Sayfa 5426/7020 İlkİlk ... 442649265326537654165424542554265427542854365476552659266426 ... SonSon
Arama sonucu : 56156 madde; 43,401 - 43,408 arası.

Konu: Sanat Mozaik

  1. Iki Efendinin Usagi (Il Servitore di Due Padroni), Lokantaci Kadin (La Locandiera), Kahvehane (La Bottega del Caffè), Yalnizlik Donusu (Trilogia della Villeggiatura) ve Don Juan (Il Don Giovanni) gibi oyunlarin yazari Italyan Carlo (Osvaldo) Goldoni'nin olum yildonumu (6 Subat 1793)

    "Kadin bir yanlis yapmaya gorsun, tefe koyarlar hemen. Ama erkek soz konusu oldu mu, herkes sus pus olur. Bizi cekistirirler. Size ise her hakki tanirlar. Nicin biliyor musunuz? Yasalari erkekler yapiyor da onun icin. Eger kadinlar yapmis olsaydi, her sey tersine donerdi. Elimde olsa, karisini aldatan her erkegin eline bir dal tutustururudum. Dort bir yan ormana donerdi o zaman." Iki Efendinin Usagi



    "Sì, se fossimo come voi. Dirò, come dice il proverbio: noi abbiamo le voci, e voi altri avete le noci. Le donne hanno la fama di essere infedeli, e gli uomini commettono le infedeltà a più non posso. Delle donne si parla, e degli uomini non si dice nulla. Noi siamo criticate, e a voi altri si passa tutto. Sapete perché? Perché le leggi le hanno fatte gli uomini; che se le avessero fatte le donne, si sentirebbe tutto il contrario. S'io comandassi, vorrei che tutti gli uomini infedeli portassero un ramo d'albero in mano, e so che tutte le città diventerebbero boschi." Il Servitore di Due Padroni



    “Tamam lanet olasi. Biliyorum benimle dalga gectin. Biliyorum beni yerlerde surundurmekten keyif aldin. Nereye kadar sabredecegimi gormek istiyorsun. Cevirdigin dolaplarda oturu gogsune bir hancer saplasam, yuregini paramparca etsem ve erkeklere cilve yapan, onlarla dalga gecen kadinlarin onune atsam yeridir. Ama bu beni daha da perisan eder. Kacip gidecegim senden. Cilvelerine, gozyaslarina, oyunlarina lanet olsun. Bana kadinlarin erkekler uzerindeki o igrenc iktidarinin tadini tattirdin.Bunun bedelini odedim. Sorun sadece onun hakkindan gelmek degil, onu kucumsemek. Ama en iyisi kacip gitmek.”Lokantaci Kadin



    “Si, maledetta. So che tu m’ingannasti, so che trionfi dentro di te medesima di avermi avvilito, e vedo sin dove vuoi cimentare la mia tolleranza. Meriteresti che io pagassi gl’inganni tuoi con un pugnale nel seno; meriteresti ch’io ti strappassi il cuore e lo recassi in mostra alle femmine lusinghiere, alle femmine ingannatrici. Ma ciò sarebbe un doppiamente avvilirmi. Fuggo dagli occhi tuoi: maledico le tue lusinghe, le tue lacrime, le tue finzioni; tu mi hai fatto conoscere qual infausto potere abbia sopra di noi il tuo sesso, e mi hai fatto a costo mio imparare, che per vincerlo non basta, no, disprezzarlo, ma ci conviene fuggirlo.”



    "Dunya guzel bir kitaptir; ama okumayana faydasi yoktur."

  2. Fransiz ressam Achille Jacques-Jean-Marie Devéria’nin dogum yildonumu (6 Subat 1800)

    Lying nude with a jug, 19th century




    Le Café, 1857


  3. Italyan ressam Bartolomeo Bezzi'nin dogum yildonumu (6 Subat 1851)

    L'acqua morta, 1884




    Sulle rive dell’Adige, 1885


  4. Belcikali ressam Gerard Jozef Portielje'nin dogum yildonumu (6 Subat 1856)

    The Bassoon Player, 1886




    The Model Maker, 1929


  5. Alman ressam ve fotografci Georg Wilhelm Degode'nin dogum yildonuu (6 Subat 1862)

    Gebirgsfluss i.d. Eifel, 1910




    Sommertag in Kaiserswerth, 1920


  6. Fransiz ressam Achille-Émile Othon Friesz’in dogum yildonumu (6 Subat 1879)

    Le Travail à l'Automne, 1907–1908




    Les Baigneuses des Andelys (The Bathers of Andelys), 1908


  7. Crepuscolari (Alacakaranlik Kusagi) Italyan sairlerinden Sergio Corazzini'nin dogum yildonumu (6 Subat 1886)



    Bana nicin sair diyorsun?
    Sair degil
    Sadece aglayan bir cocugum ben.
    Sadece gozyasi dokmek icin geldim bu sessiz dunyaya.
    Nicin sair diyorsun ki bana?

    Caresizligim caresizligi gibi herkesin
    Mutlulugum basit turden,
    Oylesine basit ki utancla itiraf ediyorum.
    Olumu dusunuyorum bugun

  8. Alman roman yazari Irmgard Keun'un dogum yildonumu (6 Subat 1905)

    Gedächtniskirche onunden gectim (…) ve gidisim, durmak ile ileri ve geri gitmeyi istemek arasinda, ikisine de hevesim yok. Ve sonra bedenime kosede bir yer yaptim, cunku koseler insana keskin bir kenara dayanmanin ozlemini duyumsatiyordu ve insan yaslanmak ve bunu hissetmek istiyor. (...) Surekli gittim ve icimde tam da giden ve duran bir makine var gibiydi." Yalanci Ipek Kiz



    "Ging ich langsam an der Gedächtniskirche vorbei (...)zwischen einem Weitergehenwollen und einem Zurückgehenwollen, indem ich zukeinem von beiden Lust hatte. Und dann machte an Ecken mein Körper einen Aufenthalt, denn Ecken machen dem Rücken so eine Sehn-sucht nach einer Anlehnung an die scharfe Kante, die Ecke heißt, undman möchte sich mal dranlehnen und sie sehr fühlen (...) In mir war eine Maschinenart, die genau ihr Gehen und Stehenbleiben machte."

Sayfa 5426/7020 İlkİlk ... 442649265326537654165424542554265427542854365476552659266426 ... SonSon

Yer İmleri

Yer İmleri

Gönderi Kuralları

  • Yeni konu açamazsınız
  • Konulara cevap yazamazsınız
  • Yazılara ek gönderemezsiniz
  • Yazılarınızı değiştiremezsiniz
  •