Artan
Azalan
İşlem
BIST 30
BIST 50
BIST 100
NASDAQ 100
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
56,10 10% 381,32 Mn 50,50 / 56,10
15,19 9.99% 26,00 Mn 14,83 / 15,19
69,90 9.99% 35,27 Mn 62,50 / 69,90
193,70 9.99% 292,81 Mn 183,00 / 193,70
38,34 9.98% 616,80 Mn 34,22 / 38,34
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
22,54 -9.98% 396,61 Mn 22,54 / 25,28
23,10 -9.98% 561,51 Mn 23,10 / 25,00
45,64 -9.98% 52,67 Mn 45,64 / 45,64
44,08 -9.97% 186,42 Mn 44,08 / 49,38
146,60 -9.95% 4,56 Mr 146,60 / 171,70
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
240,20 -4.11% 11,49 Mr 236,50 / 242,80
293,50 -0.34% 9,21 Mr 291,75 / 296,50
189,30 1.39% 8,15 Mr 186,40 / 191,40
203,20 -2.87% 7,75 Mr 199,60 / 213,80
338,00 0.15% 7,49 Mr 335,00 / 343,25
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
17,19 -2.55% 418,93 Mn 17,13 / 17,82
67,25 -2.11% 6,17 Mr 66,75 / 69,90
338,00 0.15% 7,49 Mr 335,00 / 343,25
203,20 -2.87% 7,75 Mr 199,60 / 213,80
673,00 -4.54% 3,64 Mr 673,00 / 705,00
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
17,19 -2.55% 418,93 Mn 17,13 / 17,82
67,25 -2.11% 6,17 Mr 66,75 / 69,90
87,85 -2.39% 259,74 Mn 87,85 / 90,05
111,30 -2.79% 245,37 Mn 111,30 / 114,00
338,00 0.15% 7,49 Mr 335,00 / 343,25
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
17,19 -2.55% 418,93 Mn 17,13 / 17,82
27,42 -0.87% 115,40 Mn 27,28 / 27,82
67,25 -2.11% 6,17 Mr 66,75 / 69,90
11,25 4.07% 489,66 Mn 10,76 / 11,44
74,70 -2.35% 269,36 Mn 74,50 / 76,60

Masrafsız Bankacılık + 1.000 TL Nakit! Enpara’dan Çifte Avantaj

Masrafsız Bankacılık + 1.000 TL Nakit! Enpara’dan Çifte Avantaj
Sayfa 35/167 İlkİlk ... 2533343536374585135 ... SonSon
Arama sonucu : 1345 madde; 273 - 280 arası.

Konu: GARAN - Garanti Bankası

Hybrid View

Previous Post Previous Post   Next Post Next Post
  1.  Alıntı Originally Posted by Burutay Yazıyı Oku
    Sayın thinkt;

    Rica etsem, şu enflasyona endeksli tahvilin hangi koşullarda ve ne zaman çıkarılabileceği ve spesifik olarak kimlere satılacağı ve bu mali enstrümanın hangi mekanizma ile bankaların fonlama maliyetini olumsuz yönde etkileyeceği konusunu biraz daha ayrıntılı ve tabii biraz da mantıksal gerekçeleri ile birlikte açıklayabilir misiniz? Bu konuda tevatür bol ama sağlam bilgi bulmak zor. Hazır bu konu üzerinde tefekkür etmiş birisini bulmuşken bir sorayım dedim.
    Enfalsyona endeksli tahviller KKM nin yerine ikame amaçlı çıkarılmak isteniyor. Halihazırdaki ortamda KKM nin dovizdeki artışı garantisi nedeni ile bankalar enflasyonun çok çok altında bir oranla%17-15 gibi fonlama sağlayıp krediler uzerindeki kar marjlarını yüksek tutabiliyor. Enflasyona endeksli tahvil direk vatandaşa satılırsa bu mevduatta azalmaya yol açacağından fonlama maliyetini yukarı çekecektir. Diğer bir ihtimal bankaların enflasyona endeksli mevduat ürünü sunması. Ama burada kendilerini hedge edecek enstruman olarak devletin çıkaracağı enflasyona endeksli tahvil portfoyu olusturmaları gerekiyor.Boyle olunca da KKM deki %15 - %17 ile ucuz fonlama ortadan de facto kalkmış oluyor. Diğer bir zarar ise bankaların yuksek enflasyon ve negatif faiz nedeni ile portfoylerini enflasyona endeksli tahvillerden olusturduğu portföyler üzerinden. Ancak rekabet ve alternatifsizlik nedeni ile bu tahvillerde enflasyon artı faiz yerine enflasyon eksi beş hatta bazilarında biraz daha yüksek eksiden portföylerine aldılar. Şu ana kadar faiz ve enflasyon farkı nedeni ile de çok büyük karlar yazdılar. Pozitif enflasyona endeksli kağıtlar gelince bu ellerindekiler negatif taşıma(carry) durumuna gelmiş olacak. Yatırım portoylerinde olduğundan mark-to-market olmaması nedeni ile kar zarar yansımayacak olsalar da özkaynaklarda düşüşe yol açacak karşılık koymak durumunda olacaklar

    Bu sıkıntılar nedeni ile ürünün çıkması gecikiyor. Ama dövizdeki bu baskı sürerse Haziran sonuna kadar çıkma ihtimali az değil. Bankalar için en kötüsü yüksek faizli süper bono olur. O faizle fonlama maliyetleri yukarı çıkar. Krediler spreadleri negatife döner. İşin aslı bankaların bu kadar kar etmelerini sağlayan KKM de TL değer kaybettikçe durum sürdürülebilir olur

  2.  Alıntı Originally Posted by thinktt Yazıyı Oku
    Enfalsyona endeksli tahviller KKM nin yerine ikame amaçlı çıkarılmak isteniyor. Halihazırdaki ortamda KKM nin dovizdeki artışı garantisi nedeni ile bankalar enflasyonun çok çok altında bir oranla%17-15 gibi fonlama sağlayıp krediler uzerindeki kar marjlarını yüksek tutabiliyor. Enflasyona endeksli tahvil direk vatandaşa satılırsa bu mevduatta azalmaya yol açacağından fonlama maliyetini yukarı çekecektir. Diğer bir ihtimal bankaların enflasyona endeksli mevduat ürünü sunması. Ama burada kendilerini hedge edecek enstruman olarak devletin çıkaracağı enflasyona endeksli tahvil portfoyu olusturmaları gerekiyor.Boyle olunca da KKM deki %15 - %17 ile ucuz fonlama ortadan de facto kalkmış oluyor. Diğer bir zarar ise bankaların yuksek enflasyon ve negatif faiz nedeni ile portfoylerini enflasyona endeksli tahvillerden olusturduğu portföyler üzerinden. Ancak rekabet ve alternatifsizlik nedeni ile bu tahvillerde enflasyon artı faiz yerine enflasyon eksi beş hatta bazilarında biraz daha yüksek eksiden portföylerine aldılar. Şu ana kadar faiz ve enflasyon farkı nedeni ile de çok büyük karlar yazdılar. Pozitif enflasyona endeksli kağıtlar gelince bu ellerindekiler negatif taşıma(carry) durumuna gelmiş olacak. Yatırım portoylerinde olduğundan mark-to-market olmaması nedeni ile kar zarar yansımayacak olsalar da özkaynaklarda düşüşe yol açacak karşılık koymak durumunda olacaklar

    Bu sıkıntılar nedeni ile ürünün çıkması gecikiyor. Ama dövizdeki bu baskı sürerse Haziran sonuna kadar çıkma ihtimali az değil. Bankalar için en kötüsü yüksek faizli süper bono olur. O faizle fonlama maliyetleri yukarı çıkar. Krediler spreadleri negatife döner. İşin aslı bankaların bu kadar kar etmelerini sağlayan KKM de TL değer kaybettikçe durum sürdürülebilir olur
    Üzgünüm ama yine bazı konuları düzeltmem gerekiyor. Evet, bizzat Maliye Bakanı bu yönde bir çalışma yaptıklarını açıkladı ama kuvvetle muhtemel söz konusu mali enstrümanı şu şartlarda çıkaracaklar.

    1. Öncelikle bu mali enstrüman kur korumalı mevduata rakip olmayacaktır. Çünkü amaç halen gerçek kişilerin (belki kurumları da işin içine katacaklardır) döviz mevduat hesaplarında tuttukları yabancı paraları TL'ye çevirmelerini sağlamaktır. Bu nedenle TÜFE'ye endeksli olarak çıkarılması planlanan bu BONO'ları (TAHVİL değil) sadece yasanın çıktığı günden 1 gün evvel, bankada döviz mevduat hesabı bulunan ve bu dövizini bozdurmayı kabul eden gerçek ve /veya tüzel kişilere satın alma hakkı vereceklerdir Çünkü amaç öncelikle gerçek kişilerin döviz mevduat hesaplarını bozdurup TL'ye geçmelerini sağlamak ve bu suretle döviz kurlarını kontrol altına almaktır.

    Dolayısıyla ne borsada hisse senedi alım satımına hasredilen TL para, ne bankalardaki TL mevduatlar (buna kur korumalı mevduat da dahildir) ile TÜFE'ye endeksli bu bonolar satın alınamayacak ve bu alanlardan TÜFE'tye endeksli bonoya bir kayış olmayacaktır. Yani bazılarının dediği gibi bu alanlarda tedavül eden paranın TÜFE'ye endeksli bonoya kayması söz konusu olmayacaktır. Bu mali enstrümanlara kayacak olan para halen döviz mevduat olarak tutulan hesap sahiplerinden dövizlerini bozdurup TL'ye geçenlerin paralarından ibaret kalacak ve bunun faizine bankalar değil devlet katlanacaktır. Dolayısıyla bankaların TL mevduat, KKM ve kredi işlemleri üzerinde (faiz oranları da dahil) çıkarılacak bu menkul kıymetin çok büyük etkisi olmayacaktır. Tabii benim ön gördüğüm şartlarda çıkarılacak olursa

    2.Kaldı ki, bu bonolar TÜFE'ye endeksli olarak çıkarılacaktır. Bu ülkede yaşayan herkes açıklanan TÜFE oranlarının fazlasıyla iskontolu olduğunu ve gerçek enflasyonu yansıtmadığını bilir ve bir olağan üstü durumda her zaman için elinde tuttuğu dövizin kendisini enflasyona karşı çok daha iyi koruyacağını düşünür döviz mevduat hesabını bozdurup TÜFE'ye endeksli bonoyu almaz.

    3. Siz sürekli enflasyona endeksli tahvil diyorsunuz ama bu mali enstrüman muhtemelen 1 yıldan kısa vadeli TÜFE'ye endeksli bono olarak çıkarılacaktır çünkü eğer aksini yapacak olurlarsa yani bu menkul kıymeti 2 yıl vadeli tahvil olarak çıkaracak olurlarsa söz konusu enstrüman zaten ölü olarak doğmuş olacaktır çünkü bu ülkede mevduatların ortalama vadesi 1-2 ay civarı iken hiç bir gerçek kişi 2 yıl vadeli TÜFE'ye endeksli bir devlet tahvilini almayacaktır. Hele bir de bunları rahatlıkla istediği an kayıpsız bir şekilde nakde çevirebileceği 2. el piyasası da olmaz ise bu menkul kıymetlere hiç kimse iltifat etmeyecektir.

    4. Son olarak, bu tarz bir enstrüman alenen ve fahiş oranda faiz artırımı anlamını taşıyacak ve düşük faiz politikasını savunan kamu otoritesini izahı çok zor bir duruma sokacaktır. Ayrıca bu bonolara öngörülemez oranda bir faiz ödenmesi taahhüt edildiği için devlet bütçesi üzerinde çok ağır ve öngörülemez bir yük oluşturacaktır.

    Hasılı kelam, özellikle de son maddede özetlediğim sakıncalar ve bankacılık sektörü ile kamuoyundan gelen uyarılar da dikkate alınarak çok da efektif olmayacağı baştan belli olan bu mali enstrümanın ya hiç çıkarılmayacağı ya da tam da enflasyon oranlarının inişe geçtiği sırada çıkarılacağını düşünüyorum.

    Yatırım tavsiyesi değildir

  3. #3
    Dün pastada ilginç bir istatistik vardı; 1. Sıradaki alıcı QNB 5.182.785 lot almış 14.90 ortalama fiyat ile. Acaba gerisi gelir mi?
    Who, baby, Who Will Save The World?

  4. #4
    Duhul
    Feb 2017
    İkamet
    İstanbul
    Yaş
    67
    Gönderi
    12,159
    Şu an H.A.P.O kaç bilen var mı? İş 13,94 verirken AK göre 16,9 veriyor. .ARADAKİ FARK NEREDEN GELİYOR?
    Ayrıca bir öne mi var mı? Bilgi ve fikirlerinizi paylaşırsanız tşk. ederim.

  5.  Alıntı Originally Posted by nikrece Yazıyı Oku
    Şu an H.A.P.O kaç bilen var mı? İş 13,94 verirken AK göre 16,9 veriyor. .ARADAKİ FARK NEREDEN GELİYOR?
    Ayrıca bir öne mi var mı? Bilgi ve fikirlerinizi paylaşırsanız tşk. ederim.
    Ak son gün virman yapılanı hesaba katmamış. Doğru rakam 13,94

  6. #6
    Duhul
    Feb 2017
    İkamet
    İstanbul
    Yaş
    67
    Gönderi
    12,159
    17,5 altına vermem diyen fon şirketini elinde % kaç vardı ?

  7. #7
     Alıntı Originally Posted by Burutay Yazıyı Oku
    Biliyorsunuz, gerek Garanti Bankası gerekse diğer banka hisseleri; salt Türkiye Cumhuriyeti'nin ülke riskinin yüksek olmasından dolayı; olması gereken piyasa değerlerinin çok altındaki fiyatlarla BİST'te işlem görüyorlar.

    Bu durum, mali tablolarını Garanti Bankası ile konsolide ederek açıklayan BBVA'nın canını çok sıkmış olabilir. O yüzden, sakın BBVA, GARAN'ın düşük değerle işlem görmesindense hiç görmemesini tercih etmiş ve hatta GARAN'ı borsa (BİST) kotundan çıkararak Madrid borsasına kote ettirmeyi kafaya koymuş olmasın Nitekim BBVA tarafından yapılan gönüllü pay alım teklifi, halka açık kısmın tamamına yönelikti.

    İlgili link: https://www.kap.org.tr/tr/Bildirim/1014758 (BBVA'nın Pay Geri Alım İzahnamesi: adamlar halka açık tüm hisseleri alabiliriz buyrun satın demişler NOT: muhakkak KAP haberinin ekindeki mühürlü form. PDF adlı izahname dosyasını okuyunuz )

    Yani eğer herkes bu teklife olumlu bir karşılık verip hisselerini BBVA'ya devretmiş olsaydı (tabii BBVA'nın bu hisseleri borsada tekrar perakende olarak satmayacağı varsayımına dayalı olarak söylüyorum) ya BIST yönetimi GARAN hissesinin kottan çıkarılma sürecini başlatmak zorunda kalacak ya da bizzat BBVA bunu talep etmek durumunda kalacaktı.Yani bütün bu hisse geri alımı gönüllü bir kottan çıkma hikâyesi gibi görünüyor.

    Nitekim eğer benim bu kottan gönüllü çıkış ön görüm doğru ise; BBVA'nın kalan tüm hisseleri (eğer hissenin bir süre daha işlem görmesini istiyorsa % 5'in altına düşmeyecek şekilde ) toplamaya devam etmesi ve bu arada hisse fiyatının yükseliyor olmasını çok da önemsememesi beklenir çünkü zaten Garantinin gerçek rayiç değerini bulması bizatihi BBVA'nın da arzuladığı bir şeydir ve konsolide öz varlık değerini yükseltecektir.

    Nitekim yine eğer benim bu kottan gönüllü çıkış ön görüm doğru ise; artık hissenin ne MSCI endeksinden çıkarılacak olması ne de işlem hacminin azalacak olmasının bir kıymeti harbiyesi kalmayacaktır

    Tabii bu arada, bir başka alıcıya devretmek üzere tüm hisselerin satın alınıyor olması da ihtimaller dahilindedir. Eğer bu gönüllü pay alımı, bankanın % 100'ünün bir başka alıcıya devredilmesi için yapılmışsa, BBVA yine kalan hisseleri toplamak için elinden geleni yapacaktır. Bu seçenekte de hisse fiyatının yükselmesi (kalan hisseleri toplama maliyetini artıracak olsa da) aynı zamanda BBVA'nın x alıcıya devredeceği tüm hisselerin değerini artıracağı için bu yükselişten yine en fazla BBVA fayda görecektir.

    Yatırım tavsiyesi değildir. Borsa ve hisse senetleri ile ilgili olarak yapılan tüm tahminlerde yanılmanın asli, tutturmanınsa son derece istisna bir durum olduğu asla unutulmamalı ve herkes yatırım kararlarını tamamen kendi akıl ve muhakeme yeteneğine dayalı olarak vermelidir.
    Sn.burutay
    1.gonullu çağrı da zorunlu çağrı olmadığı için bu yolu seçmiştir.
    2.bankanin satış meselesine gelince su anda hakim ortak olduğu için halka açık kısmının çok bir önemi yoktur.
    3.egerki amaç kottan çıkmak ise ilk planda yüzde 95 i bulması gerek bunu kolaysa sağlar.
    4.yuzde 95 bulursa kalan yüzde 5 için ödenecek rakamin çok bir anlamı olmaz.
    5.kottan çıkmaya niyeti varsa hisse fiyatı ucuzken bunu rahatlıkla yapabilir izleyeceğiz bakalım.
    Yt.tv.degildir.
    Sagliklar

  8.  Alıntı Originally Posted by cinali Yazıyı Oku
    Sn.burutay
    1.gonullu çağrı da zorunlu çağrı olmadığı için bu yolu seçmiştir.
    2.bankanin satış meselesine gelince su anda hakim ortak olduğu için halka açık kısmının çok bir önemi yoktur.
    3.egerki amaç kottan çıkmak ise ilk planda yüzde 95 i bulması gerek bunu kolaysa sağlar.
    4.yuzde 95 bulursa kalan yüzde 5 için ödenecek rakamin çok bir anlamı olmaz.
    5.kottan çıkmaya niyeti varsa hisse fiyatı ucuzken bunu rahatlıkla yapabilir izleyeceğiz bakalım.
    Yt.tv.degildir.
    Sagliklar
    Sayın cinali

    1. Benim tespitim; pay geri alım çağrısının gönüllü ya da zorunlu olması konusunda değil, çağrının BBVA'nın kendi elinde olmayan tüm hisselere yönelik olarak yapılmış olması noktasında. Evet, doğru, pratik olarak bu çağrıya herkesin tamam deyip hisselerini BBVA'ya devretmesi pek mümkün değil ama teorik olarak mümkün. Dolayısıyla, eğer tüm hissedarlar tamam kardeşim biz hisselerimizi devrediyoruz dediğinde koskoca BBVA'nın pardon deyip bir kısmını almaktan vazgeçmesi mümkün olmadığına göre; pay geri alımının hisselerinin % 100'ünü satın alacak şekilde yapılmış olmasının bir anlamı olmalı. Bana göre bunun 2 mantıklı açıklaması veya gerekçesi olabilir:

    a- Hisselerin tamamını ya da % 95'ini alıp borsa kotundan çıkmak,

    b- Biz ancak bu bankayı %100 hissesi bize geçecek şekilde devir alırız diyen bir alıcının arzusunu yerine getirmek.

    2. Bankayı yöneten hakim ortak olmak iyi güzel de bankayı temettü verimliliği için alacak olanlar için banka hisselerinin daha büyük bir yüzdesini hatta tamamını talep etmek daha mantıklıdır.

    3., 4. ve 5.Eğer asıl niyetin bankanın borsa kotundan çıkarılması olduğu resmi olarak deşifre edilir veya net bir şekilde anlaşılırsa, herkes elindeki hisseyi ucuza kaptırmamak için satmayacak ve geçmişte Denizbank ve QNB Finansbank vakalarında olduğu gibi hisse bu gün tahayyül edilemeyen rakamlara çıkabilecektir. BBVA'nın yıllar önce bu bankanın çok daha küçük porsiyonları için ödediği Euro cinsinden bedeller hatırlanacak olursa ne demek istediğim anlaşılacaktır.

    Bu sefer kısa tutayım Zinhar yatırım tavsiyesi değildir.
    Son düzenleme : Burutay; 19-05-2022 saat: 21:17.

Sayfa 35/167 İlkİlk ... 2533343536374585135 ... SonSon

Yer İmleri

Yer İmleri

Gönderi Kuralları

  • Yeni konu açamazsınız
  • Konulara cevap yazamazsınız
  • Yazılara ek gönderemezsiniz
  • Yazılarınızı değiştiremezsiniz
  •