Artan
Azalan
İşlem
BIST 30
BIST 50
BIST 100
NASDAQ 100
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
49,50 10% 10,08 Mn 49,50 / 49,50
5,61 10% 261,42 Mn 5,03 / 5,61
1.210,00 10% 220,02 Mn 1.040,00 / 1.210,00
12,65 10% 171,57 Mn 11,44 / 12,65
225,00 9.97% 1,21 Mn 225,00 / 225,00
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
39,68 -9.98% 5,77 Mn 39,68 / 39,68
15,80 -9.97% 508,49 Mn 15,80 / 16,50
132,90 -9.96% 14,48 Mn 132,90 / 132,90
215,60 -6.38% 682.158,40₺ 215,60 / 215,60
13,48 -6.06% 395,17 Mn 12,92 / 13,99
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
62,60 0.64% 8,81 Mr 60,65 / 64,30
337,50 7.57% 7,05 Mr 313,25 / 339,50
32,24 0.37% 6,92 Mr 30,42 / 32,48
279,75 2.1% 6,89 Mr 271,50 / 283,75
393,25 4.1% 5,19 Mr 370,50 / 393,25
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
18,79 1.13% 409,41 Mn 17,98 / 18,87
62,60 0.64% 8,81 Mr 60,65 / 64,30
393,25 4.1% 5,19 Mr 370,50 / 393,25
337,50 7.57% 7,05 Mr 313,25 / 339,50
383,00 1.73% 2,15 Mr 372,00 / 384,50
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
18,79 1.13% 409,41 Mn 17,98 / 18,87
62,60 0.64% 8,81 Mr 60,65 / 64,30
92,70 2.21% 303,82 Mn 88,00 / 93,40
102,60 0.59% 217,05 Mn 100,40 / 103,20
393,25 4.1% 5,19 Mr 370,50 / 393,25
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
18,79 1.13% 409,41 Mn 17,98 / 18,87
33,36 3.54% 66,90 Mn 31,92 / 33,42
62,60 0.64% 8,81 Mr 60,65 / 64,30
10,29 0.88% 186,00 Mn 9,99 / 10,50
76,50 4.08% 323,09 Mn 70,05 / 76,65

Masrafsız Bankacılık + 1.000 TL Nakit! Enpara’dan Çifte Avantaj

Masrafsız Bankacılık + 1.000 TL Nakit! Enpara’dan Çifte Avantaj
Sayfa 51/153 İlkİlk ... 41495051525361101151 ... SonSon
Arama sonucu : 1219 madde; 401 - 408 arası.

Konu: Abd'de seçimler yapılmayacak...

Hybrid View

Previous Post Previous Post   Next Post Next Post
  1. AA FİNANS
    @aa_finans
    Yurt içi piyasalar Merkez Bankası faiz kararını bekliyor. AA Finans beklenti anketine katılan ekonomistlerin tamamı politika faizinin artırılacağını tahmin ederken, faiz artışı tahminleri 100 baz puan ila 200 baz puan arasında yer aldı

  2. https://www.haberturk.com/yazarlar/m...i-parti-tabani

    “İYİ Parti seçmen kitlesinin en önemli özelliği oldukça katı bir yapıları olması; HDP seçmeni gibiler, partilerinden hemen vazgeçecek durumda değiller. Bütün kamuoyu araştırmaları da bize bunu veriyor. İYİ Parti yönetimi gücünü, AK Parti ve MHP’ye itirazdan alıyor…”
    AK Parti ve Mhp tabanından ideolojik olarak farklı değiller. İyi Parti tabanının yaptığı itiraz, yanlış uygulamalara ve yolsuzluklaradır. Aslına bakarsanız bunun da altında belli kesimler gibi mamalanamama yatar. Gerçekleri konuşmak lazım. Hdp seçmeni gibi katı yapıları olduğuna da katılmıyorum. Önceki seçimler öncesi, anketlerde oy oranları yüksekti.

  3. Sadettin Tantan, İYİ PARTİ İstanbul Milletvekili Ümit Özdağ’ın partisinin İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu’yu “FETÖ’CÜ” olmakla itham etmesi ve bunu İYİ PARTİ Genel Başkanı Meral Akşener’e de söylemesine rağmen önlem alınmadığını açıklaması ile başlayan tartışmalar hakkında da çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

    Tantan “Görünen o ki AKP, İYİ PARTİ’yi bölerek Akşener’i kendisi ile uzlaşacağı bir pazarlık masasına oturtmaya çalışmakta” değerlendirmesinde bulundu.
    Sadettin Tantan'ın bu açıklamasından devam etmekte fayda var. Öncelikle kanaatimi yazayım, daha önce yazdım, tekrarlıyorum:Akşener,seçimler öncesi klasik Akp'liler ya da Erdoğan ile masaya oturursa, siyasi hayatı biter.
    Bu sebebi bir önceki mesajda yazıyor.

    Pazarlık masası öncesi görüşmek lazım, görüşmek de sakıncalıdır. Ama aşağıdaki senaryo yazılırsa, konuşmak mümkün olmaktadır:

    "Ümit Özdağ, Meral Akşener’e gidip Buğra Kavuncu hakkında, 'Bu FETÖ’cü. Hem dayısı hem kendisi FETÖ’cü' diyor. Akşener, 'Nereden öğrendin FETÖ’cü olduğunu' diye soruyor. Özdağ, 'Hem MİT’ten, hem Genelkurmay’dan öğrendim diye yanıt veriyor.

    Akşener bunun üzerine partiye kayıtlı sabit telefon hattından Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan’a ulaşıyor. Buğra Kavuncu’nun FETÖ’cü olduğuna dair bir bilgi olup olmadığını soruyor. Akşener bir ya da en fazla iki gün sonra Ümit Özdağ’ı davet ediyor.

    'İki tarafa da sordum. ‘Hayır. Bizde böyle bir kayıt yok’ dediler' diyor. Özdağ, canı sıkkın bir şekilde, 'Ha öyle mi, memnun oldum' deyip görüşmeden ayrılıyor.
    Öncelikle Hulusi Akar ve Hakan Fidan klasik Akp'li değiller. Fakat Akp içinde, klasik Akp'li olmayan başka kesimler de var. Mesela Süleyman Soylu. Bence Hulusi Akar'dan önce, ''Fetöcü mü değil mi'' diye sorulacak ilk kişi Süleyman Soylu. Akşener ''nereden öğrendin'' diye sorunca, Özdağ, Süleyman Soylu'yu söylemiyor. Soylu, Ağar'ın adamı diye biliniyor. Bahçeli de arkasında duruyor.

    Bu olayın ne fetöyle, ne Kavuncuyla bir alakası yok. Bu olay bir senaryo, sadece görüşmenin içeriğini saptırmak için bu kadar tantana yapıldı.

    Buradan çıkan sonuç şudur: Erken seçim olacaktır. Erdoğan'dan sonra Süleyman Soylu'nun CB olma ihtimali yoktur.

    Şu an çıkan haberlerde Ümit Özdağ ile ilgili kararın Meral Akşener'e bırakıldığı yazılıyor.

    Affedecektir.

  4. https://www.gazeteduvar.com.tr/nuriy...-haber-1502163

    "Makale toplam on altı hastaya, bir kısmı entübe, bir kısmı değil, adı açıklanmayan bir bitkisel üründen elde edilen maddenin buharlaştırılarak entübasyon tüpünden ya da oksijen maskesinin içine eklenerek verildiğini söylüyor.
    Çağlayan Taybaş
    @caglayan_taybas
    ·
    10s
    Oğuz Güvenmez adlı kişi Covid hastaları üzerinde bitkisel bir karışım kullanmak istiyor ve bakanlık bu klinik araştırmaya izin veriyor ve bakan yardımcısı destek veriyor. Ancak klinik araştırmanın bütün prosedürleri çiğnenmiş.
    Korcan Ayata PhD
    @korcanayata
    ·
    28d
    Böyle bir deneyi fare üzerinde yapmak için bile ön laboratuvar çalışması, hücreler üzerindeki toksisite ve diğer etkiler gösterilmesi gerekir. Sadece bunun iznini almak 2-3 ay sürer. Evet fare!
    Salgın bütün dünyaya yayılmış, dünya ekonomisi %5 küçülüyor, insanlar patır patır ölüyor, iflaslar, işsizlik, güvenlik sorunları ayyuka çıkmış, Dr.Nöriye ne yapılmaması gerektiğini söylüyor.

    Doktorlar ne yaptı şimdiye kadar? Oğuz Güvenmez'i destekliyorum.

  5. https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/...-dusus-1775143

    KONDA Genel Müdürü Bekir Ağırdır’ın paylaştığı çalışmanın verilerine göre, Eylül ayında AKP’nin oyu yüzde 36,7’ye, MHP’nin oyu yüzde 10.6’ya düşerken; Cumhur İttifakı’nın oyu ise yüzde 47,3’e düştü.

    Aynı araştırma şirketinin Ağustos ayı araştırma verilerine göre, AKP’nin oylarında yüzde 2,4, MHP’nin oyu yüzde 1.1, Cumhur İttifakı’nın oyu toplamda yüzde 3,5 oranında düşüş oldu.

    Aynı çalışmanın verilerine göre Eylül ayında muhalefet blokunda CHP’nin oy oranı yüzde 21.6’ya düşerken, İyi Parti’nin oy oranı yüzde 14.8’e yükselmiş, HDP’nin oy oranı yüzde yüzde 11.5 olarak yerini korumuş gözüküyor.
    Ağırdır'ın kararsızlar dağıtıldıktan sonra oy oranları böyle. Şu an seçim olsa buna çok yakın sonuç çıkar. Chp de oy kaybeder.

    Siyasi tercihi olmayanlar, gizleyenler veya söylemek istemeyenler toplamı yüzde 36 civarında seyrediyor.

    Partilerin çekirdekleri küçülüyor: Doğrudan tercihlerde AKP yüzde 23.2, MHP yüzde 6.7, CHP yüzde 13.6, İYİ Parti yüzde 9.4, HDP yüzde 7.3.

    AKP çekirdeği küçülüyor; ancak muhalefet büyümüyor; gri alan büyüyor.

    AKP ve MHP’nin ittifak yaptığı son 2 yıllık dönemde ilk defa muhalefet bloğunun oyunun Cumhur İttifakı’ndan fazla olduğu görülüyor.

  6. lütfi bergen
    @BergenLutfi
    İslâm ekonomisinin en önemli ilkesi israftan kaçınmak ve "istikamet" üzere yaşamaktır.

    İstikamet: itidal, itaat, dürüstçe yaşamak, dinin emirlerine itaat etmektir.

    İtidal üzere yaşamak: ölçülü olmak, dengeli yaşamak.
    İslâm ekonomisi için öncelikle istikamet üzere yaşamayı ilke edinmiş bir toplumun doğması gerekir.

    Bu toplumun modern zamanların "tüketim toplumu" olmayacağı açık değil midir?
    1980 kuşağının dindarlık anlayışı kentlere talipti.
    Çünkü kamusal alanda varlık bulmak için geleneksel "kanaat toplumu"ndan kopmak gerekiyordu.

    Demek ki 1980 kuşağı aslında Tüketim Toplumu'na akmak isteyen modernlik tezahürlerine talip bir nesil olarak geçmişi reddediyordu.
    Günümüzde muhafazakâr kesimlerde kapitalist toplumun "emtia alım araçları"nın kullanışlılığına hayranlık gelişmiş durumda.

    "İyi yaşamak" ifadesinin muhafazakâr kesimde anlamı "değerleriyle yaşamak" değil artık. Maddi uygarlığın araçlarına sahip olarak yaşamak amaçlanıyor.
    Muhafazakâr insanlar 1980'lerde kentlerin çeperinde "değerlerini kaybetmeme" mücadelesi veriyorlardı.

    Şimdi artık "değerlerini savunma"ya dair söylemlerini dahi kaybettiler.
    Türkiye'de dindarlık kapitalizmi ve sosyalizmi eleştiren bir ideolojik iddia ile ortaya çıktı.

    Bütün gücüyle sosyalizme yüklendi.
    Geldiği noktada kapitalizm, dindarlığı yutup tüketim toplumuna katıverdi.
    ................................................

  7. https://odatv4.com/guvec-siyaseti-21102030.html

    Nobel ödülü sahibi olan ünlü Rus asıllı Belçikalı fizikçi, kimyacı İlya Prigogine [Илья́ Рома́новичПриго́жин] “eğer bir kimyasal, biyolojik veya sosyal sistem genel denge durumundan fazlaca saparsa ve bu sıklıkla tekrarlanırsa, artık bir daha sistem oluşturamayacağını” söyler. Doğada determinizmin değil belirsizliğin, olasılığın egemen olduğu, düzen ve kaosun birbirini doğuran süreçler olduğu termodinamiğin ikinci yasasına yepyeni bir yorum getiren büyük bilim adamı bilimle felsefe, sanat arasında yepyeni köprüler kurmuştur.

    Prigogine’nin sistemler hakkındaki yukarıdaki tespiti penceresinden Türkiye’nin toplumsal ve siyasal düzenini tahlil ettiğimiz zaman kurumların ve toplumsal siyasal sistemlerimizin sorun çözme becerisini/yeteneğini büyük bir hızla kaybettiğini görmekteyiz.
    İYİ Parti içerisindeki tartışma siyasi ve ideolojik boyutu olan bir tartışma değildir.
    Ayhan Bilgen ve Altan Tan’ın çıkışları [bana göre] “velev ki takiyye olsun” çok önemlidir. Derin yapıda Taşnakçı Ermenilerle bir olup Anadolu’da, Kafkasya’da 1000 yıllık kardeşliğe saldıran terörist iradeye karşı ciddi bir karşı çıkış ve ayrışmaya işaret ediyor.

    Bundan sonrası konuşulabilecek bir zemindir. Ben sağduyulu Kürt asıllı Türk vatandaşı kardeşlerimizin bu noktada olduklarını görüyorum. Demokrasiyle, insan hakları ve yurttaş hukukuyla taçlandırılmış bir Cumhuriyet öncelikle barışa birlikte irade koymakla, teröre ve şiddete hangi sebeple olursa olsun birlikte karşı durmakla başlar. Diyarbakır’da çocuklarını isteyen annelerin vicdanıyla bir duygudaşlık kuruluyor. Taşnakçı Ermeni’yle bir olup Türk’e saldıranla konuşulabilecek herhangi bir şey kalmamıştır. “Kılıçla ayağa kalkan kılıçla ölecek” ilkesi zorunlu olarak tek geçerli ilke olarak temayüz ediyor.
    Pek çok parlak eğitim ve ihtisasın kültürel vasatlığı ve avamlığı gidermediğini biliyoruz. Rektör titriyle fırıncıdan el alan, parlak yayın listesiyle demokratik toplumda ulu’l emre itaat arayan, kocaman gövdesi ve göbeğiyle ayağa fırlayıp liğğderin incir çekirdeğini doldurmayan laflarına, hikmet incisi muamelesi yapıp avuçları patlayana alkışlayan insanlar sanayi sitesinden gelen işçiler değildirler! Mektep medrese görmüş eğitimlidirler. Ortega Gasset Kitlelerin İsyanı isimli eserinde bu tiplere “Kitle insanları” der. Gasset’in ifadesiyle değerler ve ilkeler dizgesinin giderek yok olması, düşünsel aristokrasinin ve düşünür elitin ortadan kalkması, ne bir tarihleri ne de bir kökleri görüş ufukları özel bir mesleğin veya uzmanlık alanının oyalayıcı duvarlarıyla sınırlı olan ve varlığın uçsuz bucaksız nidasından kaygı duyan vasat bireyler gibi her yerde ve her sınıfta bulunurlar. Türkiye’de biz laf değil “bilim yapıyoruz” diye bununla bu apolitik tutumla bir de övünürler. Övünsünler ama entelektüel ve aydın gibi bir sıfata yan dönüp bakmasınlar.

    Bu seyirci tipler, işçi sınıfı, burjuva sınıfı ya da varlığın sırrının kendi uzmanlık alanlarıyla sınırlı sanan tek boyutlu bilim adamları arasında bulunabilir. Özellikle bunlar Ortega’ya göre cahil bilginler olan yeni bilimlerin bilginleri arasında daha iyi keşfedilebilirler. Çünkü bu kişiler kendi uzmanlık alanlarıyla ilgili olan şeyler konusunda bilgin oldukları halde kültür düşünce ve insanlığın seçkin ideallerine ilişkin konularda vasat kişiler ya da Ortega’nın deyişiyle kitle insanlarıdır.

    Tomruk doçenti, mide uzmanı veya süper iletkenlik profesörü ama laboratuar dışındaki kültürün dünyasındaki işleyişle ilgili hiçbir kaygısı ve fikri yok. Bu tipin tarihin ve düşüncenin ileri yürüyüşüne ne katkısı olabilir ki? Bir aşçı ve kaportacıdan farkı diplomasıdır sadece.

  8. Cemre Demirel
    @msikkofield
    ·
    4d
    Nafakayı 6 yıl ile sınırlandırma, ömür boyu nafaka saçmalığına son verme önerisi getirildi. Dikkat edin, buna karşı çıkacak olan kadınlar ahlaksızdır, sömürücüdür; erkekler ise enayidir. Kadın hakları adı altında bu saçmalığı savunan bir kadın, erkek olsaydı anamızı bellerdi.

Sayfa 51/153 İlkİlk ... 41495051525361101151 ... SonSon

Yer İmleri

Yer İmleri

Gönderi Kuralları

  • Yeni konu açamazsınız
  • Konulara cevap yazamazsınız
  • Yazılara ek gönderemezsiniz
  • Yazılarınızı değiştiremezsiniz
  •