Usta yazar Selahattin Duman, gündeme uygun olarak Brezilya'daki dünya futbol şampiyonası ile ilgili yazmakta.

O halkı sadece futbol açısından değerlendirenlerin yaptığı hatayı vurgulayarak, "her Brezilyalı erkek futbol delisidir" kalıbının yanlışlığını yazıyor ve futbolun Brezilyalı için müzik, dans, biradan sonra geldiğini ifade ediyor. Ve, ne garip bir yanlışlığımızdır ki, cinselliğin beşinci sırada geldiğini söylüyor.

Oysa bizim ülkemizdeki erkekler için futbolun sıralamadaki yeri, bence çok daha öndedir.

Yazar Duman, Brezilya ahalisinin üçte ikisinin oynanacak dünya futbol şampiyonası finalini takmayacağını söylüyor.

Ne kadar doğrudur bilmem. Ama Selahattin Duman'ın hayranıyım, bu konuya özel, ona inanırım...

Dünya şampiyonasının finalinin, Almanya karşısında yarı finaldeki yedi gollü hezimetten sonra, Brezilyalılar için artık büyük oranda önem kaybına uğradığı açık.

Futbolun yaygarasının asıl örttüğü gerçek ise şu: Brezilya şehirlerini çevreleyen "favela"larda açlık sınırının altında altında bir sefalet içinde yaşayan 60 milyon insanın, bu şampiyona için sarfedilen milyarlarca dolarlık harcamaları sokak gösterileri ile protesto ettikleri.

Futbolun büyü ve gürültüsü, aynen Rio Karnavalının şatafatlı resmi geçidi gibi bu insani dramı insanlığın gözünden gizlese de, bu hafta sonu oynanacak futbol finalinden sonra, ülkeyi bu nedenle ziyaret eden turistlerin de gitmesiyle, milyar dolar harcanarak yapılan futbol mabetleri bir anda sessizleşecek.

Futbol, az gelişmiş ülkelerde, ekonomik bolluk ve siyasi özgürlük yaratamayan siyasiler için, önemli bir uyutma sanayii olarak son derece etkin bir araç olmuştur.

Brezilya denilince, futbol fanatiklerinin aklına, genelde ailelerini favelalardan kurtarmak için futbola yönlendirilmiş milyonlarca Brezliyalı genç arasında sivrilen yüzlerce profesyonel futbolcu gelmekte.

Almanya karşısında bir yarı finalde alınan en kötü skorla hezimete uğrayan Brezilya'da bu yenilgi umarım Brezilyalıların dünyaya bakışlarında önemli bir değişiklik gerçekleştirir.

Böylelikle futbol, sosyal yığınlarının uyutulmasında değil de, bir kez olsun uyandırılmasında etkin rol oynar.


----------------


Üç yıl önce bugün facebook'ta böyle yazmışım.

Bu arada Selahattin Duman'ı özledim. Kayboldu gitti.

Bu ülkede sevdiğim, beni ve beynimi yakalayan, son derecede ince espri yeteneği olan çok nadir bir gazete yazarı idi.

Umarım şu anda mutlu ve sağlıklı bir şekilde arzuladığı hayatı sürüyordur.