KELOÐLAN ÝLE ULUDAÐ
Bundan yýllar önce Anadolu'da bir Keloðlan yaþarmýþ. Bu Keloðlan anasýyla birlikte karýnca misali geçinir giderlermiþ. Keloðlan çalýþmayý sevmezmiþ ama anasýnýn zorlamasýyla iþ bulup çalýþtýðý ve üç beþ kuruþ kazandýðý olurmuþ. Keloðlan bir gün bir gezginden duyduklarý karþýsýnda neredeyse büyük dilini yutacakmýþ. Gezginin anlattýðýna göre, Uludað'da yaþayan kocamýþ bir ihtiyar varmýþ ve bu ihtiyar 54 milyon yaþýndaymýþ.
Keloðlan kendi etrafýnda þöyle bir döndükten sonra: " Aboov! Sen ne diyorsun gezginim! Hiç o kadar yaþýnda insan olur muymuþ? 54 yaþýnda deseydin inanýrdým da öyle milyon yaþa falan benim aklým ermez. Peki, sen inanýyor musun ihtiyarýn o kadar yaþadýðýna? "
Bunun üzerine gezgin: " Tabi inanýyorum. Ýnanmasam sana söyler miyim? Kendisini yýllardýr tanýyorum. Ben çocukken ihtiyardý, 30 yaþýna girdim yine ihtiyar. Babam, dedem zamanýnda da ihtiyarmýþ. Dedemin dedesi de onu tanýrmýþ ve o zamanda ihtiyarmýþ. En aþaðý hesaba vursan 200 yýl çýkar. 200 yaþ da az deðil hani. "
Keloðlan: " Onun orasý öyle, 200 yaþýnda olabilir ama 54 milyon bana inanýlmaz geldi. Hiç inanmadým. "
Gezgin: " Seni tanýrým Keloðlan, inanmadým dersin ama araþtýrma yapmaktan geri durmazsýn. Ya doðruysa deðil mi? Sen meraklý köylüsün. Uludað'a gidersin. Ýhtiyarý bulursun. Onunla konuþursun. "
Gezgin, Keloðlan'ý iyi tanýyormuþ. Ertesi sabah anasýndan izin alan Keloðlan, Uludað'a doðru yola çýkmýþ. Keloðlan yolda sormuþ, soruþturmuþ, yeni insanlarla tanýþmýþ, konuyu araþtýrmýþ. Gezginin anlattýklarýyla insanlarýn anlattýklarý birebir örtüþüyormuþ. Uludað'da milyonlarca yýldýr yaþayan bir ihtiyar varmýþ ve Keloðlan onunla bir an önce tanýþmak için sabýrsýzlanýyormuþ.
Sonunda Keloðlan çok yaþ yaþamýþ, diþleri dökülmüþ, iki büklüm ihtiyarý bulmuþ. Onunla koyu bir sohbete dalmýþ. Keloðlan sormuþ: " Dedem, ben geldiðimde selam dedim, sen kafaný kaldýrýp beni gördün ve hoþ geldin Keloðlan, selam evladým, dedin. Benim adýmý nereden biliyordun ki? Sanýyorum beni ilk kez görüyorsun."
" Bak bu doðru Keloðlan. Seni ilk kez görüyordum ama adýný biliyordum. Benimle görüþmeye gelenlerden bazýlarý Keloðlan deyip baþýndan geçmiþ bir olayý anlattýlar. Aslaným, sen çok meþhursun. Gezgine de söyledim, þu Keloðlan'ý kap getir diye. Kendi gelmedi ama seni gönderdi. Benim için seni tanýmak zor olmadý. "
" Dedem, þu üç günlük dünyada derler, dünya sence de üç günlük müdür? "
" Dünya üç günlük deðildir. Beþ günlük de deðildir. Yaþadýðý günlerin pek çoðunu deðerlendirmiþ, zamanýný boþa geçirmemiþ bilgili, kültürlü bir insan þu üç günlük dünyada deyimini kullanmaz. "
" Dedem, bu dünyaya yalan dünya diyorlar. "
" Olur mu Keloðlan? Dünya yalan olur mu? Tabi ki bu dünya gerçektir. "
Ýki büklüm ihtiyar aniden doðruluvermiþ: " Bak ben Uludað'ým. 54 milyon yaþýndayým. "
Keloðlan: " Nee?! Sen Uludað mýsýn? "
" Tabi ya ne sandýn? Uludað'ýn bir de insansal karþýlýðý olmalý. Dünya çapýnda bir dað derdini anlatabilmeli. Bak Keloðlan, insanlar bir fikir ve düþünce sistemine baðlý kalmamalý. Diðer fikir ve düþüncelere saygý duymalý. Eleþtiri kabul etmeli. "
" Dedem Uludað, seni üzdüysem beni affet. Nice zamandýr bu sorular kafama takýlýyordu. Soran öðrenir, sormayan ne öðrenmiþ, derler. Ben de geldim, seninle tanýþtým, memnun oldum. Misafirin iyisi erken kalkandýr. Ýzin istiyorum. "
" Ýzin senindir Keloðlan. Ama çok erken kalktýn. "
" Dedem, bu kadarý yeterli. Konuþtuklarýmýzý anlatmama izin çýkar mý? "
" Çýkar. Ben sözlerimin arkasýndayým. "
Keloðlan düze indikten sonra köyünde ve diðer köy ve kasabalarda Uludað'la konuþtuklarýný anlatmýþ. Herkes, Keloðlan'ýn anlattýklarýný ilgiyle dinlemiþ. Bir kiþi bile karþý çýkan olmamýþ. Doðru söze ne denir? Demek ki doðru söyleyen dokuz köyden kovulmuyormuþ.
SON
Yazan: Serdar Yýldýrým




Alýntý yaparak yanýtla
Yer Ýmleri