2021 maðduriyetimizin giderildiði bir yýl olur inþallah, saðlýklý, huzurlu ve baþarýlý bir yýl olsun inþallah...
2021 maðduriyetimizin giderildiði bir yýl olur inþallah, saðlýklý, huzurlu ve baþarýlý bir yýl olsun inþallah...
Baþbakan bu kadar baðýmsýz deðil
30 Haz 2009, Salý Ýbrahim Kahveci
Türkiye''nin baþarýlý reformlarýndan biri olarak gösterilen "Baðýmsýz Üst Kurullar" veya "Baðýmsýz Kamu Kurumlarý" uygulamasý acaba baþarýlý iþliyor mu? Bugün siyasetten baðýmsýz uzman kurumlar dediðimiz o dev yapýlarýn altýndan inanýlmaz yanýltýcý kararlarýn çýktýðýný görebiliyoruz. Örneðin;
1-MB''nin para politikasý uygulamalarý ve ekonomik yansýmalarýnýn ne kadar yarar, ne kadar zarar oluþturduðunu?
2-BDDK''nýn sadece bankalar gözü ile tavsiyelerinin reel ekonomiye nasýl bir yük yüklediðini?
3-TMSF''nin banka hortumcularýna yaklaþýmýnýn ne kadar objektif olduðunu?
4-SPK''nýn sermaye piyasasýný býrakýn geliþtirmesini, ne kadar geriye getirdiðini?
5-EPDK''nýn enerji piyasasýnda kural ve zamanlamasýnýn ne derece objektif olduðunu?
6-BTK''nýn telekom sektöründe rekabet þartlarýný kurumsal eþitlikle ne kadar saðladýðýný vs… sorgulayabiliriz.
Ben burada baðýmsýz kurullar hakkýnda tek bir tespit yapýyorum. Bu kurullar baðýmsýz (hem de çok) ama ayný zamanda da oldukça sorumsuz hale getirilmiþtir. Bu kadar baðýmsýzlýk karþýsýnda kurumsal çöküþler ve zeminsel kaymalar yaþanabiliyor.
Hükümet veya siyasi otorite bu uzman kurumlarý uygulama sonuçlarýný, ilgili alanlarda daha yakýnda izlemeli ve sorumluluklarý o kurumlardan sorabilmelidir. Ýþ þikayetlerle sýnýrlý olmama-kalmamalýdýr.
Sorunlarý dile getirmek için bazý zamanlarda ve alanlarda sert ifadeleri kullanmayý tercih ediyorum. Çünkü sorunlarýn çözümünde nedense farkýndalýk ve çözüme odaklanmayý maalesef göremiyoruz. Siyaseti belki de hükümetten daha fazla etkileyen bu uzman kurullara neden yeterince eðilinmiyor? Bu ülkenin Baþbakanlýk makamýnda bile olmayan özgürlükler veriliyor da neden sorumluluk yeterince yüklenilmiyor? Bakanlar bile þikâyet ediyor da, neden hesap sorulamýyor?
Önceki gün Ýbrahim Haselçin Haber Türk Gazetesi''ndeki köþesinde bir konuyu gündeme taþýmýþtý. SPK yatýrýmcýyý ÇEAÞ ve KEPEZ örneðini vererek neden korumuyor demiþti. Konu hakkýnda bir okuyucu mailini sizlerle paylaþmak istiyorum: (Okuyucumun ismini ver(e)miyorum; çünkü baþýna bir yasak gelmesin diye)
"Tam 6 yýldan beri, devam eden ve bence dünyada bir örneði dahi olmayan garabet bir olayýn suçsuz, günahsýz maðduruyum. Kendi sektöründe ülkemizin en büyük þirketi olan ÇEAÞ''ýn devlet tarafýndan nasýl adým adým yok edildiðini, bizi bu duruma düþürenlerin de anlayabilmesi için en baþýndan ele almak istiyorum.
1- 1952 yýlýnda Adana''da Seyhan Nehri üzerinde bir hidroelektrik kurularak çalýþtýrýlmasý için devlet tarafýndan bir proje geliþtirildi. Bu projenin finansmaný için Dünya Bankasý''na baþvuruldu. Dünya Bankasý''nýn söz konusu projeye finansman saðlamak üzere öne sürdüðü þartlar gereði halka açýk (ortaklarý Adana Ticaret Odasý üyelerinden oluþan) ve %51''i devletin olan bir anonim þirket kuruldu. Bu þirkete o bölgede toptan elektrik enerjisi üretimi, iletimi, daðýtýmý ile ilgili görevler ve imtiyaz hakký verilen ve tüm bunlar þirket ana sözleþmesine yazdýrýlarak baþka bir faaliyette bulunamayacaðý sabitlenen bir yapý oluþturuldu, Adýna Çukurova Elektrik Sanayi ve Ticaret AÞ dendi.
Söz konusu þirkete o zamanki Bakanlar Kurulu kararý ve TC. Büyük Millet Meclisi onayý ile özel kanun yapýlarak söz konusu bölgede 2002 yýlýna kadar, 50 yýllýk imtiyaz hakký tanýndý.
Þirket kendisine verilen bu görev ve imtiyazla faaliyete baþlayýp söz konusu bölgede ve tümü ile kendi imkânlarý ile devletten bir kuruþ almadan irili ufaklý 9 adet hidroelektrik santral, binlerce kilometre enerji iletim hattý ve yüzlerce trafo merkezi inþa etti.
1989 yýlýnda yapýlan genel kurulda sermaye artýrýmý kararý alýndý ve ayný yýl yapýlan sermaye artýrýmýnda % 51 payý olan devlet rüçhan hakkýný kullanmayarak þirketteki hisse oranýný % 25,5 a düþürdü. Daha sonra o zamanki adý Kamu Ortaklýðý Fonu olan Özelleþtirme Ýdaresi vasýtasý ile þirketin %13 hissesi devlet tarafýndan halka, yani bizlere 1990 yýlýnda ÝMKB''de arz edildi, bu halka arzdan devlete 33 milyon $ para bizler tarafýndan ödendi.
1993 yýlýnda Kamu Ortaklýðý tarafýndan bu defa blok satýþ ihalesi ile þirketin devlete ait kalan %12,5 hissesi de ihaleye katýlanlarýn içinde en yüksek teklifi veren Uzan Gurubu''na 83 milyon $''a satýldý. Ve satýþ onaylandý. Bu satýþ ile ve arkasýndan borsada yapýlan operasyonlar ile þirketin çoðunluk hissesi ve dolayýsý ile yönetimi Uzan grubuna geçmiþ oldu.
(Yarýn, ÇEAÞ entrikalarý arasýnda öðütülen küçük yatýrýmcýnýn sahipsizliði)
ÇEAÞ"ý kumar masasýnda kaybettiler
01 Tem 2009, Çarþamba Ýbrahim Kahveci
Bir mahkememiz kararýný açýklýyor ve "burasý borsa" diyor. O zaman neden bu borsa denilen düzene devlet yapýsýnda izin veriliyor? Faize yatýrýlan paralara sonuna kadar sahip çýkýlýyor da; faizi istemeyen þirket yatýrýmcýsýna neden ve nasýl "burasý borsa" deniliyor?
Dün Çukurova Elektrik''le ilgili okuyucularýmýzdan gelen bir maili yayýnladým. Þirket bilgilerinde tarihsel eksik bilgiler olabilir. Burada önemli olan Türkiye''de parasýný faiz yerine þirketlere yatýrmayý tercih eden yatýrýmcýlara yaklaþým mantýðýný anlamaktýr.
Dün büyüme rakamlarý açýklandýðýnda aklýma gelen ilk olay, kriz esnasýnda bankalarýn nasýl kredileri kestikleri oldu. Ama bankalara baðýrmak çaðýrmak ne ifade eder ki. Suç aranacaksa bankalara karþý alternatif piyasa olan sermaye piyasalarýný görmezden gelenlerde bulunmalýdýr.
Sermaye piyasalarýnýn geliþmiþliði ayný zamanda bir demokrasi gerçeðidir. Bireysel haklarýn üstünlüðü, sermayenin bireyi ezememesi bir sermaye piyasasý özelliðidir. Çok ortaklýlýk, ortaklarýn birbirine saygýsý, ortaklýða sadakat sermaye piyasasý unsuru olsa da ayný zamanda geliþmiþlik ölçütüdür.
Ama ülkemizde maalesef ki demokrasinin sermaye alanýndaki derin yansýmalarýna izin verilmiyor. Ülkemizde adeta demokratik sermaye daðýlýmý görmezden geliniyor. Rahmetli Turgut Özal borsayý açarken nerden bilecekti ki sermayenin halka daðýtýlacaðý yer olacaðýna bizim sermaye piyasamýz sermayenin halktan toplandýðý yer haline gelecekti.
Ýþte dünden kalan okuyucumuzun örneði;
"ÇEAÞ''da Yönetim Uzan grubuna teslim edildikten sonra SPK TARAFINDAN BÝR ÇOK USULSÜZLÜK ve Þirket kaynaklarýnýn baþka yerlere aktarýldýðý vs iddialar ve tespitler yapýldýðý gündeme geldi. Hatta 1995 yýlýnda þirket yönetimine bu nedenlerle el kondu, bir süre þirketi kamu kurumlarý idare etti. Altý ay bu þekilde geçtikten sonra kamu kurumlarý ile þirket sahibi Uzan anlaþtý, yanlýþ iþlemler düzeltildi dendi.
1998 yýlýnda þirket ile Enerji Bakanlýðý, imtiyazlarý geniþletecek ve TEK Toroslar Daðýtým þirketi de Çukurova Elektriðe devredilmesi konusunda anlaþarak ve bu anlaþma Danýþtay onayýndan da geçerek 2058 yýlýna kadar sürecek imtiyaz sözleþmesi yürürlüðe kondu.
Sonra 2003 yýlý Haziran ayýna geldik, bir baktýk ki þirket yönetimi kusurundan dolayý þirketin tüm tesislerine el konmuþ, imtiyaz sözleþmeleri iptal edilmiþ. Þirketin tüm aktifleri gitmiþ, pasifte sadece borçlarý kalan, boþ bir þirket ortada býrakýlmýþ.
O zamanki bakana Basýnda sorulduðunda, verdiði cevap ,''Efendim biz þirkete el koymadýk ki küçük hissedarlarýn hisseleri orada duruyor bizden ne istiyorlar gibisinden cevaplar vermiþti''
Sayýn Kahveci ÇEAÞ, UZAN yönetimine devredilirken 1993 yýlýnda küçük yatýrýmcýlara ne diyorsunuz, fikriniz nedir diye sorulmuþ mudur?
Sayýn Kahveci 1993-1998 yýllarý arasýnda SPK birçok usulsüzlük ihbarýnda bulundu, Bunlara karþýlýk hizmetleri denetlemekle görevli Enerji Bakanlýðý görev ve sorumluluklarýný yerine getirdi mi?
Sayýn Kahveci 1993-1998 arasý birçok muvazalý olay varken þirket yönetimi ile neden imtiyaz sýnýrlarýný da geniþleterek ve Danýþtay onayýndan geçirerek yeni sözleþme yapýlmýþtýr. Bu sözleþme yenilenmeseydi þirket zaten 2002 yýlýnda Devlete geri verilecekti.
Sayýn Kahveci 2003 yýlý Haziran ayýnda þirket tesislerine, kendi ihmal, sorumluluk ve kusurlarýnýzý örtmek için el koyup, imtiyazlarý kaldýrýrken, hiçbir suçu olmayan küçük yatýrýmcýlar için ne tedbir aldýnýz? Vatandaþtan toplanan 33 milyon dolar nerde? Þirket kurulurken hisse alan Adanalý esnaf, tüccar, sanayicinin paralarý nereye gitti?
Sayýn Kahveci þirket tesislerine 2003 yýlýnda el konuldu ama bu tesisler her gün çalýþýp üretim yapýyor adeta para basýyor, bu üretimden bizim hakkýmýz olan temettüler ne oldu?
Tüm bu olaylar, hiç suçumuz olmadan bizlere yapýlan bu zulüm hangi vicdan, hangi adalet, hangi hak anlayýþýna sýðar.Dünyanýn neresinde ve hangi rejimde böyle bir uygulama görülmüþtür?"
Günlerdir sessiz kalan SPK yargýçlarý topladýðýnda da "burasý borsa" dedi mi?
GAZETE YAZARI
Uzan-ÇEAÞ ve resmi kumarhane
01 Aðu 2009, Cumartesi
Çukurova Elektrik üzerinden yaþanan haksýzlýða iliþkin yazýlarýma okur bilgileri geliyor. Kimsinden müthiþ destek mailleri gelirken kimileri de eksik taraflara dikkat çekiyor.
Biz bu olayýn neresindeyiz?
Biz maðdur olan bireysel tarafta, yani esnafýndan borsadaki küçük yatýrýmcýsýnýn oluþturduðu kesimdeyiz. Yoksa Çekirge misali zýplayan, boþa Ataklý deðiliz.
Çukurova Elektrik þu anda varlýðýný sürdüren ama içi boþ kalan bir þirket. Çünkü imtiyazý kaldýrýlmýþtýr. Ama bu imtiyazýn feshedilmesinde Enerji Bakanlýðý''ný, EPDK''yý haksýz gösterecek bir iþaret veya bilgiye sahip deðiliz. Ama Uzanlar''ýn Çukurova Elektrik üzerinden sayýsýz uyarý ve cezalar aldýklarýný 1993 yýlýndan beri görüyorduk.
Sorunumuz þu: Uzanlar gibi bir yönetim bu þirketi aldýðýnda küçük yatýrýmcý ne yapacaktý? Ellerindeki hisseleri kime satacaklardý? Ya da devlet nasýlsa SPK gibi bir kurum oluþturmuþ ve þirket denetleniyor diyerek ortaklýða devam mý edeceklerdi?
Bir þirketin sahibi þirketi bilerek zarara uðratýr veya þirket bilânçosu üzerinde oynarsa SPK tarafýndan aðýr yaptýrýmlarla karþýlaþabilir. (En azýndan teorik olarak böyle). O halde Çukurova Elektrik þirketinde ha Uzan veya baþkasý çok fark etmez diyebiliriz. Fark eder diyorsak zaten o an geriye dönerek bu þirketin yönetimi el deðiþtirdiði anda küçük yatýrýmcýya bu hakký vermiþ olmamýz gerekirdi.
Uzanlar devletin yasalarýna karþý gelerek Çukurova Elektrik''in imtiyazýnýn geri alýnmasýna neden oldular. Ýyi ama bunu Uzanlar yaptý. Bunu karþý geliþi, yasalara uymayýþý küçük yatýrýmcý mý yaptý? O zaman neden bu yatýrýmcýlar zarara ortak ediliyor? Kontrol edilemeyen riske "burasý borsa" dersek o zaman þunu ilan etmiþ olmaz mýyýz: ÝMKB aslýnda resmi bir kumarhanedir. Ayný düþünceyi banka hortumlarý için el konulan diðer þirketler için de düþünebiliriz.
Yatýrýmcý kontrol edebildiði risklerden mesul olmalýdýr. Uzan riskinden arýnma fýrsatý verilmemiþ, yapýlan iþler her adýmýnda kamuoyuna en detaylý þekilde açýklanmamýþsa bu insanlarýn mal varlýðýnýn yok edilmesi nasýl izah edilecek?
Yatýrýmcýlar kendilerini zarara uðratan Uzanlar hakkýnda dava açabilirler. Ama zaten bu adamlar yurtdýþýna kaçmýþ ve varlýklarý devlete olan borçlarýna karþýlýk TMSF''ye geçmiþti. Mesele Uzan maðduru faizcilerin servetleri nasýl kamu güvencesine alýnmýþsa ayný güvencenin hissedarlara da saðlanmamasýydý. Uzan maðduru faizciler korundu ama Uzan maðduru küçük ortaklar korunamadý?
Bugün ÇEAÞ ile her yazýmýzda okur maillerinin devleti sorumlu tutan tarafta yer almasý da bir bakýma doðru bulunabilir. Çünkü ortada nerede ise Uzan kalmamýþtýr. Kime dava açýlacaktý?
Koskoca devlet bile karþýlýksýz bono satan bu grubu yakalayamadýðýný düþünürseniz bir Ahmet''in veya Mehmet''in Uzan oyunlarýný nasýl yakalamasýný bekleyebilirsiniz? Bu oyunlarý devlet yakalayýp maðdur olanlarýn maðduriyetini vermesi veya karþý taraftan istenen hakkýn teslimini saðlamasý gerekirdi. Oysa ÇEAÞ''ta bu yapýlmadý. Burasý borsa denirken sanki borsanýn kumarhane oluþu tescillenir oluyordu.
Býrakýn devletin yakalamasýný þu ÇEAÞ olayý ile Ýmar Bankasý arasýndaki süre farký niye oldu dersiniz? Kim Uzanlara süre verdi?
Mesele Uzan veya baþkasý deðil. Belki þu anda bile birçok patron küçük ortaðýnýn haklarýný ezmek isteyebilir. Mesele devletin bunlarý yakalayýp, küçük yatýrýmcýnýn hakkýný koruyucu önlemler almasýdýr. Büyük yaptý diye bu olaydan hiç sorumluluðu olmayan küçüklerin ezilmesi haksýzlýktýr.
Konularýmýz çok geniþ ve uzun çalýþma istiyor. Umarým bir 15 gün sonra geldiðimizde bu konularý biraz daha geniþ ve arka planlarý aktaracak þekilde açarýz. Þimdilik izninizle bir 15 günlük tatil!
Paylaþýmýnýz ve bilgilendirme için teþekkürler. Haklý olduðumuzu bizi maðdur edenlerde biliyor ama kaybeden kendileri olmadýðý için kýllarýný kýpýrdatmýyorlar, maðduriyetimizi fýrsat olduðunda her zaman ve heryerde dile getiriyorum. Bunu hilmi güler beyede dönemin epdk baþkaný yusuf günayada söyledim, haklý ve maðdur olduðumuzu söylediler ama söyledikleri havada kaldý, o dönemlerde eski spk baþkaný ali ihsan karacanada sormuþtum oda haklý ama maðdur edildiðimizi söylemiþti, arkadaþlar biz milyon kere haklýyýz ama siyasete kurban gittik..
slm sn guerra sn clasman02 burda yazýlanlar veaydýnlatýcý bilgiler için sizlere minnettarým gönlünüz hoþ kaleminiz güçlü olsun gerçekten 26 senelik borsa yarýrýmcýsý ve bir okadar da bu hisse formunun üyesi olarak yazýlarýnýz beni duygulandýrdý ve tekrardan teþekkürler ederim biz magdur yatýrýmcýlarýn duygularýný çok güzel özetlediginiz için.
ben de egerki bana kýzmazlarsa sn büyüklerim bazý þeyleri burada dile getirmek isterim borsayý kumarhane zihniyeti gibi düþünen devletin atadýgý yani bizleri temsil ettigini zanneden o zihniyet acaba yataklarýnda rahat uyuyabiliyorlarmý bizlerin beddualarýný alarak zevk mi duyuyorlar veya devletin çýkarlarýný savunduklarýný mý sanýyorlar hepsi öbür dünyayý düþünmeden bu dünyadan ne vurabildiklerinin mi peþindeler sn siyasiler gerçekten bizleri temsil ettiklerini söyler dururlar nasýl halký temsil etmektir bu bu devleti tirilyonlarca zarara ugratan soyup sogana çeviren aralarýndaki çürük elmalarý neden görmezden gelip sadece görevden el çektirmekle yetinirler 20 yýldýr bir tek bu iktidara yakýn olup da hakkýnda küçücük bir yargýlama dahi çýkmayan bu kadar dürüst bir idareciler mi var ki yav bir tane numunelik hesap sorulan çýkmadý aralarýnda ben hep bu kadar düzgün giden þeylerden þüphe duyarým ve haklýyým da örnek vereyim küçük bir kaç tane mesela zamanýnda belediye baþkanlarý
görevden alýndý bunlar neden görevden el çektirildi mesela bir ankaralý olarak ankara belediyesinde MELÝH GÖKÇEK ve avaresi belediyeyi trilyonlarca zarara ugrattýlar hani sn ARINCIN DEYÝMÝYLE parsel parsel sattýlar anka parka trilyonlar harcadýlar çöp lerini atmak bile ayrý bir masraf oldu ya neden bir tek kiþiden hesap sorulmadý sn cumhurbaþkaný bunlarý aslýnda gördü ama nasýl olsa bizden bu halk da koyun gibi biz görevden alalým nasýl olsa unutur diye mi düþündü veya sn BERAT ALBAYRAK merkez bankasýnýn 130 milyar dolarlýrýný hiç yere zarara ugratýp ben istifa ediyorum deyince bu kuzu millet unuttu mu neden sürekli ALLAHU TALANIN ismini dillerinden düþürmeyenlar bizlerin bilmedigi ve sadece tahmin edebildigimiz veya bir yerlerden okudugumuz þeyleri görüp ört bas ederler bunu çok dürüst olan siyasilere sormak isterim siyaset demek çal çýrp sus demek mi onlara göre .
ama biz küçük borsa yatýrýmcýsýnýn üç beþ kuruþuna gelince burasý borsa diyebilen ve hisselerimizin üzerine çöreklenen bu yönetim tayfasý bir gün gelip hesap vermezler mi ne zaman bir avrupa veya abd gibi hesap veren ve hesap soran dürüst siyasiler tarafýndaN VE MAHKEMELERCE yönetilecegiz kanunlar ne zaman güçlüyü degil güçsüzü de eþit bir þekilde yargýlayacak bu yüzden içim kan aglar gerçekten yeri geldinmi müslümanýz diye dillerinden düþürmeyenler avrupalýlara veya müslüman olmayanlara gavur gözüyle bakanlar nerde kaldý yukarda yazdýklarýmýz ve
bazý þeyleri görüp veya þüphelenip araþtýrmayan ve görmezden gelenler artýk dilsiz þeytan olmayý bir kenara býraksýn adam gibi hatalýlardan hesap sorsun yeter gari bu yaptýklarýnýz der saygýlar sunarým.
kurt kuzuyu kaptýgý yeri dokuz defa dolaþýrmýþ
ben binemeyecegim eþege ot vermem bu biline
Türkiye, kazýðýn her türlüsünü ayrý ayrý deneyimleyebilmek için mükemmel bir yer. Burada yetiþen biri dünyanýn baþka bir yanýnda sýkýntý yaþamaz.
Re-twittlediklerim katýldýðým anlamýna gelmez!
Yer Ýmleri