni yatırıma gitmediği kesin. Para yurt dışına çıkarılıyor. Hepsi olmasada çoğu çıkıyor. Nerden biliyorsun.? Tasarruf yok diye onlarca yıldır ağlaşıp durmuyorlarmı.? Yok işte. para yok, dışarı çıkıyor yada tarlaya gömüyorlar. hangisi mantıklı.?

    Türk firma yurt dışında şirket satın alsa, o şirketin yıllık kârı Türkiyeye getirilmiyor. Ben olsam bende getirmem, saray yapımında kullanılır yada çember sakalın birinin cebine girer. 20 yıl önce olsa yahudinin cebine girer yazardım.
    Bu ara onlar geri planda duruyorlar ama bi yandanda malı götürüyorlar.

    Ne diyordum.
    Türkiyede şirket satn alan yabancı firmalar, her yıl milyarlarca dolar kârı kendi ülkelerine taşıyorlar.
    Ama aynı yöntemle Türkiyeye giren para yok.

    Tabi mutlaka vardırda, vurucu olsun diye böyle yazıyorum, yoksa 1 giriyordur 10 çıkıyordur. Yapıyı biliyorum, kültürü biliyorum, devleti, şirket sahiplerini biliyorum..

    Ülkede Türkiye için çalışan şirket kalmadı. Stratejik sektörleri bile sattık...
    TUSAŞ ASELSAN ROKETSAN HAVELSAN ve bağlı ortaklıkları var. Onları da 20 yıldır yemleme amaçlı kullanıyoruz.
    Nasıl türk telekoma yiğit bulut gibi ülkeye sıfır faydası olan adamları aylık 70 bin TL maaş alsınlar diye koyduk. Bu şirketlerinde bi yandan teknolojisini ve mühendislerini çalarken, diğer yandanda maaş alsınlar diye tarikatları dolduruyoruz. İçinde düzgün insan kalmayacak, eski elemanlar kaçıp duruyorlar.
    Son düzenleme : alicemal; 12-09-2019 saat: 15:55.
    pek çok kriz oldu. Özelde çok batan zarar gören oldu, halk çok zorluk çekti ama krizden sonra maddi sıkıntı çeken milletvekili, bakan, belediye başkanı olmadı. http://www.toyhan.net

  3. #1643
    Duhul
    Jul 2018
    İkamet
    akdeniz - karadeniz.
    Gönderi
    1,562
    Kötü ihtimallerden çok kısa vade olanlar ortadan kalktı, hafifte olsa AMB den destek geldi. O zaman BIST niye aşağı.?

    Tahminim şu.
    Bu normal.
    4-5 gündür yüksek hacimle 100 bini devirenler, biraz kâr realizasyonu yapmak için fırsat bulmuştur. Bugünki gelişmelerle mutlaka yeni alıcı azda olsa gelecektir, onlara verirler. Hızlı yükseltmek için sebep yok. Ekonomi malum, olmayan yolu hızlı koşarak tüketmektense, temkinli giderler.

    Eğer 100 bini aşağı geçirirlerse silkelemeye karar vermişlerdir.

    Tamamen tahmin. Gerçekte bilemem ne olduğunu. Biraz tecrübe, bolca akıl ve yeterince bilgiye dayalı çıkarımlar hepsi. Gerçek olarak algılamayalım.

    Bilmediğim bir gelişme olduysa, üstteki tahmin çöp tabiki.
    pek çok kriz oldu. Özelde çok batan zarar gören oldu, halk çok zorluk çekti ama krizden sonra maddi sıkıntı çeken milletvekili, bakan, belediye başkanı olmadı. http://www.toyhan.net

  4. #1644
    Duhul
    Jul 2018
    İkamet
    akdeniz - karadeniz.
    Gönderi
    1,562
    biraz internet haberlerde dolaştım, murat muratoğlu yine düşünmeden aceleci yazmaya başlamış. Geçen aylarda bi ara bir hafta kadar kaliteyi artırmıştı. Sonra eski seviyesine indi.
    özdil gibi sadece verip veriştiriyor, çözüm nanay. özdilin çözümü, akp den önceki sömürgeciler geri gelsin. aydın doğan emrinde hurriyetde güzel zamanlar geçirmiş olmalı, o günlerin özleminde. Halk la alakaları yok, kendi sömürgeci sınıf ve hizmetçileri ile mutlu olmak istiyorlar. aynen chp gibi. Onların o dönemleri akp leri yaratıyor ve başımıza kabus gibi çöktürüyor.

    ege cansen için de yazacak çok şey var, dünyadaki para konusundaki gelişmeler, ege cansen in "çalışana az maaş verelim, ürünleri ihraç edelim" saçmalığına ters ilerliyor. cansen'i yerden yere bu fikri sebebi ile vururdum, bu konuda tonla veri birikti ancak hevesim yok. Yinede para piyasalarındaki en bilgili insanlardan biri ve sürüye girmediği için değerli. Körler ülkesinde şaşı değerli olurmuş o hikaye.

    Sanayi üretimi geçtiğimiz aya göre güzel artmış. Bunlar çok çok kötü günlerden, çok kötü günlere geçişin habercisi. Tabi halk açısından söylüyorum, alttaki %60 açısından. Üstteki soyan ve onlardan beslenen %40 için mokoko her daim devam.
    Sanayi verisi BIST e destek olacaktır.
    Dün ve bugünki durgunluk çok da yabancısı olmadığım bir şey. İyi veriler gelir, bakarsın endeks aşağı gider. Sonra sebebide açıklanır. Bi sebep söylenir ama gerçek sebepmidir bilinmez. Düşüşe bahane olarak söylenir. Asıl konu borsayı yönlendiren balinaların cepleridir. Kısa vade için Ceplerine en uygun hareketi yaparlar. Orta vadede trend değişmez ama arada bayağı bi amatörleri tokatlayarak hayatlarından bezdirirler. Gelişmelere ters hareket için TV deki kendi ekonomistlerinede bahaneyi söyletirler, düşük profilli, ne olduğundan habersiz takipçi ekonomist sürüsüde ellerine kırbaçları alıp "möööö" diyerek "evet bundan ve hatta şundanda koy" nidaları ile kraldan çok kralcı pozisyonunda sürüyü ağıla yönlendirirler.

    Bizim ekonomiden daha çok önem verdikleri(yada öyle gösterdikleri) AMB ve FED in para saçması. Onların 2 sindede tersi bir hareket yok.

    Her neyse... seyredelim görelim...
    Son düzenleme : alicemal; 13-09-2019 saat: 10:50.
    pek çok kriz oldu. Özelde çok batan zarar gören oldu, halk çok zorluk çekti ama krizden sonra maddi sıkıntı çeken milletvekili, bakan, belediye başkanı olmadı. http://www.toyhan.net

  5. #1645
    Duhul
    Jul 2018
    İkamet
    akdeniz - karadeniz.
    Gönderi
    1,562
    Arada sırada EMTIA(Üretim için gerekli, ticareti yapılan hammadde, aramal) fiyatlarının londra ve new yorkta, yahudi bankalarınca kendi çıkarlarına göre belirlendiğini yazarım.

    Şüphede olanlar için dün güzel bir örnek gerçekleşti.

    Dünyanın en çok petrol üreten ülkelerinden ve petrol ülkeleri içinde her zaman ön planda "görünen" suudi arabistanın 2 petrol la ilgili fabrikası bombalandı. Suudi arabistan üretimi durdurdu. Sanırım bombalanma ihtimali olan yerlerde ek önlemler alacak.
    Ama dünyada petrol fiyatları bu gün ne alemde.? Biraz düşmüş.

    Üretimi durduran büyük petrol üreticisi bir ülke var. Ve belirsizlik var, acaba tekrar bombalarlarmı.? Normalde fiyatların yukarı tepki vermesi gerekirdi. Hemde ciddi şekilde.

    Kıpırdamadı.

    Neden.?

    Yahudilerin rakipleri ve Büyük petrol ve gaz üreticileri İranı ve Rusyayı ekonomik açıdan zor durumda bırakmak için.

    Önce petrolu 40 dolardan 120 dolara çıkardılar. Soğuk savaş bitmişti. Rusya dağılmış ve ikinci sınıf bir ülkelikten üçüncü sınıflığa gider gibiydi.
    Sonra eski kgb ajanı putin ortaya çıktı ve ülkeyi toparladı, petrol ve gaz üreten ülkelerle anlaşmalar yaptı, onların petrolu ve gazını satmaya başladı ve Rusya yeniden en azından silah açısından güçlü ülke konumuna geldi.
    Güçlenince abd ye yeniden kafa kaldırdı.

    Sonra ne oldu, petrol fiyatları birden bire düşmeye başladı ve 40 dolara kadar düştü. Şimdi 54 dolar civarında.

    yahudilerin, petrol ve gaz üreticisi Rusya ve İran a diz çöktürmeden, petrol fiyatlarını yükseltmeye niyetleri yok. Dün bir kez daha göründü. Yeni yetmeler ve kaşar olupta miyop olanlar için bir veri daha... taze hemde.

    ABD ve batı ülkelerini serbest piyasa, kapitalist, liberal filan sanmayın.

    Nasıl bizim tayyip, "benim her dediğimin olması demokrasi demektir" gibi bir anlayış sergiliyorsa, abd ve ingilteredeki liberalizm, serbest piyasa hikayeleride bizim tayyipin demokrasi anlayışı gibi. Onların her istediği oluyorsa, buna liberalizm ve serbest piyasa denir.
    Bunuda dünyaya hakim medyalarından sürülere ezberletirler. "abd özgürlükler ülkesi, abd de hayaller yaşanır, tam demokrasi, medeniyetin tepesi" car ve curt. YERSEN.

    bizdeki yahudi kanalları ntv, bluumberg habertürk fox, bu kanallar onların çıkarına çalışır. Senden görünür, sabah akşam altını oyar.
    Böyle yazdım diye ingilizlerin üretimi yobaz kanallarını süper sanmayın, onlar çok daha berbat. Onlar hakkında yazmak bile midemi kaldırıyor, şu an yüzüm kırışmış durumda ve terlemeye başladım...
    Son düzenleme : alicemal; 15-09-2019 saat: 09:53. Sebep: ekk
    pek çok kriz oldu. Özelde çok batan zarar gören oldu, halk çok zorluk çekti ama krizden sonra maddi sıkıntı çeken milletvekili, bakan, belediye başkanı olmadı. http://www.toyhan.net

  6. #1646
    Duhul
    Jul 2018
    İkamet
    akdeniz - karadeniz.
    Gönderi
    1,562
    Talan artarak devam.

    haber şu.
    TOKİ, yıllık 360 milyon TL'ye kiralanan araziyi 21 milyon TL'ye Torunlar'a sattı

    İstanbulun içinde devlete ait arazi, geliri hazineye giriyor, 90 dönüm, ticari alan. yüzlerce dükkan, tek bir tanesinin değeri 21 milyon eder.
    Bunda emri ve imzası olanların direk adi hırsız gibi yakalanıp, elleri arkadan kelepçelenip yargılanmaya götürülmesi gerekir. Bu dolandırıcılık filanda değil, direk adi hırsızlık.

    Köy hikayesinde ne anlatmıştım.

    Köyün ortak malları, arazileri, dereleri, madenleri, gölleri, ormanları, meraları, birileri sahiplenirse, köydeki diğer herkes fakirleşir.

    Başka haber, emlak konut, milletin parasını, cami yaptırma derneğine bağış adı altında veriyor. 5 milyon TL.
    Dün başka haber vardı, 200 öğrenciyi köye götüren servis minibüsünü kaldırmışlar. Otobüsle gitsinler demişler.

    hastahanelerle ilgili haber, damları akıyor, boyaları dökülüyor, eksik ve köhne tıbbi ekipmanlar yerine yenisi konulamıyor..
    Okullarla ilgili haber, durmadan velilerden para istiyorlar okullarının eksiklerini karşılamak için.(belki para seviyorlardır, orasıda araştırılmalı ya. İki tarafta moklu değnek.)
    Evinde suyu olmayan hala bir %5 köy var.
    Emekli maaşları düzgün bir evin kirasına ve karın doyurmaya yetmiyor.
    Asgari ücret filan fıstık işte daha 10 tane sayarım...

    Dur yaw, köy hikayesini tekrar asayım.
    Son düzenleme : alicemal; 15-09-2019 saat: 10:28.
    pek çok kriz oldu. Özelde çok batan zarar gören oldu, halk çok zorluk çekti ama krizden sonra maddi sıkıntı çeken milletvekili, bakan, belediye başkanı olmadı. http://www.toyhan.net

  7. #1647
    Duhul
    Jul 2018
    İkamet
    akdeniz - karadeniz.
    Gönderi
    1,562
    Piyasa ekonomisinde, kurumların rolleri. Hırsız kurumlar, toplumu nasıl değiştiriyor.
    Piyasa ekonomisindeki bir köyün hikayesi.


    Köyde ahmet le mehmet var.

    Mehmet hep aynı işi yapıp aynı parayı kazanıyor. 1000TL maaşı var.
    Köyün bakkalı veli var. Bakkalda herşey 1 TL.
    Mehmet 1000 TL ye 1 ay 1000 tane ürün alıp ailesini geçindiriyor.

    Ahmet'in cebinde ise 1000USD var ve kur eşit. 1TL=1USD yani Ahmet'in cebindeki parada Mehmet'inki gibi 1000 TL ediyor.

    Ahmetle mehmet her ay bakkaldan 1000 adet ürün aliıp, eşit zenginlikte yaşıyorlar.

    Derken USD değeri 2 katına çıkıyor. Ahmetin cebindeki USDnin TL karşılığı 2000 TL oluyor.

    Mehmet aynı... hiç bir fark yok mehmette, aynı iş aynı üretim aynı maaş... Ama bak şimdi ne olacak. Mehmet nasıl zenginleşip fakirleşecek.

    Ahmet USD 2 katına çıkınca, 2000 TL ye bir ayda gitti bakkaldan 2000 tane mal aldı. Zenginleşti. Hiç bir emeği yok. Kimseden çalmadı ama zenginleşti.
    Bakkal veli malı fazla satınca elinde azaldı, kalana zam yaptı, malın tanesi 1TL değil 1.50 TL oldu. 1.50 olunca mehmet 1000 tane alamadı daha az aldı. Az alınca, bakkal veli nin kazandığı para aynı kaldı.

    ARKADAŞLAR. ÜRETMEDEN BİRİNİN EVİNE FAZLADAN ÜRÜN GİRİYORSA, MUTLAKA O ÜRÜN-PARA BAŞKASININ CEBİNDEN ÇIKMIŞTIR. ORTADA HIRSIZLIK OLMASA BİLE.

    Bakkalda ürün 1.50 TL olunca mehmet o ay evine 1000 adet mal gütüremedi. Mehmet fakirleşti. Ahmetlerin cebine giren para, hiç bir fark olmadığı halde, mehmetlerin cebinden çıktı.

    Tam terside aynı.

    Ahmetin cebindeki USD değeri düştü. 500 TL oldu. Ahmet o ay 1000 tane ürün alamadı 500 tane aldı. Veli ürün satamayınca fiyat kırdı, malları 0.75 kuruştan satmaya başladı. Mallar ucuzlayınca, maaşı aynı olduğu halde mehmet daha çok mal aldı zenginleşti. Daha ucuza daha çok mal satan velide gelir aynı kaldı.

    Mehmet zenginleşti ama üretim aynı, o zaman mehmetin evine giren zenginliğin, birinin cebinden çıkmış olması lazım. Oda ahmetin cebinden çıktı.

    Üretim aynı, ahmet mehmet ve velinin çalışma saatleri emekleri aynı. Ama kontrolleri dışında zenginleştiler yada fakirleştiler.
    haramzade oldular yada mağdur oldular.

    ÜRETİM AYNI İSE, BİRİLERİ ZENGİNLEŞMİŞSE, BU ZENGİNLİK DİĞERLERİNİN HAYATINDAN ÇIKMIŞTIR


    Aynısı tarla fiyatları içinde geçerli. USD olması şart değil.

    10bin TL eden arsan vardı, 2003 de yabancıya satış serbestleşince, tarlan şu an 1milyon TL ediyor.
    Sen tarlayı sattın, 1 milyon TL ye köyde bir sürü mal aldın. Her eşyin fiyatı arttı. Tarlası olmayanları fakirleştirdin. SEN ÜRETİMİ ARTIRMADAN ZENGİNLEŞMİŞSEN, DİĞERLERİ FAKİRLEŞMİŞTİR, ONLARIN CEBİNDEN ALMIŞSINDIR.

    Kapitalist sistemde bunun telafisi vardır.

    Her şey kanun ve kurallara uygunsa. DEVLETİN HIRSIZ DEĞİLSE. Birinin tarlası 10binden 1 milyona çıkmışsa, bu artan paradan tüm köy faydalanır. 1 milyona gider bol meyve alırsın, manav hayri kazanır, bol ekmek alırsın, fırıncı ökkeş kazanır, evine kat çıkarsın, kalfa kazanır, müteahhit kazanır, kumcu, pencereci, çimentocu, tuğlacı, işçi kazanır. Onlar kazanınca daha çok harcarlar, diğerleri kazanır.

    Kapitalist sistemin düzeni budur. Birinin serveti artmışsa, bu herkese yayılır.

    Fakat bu sistem devletin kurallara tam uyduğu ülkelerde işler. Ahlaksız devletin olduğu ülkelerde, izandan çıkış derecesine göre değişir.
    (Birde kuralsız ithalat, zenginliğin herkese yayılmasını engeller. yabancıyı ve ithalatçıyı zengin eder, ülkenin emeği dışarı çıkar. Fakat bunu konu dışı tutalım)

    Bu sistem ne ABD de işliyor, nede Türkiyede. Devlet, çoğunluktan alıp azınlığa dağıtıyor. O sebeple kapitalist sistem sömürü düzeni olarak çalışıyor.

    Mesela 2008 krizinde ABD de tüm finans sistemi çürümüştü ve batma noktasına geldi. Üretmeden dağları denizleri kazanmışlardı. Krizde bu ortaya çıktı. Hepsinin batıp, dürüst çalışanların yükselmesi gerekirdi. kapitalist sistem budur. çalışmazsan batarsın.
    Ama devlet emek harcamadan dünyaları cebe indiren finans sistemine triilyonları dağıtarak kurtardı.

    Yukardaki köy sisteminde anlattığım gibi. Ahmetin cebine haketmediği para giriyorsa, mehmet fakirleşir. Hali ile ABD halkının finansta olmayan kesimi fakirleşti.

    Direk ceplerinden almadılar, ama köy sistemini anladıysanız, konuyu anladınız.

    Aynısı TÜRKİYEDE var.
    Devlet ihaleler yolu ile haketmeyenleri zenginleştiriyor. Devlet şirketler arası hukuku gözetmeyerek haketmeyenleri zenginleştiriyor. Mesela koç holdingin kuruluşundan bu yana aldığı teşviğin haddi hesabı yok. Üstelik devlet eliyle rakipleride zamanında çok sindirilmiş. Biri haksız zenginleşiyorsa neydi... Mutlaka o para mehmetlerin cebinden çıkıyordur. Yüzlerce şirket, 80 yıldır kayrılıyor.

    Yerli üretene değilde ithalatçıya teşvik vermekte aynıdır.
    Bazı şirketleri kayırmakta aynı...
    Yargının taraflı karar almasıda aynı. Bütün bunlar ahmetin cebinden alır, mehmetin cebine koyar yada tersi...

    En basiti, popçular, futbolcular, dizi oyuncuları, TV şöhretleri... Bunlar 1 üretir ama ceplerine 10 girer... Aradaki 9 hepimizin cebinden çıkar. Köydeki kural neydi.

    Biri üretmeden zenginleşiyorsa, MUTLAKA VE MUTLAKA BİRİLERİ FAKİRLEŞİYORDUR.

    Okullarda okutulması gereken bir yazı yazdım...

    Hayırlı olsun...

    Tek sorun şuki, günümüzde bu hesapları yapmak o kadar karmaşık ve zordurki, kim kimi soyuyor, mutlak bir doğruya ulaşamazsın. Ama en azından devlet ve yargı AHLAKLI olsa, haksızlık, haram, olabilecek en aza iner.
    pek çok kriz oldu. Özelde çok batan zarar gören oldu, halk çok zorluk çekti ama krizden sonra maddi sıkıntı çeken milletvekili, bakan, belediye başkanı olmadı. http://www.toyhan.net

  8. #1648
    Duhul
    Jul 2018
    İkamet
    akdeniz - karadeniz.
    Gönderi
    1,562
    Şimdide yukardaki köy hayatına bir tek gazeteci sokacağım, bakın işler nasıl bugünki Türkiyeye dönecek.

    Her şey birebir Türkiyenin 1938 den sonraki gelişimi. Sadece sadeleştirilmiş ve hızlanmış hali.

    Köye bugünki gazete ve TV leri temsilen gazeteci simavi, siyasi partileri temsilen muhtar halis ve muhtar adayı hakkı, sanayicileri temsilen vehbi ve sakıp, din adamlarını temsilen imam osman ı koyacağım.

    Köyde yapılan işler nelerdir, Tarlaları var, ekiyorlar, küçük ve büyük baş hayvanları var, süt ürünleri ve hayvan üretip satıyorlar. Kışın ormandan yeter miktarda kestikleri odunlarla ısınıyorlar. öküzlerle tarlaları sürüyorlar.

    Herkes azda olsa gelirde eşit ve bu sebeple fakir oldukları düşüncesinde değiller, mutlular.

    Muhtar köy işlerini halletmek için ayda her aileden 10 ar TL alıyor, bu para yetiyorda artıyor. Köy çeşmesinin kırılan borularını filan bu parayla hallediyor, bazende ziraatçi, baytar filan çağırıp köylüye hizmet alıyor.

    Köyün merası, deresi, ormanı, dağı, toprak yolu, küçük gölü var.

    Derken köye cebinde para ile matbaacı simavi taşınıyor.

    Köyde akrabaları var, vehbi ve sakıp, onlar simavi yi çağırıyor. Simavi, şehirde matbaa işi yapmış. Köye küçük bir baskı makinesi getiriyor.
    Simavi matbaasını kuruyor, haftalık gazetesini basıyor.

    Simavi liderliğinde vehbi ve sakıp, sömürge düzenlerini kurabilmek için çalışmaya başlıyorlar.

    Ertesi ay gazetede bakkal Veli var. Bakkalda satılan armutda tarım ilacı olduğundan, sakıbın oğlu ishal olmuş.

    Bakkal velinin hali harap. Herkesde seçici algılama başlıyor, benimde geçende midem ağrıdı demek bakkalın domatesi, bende üşütmüştüm demek bakkalın kabağı... derken veli nin satışları düşüyor.

    Ertesi hafta nerden para bulduğu belli olmayan vehbi, sokağın sonuna bir bakkal kuruyor. (işte dışarıdan gelen sömürgecilerin desteği, içerde sömürgeci ortaklarına ulaştı. Türkiye Cumhuriyetinin ilk zamanları)

    Gazeteci simavi de yeni yazı, "vehbinin bakkalı çok sağlıklı." (Türkiye Cumhuriyetinin ilk yılları basın yayın tamamen yahudinin elinde. 80 yılda böyle devam ediyor.)

    Eski bakkal veli nin satışları çok düşüyor, yeni bakkal vehbi hızla gelişiyor.

    (Yönetimi ele geçirmeden, tüm milleti sömürge yapamazsın. Bunun için bolca para ve gazete tv, internet gibi insanları yönlendiren kurumlara ihtiyacın var, insan satın almak ve sürekli reklam için bolcada paraya, o dönem para dışarıdan geliyor.)

    Gazeteci simavi minibüsçü hakkı dan bahsediyor. "Çok iyi muhtar olur" diyor. Tüm köy "hurraaa hakkı neymiş be" diyor. Halis hakkındaki olumsuz anılar canlanıyor. Feride abla, "10 TL yerine kavun vereyim dedim kabul etmedi." diye düşünüyor, hacı ömer "geçende selamımı almamıştı" diye düşünüyor, oduncu bekir "meydanda odun satmama izin vermemişti" diye düşünüyor.

    Mevcut muhtar halis yanlız kalıyor.

    Yanlız kalınca, saygınlığının muhtar olmasından geldiğini düşünmeye başlıyor.
    İşte hiç bir önemi olmayan muhtarlık, birden bire öneme bindi. Saygınlık = kariyere endekslendi.

    Ya yeni seçimlerde muhtar olamazsa.? Muhtar, Gazeteci simavi ye yaklaşma ihtiyacı hissediyor. Kendi hakkında İyi yazı yazarsa her şey düzelecek. Millet gazeteden, hayret verici derecede etkileniyor. Buna şaşırıyor.

    Gazeteci simavi, muhtara diyorki, "iyi yazı yazarım ama sende bu köye iyilik yapacaksın" (söylenen hep halkın çıkarına gibi görünür, ama asıl amacı, yaptıklarına bakarak anlarsın).

    "Bak köyün merası çok boş, bi kenara bizim sakıp süt işleme binası kursun. Bu sayede kadınlar evde inekle, sütle boğuşmaktan kurtulur, sakıp sütü parayla satın alır, kadınlar rahat eder, inek tepmez sakat kalmaz, bel ağrıları olmaz, çocuklarına bakarlar."
    (işte köyün ortak malları sahiplenilmeye başlandı. Amaç halkın iyiliği.!!! gibi gösteriliyor. Bu işin sonunda tüm cahil köylü fakir, bu nitelikli hırsızlar zengin olacak. Ama sömürülenler gazete ile uyuşturulduğundan, herşeyi normal sanacaklar. Hatta kendilerini soyanları iyi, hırsız var diyenleri kötü sanacaklar.)
    sakıp, simaviden bina kuracak parayı borç alıyor.

    Muhtar halis, Sakıpın parayı nerden bulduğunu soramıyor. Ortada hırsızlık yok, köylü kadınlar görünüşte rahat edecek. Kendiside yeni seçimlerde muhtarlığa devam edecek, eski saygınlığına kavuşacak. Bikaç kişi hariç millet selam vermeyi bile kesmiş. "tamam" diyor. (İşte medya gücü ile uşak siyasetçi yarattılar.)

    Dolaşıyor köylüyü, herkesi ikna ediyor. simavi de gazetede sürekli CAHİL halkı doldurup muhtara destek oluyor. Köyün ortak merasının bir kısmı sakıp ın oluyor, fabrikasını kuruyor. (Halkın savaşarak kazandığı ortak araziler, savaşta bir kenarda saklanmış simavi ve diğer yahudilerce paylaşılmaya başlandı. Zamanla değerli herşey onların olacak, hemde ne döndüğünü anlamayan halk alkışlayacak.)

    Sakıp sütleri köylüden alıp peynir yapıyor, peyniri yeni bakkal vehbi alıp köylüye satıyor. Vehbi ve sakıp durup dururken halkın merasında otlayan halkın ineğinin sütünü sağan halkın kadınından sütü alıp simaviden aldığı para ile kurduğu binada peynir yapıyor, simavinin yarattığı vehbi nin bakkalında yine köylüye satmaya başlıyor.

    Köylü bakkal Veli, hiç bir suçu olmadığı halde, aynı çalışma temposu ile fakirleşti, sömürgeci ortakları sakıp ve vehbi, parnaklarını oynatmadan, hiç çalışmadan, halkın sırtından zenginleşmeye başladı. Bakkalda ve peynir atelyesinde köylü çalışıyor. Çalışan yine köylü. Sistem kuruluyor.

    Buyrun halkın parası ile eşitsizlik. O merayı köylülünün babası savaşarak kazanmış ama ne idüğü belirsiz Simavi, meranın bir kısmını yağdan kıl çeker gibi aldı ve sakıba verdi. Kimse şikayetçi değil tersine memnun. Eski bakkal Veli ve Muhtar, köylünün gözünde kötü adam oldular.

    Bi kere başladı durmaz. Artık vehbi ve sakıpta, bakkal ve süt işleme fabrikasından gelen sermaye var, düzenli olarak halkın sırtından HESAPTA YASAL paraları artıyor. Halkın parası onların cebinde. vehbi nin bakkalı, sakıbın peynircisi para basıyor çünki sürekli gazetede iyi haberleri var, rakipleri ise gazetede yok ediliyor.

    Gazeteci simavi bir yazı daha yazıyor, "muhtar beceriksiz mi? Köyün madenleri var ama kullanılmıyor. O madenlerden gelecek para ile köye yeni yol yapılır, her eve su çekilir. Bu muhtarla bu iş yürümez.

    Ertesi gün muhtar Gazeteci simavi nin yanında. Muhtar köylüyü dolaşıp ikna ediyor. Madenleri işletmek lazım. Para lazım parada vehbi de var. O işletsin, köye yol yapılsın, meraya çit yapılsın.
    Köylü tüccar değil, eğitimlide değil saf. Lider olarak gördükleri kimse, ona "he" der. Ama maden köyün dağında, herkesin payı var, köylü mırıldanır.

    Gazeteci simavi, imam hakkındada yazı yazar, acaba "imam feride ablaya niye baktı.?"

    İmam ertesi gün matbaada, imam ın saygınlığı var ama geliri düşük, aç, camisi dökülüyor. Para olmayınca evlenemiyorda.
    İmam osman camiyi onarsın diye cebine bir tomar para konuyor ve matbaadan ayrılıyor. Gazeteci simavi nin ne kadar iyi adam olduğu, halis, vehbi ve sakıpın bu köye nasılda iyilik yaptıklarını köylüye anlatmaya başlıyor. "Simaviden önce köyde fabrika yoktu. Köy fakirdi, köy rezildi. Cami duvarları yıkılmak üzereydi, kışın camiyi ısıtacak odun bulamıyordu. Ama yardımsever bu insanlar sayesinde şimdi cami onarılıyor, Allah katında çok yüce insanlar bunlar. Onlara karşı gelen Allah'a, Kuran'a, Peygambere, Cami ye karşı geliyor demektir."

    Köylü korkar. Gazete aynı şeyi söylüyor, Muhtar aynı şeyi söylüyor, İmam aynı şeyi söylüyor. Köylü ikna olur, madene "evet" der.

    Madeni kim işletecek? Sermayesi olan. Ama sermaye yeterli değil henüz.

    Gazeteci simavi muhtarı çağırır. Minibüsçü Hakkı'nın gelecekte muhtar olması lazım o daha becerikli konuşması yapınca, muhtar halis "emret" konumuna geçer.

    Gazeteci simavi, 10 TL verginin az olduğu 20 yaparsa kimseye zarar gelmeyeceği, köye yol lazım ilave çeşme lazım, hayvanlara baytar ve ilaç lazım der. 20 TL yap. Senin maaşada zam yapalım rahat et bak kerpiç evde oturuyorsun sana 2 katlı, avlusu olan taş ev yapalım.
    Aldığın paranın 500 TL sini vehbi ye borç(kredi) olarak ver, o madeni işletsin, para kazansın, köy zengin olsun, sonra 500 ünü faiziyle geri al, köyün kasasına koy. Sende hayat boyu muhtarlığı garantile. Muhtar hemen evet der, imam lada konuşulur, köy baskıya alınır. Gazete biyandan, imam osman bi yandan muhtar halis bi yandan. Vergi olur 20 TL. vehbi 500 TL yi kapar madeni işletir. 500 TL yi 550 TL olarak ilerde geri öder. Halk sevinir, bak hırsızlık yok der ama asıl zenginlik, meradır, madendir, dağdır, ormandır, göldür... birer birer ellerinden gider.

    Derken vehbi ve sakıp artık zengindir sanayicidir. traktör almışlardır. Evlerini büyütmüşlerdir. Kendileri büyürken yanlarına aldıkları inşaat ustası selami vardır. Sanayici vehbi, gazeteci simavi, muhtar halis ve sanayici sakıp ın evlerini ahırlarını bahçelerini yapar. O da kendi servetini yapar, fabrika makinelerini yapan fevzi servet yapar. Köylünün vergisi, madeni ve merası ile 5 aile servet yapar. Liderleri simavi, iş ortakları vehbi ve sakıp. Hiç bir şeyden habersiz hizmetkarları demirci fevzi ve inşaat ustası selami, muhtar halis. Yeni seçkinler, köyün ileri geleni olurlar. Artık herkes onların ağzına bakar. Altlarında traktör, üstlerinde 2 katlı taş ev.

    Halkın vergisi bu arada 40 TL ye çıkar. İmam osman istediği kızı alır evi alır çünki artık parası vardır.

    Köylünün vergisi arttı, 40 oldu. Aylık gelirleri gazeteci simavi den önce 1000TL idi. 10 TL muhtara veriyorlardı. kalanı yetiyordu. Şimdi vergi 40 oldu, kalan yine aynı hayata yetiyor.

    Köylünün zenginlikleri aynı, yediği aynı yaptığı aynı ama fakirleştiler. Çünki artık köyde kesme taşdan yapılma 2 katlı 5 tane ev var. 5 tane traktör var. Zengin 5 aile var. Köylünün zenginliği hiç değişmediği halde, bu 5 aile sebebi ile köylü kendini fakir hissetmeye başladı. Biz fakirsek aptalız. Bu 5 aile akıllı. Bunu Gazeteci simavi zaten yıllardır her gün işliyor. vehbi, sakıp, fevzi, halis, selami, osman akıllı, siz aptalsınız...

    Oldumu ağa maraba kültürü.

    Artık herşey daha kolay. Köylü zenginlerin ağzına bakar halde. Gazeteci simavi istediği gibi at koşturuyor. Köylü dönülmez noktayı geçmiş.
    Vergi olmuş 100 TL. Gazete hergün dahada artmalı diyor.

    Her emri yapan muhtar haliste altına traktörü çekmiş, yeniden seçilmiş, zengin altıncı aile olmuş.
    Köyün deresi sakıp ın işletmesine verilmiş, gölü vehbinin balık işletmesine verilmiş. Köylü artık parayla faydalanıyor.

    Bu altı ailenin oğulları, köyün tüm kızlarını her gün becermeye başlamışlar. Kızları bilirsiniz, para güç kimdeyse onun peşinden koşar. Yalanlada kolayca yatağa atılır. Köylüler bu sistemin yabancısılar, ne traktör ne taş ev ne fabrika görmüşler ama Gazeteci simavi ve oğulları bu işin kurdu, yalan dolan her şey var, vehbi ve sakıp ve diğer zengin ailelerde yalan dolana uyum sağlamış.

    Derken meranın yarısına el konmuş, hayvan çiftlikleri kurulmuş. Köylüye verilen süt parası çeşitli bahanelerle azaltılmış, köylü sütünü satamayınca geliri azalmış hayvanını vehbi ve sakıba satmış. Tarlasının bir kısmını satmış. Dereden su, gölden balık, ormandan odun alamıyor yasak. Hepsi sahiplenilmiş, başlarına bekçi dikilmiş. Bu bekçiler yine köylünün çocukları. Kendi doğal kaynakları, sahibi olan anne ve babaları almasın diye bekçilik yapar hale gelmişler.

    Zengin ailelerin çocuklarına özel okul yapılmış okuyorlar hem zenginler, hem iyi eğitimliler, hemde gazete diğerlerini sürekli aşağılıyor. Bu okulda yetiştirilen öğrenciler, ilerde muhtar ve muhtar yardımcısı olmak üzere görevlendiriliyor. Halk bu okulları üstün gördüğü için, mezunların işi kolay oluyor. (eski robert kolejler, yeni fetö okulları)

    Köylü kendi verdiği oyla, kendi gelirini azalttı, kendine ağa yarattı, onların emrinde çalışmaya başladı, oğulları onların işçisi olurken kızlarıda yatak arkadaşı oldu.
    Köylü kendinden nefret etmeye başladı. Bu hale nasıl geldiklerini zaten anlamadılar, başlangıcıda yeni nesiller hatırlamıyorlar, gazetelerde yazmıyor çünki Gazeteci simavi yarattı muhtar halisi, sanayici vehbi yi ve sanayici sakıp ı. Bunun için muhtarın yardımı ile köylünün parasını kullandılar. Böyle olmaz bu işte terslik var diyen bir kaç ailennin kafasını, yine bu köylünün oğulları olan bekçilere kırdırdılar. Onları düşman gösterip birbirlerine düşürdüler.

    Bilinçsiz Köylü kendi parası ve emeği ile kendi krallarını yarattılar.

    Durum aynen budur. Bizim ülkede ve pekçok ülkede simavi lerin yaptığı aynıdır ve sömürgeleri haline getirmişlerdir. En başta simavinin cebindeki küçücük sermaye ve gazetecilik bilgisi, tüm ülkeyi sömürge yapmaya yetti. Baştaki simavinin küçük sermayesi hariç, geri kalan herşey köylünün zenginliği, emeği, varlığı.

    İnternetin herkese ulaşması sayesinde artık simavi ve muhtar halisi, sakıbı vehbiyi öğrenebiliyoruz.
    Onların sömürüde araç olarak kullandıkları diğer grupları görebiliyoruz.
    pek çok kriz oldu. Özelde çok batan zarar gören oldu, halk çok zorluk çekti ama krizden sonra maddi sıkıntı çeken milletvekili, bakan, belediye başkanı olmadı. http://www.toyhan.net

Sayfa 206/271 İlkİlk ... 106156196204205206207208216256 ... SonSon

Yer İmleri

Yer İmleri

Gönderi Kuralları

  • Yeni konu açamazsınız
  • Konulara cevap yazamazsınız
  • Yazılara ek gönderemezsiniz
  • Yazılarınızı değiştiremezsiniz
  •