-
Bir gözüm de TL'nin değerinde hep. Yumruk atarken gardı düşürmemek lazım.
2021 yılının son çeyreğinde enflasyon seviyesi, faizler, döviz kurları ve borsanın lokomotif şirketlerinin performanslarının ayrı ayrı incelenmesini tavsiye ederim.
Son düzenleme : yelpaze; 07-01-2026 saat: 13:46.
-
-2021 yılının Ekim ayında ABD gösterge faiz oranları %1,5 civarı, Avrupa'da %0'da seyrederken bizde %19 seviyesindeydi. ABD'nin 12 katı!!! Ecevit'le anılan kriz döneminde bile böyle bir fark olmamıştı.
-2020 yılında 32 milyar$'a yaklaşan ve 2019 hariç önceki yıllarda da yüksek seyreden cari açık 2021'in ilk 10 ayında sadece 2 milyar$ olarak gerçekleşmişti. Döviz açığı gibi bir korku kalmamıştı.
-Pandeminin sonuçlarına ilişkin olarak da bir korku veya sıkıntı emaresi gözlenmiyordu, belki etkileri küçümseniyordu? Hatta 2021 yılında turizm ve dış ticaret gelirleri hızlı bir toparlanmaya işaret etmekteydi. Ertelenen talep hikayesi daha cazip bulunmuştu. Pandemiye verilen tepki daha bol para basmak ve bu defa halka direkt dağıtmaktı. Adeta bir para banyosu yaptırılıyordu dünyaya.
-USD/TL 9,75 civarıydı, yaklaşan 2023 seçimleri göz önüne alındığında, reis doların 10 seviyesini geçmesine kolay kolay müsade etmez hikayesi vardı.
Bugün yüksek dediğimiz faiz oranı ABD'nin 6,5 katı. Para hala bol olsa da FED kaynaklı sıkılaşma inkar edilemez. Cari işlemler açığımız yüksek ve en önemlisi sınırlarımızda bizi etkileyen büyük savaşlar ardı ardına patlak verdi. Dengeleyici unsur ise risk algısının iyice zayıflamış olması. Finansallaşma da parayla riske girmeyi iyice kolaylaştırıyor. Bu koşullarda TL'yi değerli tutmak bir politikaysa, bence gözden geçirilmeli.
Gönderi Kuralları
- Yeni konu açamazsınız
- Konulara cevap yazamazsınız
- Yazılara ek gönderemezsiniz
- Yazılarınızı değiştiremezsiniz
-
Forum Rules
Yer İmleri