https://indigodergisi.com/2016/05/in...ktor-e-frankl/
Varoluþun nedeni, insanýn yaþama yüklediði anlam ve tüm bunlarla baþ edebilme kabiliyeti, her bir bireyi diðerinden ayýrt eden teklik durumu gibi sorumluluðunun bilincine varmak demekti. Ýnsanýn bulunduðu þartlar acýmasýz ve kötü dahi olsa istemese de her þeye alýþabilir; çareler bulabilecek güce sahip olup, umut ettiði sürece hayatta kalabilirdi. Ýnsan varoluþunun nedenini bilirse hemen her nasýl’a dayanabilirdi. Bütün bunlarý yaþayan ve oradan sað çýkabilen biri olarak Frankl, hiçbir amacý olmayanlarýn, kuru bir dalýn kýrýlmasý gibi hayattan ne çabuk kopup gittiklerini görmüþ ve bilhassa tutunamayanlarý gözlemleyip, hayatta kalabilmek ve ezilen, aþaðýlanan, þiddet gören tutuklulara yararlý olabilmek için neler yapýlabileceði üzerine çareler aramýþtýr.Spinoza, Etika’da þu sözleri söyler: Acý duygusu, buna iliþkin net ve kesin bir tablo oluþturduðumuz an, acý olmaktan çýkar. Geleceðe yönelik inancýný, tinsel (manevi) baðýný yitiren insan, ruhsal ve fiziksel çöküþüne göre yaþamý ya bitkisel düzeyde sürdürebiliyor ya da hayatýna son noktayý koyabiliyordu. Bir insanýn ruhsal durumu, içerisinde cesaret ve umudu bulundurmuyorsa direnci üzerinde de ölümcül etkisi olabilirdi. Direncini ve inancýný bir kez kaybeden mahkumlar, kolay kolay yaþam iradesini bir daha kazanamýyordu. Kampýn aðýr yaþam koþullarý altýnda çalýþmak, yiyecek bulabilmek, salgýn hastalýklara yakalanmadan yaþamak, kapolarýn (ayrýcalýklý tutuklu) katý ve acýmasýz davranýþlarýndan kendini koruyabilmek adýna, sürekli olarak mücadele vermek zor ve kaçýnýlmazdý. Hiç kimse bir baþkasýný acýdan kurtaramaz ve onun yerine acý çekemezdi. Hayatta her birey, yalnýz olduðu gerçeðini kabullenmek zorundaydý. Auschwitz toplama kamplarý, insanýn kendisiyle baþ baþa kalma ve zorluklara ne derece direnebildiðinin en büyük örneðiydi.Ýki tür insan ýrký vardýr Frankl’a göre: biri soylu insan, diðeri soysuz insan ýrký. Bu iki insan topluluðunun arasýndaki tek fark, birinin diðerinden onurlu olmasýydý. Bir insanýn toplama kamplarýnda bile nasýl onurlu davranacaðýný karþýlaþtýrmalarla yansýtmaya çalýþýr Frankl kitabýnda; Gaz odalarýný icat edenler de insandýr, o odalara dua ve gururla yürüyenler de… Ekmeðini paylaþan gardiyanlar da insandýr; aþaðýlama ya da þiddet ile yaklaþanlar da… Haysiyetli insan hiçbir koþulda onurundan vazgeçmeyecektir.


))))))))))))))

Yer Ýmleri