İzlanda
İzlanda’da durum farklıydı. 300 bine yakın nüfusu olan ülkede 1991 ve 2004 arasında bir finans merkezine dönüştü. Bankacılık sektörü özelleşti ve ülke ekonomisi bankacılık ve finansa dayalı hale geldi.
Küresel krizin etkisi ile 2008 yılında İzlanda’nın ana bankaları iflas etti ve hükümet onlara yardım etmeyi reddetti. Batan bankalar sektörün yüzde 85’ini oluşturuyordu. İzlanda hükümeti batık bankaları kurtarmayı finanse etmeyi kabul etmedi ve sadece vatandaşların tasarruflarını korudu[2].
Para birimini devalüe etti. Kriz bir demokrasi mücadelesine dönüşürken bu süreçte başbakan Geir Haarde istifa etti ve yeni hükümet yapısal reformlar sözü ile geldi. Mart 2010’da yapılan referandum oyların yüzde 93’ü borcun ödenmemesi için verildi. Yeni hükümet krizden sorumlu kurumlara ve kişilere soruşturma açtı.
2008’de iflasın eşiğine gelen ülke ekonomisi 2011 yılı itibariyle yeniden büyümeye başladı. 2013 yılında İzlanda’da büyüme oranı yüzde 2,1 olarak gerçekleşirken işsizlik oranı ise yüzde 5,8’e düştü.




Alıntı yaparak yanıtla
Yer İmleri