Hocam kimse anlatmaz ama ben dahil dışarıda gördüğün evli erkeklerin çoğu böyledir. Ağzınla kuş tutsan yaranamazsın. Çünkü evlendikleri an Türk kadını sonsuz bir güce kavuşur. Sizinki kadar olmasa da ben de önceki standartlarının çok çok üstünde prestij ve maddi şartlar kazandırdım benim hanıma. Ya çocuk hatrına, ya çevreye rezil olmayalım diye ya da Allah rızası adına susar katlanırsın artık. Ya benim dediğimi yaparsın yada evde bağırır seni komşularına rezil ederim der durur yine haklı çıkar. Evlendiğimde saçımda beyaz yoktu, şimdi neredeyse siyah kalmadı. Maalesef Türk erkeği de böyle kadını da böyle. Eskiden de böyleymiş. Değişmez bu kader. Örneğin şu meşhur Ertuğrul gemimiz vardır ya, hani okyanus seyahatine uygun olmadığı için Japonya seyahatinden kesinlikle geri dönemeyeceği bilinen gemiye sadece tek bir gönüllü kaptan bulabilmişler. Ali kaptan. Evde eşinden illallah etmiş, bari sefere çıkayım da biraz kafamı dinler huzur bulurum diye geri dönemeyeceğini bildiği bu yolculuğa sadece o gönüllü olmuş. Zaten Japonya dönüşü de yolda gemisiyle kayalıklara çarpıp ölmüş.
Geçen yıl kayınbirader yeniden evlenmeye kalktı, yahu ilk karın seni de bütün aileni de perişan etti, boşanmana rağmen yıllarca tazminat, nafaka, çocuk diyerekten seni mahkemeden mahkemeye icradan icraya süründürüp anandan doğduğuna pişman etti, hala ne evleniyorsun, ille evleneceksen bari git Suriyeli ailesini kaybetmiş biriyle evlen, en azından senin ona vereceğin yuvanın ve imkanların değerini bilir, seni mutlu etmeye çalışır dedim, dinlemedi beni, gitti aynen bacısı (benim hanım olur) gibi bi kızla evlendi, şimdi duyuyorum, aynı evde yaşamalarına rağmen aylardır konuşmuyorlarmış. Velhasıl dostum, bu bizim milletin kaderi. Değişmez.
Yer İmleri