Akşam üstü bir ara hava almaya çıkmıştım.
İstanbul çeliktepe ve sanayi mahallesi arasında eski büyükdere caddesi üzerinde yürüyüş yaptım.
(ki bu iki semt de malum partinin seçmenlerinin çok bol olduğu yerlerdir, hele sanayi o partinin kalesidir resmen)
Evet çadırının önünde yandaş gençler "evet gazetesi" dağıtıyor. insanlara uzatıyorlar, kimsenin aldığı yok.
Yanımdaki adama da uzatıyorlar, adam "hayır gazetesi yok mu" diyor. Gazete dağıtan genç bozuluyor ama belli etmiyor.

Yürüyüşün dönüş turu, yine aynı noktaya yaklaşıyorum. Evet gazetesi dağıtanlar ısrarlı, neredeyse halkın gözüne sokacaklar ama kimse almıyor. Hatta yüzlerine dahi bakmıyor vatandaşlar.
Önümdeki adama sıra geliyor, adam gazete uzatan genci tersler gibi yüksek sesle "hayır hayır!" diyor.

Gazete dağıtmaya çalışanların nafile çabası, bana burada ve çeşitli forum sitelerinde sabahtan akşama kadar mesai yapan üç beş yandaşı hatırlattı.
Karşılarında artık onların dayattığı ucuz yemleri yemeyen kum gibi insan olduğunun farkındalar. Ama yapabilecekleri daha iyi bir seçenek yok. Referanduma kadar ısrarla çabalamaya devam edecekler.

Biz sıradan vatandaşlar da napalım, sanalda da sokakta da onların bu zırıltısına katlanacağız bir süre.