Bu önlüklü vatandaşların bundan 10 sene önceki refah düzeylerini yakalayabilmeleri için 15-20bin değil, 50bin tl maaş almaları lazım. Sadece doktorlar için değil, çoğu iş kolundaki kayıp bu düzeyde. 50bin tl dediğin 3300 dolar para ediyor.
Bu önlüklü vatandaşların bundan 10 sene önceki refah düzeylerini yakalayabilmeleri için 15-20bin değil, 50bin tl maaş almaları lazım. Sadece doktorlar için değil, çoğu iş kolundaki kayıp bu düzeyde. 50bin tl dediğin 3300 dolar para ediyor.
Dr, öğretmen, memur, işçi, emekli hepsi fazlasını hak ediyor ama gerçek şu ki ortada para yok.
Diğer yandan bu nedenle herkes kapıya koşuyor. Bu durumda bazı meslek dallarında rakam daha yüksek olsada çoğunun anca %1’i istediği yere gidecek %9’u kabul edildiklere yere gidecek, daha fazlası yaptığı işten daha düşük pozisyona gidecek ve büyük bir kısmı bu ülkede kalacak.
Bu nedenle dünya için söylenen sözü tekrar ifade edelim
Bu dünyayı sürdürülebilir şekilde korumak, marsta koloni kurmaktan daha kolay.
Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
Bizim ülke özelinde en ağır ve adaletsiz biçimi yaşanıyor olsa da aslında tüm ülkelerde benzer bir sorun var.
ABD ve gelişmiş ülkeler tüm dünyadaki IQ seviyesi yüksek kişileri topluyor ve bunların yarattığı refah ile bu döngü şeklinde devam ediyor.
Ta ki Çin in 1990 ların başında her yıl milyonlarca başarılı kişiyi lisans, master ve doktora eğitimi için gelişmiş ülkelere göndermelerine kadar.
Ben de aynı yıl İngiltere de master yapıyordum. Üniversitelerde her bölümden inanılmaz sayıda Çinli vardı.
İşte bu Çinliler 2020 lere gelindiğinde Çin i üretim, ihracat ve teknolojide lider konumuna yükselttiler.
Biz hala doktorlara, öğretim elemanlarına ,öğretmenlere şu maaş çok diye tartışaduralım.
Biz 90 bin camiide görevli imam ve müeezzinle kalkınamayız.
Ülkenin onyıllardır bütçesi savunma, iç güvenlik ve diyanete akar.
Bir de ümmet aşkına her 20 yılda ülkeye nüfus artışından dolayı katılan 25-30 milyon kişiyi doyurmak için yapılan harcamalara...
Ülke 2000 lerin başındaki gibi 60 milyonda kalıp Argeye, teknoloji yatırımına, insan yetiştirmeye para harcasa şu an;
1- AB üyesiydik.
2-Dünya ekonomisinde ilk ona girmiştik.
3-Milli gelir kişi başı en az 25 bin dolar olurdu.
Ancak 3 çocuk + ümmet kardeşliği safsatası ile sadece her 10 yılda ekonomik kriz yaşayan ülke olduk.
Bu tesadüfen midir?
Elbette hayır. Kendi vatandaşlarımıza cennet kıyılarımızı (verilen sefalet ücretleri ile) bir anlamda yasaklayıp ürettikleri malların pazarı olduğumuz ülkenin vatandaşlarına açtık.
Ülkede yetişen en iyi kalite sebze, meyva ve kuruyemişi iç pazara bile sokmadan Avrupaya yolladık.
Yani kendi topraklarımızda gönüllü marabalık yaptık.
Bununla da gurur duyduk.
KESİNLİKLE YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR.
Sadece Kendi Düşüncelerimdir. Buna göre işlem yapmayınız.
Uğur Civelek diyordu hep, insanların yaşam standardını yükseltmek çok kolaydır ama asıl problemler düşüşe geçince başlar diye...
Kolaydan kastı şuydu: Satarsın bağı tarlayı, para gelir, çekersin altına bmw'yi 3-5 sene kralsın. Para suyunu çekince arabanın bakımını bile yaptıramazsın.
Yaşam standardlarını yükseltmek bir şey (kolay olan), onu sürdürebilmek başka bir şey. (zor olan)
2000'lerin başlarında başlayan özelleştirme furyası insanın aklına geliyor...
Şimdi de yapay olarak faizleri düşük tutunca 2008-2012 arasındaki dönem geri gelecek sanılıyor. O zamanlar faizler düşüktü ya, şimdi düşürürsek yine her şey o zamanki gibi olur
Felsefede vardı böyle abuk örnekler. Tavuk iki ayaklı, ben de iki ayaklıyım, o zaman insan tavuktur gibi![]()
Uğur Civelek surdurulemeyecek ekonomi diyordu.kaynak yok diyordu.bir yerde duvara tosliyacak.bu seferki kriz ağır ve derinden sürekli uzun sürecek.yeni normale doğru.
Fiskiran her seye zam, hayat pahaliligi, issizlik, fakirlik, sefalet..
Ama caddede farkli olabilir.
Veya yandaslara tabii..
Syg,
Sabir ve zaman: iste benim bahadir askerlerim.. TOLSTOY
Yer İmleri