Bu yaþýma kadar en fazla 20 cenaze törenine / namazýna katýlmýþýmdýr. Dikkatimi çeken hususlar þunlar ;
- Evlenen çiftlere hediye verilirken amaç , onlarý ekonomik olarak desteklemek olacakken , genelde düðün yapan zararla çýkar. Cenaze sahipleri üzüntüden günlük iþlerini yapamaz halde olurlar ve bu durumu yakýn çevresi ve arkadaþlarý vasýtasýyla atlatmak isterler. Eskiden cenaze evinde 1 hafta yemek piþmez, komþular, akrabalar bu iþi üstlenirken, günümüzde herkes ( çoðunlukla ) cenaze evine karnýný doyurmaya gider oldu. Güneydoðu bölgesinde müftüler fetva vererek , cenaze sahiplerini borçtan kurtarmaya çalýþýyorlar. Ýnsanlar taziye evi diye 7 gün 24 saat yemek- içmek karþýlamak zorundalar.
- Çocukluðumda mahallede bir cenaze olduðunda , hiç bir evde müzik, eðlence olmazdý. Adeta yas tutulurdu. son 10 yýlda katýldýðým cenaze törenlerinde , daha namazý bile kýlýnmadan musalla taþýnda mevtanýn baþýnda dedikodusu yapýlýr olmuþ. Mezarlýkta bir grup defin iþini yaparken çoðunluk üçer- beþer gruplar halinde ( farklý þehirlerden gelmiþler, hasret gideriyorlar ) gülmeli, þakalaþmalý sohbette oluyor.
En son gittiðim cenaze de , mezarlýktan çýkar çýkmaz defin gideri kavgasý yapanlara þahit oldum. Ýnsanlar mutasyona uðramýþ.....






Yer Ýmleri