-
Fatih Terim’den Denizbank’a 1 milyon dolarlık maddi ve 4 TL’lik manevi tazminat davası
Türkiye, geçen yılın nisan ayında Seçil Erzan’la tanıştı. Yüksek karlı gizli fon vaadiyle, şube müdürü olduğu Denizbank Levent Büyükdere Şubesi’nde, aralarında Muslera, Emre Belözoğlu, Arda Turan gibi ünlü futbolcuların da bulunduğu toplamda 27 kişiyi dolandırdığı iddia edilen Erzan’ın yargılandığı dava sürüyor.
Davadaki tanıkların ve müştekilerin bir kısmının ifadelerinde “Fatih Terim fonuna para yatırdık” iddiasında bulunması, kızı Buse Terim’in ceza davasının mağdurlarından biri olması ve Terim’in, skandalın ortaya çıkmasının ardından A milli takım teknik direktörlüğü döneminden hocası olduğu Arda Turan ve Emre Belözoğlu ile birlikte Denizbank yetkilileriyle görüşmeye gitmesi ise Terim’i olayın en önemli isimlerinden biri haline getirdi. Terim de olayın ortaya çıkmasından yaklaşık 1 yıl sonra Denizbank aleyhine 1 milyon dolar maddi tazminat, 4 TL de manevi tazminat talebiyle dava açtı.
Banka çalışanı 3 milyon doları olduğunu, Denizbank olmadığını söyledi
İstanbul 6. Tüketici Mahkemesi’nde 8 Mayıs günü açılan dava dosyasına göre, Terim, 6 Nisan 2023’te Denizbank Levent Büyükdere Şubesi’nde bireysel danışman olarak çalışan Rüya Sağır’a hesaplarındaki varlıkların ne kadar olduğuna dair bir mesaj attı, Rüya Sağır ise Terim’e banka nezdinde 219 bin 300 dolar, 47 bin 400 TL ve saklama hesabında da 3 milyon doları olduğunu SMS ile bildirdi.
Ardından 7 Nisan günü Terim, kendi adının kullanıldığı, gerçekte olmayan bir ‘fon’un varlığından haberdar oldu. Ve bunun üzerine, yürütülen soruşturmalarda da yer alan ifadelerinde belirttiği üzere varlıklarını başka bir bankaya taşımak istedi. Ancak banka 3 milyon doların görünmediğini, bu nedenle bu talimatı yerine getiremeyeceğini söyledi.
En az 1 milyon dolar “adeta buharlaştı”
Bunun üzerine Terim, kendi hesap hareketlerini incelemeye başladı. Dosyaya göre, nakit para yatıracağı zaman şoförü Umut Akgöze vasıtasıyla Denizbank Şubesi’ne para gönderiyordu. Ancak hesap hareketlerini incelediğinde Akgöze tarafından Seçil Erzan’a teslim edilen tutarların büyük kısmının hesaplarına intikal etmediğini gördü (Dosyaya Seçil Erzan ile Umut Akgöze arasındaki mesajlaşmalar da sunuldu). Gönderdiği bakiyeler ile kullandığı yahut çektiği bakiyeleri karşılaştırdığında da en az 1 milyon dolar varlığın Denizbank nezdinde “adeta buharlaştırıldığını” fark etti. Ve bu davayla da en az 1 milyon dolar olmak üzere, yapılacak bilirkişi incelemesiyle gerçek zararın tespit edilerek tazmin edilmesini talep etti. (Oksijen’in notu: Fatih Terim, 12 Haziran 2023’te savcılığa Seçil Erzan, banka çalışanı Rüya Sağır ve diğer yetkililer hakkında şikayette bulundu. Bu soruşturma dosyasında çok yakında iddianamenin hazırlanması bekleniyor.)
Banka prosedürleri Terim için esnetti
Dosyada, Denizbank ile Fatih Terim arasındaki bankacılık ilişkisinin esnetildiği de şu ifadelerle anlatılıyor: “Örneğin, müvekkilimiz yurtdışına gidecekken ihtiyaç duyduğu nakit para, banka personelleri tarafından müvekkilimize havalimanında teslim edilmiştir. Müvekkilimizin internet bankacılığı kullanmaması nedeniyle yazılı ve sözlü talimatlarına tabi olduğu prosedürler müvekkilimiz için zaman zaman, davalı banka inisiyatifi ile esnekleştirilmiştir.”
“Seçil Erzan’ın davranışlarından banka sorumlu”
Terim’in avukatları, dosyada “banka temsilcisine teslim edilen tutarların Denizbank’a teslim edilmiş sayıldığını”, “bu zararın Denizbank’ın sistematik şekilde denetim yükümlülüğünü yerine getirmemesinden kaynaklandığını”, bu nedenle de “Seçil Erzan’ın hukuka aykırı davranışlarından bankanın sorumlu olduğunu” belirtti.
4 TL manevi tazminat talep edildi
Diğer taraftan İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde Denizbank aleyhine 15 Mayıs’ta açılan manevi tazminat dosyasında ise Denizbank’ın kendi itibarını korumak adına, Terim’in adını, Terim’i tasvir eden “eski hoca” ve “söz konusu teknik direktör” gibi ifadeleri ve üçüncü şahısları kullanarak Terim’in kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu belirtildi. Denizbank’ın Terim’in itibarına verdiği zarar ise dava dosyasına göre yalnızca 4 TL. Yani sembolik bir bedel talep edildi.
Kaynak: https://gazeteoksijen.com/turkiye/fa...-davasi-212013
**********************************************
Denizbank üst düzey çalışanları anlatıyor: Seçil’in ajandası çarşafın arasından çıktı!
Dava kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianameye göre Erzan, çevresindeki bazı kişilere yüksek kâr getirisi olan güvenilir bir fon bulunduğunu, teknik direktör Fatih Terim ve Denizbank CEO’su Hakan Ateş gibi isimlerin bu fona dahil olduğunu söyleyerek, futbolcular, iş insanları ve çeşitli meslek gruplarında yer alan müştekilerden para topladı. İddianamede, gerçekte ise böyle bir fonun hiç olmadığının tespit edildiği, Erzan’ın vadettiği ödemeleri yapamaması ardından bu ‘sistemin’ çöktüğü ve şikayetler üzerine yasal sürecin başladığı aktarılıyor. 8 Mart tarihli bir önceki duruşmada şikayetçiler Arda Turan, Emre Belözoğlu ve Fernando Muslera mahkemede ilk kez ifade vermiş, mahkeme heyeti Seçil Erzan’ın tutukluluk halinin devamına; banka üst düzey çalışanları olan Sermin Tekin, Tanju Kaya, Cenk İzgi ve Oğuz Atilla’nın dinlenmesine karar verilmişti.
7 Nisan saat 14:00'te yaşananlar
Seçil Erzan davasının 4. duruşmasında Denizbank yetkililerinden ilk ifadesine başvurulan Avrupa Bölge Müdürü Sermin Tekin oldu. Tekin mahkeme salonuna Denizbank Levent Şube’nin bir maketi ile geldi. İfadesinde, Seçil Erzan’ın birinci derece sicil amiri olduğunu ifade eden Tekin, olayın ortaya çıktığı 7 Nisan tarihinde yaşananları mahkemede şöyle anlattı: “7 Nisan günü saat 14.00 bir telefon aldım. İnci Çeviker'in Seçil Erzan'a ulaşmak istediğini, ulaşamayınca şikayet etmek istediklerini söylediler. Ardından olayın içinde futbolcuların olduğu, onların da ulaşamadığı yönünde bir telefon aldım. İnsan kaynaklarından sorumlu genel müdür yardımcımız Tanju Kaya'yı aradım. Hemen Büyükdere şubeye gittim. Alt katta Volkan Vahçekapılı ile karşılaştım. Volkan bey bana ‘Seçil Hanımla ilgili bir şikayetimiz yok, biz elimizdeki kağıtları teyit ettirmek için geldik’ dedi.”
Terim: Seçil kızım gibidir
Burhan bey ile kızı Evrim hanımı gördüm kapının önünde. Evrim hanım sürekli ağlıyor, Burhan bey de onu sakinleştirmeye çalışıyordu. Evrim hanım çok uzun zamandır Seçil Erzan’a para verdiğini ama bunları almadığını söylüyordu. Daha sonra Evrim hanım Seçil’in intihar etmiş olabileceğini söyledi. 8 Nisan Cumartesi sabahı 10’da genel müdürlüğe gittik. Tanju Kaya, Ramazan Işık, Cenk İzgi vardı. Fatih Terim de yanında Arda Turan ve Emre Belözoğlu ile birlikte gelmişti. Özellikle Arda paralar verdiğini, ama büyük kısmını alamadığını söyledi. Arda ile Emre, Seçil’i Terim’e sormuşlar, Terim de ‘kızım gibidir’ dediğini orada öğrendim.”
‘Seçil intihar etmek istediğini söyledi’
Sermin Tekin ardından Seçil Erzan ile iletişime geçtiğini söyledi mahkemede, “Seçil’le konuştum, bana bir konum attı. Çorlu olduğunu öyle öğrendim. Seçil kapının dışına çıktı. Bayılmak üzereydi. Beni eve Seçil davet etti. Annesi, bakıcısı, bir de isimleri Nilgün ve benim gibi Sermin olan kişiler vardı. Beni çok güzel ağırladılar. Ardından Seçil tehdit edildiğini, futbolcular tarafından rahatsız edildiğini, paralar aldığını ve intihar etmek istediğini söyledi. Parayı nereye verdiğinin bir kısmını anlattı. Yıllar önce bir hisse senedinden açığı olduğunu söyledi. Israrla benden paralar almaya çalıştılar, tehdit ettiler, dedi. Sürekli intihar etmek istediğini söyledi. Bir gece evine gelip senetler aldıklarını söyledi. Ayrılmak üzere kalkacağımda ‘bankaya gelip her şeyi anlatacağım’ dedi. Israr etti yanımda olun diye. Hatta Tanju bey de (Denizbank Yönetim Kurulu Üyesi Tanju Kaya) olsun diye ısrar etti. Birlikte Tanju beyi aradık. Ben Seçil’in geleceğinden emin değildim. Sonra ben Tanju Beyi tekrar aradım. Seçil’in korku dolu olduğunu, birileri tarafından rahatsız edildiğini, kuzenleri ile arasında sorunlar olduğunu anlattım.”
"Ajanda, çarşafın arasından çıktı"
Sermin Tekin 9 Nisan Pazar günü yaşananları ise şöyle aktardı: “Seçil, 9 Nisan günü saat 10’da bankamıza geldi Hüseyin Eligül (Çorlu’da Zabıta olarak çalışıyor) ile birlikte. O zamana kadar bize iletilen bilgiler hep dışarıda elden para verme şeklinde olunca Seçil’e sadece ne anlatmak istediğini sorduk. Cenk İzgi (Denizbank Teftiş Kurulu Bölüm Müdürü) ve Ali Murat Dizdar (Denizbank Hukuk Başmüşaviri) vardı içeride. Tanju bey ve ben; Seçil istediği için katılmıştık. Göktürk'te kayıtlarım var, onları alırsam daha iyi olur dedi Seçil. Göktürk’te evine gitmek istedi ama yalnız da gitmek istemedi. Dolayısıyla ben de onunla gittim.” BDDK raporuna konu olan ve alacak – verecek listesi olduğu iddia edilen ajandanın hikayesini ise Sermin Tekin şöyle anlattı: “Nilgün hanım bir ajanda buldu. Çarşafın arasındaydı dedi Nilgün Hanım. Ardından 9 Nisan günü Seçil ifadesini imzalamış oldu. Ertesi gün listeleri götürüp ben biraz bunların üzerinde çalışayım dedi. Ruhen de kötü durumdaydı, kendini netleyemedi. 10 Nisan Pazartesi günü Seçil’in söyledikleri bilgisayar ortamına geçirilmeye başlandı. Gece hiç uyuyamadığını ifade etti. Seçil istediği için orada yanında oturuyordum. Sonra dedi ki keşke bir telefonum olsa, netleyebilirim. Sabit telefondan aradı ama oradan ulaşamadı. Böyle olunca bir telefon verildi Seçil’e de. Seçil zaten telefonsuz geldiğini söyledi. Kır at diye bir şey söyleyemeyiz. Zaten bilirkişi raporu geldi bununla ilgili. 9’unda ifadesini imzaladı, 10’unda telefon teslim ettik. Bu konuyla ilgili soruşturma da devam ediyor zaten.”
Merak edilen sorular ve cevapları
Seçil Erzan davasında, Denizbank’ın sorumlulukları, denetleme, iç işleyişi ve para alıp verilirken uyulacak kurallar gibi konular da gündem oldu. Sermin Tekin bu konulardaki sorulara da cevap verdi:
- Şube müdürlerimizin görev süreleri sektörde 5-10 yıl çalışır daha da çalışamaz diye bir uygulama söz konusu değil. 15 yıl da çalıştırabiliriz. Sadece şuna dikkat ediyoruz. Aynı şubede müdürle operasyon birimini 5 yıldan uzun birlikte çalıştırmıyoruz.
- Şube müdürlerinin fon bilgisi verme, fona aktarma yetkisi yok. Özel bankacılık, şubeler dışında varlıkları 5 milyon üzerinde olmak üzere kurulmuş bir şube. Şube müdürlerimizin uygulamada özel müşterilere özel para verme, ya da parasını teslim alma yetkisi yok.
- Dışarıdan biri bankada para saydıramaz.
- Para hele de dövizse ve nakit olarak alınacaksa zaten o paranın önceden haber verilip hazırlanması gerekir. 500 bin doların üstündekiler çekilirken, bildirim isteniyor.
- Bankamızın sisteminde kayıtlı olanlar işlem anında otomatik üretilir, orada durur. Bankada bilgisayarda sahte bir belge, üretilemez. Bizim bankada belge oluşması için işlemin gerçekleşmesi lazım. Bankadaki bilgisayarda Word'den çıktı alsanız sisteme girmez.
- Bankamızda 100'e yakın fon var, bir tanesi de özel fon. Bankalar fon kuramaz, portföy yönetim şirketleri kurar. Deniz Portföy Yönetim Şirketi var bizim bankada da. Portföy yönetim şirketinin fon kurması en az 2 ay alır. Müşteri de bu özel fonu mobil bankacılıktan görür. Bir de özel bankacılık çalışanımız görür. Bu fona başkası giremez zaten. Fon sahibinin onayını almamız lazım.
- Hakan Ateş ile Mehmet Aydoğdu adına bir fon yok. Fon da sadece İnci Çeviker ile görüşmemde duydum.
Fonda herhangi bir kar garantisi verilemez. Kazanacağınız gibi anapara kaybına da sebep olabilir.
Kaynak: https://gazeteoksijen.com/turkiye/de...n-cikti-212227
Gönderi Kuralları
- Yeni konu açamazsınız
- Konulara cevap yazamazsınız
- Yazılara ek gönderemezsiniz
- Yazılarınızı değiştiremezsiniz
-
Forum Rules
Yer İmleri