Dostoyevski’nin Yahudiler ile ilgili romana nakþettiði en dikkat çekici kötü özelliklerden birisi de Yahudilere isnat edilen çocuk katilliði meselesi. Yahudilerle ilgili bu suçlamanýn Helenistik dönemden beri var olduðunu burada belirtmeden geçemeyiz. Bu konu, tarihten beri özellikle Rusya ve Avrupa’da Yahudilere mal edilmiþ ve hep suçlandýklarý bir husus olmuþtur. Geçtiðimiz aylarda ABD’de bir sinagogun altýnda tespit edilen kaçak tünellerde de bu konu yine gündeme gelmiþ, fakat ilginç bir þekilde, olayýn üstü tüneller de dahil olmak üzere sýký sýkýya kapatýlmýþtý. Bu konu, romanda Alyoþa ile Liza arasýnda geçen bir diyalog üzerinden þu þekilde satýrlara dökülür:
- Yahudilerin paskalyalarýnda çocuklarý kaçýrýp kestikleri doðru mu Alyoþa?
- Bilmem.
- Bir kitabým var. Orada bir yargýlama okudum. Yahudinin biri dört yaþýnda bir çocuðun iki elinin parmaklarýný bir bir kestikten sonra yavrucaðý çarmýha gerer gibi duvara çivilemiþ. Mahkemede çocuðun dört saat içinde öldüðünü söylemiþ... Ne de çabuk, deðil mi! Hep inledi, demiþ, hep inledi... O da durup onu seyretmiþ, iyi etmiþ.
- Ýyi mi?
- Ýyi ya. Bazen düþündükçe, çocuðu çivileyenin ben olduðunu sanýyorum. O, asýldýðý yerde inliyor, ben de karþýsýna geçip ananas kompostosu yiyorum... Bayýlýrým ananas kompostosuna! Sever misiniz? Alyoþa ses çýkarmadan Liza’ya bakýyordu. Kýzýn solgun sarý yüzü birden kýrýþtý, gözleri parladý.
- Ýnanýr mýsýnýz, o Yahudiyle ilgili yazýyý okuyunca bütün gece aðlamaktan bittim. Yavrucaðýn nasýl baðýrýp inlediðini içimde canlandýrýyordum. Bir yandan da ananas kompostosu aklýmdan çýkmýyordu.
Yer Ýmleri