sn Karakemal, olayı özünde şuna indirmişsiniz:
"Kredileşme büyüme sağladığı için her halükarda iyidir. Mevduatlar yetmiyorsa, devlet borçlansın ve banka kredilerini satın alsın."
Buradaki ana sorunu pas geçmiş olursunuz bu mantıkla. Bankaların bulamadığı borç parayı devlet nereden bulacak? İç tasarruflar yetersiz... Havadan gelemeyeceğine göre sadece 2 yol kalıyor:
1) yurt dışından = yeni borçla = cari açık patlaması
2) TCMB'den = para basarak = enflasyon patlaması
(Banka bonolarının; ülkedeki tüm batıkları ve yolsuzlukları TCMB bilançosuna pas etmenin, üzerini örtmenin, faillerini ödüllendirmenin ve daha büyüklerini teşvik etmenin sağlam bir yolu olacağını da tekrar hatırlatırım)
Bunlar, çözüm olarak sunulan şeyin "reel" değil balon bir büyüme olacağının sinyalleri. 90'lı yıllarda GSMH'ımız %50-%80 gibi rakamlarda büyüyordu. Herkes bizi kıskanıyor muydu? Yoksa bu nominal büyüme rakamlarından devalüasyon veya enflasyon oranını düşürüp "reel büyüme" rakamına bakıp, 3. dünya ülkesi olduğumuzu teyit mi ediyordu?
Bahsi geçen, istenen büyüme REEL büyümedir. Bunun finansal düzlemde tek bir yolu vardır: tasarrufları arttırmak. Bundan kastedilen aynı zamanda "tüketimi ve lüksü kısmak"tır. Çünkü ancak bu şekilde sn rxpu'nun bahsettiği "yüksek katma değerli" yatırımlara kaynak yaratılarak üretimin reel değeri arttırılabilir ve sn nosfecagri'nin bahsettiği "beşeri sermaye"nin kalitesi yükseltilebilir. Yoksa nüfus artışıyla veya para arzı artışıyla değil. Fiktif büyüme ortalama refah seviyesini arttırmaz, azaltır. Son 10 yıldır dünya kapitalizmi bize bağıra bağıra "para basarak balon yaratmayın, gelecek nesillerinizin emeklerini çalmak dışında bir şey elde etmiş olmazsınız" diyor. Bu kadar büyük ve güzel örneği görüp de "biz de aynı hataya düşmek istiyoruz" demek statükonun ve oligarşinin kolaya kaçması... Ülkedeki gelir dağılımının giderek bozulmasını önemsemeyip, alt gelirlilerin borçlarını arttırmasına; zenginlerin servetini katlamasına sırf "daha çok iphone satılıyor ve heryerde köprüler yollar yapılıyor" diyerek razı olmak yanlış bana göre. Bugünün ABD'sindeki güvensiz ve hedonist toplumu birebir kopyalamaya çalışıyoruz. Ancak bizim paramız global bir rezerv parası değil; reel bir kriz geldiğinde bizi FED gibi bir libero kurtarmayacak ve 94 ve 2001'i sert şekilde tekrar edeceğiz. Polarize olması için çok çalışılan toplum da ekonomik kriz yaşandığında sosyal patlamaya sebep olabilecek.
Son olarak, Uğur Gürses'in banka senetleri hakkında söylenecek belli başlı şeyleri yazdığı bugünkü yazısını konuyla ilgili herkese tavsiye ederim:
Banknot matbaası ile proje finansmanı
Yer İmleri