-
Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık %12,62, aylık %1,13 arttı
TÜFE'de (2003=100) 2020 yılı Haziran ayında bir önceki aya göre %1,13, bir önceki yılın Aralık ayına göre %5,75, bir önceki yılın aynı ayına göre %12,62 ve on iki aylık ortalamalara göre %11,88 artış gerçekleşti.
Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) yıllık %6,17, aylık %0,69 arttı
Yİ-ÜFE (2003=100) 2020 yılı Haziran ayında bir önceki aya göre %0,69, bir önceki yılın Aralık ayına göre %6,89, bir önceki yılın aynı ayına göre %6,17 ve on iki aylık ortalamalara göre %7,74 artış gösterdi.
-
Friday July 03 2020 Actual Previous Consensus
10:55 AM
DE
Markit Services PMI Final JUN 47.3 32.6 45.8
10:55 AM
DE
Markit Composite PMI Final JUN 47 32.3 45.8
11:00 AM
EA
Markit Services PMI Final JUN 48.3 30.5 47.3
11:00 AM
EA
Markit Composite PMI Final JUN 48.5 31.9 47.5
-

Originally Posted by
deniz43
Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık %12,62, aylık %1,13 arttı
TÜFE'de (2003=100) 2020 yılı Haziran ayında bir önceki aya göre %1,13, bir önceki yılın Aralık ayına göre %5,75, bir önceki yılın aynı ayına göre %12,62 ve on iki aylık ortalamalara göre %11,88 artış gerçekleşti.
Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) yıllık %6,17, aylık %0,69 arttı
Yİ-ÜFE (2003=100) 2020 yılı Haziran ayında bir önceki aya göre %0,69, bir önceki yılın Aralık ayına göre %6,89, bir önceki yılın aynı ayına göre %6,17 ve on iki aylık ortalamalara göre %7,74 artış gösterdi.
bu rakamlara rağmen mb sı faiz düşürmeye devam edebilir mi?
bankaların mevduat faizlerini buralarda turtmaları mümkün mü yada mevduattaki paranın dövize kaymasına engel olabilirler mi
kamu bankalarının 0.64-74 hatta sıfır arabalarda 0.50 nin altında kredi vermeleri nereye kadar devam edebilir.
bir halt olacağı yok.
-

Originally Posted by
ayhan53
bu rakamlara rağmen mb sı faiz düşürmeye devam edebilir mi?
bankaların mevduat faizlerini buralarda turtmaları mümkün mü yada mevduattaki paranın dövize kaymasına engel olabilirler mi
kamu bankalarının 0.64-74 hatta sıfır arabalarda 0.50 nin altında kredi vermeleri nereye kadar devam edebilir.
Bu başlığın geçmiş sayfalarında görmüşünüzdür;"hiperenflasyon riski" başlıklı bir yazı yazmıştım.Bir yandan merkez bankası büyük bir parasal genişlemeye giderken ve para basarken(emisyon artışı),diğer taraftan uygulanan mali politikalarla bütçe açığı bu yıl rekor seviyelere çıkacak.Buna eşlik eden tüketici kredilerindeki patlamayla birlikte sonucu hiper enflasyon olur.Gelişmiş ülkelerde "şimdilik" olmamasının sebebi -önceki sayfalarda yazmıştım" paranın dolaşım hızının düşmesi ve kredi hacminin sadece reel olarak değil nominal olarak da gerilemesi ayrıca ABD dolarının kabaca üçte ikisi ülke dışında dolaşımda.Bizde bu şartların hiç biri olmadığı için ekonomi teorisine göre bizim ekonomimizde hiper enflasyon olması kaçınılmaz.Para politikalarının etkisi gecikmeli olduğu ve etkisini 6-12 ay arasında gösterdiği için ,zamanı geldiği zaman hiper enflasyonu yaşayacağız.Enflasyon rakamları TUİK rakamlarına yansımaz ise bu ekonomi teorisinin yanlış olduğunu göstermez,TUİK rakamları hatalı manasına gelir.Zaten herkes günlük hayatında enflasyonu hissedecektir.
-Merkez Bankası faiz düşürmeye devam edebilir mi,edebilir,çünkü bundan önceki faiz indirim kararları da rasyonel değildi.
-Bankalardaki mevduat faizlerinin düşük olması ,BDDK'nın aktif rasyosu icadıyla bankaların ceza yememek için mevduattan kaçmalarından kaynaklanıyor,çünkü bu dönemde verilen kredilerin büyük kısmının geri dönüşü riskli ve batma riski var,bankalar bu yüzden bilanço küçültmeyi tercih ediyor.
-Para zaten dövize kayıyor,buna rağmen fiyatında zıplama olmaması,merkez bankasının çok büyük bir rezerv tüketmesiyle olabildi,ama merkez bankası daha ne kadar devam edebilir ve döviz fiyatındaki yükseliş baskısını durdurabilir,soru işareti,çünkü şu anda bile büyük bir döviz yükümlülüğü altına girmiş durumda(eksi net rezerv)...

Originally Posted by
deniz43
https://pbs.twimg.com/media/EZKkFUvU...jpg&name=small
Yukarıda Haluk Bürümcekçi'nin tablosuna göre merkez bankası;Nisan ayında da kamu bankalar üzerinden 11.2 milyar dolar satış yapmış.Mart ayında 14.1 milyar dolar,Şubat ayında da 12.8 milyar dolar satış yapmıştı.Böylece Merkez Bankasının geçen yılbaşından Nisan ayı sonuna kadar kamu bankaları üzerinden yaptığı döviz satışı 38.1 milyar doları son 3 ayda olmak üzere 76.9 milyar doları buldu.
Mayıs ayı sonunda ,merkez bankasının dövizin fiyatının yükselmemesi için kamu bankaları üzerinden geçen yıl başından beri yaptığı döviz satışı 88.3 milyar dolara yükseldi.Bunun 49.5 milyar dolarlık kısmının son 4 ay içinde olması rezervlerdeki erimenin son 4 ayda büyük hız kazandığını döviz fiyatının kontroldan çıkarak zıplama riskinin arttığını gösteriyor.
-Daha önce de yazdığım gibi,hiper enflasyon geldiği zaman bankaların bugün verdiği sabit faizli tüketici kredileri ve menkul kıymetler bankaların çok canını sıkacak ve zarar yazacak.Borsada banka hisse senetlerinden uzak durulmasının bir nedeni de bu risk olabilir.
Son düzenleme : deniz43; 03-07-2020 saat: 16:40.
-

Originally Posted by
deniz43
Bu başlığın geçmiş sayfalarında görmüşünüzdür;"hiperenflasyon riski" başlıklı bir yazı yazmıştım.Bir yandan merkez bankası büyük bir parasal genişlemeye giderken ve para basarken(emisyon artışı),diğer taraftan uygulanan mali politikalarla bütçe açığı bu yıl rekor seviyelere çıkacak.Buna eşlik eden tüketici kredilerindeki patlamayla birlikte sonucu hiper enflasyon olur.Gelişmiş ülkelerde "şimdilik" olmamasının sebebi -önceki sayfalarda yazmıştım" paranın dolaşım hızının düşmesi ve kredi hacminin sadece reel olarak değil nominal olarak da gerilemesi ayrıca ABD dolarının kabaca üçte ikisi ülke dışında dolaşımda.Bizde bu şartların hiç biri olmadığı için ekonomi teorisine göre bizim ekonomimizde hiper enflasyon olması kaçınılmaz.Para politikalarının etkisi gecikmeli olduğu ve etkisini 6-12 ay arasında gösterdiği için ,zamanı geldiği zaman hiper enflasyonu yaşayacağız.Enflasyon rakamları TUİK rakamlarına yansımaz ise bu ekonomi teorisinin yanlış olduğunu göstermez,TUİK rakamları hatalı manasına gelir.Zaten herkes günlük hayatında enflasyonu hissedecektir.
-Merkez Bankası faiz düşürmeye devam edebilir mi,edebilir,çünkü bundan önceki faiz indirim kararları da rasyonel değildi.
-Bankalardaki mevduat faizlerinin düşük olması ,BDDK'nın aktif rasyosu icadıyla bankaların ceza yememek için mevduattan kaçmalarından kaynaklanıyor,çünkü bu dönemde verilen kredilerin büyük kısmının geri dönüşü riskli ve batma riski var,bankalar bu yüzden bilanço küçültmeyi tercih ediyor.
-Para zaten dövize kayıyor,buna rağmen fiyatında zıplama olmaması,merkez bankasının çok büyük bir rezerv tüketmesiyle olabildi,ama merkez bankası daha ne kadar devam edebilir ve döviz fiyatındaki yükseliş baskısını durdurabilir,soru işareti,çünkü şu anda bile büyük bir döviz yükümlülüğü altına girmiş durumda(eksi net rezerv)...
Mayıs ayı sonunda ,merkez bankasının dövizin fiyatının yükselmemesi için kamu bankaları üzerinden geçen yıl başından beri yaptığı döviz satışı 88.3 milyar dolara yükseldi.Bunun 49.5 milyar dolarlık kısmının son 4 ay içinde olması rezervlerdeki erimenin son 4 ayda büyük hız kazandığını döviz fiyatının kontroldan çıkarak zıplama riskinin arttığını gösteriyor.
-Daha önce de yazdığım gibi,hiper enflasyon geldiği zaman bankaların bugün verdiği sabit faizli tüketici kredileri ve menkul kıymetler bankaların çok canını sıkacak ve zarar yazacak.Borsada banka hisse senetlerinden uzak durulmasının bir nedeni de bu risk olabilir.
Eğer hiperenflasyon riski varsa ,şişik fiyattan olsada, kredi ile gayrimenkul alanlar oldukça iyi bir yatırım yapmış olmazlar mı ?
Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
O egeli ben değilim
-

Originally Posted by
Egeli
Eğer hiperenflasyon riski varsa ,şişik fiyattan olsada, kredi ile gayrimenkul alanlar oldukça iyi bir yatırım yapmış olmazlar mı ?
Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
Ufukta enflasyonun patlayacağı görülüyorsa,şu anda bankalar tarafından negatif reel faizlerle verilen tüketici kredilerini,özellikle uzun vadeli olanları kullanmak, oldukça kazançlı gözüküyor çünkü krediler sabit faizli olduğu için borcun önemli bir kısmı reel olarak enflasyonda eriyecek gibi gözüküyor.
Alınacak kredinin hangi alanda değerlendirileceği kişinin tercihine kalmış.Fiyat şişik de olsa, evi olmayan kirada oturan birinin böyle bir avantajı kullanması kazançlı gözüküyor.Ama zaten evi olan birinin fiyat şişkinse, yatırım amaçlı olarak ikinci veya üçüncü ev almak yerine, alacağı krediyi yatırım ve tüketim amaçlı olarak değerlendirebileceği daha uygun alanlar olabilir çünkü yatırım amaçlı alınan evlerin kiraları düzenli olarak ödenmeyebilir,elde edilen kira gelirinin gayrımenkul sermaye iradı vergisi var,ev eskidikçe ev sahibine ait tamirat masrafları var...
https://www.hisse.net/topluluk/showt...21#post4522221
https://www.hisse.net/topluluk/showt...29#post4528929
https://www.tcmb.gov.tr/wps/wcm/conn...138560-ncfiDfw
Son düzenleme : deniz43; 04-07-2020 saat: 06:44.
-
EKONOMİ TEORİSİ NE DİYOR:
Chicago Üniversitesi'nin ünlü ekonomi profesörü ve kendi adıyla anılan ekonomi doktrinin sahibi , Nobel ödüllü Amerikalı iktisatçı Milton Friedman'ın ekonomi kitaplarına geçmiş ünlü ifadesiyle "Enflasyon her yerde ve her zaman parasal bir olgudur" der.
Bu cümle ekonomistlerin çok büyük çoğunluğu tarafından tartışmasız doğru kabul edilen bir cümledir. Bu cümlenin altından şöyle bir açıklama çıkarılabilir: Enflasyona neden olan şey para arzındaki artışlardır. Ya da daha doğru bir ifadeyle eğer bir ekonomide para arzı reel büyümeden daha hızlı artıyorsa o ekonomide enflasyon olur.
Para arzını artırmanın enflasyon yaratacağı pek fazla tartışma gerektirmiyor ama yine de bunu ekonomi teorisinde Fischer'in değişim denklemiyle ifade edersek: MV = PQ. Burada M para arzını, V para biriminin bir yıldaki el değiştirme sayısını, P fiyatları, Q reel üretimi gösterir. V, genellikle kısa zamanda değişmez, Q da yeni yatırımları ve teknolojik gelişmeyi gerektirdiği için kısa sürede artırılamaz büyüklükler olarak kabul edildiğinden fiyatlar (P), para arzının (M) bir fonksiyonu haline dönüşür: P = f(M). Bu durumda para arzındaki artışlar fiyatları da artırır.
Bir de ABD'den örnek vereyim:
ABD'de geçen yıl yıllık enflasyon artışı %2.5,yıllık gsyih büyümesi de %2.3 oldu.
https://www.federalreserve.gov/relea...nt/default.htm
Fed'in yayınladığı tabloya bakarsanız 2019 yılında tüketici kredilerindeki artış da beklendiği gibi kabaca bu ikisinin toplamı(enflasyon+ gsyih artışı)
Keza 2018 yılında da ABD'de yıllık enflasyon artışı %1.9,yıllık gsyih büyümesi de %2.9 oldu.
Fed'in yayınladığı tabloya bakarsanız 2018 yılında tüketici kredilerindeki artış da beklendiği gibi kabaca bu ikisinin toplamı(enflasyon+ gsyih artışı) %4.8 olduğunu görürsünüz.
Bu sene ABD'de para arzındaki genişlemeye rağmen "şimdilik" enflasyon olmamasının sebebi:
-Kredilerde sert daralma;Nisan ayında (-) %19.6
-Paranın dolaşım hızında yavaşlama:
https://fred.stlouisfed.org/series/M2V
https://fred.stlouisfed.org/series/M1V
-ABD parasının kabaca üçte ikisinin ABD dışında, dünyayı dolaşması.(As of June 10, 2020, there was $1.91 trillion worth of Federal Reserve notes in circulation.)(Yani ABD'de dolaşan para bu tutarın yaklaşık üçte biri 640 milyar dolar civarında)
Ama bizim ekonomimizde ABD Ekonomisinde olanın tam tersi koşullar geçerli olduğundan parasal genişlemenin enflasyon patlaması yaratması kaçınılmaz gözüküyor.
Son düzenleme : deniz43; 04-07-2020 saat: 09:32.
-

Originally Posted by
deniz43
Ufukta enflasyonun patlayacağı görülüyorsa,şu anda bankalar tarafından negatif reel faizlerle verilen tüketici kredilerini,özellikle uzun vadeli olanları kullanmak, oldukça kazançlı gözüküyor çünkü krediler sabit faizli olduğu için borcun önemli bir kısmı reel olarak enflasyonda eriyecek gibi gözüküyor.
Alınacak kredinin hangi alanda değerlendirileceği kişinin tercihine kalmış.Fiyat şişik de olsa, evi olmayan kirada oturan birinin böyle bir avantajı kullanması kazançlı gözüküyor.Ama zaten evi olan birinin fiyat şişkinse, yatırım amaçlı olarak ikinci veya üçüncü ev almak yerine, alacağı krediyi yatırım ve tüketim amaçlı olarak değerlendirebileceği daha uygun alanlar olabilir çünkü yatırım amaçlı alınan evlerin kiraları düzenli olarak ödenmeyebilir,elde edilen kira gelirinin gayrımenkul sermaye iradı vergisi var,ev eskidikçe ev sahibine ait tamirat masrafları var...
https://www.hisse.net/topluluk/showt...21#post4522221
https://www.hisse.net/topluluk/showt...29#post4528929
https://www.tcmb.gov.tr/wps/wcm/conn...138560-ncfiDfw
Bu varsayımda gelirlerinde enflasyonla doğru orantılı artması gerekiyor. Ama açıklanan enflasyon ile gerçek enflasyon aynı değil. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz.
Gönderi Kuralları
- Yeni konu açamazsınız
- Konulara cevap yazamazsınız
- Yazılara ek gönderemezsiniz
- Yazılarınızı değiştiremezsiniz
-
Forum Rules
Yer İmleri