Az durun beyler. Kalbinizde pislik yok biliyorum ama söyledikleriniz manda - himaye düzenine çok benziyor. Olmaz öyle þey.
Bizim içimizdeki aslanlarý daha yavruyken boðan onlar zaten . Merak etmeyin daha çooook Atatürk'ler yetiþtireceðiz.
Ama iþimiz zor iþte. Bizim sorunumuz siyasetçiler deðil halk .
Beni Þikayet edenler utansýn.!!!
Kötümser yalnýz tüneli görür, iyimser tünelin sonundaki ýþýðý görür, gerçekçi tünelle birlikte hem ýþýðý hem de gelecek treni görür.!!!
Ankara icadý ‘kur rejimi’ nasýl çöktü?
ugurses1 ugurses1
22 saat önce
Dalgalý kur rejimi, þok emici esnekliði nedeniyle para politikasýnýn baðýmsýz biçimde çalýþmasýný saðlar. Sermaye hesabý serbest iken hem faizi hem de döviz kurunu kontrol etmek mümkün deðil. Ankara’da 2018’de kurulan “baþkanlýk rejimi” ile birlikte ekonomi yönetimi hem kuru hem de faizi kontrol etmeye yönelik bir “denemeye” giriþmiþti. Çok doðal ki döviz rezervi eriterek bunu bir süreliðine sürdürmek mümkündü. Tek sorun þu ki; Ankara’da ekonomi yönetimi “bunu baþardýðýný” sanýp aþýrý bir özgüvenle devam ettirdi. Dalgalý kur rejimindeydik ama belli kur seviyesi savunuluyor, bu seviye aþýlýnca yeniden daha yukarýda bir seviye savunuluyordu.
Adýna ne ‘dalgalý kur rejimi’ ne ‘yönetilen dalgalý’ ne ‘sabit kur rejimi’ ne de ‘peg rejimi’ denilebilecek uydurma bir kur rejimi, gün gelip rezervler sona yaklaþýnca çöktü.
Aðýr çekimde tren kazasý
Son 10 günde Türk Lirasý hýzla deðer kaybetti. Bu satýrlarýn okurlarý ile parasal dengeleri yakýndan izleyenler için, bunun gerçekleþmesi sürpriz deðildi.
Peki ne olmuþtu da 4 Aðustos haftasý Kurban Bayramý bitiminde döviz kurlarý týrmanýþa geçerek 10 Temmuz tarihine göre yüzde 10 artmýþtý?
Merkez Bankasý verilerine göre; 10 Temmuz-7 Aðustos arasý dönemde bankacýlýk sistemindeki toplam döviz ve altýn mevduatlarý 18.2 milyar dolar artmýþ. Bunun yarýdan fazlasý, bu 5 haftalýk dönemin son iki haftasýnda gerçekleþmiþ.
18.2 milyar dolarlýk artýþýn kabaca 7.5 milyar dolarlýk kýsmý altýn ve euronun diðer paralara karþý çok yükselmesi nedeniyle deðer artýþý içeriyor. Bunu dikkate almamak gerekiyor; geriye kalan net 10.7 milyar dolar yurtiçi yerleþiklerin (bireyler ve þirketler) TL ödeyerek döviz ve altýn alýmlarýndan kaynaklanýyor.
Bu 10.7 milyar dolarlýk artýþýn 4.5 milyar dolarý sadece tek baþýna en son hafta, 7 aðustos haftasý gerçekleþmiþ. Son 5 yýlda en büyük haftalýk artýþlardan biri.
Bu 5 hafta içinde yaklaþýk 1.5 milyar dolarlýk bir yabancý yatýrýmcý çýkýþý da gözleniyor.
Böylece bu 5 haftada toplam 12.2 milyar dolarlýk bir döviz talebi piyasaya girmiþ.
Döviz giriþleri kurumuþken döviz talebinin artmasý döviz kurlarýný yukarý iter. Nitekim öyle de oldu. Neye raðmen? Kamu bankalarýnýn dolar kurunu 6.85’te tutmak için döviz satmalarýna karþýn.
Öyle anlaþýlýyor ki; Ankara ‘arka kapý’ yöntemleriyle kamu bankalarý aracýlýðý ile kuru savunamaz hale düþtü. Kuru savunmayý býraktý. Uzunca süredir kuru belli seviyelerde savunmak için 100 milyar dolara yakýn rezerv eriten Ankara, yolun sonuna geldi. Son kurþunlarý atarak kuru piyasaya býraktý. Ne olduðu bilinmeyen uydurma kur rejimi de çökmüþ oldu. Geçmiþten beri çalýþan ve efektif döviz alýþveriþi ile iþleyen Kapalýçarþý döviz piyasasýnda ise paralel ve daha yüksek kurdan paralel piyasa da yeniden canlandý.
Madalyonun diðer tarafýnda ise döviz kurunu 6.85’te tutmak için bir yandan milyarlarca dolar rezervi eriten ekonomi yönetimi, bu döviz talebinin arkasýnda, öz be öz yerleþikler ile daha önce ‘Türkiye hikayesini’ satýn almýþ ama iþler rayýndan çýkmaya baþlayýnca çýkýþý tercih eden yabancýlarýn döviz talebi olduðunu bilinmesine karþýn “dýþ güçler bize operasyon yapýyor” diye açýklamalar yapmýþtý.
Tüm yabancý kurum ve bankalara TL verilmesi engellendiði için artýk “dýþarýdan saldýrý argümaný” geçersiz kalýyordu.
Kur yükseliþi artýk daha fazla rezerv eritilerek tutulamaz hale gelince kamu bankalarý eliyle “arka kapýdan” döviz satýþý býrakýldý; ya da en azýndan kur seviyesi savunmasýna ara verildi. Böyle olunca; rezervlerin eritildiði ve artýk bu yolla savunma yapýlamayacaðý sinyali verilmiþ oldu. Kur daha da yukarý çýktý. Kabaca yüzde 5’lik artýþ bu duruþtan sonra geldi.
Son bir aya bakýlýrsa döviz kuru yaklaþýk yüzde 10 artmýþ oldu. Merkez Bankasý’nýn da kendi politika faizinin de altýnda verdiði parayý kesmesinden sonra bu yükseliþ biraz duruldu.
Düþünce: “Ýnecektim”
Bu durulmadan sonra CNNTÜRK’te yayýna çýkýp açýklamalar yapan Hazine ve Maliye Bakaný Berat Albayrak, kurlarýn inip çýkacaðýný söyleyerek “Önemli olan kurun seviyesi deðil, rekabetçi olup olmamasýdýr. Türkiye tarihinde ilk defa rekabetçi bir kur düzeyiyle ekonomisini dönüþtürebilecek bir yapýya kavuþtu. Biz diyoruz ki turizmin gelmesi için, ihracatçý için benim para birimim daha cazip olsun, daha rekabetçi olsun.”
Son bir yýlda aþýrý kredi büyümesini beslemek için faizi negatif reel faiz seviyesinde tutan, bunu sürdürebilmek için de TL’den kaçan yerleþik ve yabancý yatýrýmcýlarýn döviz talebini kur artmasýn diye karþýlarken 60 milyar dolarlýk döviz rezervi eriten (taze döviz giriþleri de hesaba katýldýðýnda 100 milyar dolar) siyasetçi, kur zirve yaptýðýnda bize bunu “TL rekabetçi oldu” diye açýklýyor.
Peki ne için yapýlmýþ bu? Bakan konuþmasýnda bunu söylüyor; “Burada esas konu þu, finansal güvenlik noktasýnda, ekonomik altyapý noktasýnda Türkiye’nin bütün bu dalgalarý kontrollü þekilde yönetip yönetemediðidir”
‘Finansal güvenlik’ için dalgalar yönetilmiþ. Asýl sorun þurada ki; iktidar partisi yýpranmasýn ve oy kaybetmesin diye yani iktidardaki partinin bekasý için, paramýz TL faizi negatif reel faize çekilerek savunmasýz býrakýlmýþ, hiçbir iktisadi anlamý olmayan kur seviyelerini savunmak için döviz rezervleri eritilmiþ, asýl bu yolla Türkiye’nin ekonomik ve finansal güvenliði tehlikeye atýlmýþtýr.
Ülkelerin döviz rezervi tutmasýnýn amacý; olaðanüstü durumlarda ülkenin en baþta ekonomisini çalýþýr halde tutabilecek, ithalatýný yapabilecek bir ‘yedek akçe’ bulundurmasýdýr. Bu eritilmiþtir.
Dýþ güç deðil, yurttaþlar
2018 Haziran seçimlerinden sonra kurulan “Cumhurbaþkanlýðý Hükümet Sistemi” sonrasýnda oluþan yönetim, ekonomide maceracý bir yol izlemeye baþladýðýndan, 2019 baþýndan bu yana geçen bir buçuk yýlda, yerleþik yurttaþ ve þirketlerin döviz hesaplarýndaki artýþ kabaca 50 milyar dolardýr. Buna 15.5 milyar dolarlýk yabancý yatýrýmcý çýkýþý da eklendiðinde 65.5 milyar dolarlýk bir döviz talebi ortaya çýkmýþtýr.
Bu yeni yönetim biçimi, çerçevesi olan bir makroekonomik program ortaya koyamadýðý gibi, mevcut sorunlarý ve dengesizlikleri de derinleþtirmiþtir. Sadece iki kanalda bir buçuk yýlda ortaya çýkan 65.5 milyar dolarlýk talep, bu dengesizliklerin ve güvensizliðin bir sonucudur.
Bu temel sorun ve dengesizlikler çözülmek yerine, semptomlara dönük “söndürme” çabasý bir politika sanýlarak uygulanmýþtýr. 65.5 milyar dolarlýk bu talep, Merkez Bankasý’nýn döviz rezervleri sonuna kadar eritilerek döviz kuru frenlenmeye çalýþýlsa da, bu bir buçuk yýllýk dönemde kurlar yüzde 40 artmýþ, yani TL yüzde 30 deðer kaybetmiþtir.
Sonunda bize yapýlan açýklama ise ‘TL’nin rekabetçi bir düzeye kavuþtuðu’dur.
Peki o zaman neden 60 milyar dolarlýk rezerv neden heba edildi? Tutarsýz ve bir çerçevesi olmayan politikalarýn fotoðrafý bu: Kuru savunmak için rezervler eritilsin, beceremeyince “biz zaten rekabetçi kur istiyorduk” denilsin.
1994’te birkaç puanlýk bir faiz düþüþü saðlayabilmek için ekonomiyi krize sürükleyen; yüzde 130’a yakýn kur artýþýna, enflasyonun yüzde 150’lere dayanmasýna, faizlerin yüzde 400’lere fýrlamasýna ve ekonomik durgunluða sebep olan dönemin Baþbakaný Tansu Çiller de 2001 yýlýnda Mehmet Ali Birand’a verdiði söyleþide, “ihracat patlamasý için yapýldýðýndan” bahsediyordu.
Ancak bu defa 26 yýl sonraki fark þurada; Türkiye’nin þirketler kesimi aþýrý borçlu, bunun da önemi bir kýsmý dövizle.
Türkiye ayný þeyleri yaparak farklý sonuçlar bekleyen, liyakatsiz, popülist ve kibirli politikacýlar elinde, kazandýklarýný ‘mehter adýmlarýyla’ bir adým geriye götürerek heba etmekten uzaklaþamadý. Bedeli ise toplum ödüyor.
Uður Gürses
Kötümser yalnýz tüneli görür, iyimser tünelin sonundaki ýþýðý görür, gerçekçi tünelle birlikte hem ýþýðý hem de gelecek treni görür.!!!
Yer Ýmleri