tat tuz yok bu hissede bedelli yapan yukselir belli bi zaman sonra bunda o ýþýk yok..
Bu nasýl kaðýt kimse almýyor satmýyor gibi. Hisse analizde adý bile yok
Ýþ Deniz'den malýn yarýsýný almadan gitmem diyor
hisse.net kullanarak iPhone aracýlýðýyla gönderildi
Dayý en zor zamanda bedelli den milleti güzel öptü o zaman Mart'a kadar mala doymadým diyor gözünü ne doyurur bilmiyorum
hisse.net kullanarak iPhone aracýlýðýyla gönderildi
Ýstanbul’da güneþli bir günün sabahýnda Topkapý Sarayý’nýn avlusunda bulunan Has Oda’nýn kapýsý açýldý. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doðru ilerliyordu. Bu kiþi, Avrupa’yý titreten, koca Akdeniz’i hâkimiyet altýna alan Osmanlý Devleti’nin kudretli hükümdarý Kanunî Sultan Süleyman’dan baþkasý deðildi. Devlet iþlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çýkar, aðaçlarý, kuþlarý, denizi seyrederdi.
O gün deniz, aðaçlar bir baþka güzeldi, yalnýz aðaçlardan birkaç tanesinin yapraklarýnýn buruþtuðunu fark etti. Hemen yanlarýna yaklaþtý ve eliyle tutup incelemeye baþladý. Biraz sonra aðaçlarýn neden buruþtuklarýný anlamýþtý. Karýncalar sarmýþtý o güzelim dallarýný. Aklýna bir çözüm yolu geldi. Aðaçlarý ilaçlatacaktý. Böylece aðaçlar karýncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardý. Fakat birkaç dakika daha düþününce bu fikrin o kadar da iyi olmadýðýný anladý. Karýncalar da can taþýyordu, aðaçlarý ilaçlatýrsa onlar ölebilirdi. Ýþin içinden çýkamayacaðýný anlayan Kanunî, bu konuyu danýþmak için hocasý Ebussuud Efendi’yi aramaya koyuldu. Hocasýnýn odasýna gitti. Ama hocasý odada yoktu. Hemen oracýkta bulduðu kâðýt parçasýna kafasýna takýlan soruyu edebî bir üslupla yazdý ve hocasýnýn rahlesi üzerine býraktý.
Birkaç saat sonra hocasý odasýna gelmiþ ve rahlenin üzerinde el yazýsý ile yazýlmýþ kâðýdý görmüþtü. Eline hat kalemini alan Ebussuud Efendi, talebesinin soruyu yazdýðý kâðýdýn altýna bir þeyler yazdý ve kâðýdý rahleye býraktý.
Kanunî bir ara tekrar hocasýnýn odasýna uðradý. Hocasý yine yerinde yoktu; ama rahlenin üzerine býrakmýþ olduðu kâðýdýn üzerine kendi yazýsý dýþýnda bir þeylerin daha yazýlmýþ olduðunu gördü. Merakla kâðýdý eline aldý ve okumaya baþladý. Yazýyý okuyunca yüzünde bir tebessüm belirdi. Kâðýdýn üst kýsmýnda Kanunî’nin hocasýna yazdýðý sual vardý. Kanunî þöyle diyordu hocasýna:
Meyve aðaçlarýný sarýnca karýnca
Günah var mý karýncayý kýrýnca?
Hocasý Ebussuud soruyu þöyle cevaplýyordu:
Yarýn Hakk’ýn divanýna varýnca
Süleyman’dan hakkýn alýr karýnca.
Kaynak:http://mustafakaraoglu.com/
Yer Ýmleri