ALLAH zaten düşürmüyor ! kendi kendimizi düşürüyoruz. Sayfaları sabote etmemek adına çok orijinal hikayelerimden sadece birini yazayım. Dün Ankara Şehir hastanesi göz polikliğine ( 3 ay uğraşarak aldığım randevuma ) gittim. Muayeneden önce ölçüm odasına aldılar. 2 görevli ( gençler ellerinde tlf. ezberledikleri 4 kelimeyle güya ölçüm yapıyorlar ) oturun, çenenizi şuraya alnınızı buraya koyun, gözünüzü kırkmayın, gidebilirsiniz... Güya uzman doktora muayene olacağız ya, 3 odaya birer asistan başlarına 1 uzman koymuşlar. Girdim içeriye muayene koltuğuna oturdum . Dr. telefonla birisiyle konuşurken bana - neyiniz var - dedi. Sustum, karşıma oturdu başladı makinayla gözüme bakmaya.... bu arada yeni evlenmiş felan muhabbet ediyor arkadaşıyla. yaşımı sordu, söyledim. Gözlük yazıyorum dedi. yahu ne gözlüğü kardeşim, ben sana gözümdeki lekeleri soruyorum, gölgeli gördüğümü anlatıyorum senin kafa yengede mi kaldı dediğimde çok bozuldu.
Çıkınca sistem üzerinden şikayet ederek sıfır puan verdim. Gözlüğü yazmış ama azimli dr. neyse gözlükçüye gittim. O tam komedi. Çerçeve, cam beğendik fiyatta anlaştık. Odak almayacakmısınız dediğimde '' ohooo o işler bitti dayı , sen çok geridesin '' diye ukalalık yaptı. Ver ulan şu kağıtları dedim, çıktım.
Daha bunlar iyi günleriniz . pardon günlerimiz.






Yer İmleri