Sn gabros..

Bir de... Bunnar boş adamlar, kafaları muhalefetten başka bir şeye çalışmaz... Bir iki ajitasyon, bir iki kıvırtma manevrası yaparak üste çıkarım diye düşünüyorsan yanılıyorsun...

YAŞ kararlarına şerh koyanlar, daha sonra kanun çıkartıp YAŞ kararlarını yargı denetimine açarak Şurayı baskı altına alanlar, o güne kadar ordu içinde devamlı tırpanlanan feTÖ'cü subaylara yol açanla mevcuttaki zihniyettir. Ergenekon davalarına "savcı" olup, vatansever subaylarımızı zindanlarda süründüren de bu zihniyettir.. 2010 referendumunda " bir daha darbe olmaması için evet deyin" dedikten 6 sene sonra darbe yiyen de bu zihniyettir... feTÖ'ye balkonlardan el sallayıp, okyanus ötelerine selam gönderen zihniyet de bu zihniyettir..

Ve güzel ülkemin, güzel insanlarına tercihlerinden ötürü terörist demeye getiren de bu zihniyettir.

FeTÖ yıllardır yapılanıyormuş olabilir.. Ama kafasını bir türlü kaldıramıyordu... Ta ki bu zihniyet iktidar olana kadar... Sonra birden bire palazlandığını herkes biliyor.. Çünkü, ne istedilerse almaya başladılar.

Bizi boş kafalı, bir şey bilmez, anlamayan, düşünmeyen, bilmeyen birileri olarak görmek de (her ne hikmetse) sizin zihniyetiniz..

O kadar da boş olmadığımızı, şu aşağıdaki yazıma bakarak değerlendirebilirsiniz.. Daha bugün bir cümle üzerine yazıverip geçmiştim.

Konuş dersen de, her konuda, ispatlı delilli, binlerce sayfa konuşurum..

 Alıntı Originally Posted by DeliKAN Yazıyı Oku
Bu mevzuu çok derindir aslında..

Bir rivayettir ama, insanın inanmayasa da gelmiyor hani.. Ford o yıllarda Türkiye bürokrasisine, 50 yıl boyunca Türkiye'de sadece Ford marka araçların ( otomobil, traktör, kamyon, otobüs .. vb.) kullanılması karşılığında 5.000 km karayolu vaadetmiş, Türkiye bürokrasisi kabul etmemiş..

Marshall yardımları ise bir ayrı mevzuu'dur...

Postdam konferansında SSCB ile anlaşamayan ABD iki yıl içinde Türkiye'ci oluverip, Türkiye'yi de yardım planına dahil etmiştir...

Postdam konfearansı da, ikinci dünya savaşı sonrası Avrupa'nın, üç büyükler denen ABD, UK ve SSCB tarafından yeniden nasıl şekillendirileceği üzerineydi... Eee.. Biz savaşa girmemiştik, bizi niye konuşuyorlar derseniz de Tarsus Yenice tren istasyonunda, Churcill ile İnönünün konuşmasını hatırlayın derim.. Yani fırsatı fırsat bilen Churcill (gözü hala boğazlardaydı) Türkiye'yi de konferans masasına taşımıştı. Boğazlar meselesini ısıtıp, boğazlara üs kuralaım falan diyordu. SSCB ortaklığa yanaşmıyor, kendi başına olacak şekilde boğazlardan hak istiyor, olmazsa Marmarada bir üs istiyor, daha da olmazsa bari Dedeağaç'ta bir üs olsun diyordu..

Truman baktı ki, SSCB nin gözü Türkiye'de.. İngiltere (UK) de buna çanak tutuyor... Daha Japonya da teslim olmamış.. İş karışık... Türkiye'yi kaptırmamak lazım dedi kendi kendine.. Türkiye'yi yanına çekmek için iki yıl düşündüler ve Marshall yardımları ile bunu hallettiler.

Kısacası böyle.. hafızalarımda..

Postdam konferansı 1945 yılı yazında yapıldı.. Marshall yardım planı 1947 sonbaharında onaylandı..

Saygılar..