https://www.turkishnews.com/tr/conte...etimleri-1917/
Ýttihat ve Terakki'nin yediði haltlar bunlar.
Balkan ve 1.Dünya Savaþlarýnda binlerce vatan evladý ,
Arkalarýnda bir o kadar da yetim çocuk býrakarak topraða düþer…
Osmanlý Maarif Nazýrý Ahmet Þükrü Bey’in teklifi ile 25 Kasým 1914 yýlýnda , bu yetim çocuklar için bir yurt kurulur: “Darüleytam” yani “Yetimler Yurdu”…Darüleytam’ýn kuruluþ amacý güzeldir aslýnda ;
“Yetim ve korunmaya muhtaç çocuklarýn barýnma , bakým , beslenme ve eðitimlerinin saðlanmasý , bir zanaat
dalýnda ihtisas kazandýrarak geleceklerinin garantiye alýnmasý…” Ama Osmanlý savaþlarda o kadar çok vatan evladýný kaybeder ki , Darüleytam’lardaki çocuk sayýsý da neredeyse 20 bini bulur…200 çocuk madenlerde , 84 çocuk tarlalarda çalýþmaya gönderilmiþtir.. Zanaat öðretmek için ayrýlan hepi topu 30 çocuktur… Özellikle maden de çalýþan çocuklarýn koþullarý çok zordur…
Yetersiz barýnma ve bakým þartlarýnda haftanýn yedi günü çalýþmaktadýrlar.. Beslenme ise ayrý bir sorundur…
Alman madenciler “ucuz” olduðu için domuz etli çorba ile karýn doyururken , Yetim Türk çocuklarý bu “koyu renkli çorbayý” içmeyi reddediyor , karýnlarýný daha çok yavan ekmekle doyurmak zorunda kalýyorlardýr.. Ama zamanla yetersiz barýnma , yetersiz giyinme , yetersiz beslenme madende çalýþmanýn zorlu koþullarýyla birleþince çocuklar hastalanýp ölmeye baþlarlar…
Oysa ayný madende çalýþan Alman çocuklara farklý davranýlmakta hatta onlara haftada bir gün tatil ve maaþ verilmektedir.. Bunu gören yetimler bu haklardan yararlanmak isterler.. Yararlanamayacaklarýný öðrenince de ayakta kalanlar , yolunu bulanlar madenlerden kaçmaya baþlasalar da Alman polisi yakalayýp tekrar madene göndermektedir…
Ama onlar da kaçmayý tekrar tekrar denemektedir…
Çünkü Osmanlý yetkilileri onlarý gönderirken ; “Meslek öðrenerek kalifiye eleman olacaksýnýz , çok çok iyi maaþlarla çalýþacaksýnýz” diyerek göndermiþtir…
Almanya bu firarilerle ilgili sýkýntýsýný Osmanlý’ya bildirir ; “Böyle anlaþmamýþlardýr” çünkü…
Yaptýklarý anlaþmaya göre ; “Çocuklarýn çoðunluðu madenlerde çalýþacak , ancak yüzde onu zanaat öðrenecek , gelen tüm çocuklar 3 yýl ‘bilabedel’ çalýþacak ancak dördüncü yýldan itibaren ücret alacaklardýr…Almanya 314 çocuktan oluþan ilk gruptan kalanlarýný Ýstanbul’a geri gönderir.. Ama bu grup gittikleri gibi dönememiþ , yaþam ve çalýþma koþullarý nedeniyle yarýdan çok çok fazlasý yaban ellerinde yitip gitmiþtir çünkü…
Osmanlý çok kýzar.. Ama çocuklara…
Almanya “benim için nitelik önemli” derken , Osmanlý için “nicelik” önemlidir.. Çünkü Osmanlý bu yolla en az 5 ile 10 bin çocuktan kurtulmayý hesaplamaktadýr.. Hatta ikinci grup için 500 çocuk toplanmaya baþlanmýþtýr bile…
Osmanlý hemen kararýný deðiþtirir…
Çocuk gönderme planýný deðil , hangi çocuklarý göndereceði kararýný deðiþtirir.. “Gönderilen ilk parti çocuklarýn daha çok þehirlilerden seçildiði , sorunun da buradan kaynaklandýðý , o nedenle daha mazlum ve sessiz olmalarý nedeniyle Anadolu’nun yetim köylü çocuklarýnýn gönderilmesine” karar verilir.. Hatta “kurtulmak için” Osmanlý’ya göre “yaþ grubu biraz daha düþürülmelidir”…
Önemli olan daha çok yetimden ve masraftan kurtulmaktýr çünkü…
Yaþ grubu düþürülür , Anadolu’nun sessiz ve mazlum çocuklarý seçilir ve birkaç grup halinde binlerce yetim Türk çocuðu daha gönderilip Alman ailelerin yanýna yerleþtirilir…
Sonrasý mý?.. Kimse bilmiyor… Billinen ise þudur ;
Binlerce baba yaban ellerinde “vatan” diyerek topraða düþerken ,
O babalarýn bebeleri de gurbet ellerinde anasýz , babasýz , vatansýz yitip gitmiþtir…![]()




Alýntý yaparak yanýtla


Yer Ýmleri