Artan
Azalan
İşlem
BIST 30
BIST 50
BIST 100
NASDAQ 100
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
396,00 10% 46,30 Mn 358,00 / 396,00
46,20 10% 819,87 Mn 41,62 / 46,20
35,42 10% 71,84 Mn 33,80 / 35,42
8,93 9.98% 662,89 Mn 8,30 / 8,93
132,50 9.96% 10,62 Mn 118,00 / 132,50
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
22,16 -9.99% 104,26 Mn 22,16 / 24,62
11,28 -9.98% 41,76 Mn 11,28 / 11,28
30,70 -9.97% 234,46 Mn 30,70 / 33,70
647,50 -9.94% 144,68 Mn 647,50 / 717,00
1,46 -9.88% 88,40 Mn 1,46 / 1,58
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
253,25 -0.59% 6,02 Mr 253,25 / 263,50
338,75 -2.87% 4,34 Mr 338,75 / 351,50
320,25 0.71% 4,06 Mr 317,50 / 332,00
63,50 2.42% 3,80 Mr 60,95 / 65,55
44,26 1% 3,35 Mr 43,46 / 47,08
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
17,52 0.06% 314,02 Mn 17,30 / 17,71
73,60 -2.77% 2,85 Mr 73,35 / 75,50
338,75 -2.87% 4,34 Mr 338,75 / 351,50
187,30 1.13% 1,77 Mr 183,30 / 189,30
692,00 2.52% 1,77 Mr 663,00 / 692,00
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
17,52 0.06% 314,02 Mn 17,30 / 17,71
73,60 -2.77% 2,85 Mr 73,35 / 75,50
89,70 -0.33% 227,02 Mn 89,10 / 90,70
117,00 3.54% 170,04 Mn 112,70 / 117,00
338,75 -2.87% 4,34 Mr 338,75 / 351,50
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
17,52 0.06% 314,02 Mn 17,30 / 17,71
29,32 1.1% 35,93 Mn 28,66 / 29,32
73,60 -2.77% 2,85 Mr 73,35 / 75,50
11,10 -0.09% 51,22 Mn 11,00 / 11,17
77,95 -0.06% 203,38 Mn 77,00 / 78,80

Masrafsız Bankacılık + 1.000 TL Nakit! Enpara’dan Çifte Avantaj

Masrafsız Bankacılık + 1.000 TL Nakit! Enpara’dan Çifte Avantaj
Sayfa 2643/2643 İlkİlk ... 16432143254325932633264126422643
Arama sonucu : 21140 madde; 21,137 - 21,140 arası.

Konu: Nuri ile Ayva Tatlısı: Dikkat çiğ yemeyiniz!

  1.  Alıntı Originally Posted by hs37 Yazıyı Oku
    Dini inanç ya vardır,ya yoktur.Sanırım siz ibadet kismına taklıdınız.O ise sizinle inandığınızın arasında ki mesele.Kendizde eksiklik hissetmeniz sizin imanınızın bütün olduğunun işaretidir.
    Alıntıladığınız mesaj bana ait değil. Sosyal medyada yayınlanan, Hossein Sotoodeh videosunun altında benim dikkatimi çeken ve Mugler nickli kişiye ait bir mesaj. Dikkatimi çeken cümle şu:

    Bu musiki benim ruhumda yaratıcıyı çağrıştırıyor.
    Yani dini bir sanat eseri, kutsallık içeriyor. O zaman sizin yazdığınız şu cümle tam doğru olmayabilir:

    Dini inanç ya vardır,ya yoktur.
    Ben kutsallığa inanırım. Körü körüne inanmam. Kutsallık, doğada karşımıza çıkabileceği gibi sanat eserlerinde( ilhamla üretilmiş sanat eserleri) de karşımıza çıkabilir. Konumuz dini inanç olduğundan, dini inancın kaynağı da vahiye dayalı olduğu iddia edilen kutsal kitaplardır.
    Kutsallık, kutsal kitaplara yüklenmiş, şeytanın müdahalelerine rağmen, kutsallığı koruyabildiği kadar korumuşlardır. Kutsal kitapların %95'inden fazlaları dünyevidir, toplumsal düzeni sağlamak ve devam ettirmek için kurallar içerirler. Bunlar kutsal değildirler.
    Sadece tek Tanrılı dinler değil, tüm dinler(kaybolmuş olanlar da dahil) kutsallık içerebilirler. Eski Avusturalya, Güney Amerika ve Afrika dinleri gibi.
    Kutsallık çok daha önceleri, destanların içindeydi, Gılgamış Destanı gibi. Onbinlerce sene önce ise daha eski destanlar vardı, Mahabbarata ve Ramayana Destanları gibi.
    40-50 bin yıl önce ise duvar resimleri vardı, nedense sanat değeri olan duvar resimleri hep Avrupa'dadır. Güney Fransa'daki Chauvet Mağarası ya da Cro Magnon resimleri gibi.

    Katoliklerin, İncil'den sonra gelen ilmihal kitabı vardır. Kateşizm.

    Kateşizm, Hristiyanlıkta vaftiz olup dine girmeden önce alınan din eğitimine verilen isimdir. Modern tarih bağlamında değerlendirildiğinde bu kavram Hristiyanlığın temel kurallarını açıklayan bir kitaba da işaret etmektedir.
    Buna göre insan cennetten kovulmakla kalmamış, dünyaya fırlatılmıştır. Yani sadece Epstein Adasına gidenler değil, hepimiz suçluyuz ve bu dünyaya atılmakla, bu suçun cezasını çekiyoruz.
    Epstein Adası tarih boyunca, her dönemde hep vardı.

    Hz.Süleyman'ın 3000 kişilik haremi vardı. Hasan Sabbah'ın Alamut kalesi vardı. Hangi peygamber, 9 yaşında kız çocuğuna nikah kıymıştı? Osmanlı'nın Somali'de, oğlanların cinsel organlarının çıkarıldığı, ameliyatların yapıldığı ameliyathanesi vardı. Vardı da, o dönemin şartlarında, 10 oğlandan 7'si ameliyat masasında kalıyordu.

    Sorunumuz, tekrar cennete nasıl giderizdir. İşte kutsallık bunun için gereklidir.



    Videoda 17.23'te bir din seçme zorunluluğu olsaydı, hangisini seçerdiniz sorusuna Hıristiyanlık diye cevap vermiş. ''Allah'a inanmıyorum, dinim felsefedir'' diyor. Felsefeyle Allah'ın var olup, olmadığının tespiti mümkün değildir. İnsan aklı, Allah'ın varlığını kanıtlayabilecek şekilde dizayn edilmemiştir. Diğer taraftan, iyi bir felsefecinin ahlaklı olması için dine gerek olmayabilir. Ama sıradan insan için, ahlağın temel kaynağı dindir.
    ''Tanrı'ya inanıyor musunuz'' sorusu Jung'a da sorulmuştur. ''İnanmama gerek yok, ben biliyorum'' demiştir. Nereden biliyor? Malum oluyor işte.

    Zorunlu olsaydı ben de Katolikliği seçerdim. Çünkü sanat teşvik edilmiş, kutsallık sanat eserlerinin içine gizlenmiş. Sanat konusunu çok ihmal ettim, keşke gençken ilgilenseydim.



    Sistina Şapeli: Michelangelo’nun Fırçasıyla Göklere Yazılan İnsanlık Destanı

    “Burada, Tanrı ile insan buluşur.” – Sistina Şapeli ziyaretçi defterinden bir alıntı.

  2. Kutsallık, kutsal kitaplara yüklenmiş, şeytanın müdahalelerine rağmen, kutsallığı koruyabildiği kadar korumuşlardır.
    Alıntı yaptığıma göre 10.04.2024 öncesi yazmışım, Gaza savaşı başlamamıştı, bir kaç ay önce, Epstein Dosyası da yoktu.

    https://www.hisse.net/topluluk/threa...yiniz/page1919

    Şeytan vardır, en büyük ikinci başarısı, olmadığına inandırmaktır. En büyük başarısı ise, insanı maymundan türediğine ve geliştiğine, iyiye doğru gittiğine inandırmasıdır. Halbuki insan kötüye doğru gitmektedir.

    Lucifer düşmüş melektir, düştükten sonra cennete yılan olarak girdi, Adem ve Havva'yı kandırıp, ''yasak elmayı'' yemelerine sebep oldu. Yani onların da düşmelerine sebep oldu.

    Lucifer şeytandır; nefreti, kıskançlığı ve intikamı kışkırtır, kendini diğer meleklerin üstünde görür, Tanrı ile eşit olduğuna inanır.

    Şeytan, cennetteki diğer meleklerin 1/3'ünü de buna inandırdı ve büyük bir isyan çıkardı.

    Ve Tanrı, şeytanı ve ona inanaları alevli bir çukura yani cehenneme attı.

    Şeytan ve ona inanan diğer düşmüş melekler, ateş gölünde uyandılar. Şeytan,uyandığında çevresini şöyle tarif etti: Her yanı çevreleyen korkunç bir zindan, alev alev yanıyor, ancak bu alevlerden ışık gelmiyor, görünen sadece karanlık.

    Şeytan hiç pişmanlık duymadı. Yanında 1.komutanı Beelzebub vardı. İlk seferdeki başarısızlık sonrası, Tanrı'nın yenilip yenilemeyeceğini sorguladılar. Şeytan, doğrudan yeni bir savaş yerine, yeni bir strateji önerdi: Tanrı'nın sevgili varlıklarıyla, Tanrı'nın arasını bozmak. Kötülğün cazibesi ve güçleriyle onları bozmak ilk hedefti.

    Şeytan diğer düşmüş melekleri çağırdı. Melekler, cennetten ve Tanrı'nın gözünden silinmiş olduklarını anladılar. Fakat herşey bitmiş değildi. Çünkü insanın gözünde, aynen Tanrılar gibi anılan şeytan isimleri vardı. İnsan kurbanının kralı Moloch ve şehvetli Belial gibi. İşte bu bir güçtü. Bu konuşmanın sonunda şeytan, yaralı ve perişan haldeki binlerce düşmüş meleği, tekrar ortak bir hedefe kilitlenmiş bir orduya dönüştürdü.

    Bu günü, gelecekte anmak için de Pandemonium adında bir tapınak inşa ettiler.

    Sonrasında şeytan, cehennemden çıkabilmek için bir çıkış yolu aradı. Sonunda toplamda 9 olan kapılara ulaşıldı. Bu kapıları; üst yarısı kadın, altları yılan olan, etrafları köpeklerle çevrelenmiş, diğeri karanlıkta gizlenmiş 2 figür koruyorlardı.

    Bu iki figür günah ve ölümdür.

    Şeytan bu kadınla yüzleşti ve geçilmesine izin verilmesini talep etti. Kadın, şeytana ''kendilerini tanıyıp tanımadığını'' sordu,''bizler senin çocuklarınız'' dedi.

    Günah, şeytanın aklından çıkmıştı. Şeytan, günahı hamile bıraktı ve günah, ölümü doğurdu.

    Sonra ölüm, günahı tekrar hamile bıraktı ve ondan, onu sürekli takip edip, işkence eden bir köpek sürüsü doğdu.İşte bunlar şeytanın çocuklarıydılar, cehennemin kapılarını korumak ve açmak için gerekli anahtarlara sahiptiler.
    Şeytan; çocuklarını, davasına katılmaya ikna edebileceğini fark etti. ''Tanrı'ya karşı intikam komplosunu'' açıkladıktan sonra, çocuklar plana ikna oldular ve günah, cehennemin kapılarını babası şeytana açtı.
    Önünde sacede zifiri karanlık vardı ama şeytanda korkunun zerresi bile yoktu, zifiri karanlığa doğru uçuverdi. Tamamen kör bir şekilde uçuyordu. Sonrasında fırtınaya yakalanan şeytan, bir buluta düştü. Gürültüye doğru ilerledi ve bu karanlık uçurumun hükümdarları Kaos ve Gece'nin huzuruna vardı.
    Şeytan, kötü bir niyet taşımadığını söyledi. Sadece yeni dünyayı bulmak, kötülükle bozmak için yardım istediğini açıkladı. Şeytan, şayet yeni dünyayı ele geçirip, kötülükle bozabilirse, Kaos'un da bu ortamda özgürce hüküm sürebileceğini söyledi.
    Bu açıklamalar; Kaos ve Gece'yi, şeytanın davasına katılmaya ikna etti. Kaos, yeni dünyanın yaratıldığı yeri işaret etti. Ve şeytan, bu yeni yaratılan dünyanın, Tanrı tarafından insanlık için yaratılan, kıyametle ilgili dünya olduğunu hemen anladı.
    Günah ve Ölüm'de şeytanın arkasından ilerlemişlerdi, böylece cehennem ile yeni dünya arasında bir köprü oluşturulmuş oldu. Böylece cehennemin demonları da cehennemden çıktılar, cehennem ve yeni dünya arasında kolayca seyahet etmeye başladılar.
    Tanrı herşeyi izlemekteydi, şeytanın dünyaya ulaşmasının, insanın düşüşüne yol açacağını görüyordu. Tanrı'nın insana verdiği özgür irade, bu bozulma ve çöküşe yol açacaktı.
    Bu sırada şeytan dünyayı bulmuştu. İndiğinde, dünyayı cennetle bağlayan büyük bir kapı ve bir merdiven gördü. Şeytan, Tanrının yarattıklarının ihtişamını ve mükemmelliğini görünce, büyük bir kıskançlık hissetti. Şeytan, yüksek bir tepeye doğru çekildi, tepenin üstünde başmeleklerden Azrail duruyordu. Şeytan hemen bir kelabun formunu alıverdi ve Azrail'e yaklaştı. Azrail'e ''yeni dünyayı çok merak ettiği için cennetten indiğini'' söyledi. Azrail, şeytanın form değiştirdiğini farkedemedi, diğer taraftan da bir kelabunun, yeni dünyayı merak edip, cennetten inmesine çok sevindi ve ona yeni dünya hakkında bilgiler verdi.
    Şeytan, kelabun formunda teşekkür edip, Azrail'in yanından ayrıldı ve Nefret Dağı'na indi. Tamamen sakinleşip, yapacaklarını planlamaya başladı. Bu sırada, cennette melekkenki masumiyetini hatırladı, acaba tövbe etse yeniden cennete dönebilir miydi? Kendi içinde bir içsel mücadeleye girdi, yüzü şekilden şekile giriyor, korkunç görünüyordu. Ama Azrail şüphelenmiş, takip etmişti, kelabunun yüzünün aldığı şekilleri görünce iyice şüphelendi. Çünkü; kelabunlar, sevimli ve neşeli varlıklardı.
    Şeytan, içindeki vicdan muhasebesine devam ediyordu, sonunda tövbe edip, cennete dönse bile artık eski mertebesinde olamayacağını, artık tövbe için de geç kaldığına karar verdi. Öyle ise cennetteki insanı dünyaya düşürüp, dünyayı kötülükle bozarak ele geçirip, kötülüklerine devam etmeliydi.
    Azrail cennete gidip, Cebrail'i buldu. ''Cehenneme atılan, isyankar meleklerden birinin, cehennemden çıkıp, yeni dünyayı bulmuş olabileceğini'' söyledi. Birlikte bu sahtekarı bulmaya yemin ettiler. Gece olurken, tüm melekler dünyaya indiler ve şeytanı aramaya başladılar. Şeytan sürekli form değiştiriyordu, melekler, bir kuştan bir kurbağaya dönüşürken, şeytanı yakaladılar. Derhal Başmelek Cebrail'in huzuruna götürdüler.
    Cebrail şeytanı tanımıştı. Dedi ki: ''Sen burlarda ne dolaşıp durupdurun lem şerafsiz?''
    Şeytan dedi ki, ''yahu kardeşim, sen benim nerede dolaşacağıma niye karışıyon? Kötü bir şey yapmadım, kötü bir niyetim yok.''
    Cebrail dedi ki: Seninle hiç uğraşamam, itiraf et burada ne işin var, yoksa seni cehenneme atarım.''
    Cebrail ''cehenneme atarım'' deyince, şeytan öyle kızdı ki, neredeyse Cebrail'e kafa, yumruk, depik girecekti. İşte o sırada bir terazi ortaya çıktı. Meleklerde fiziksel mücadele yoktur, anlaşmazlık durumlarında teraziye çıkarlar, haklı olan ağır basar. Fakat şeytan, Cebrail'le teraziye çıkarsa ağır basmasının mümkün olmadığını biliyordu, bu sebeple oradan yeniden form değiştirerek kaçtı.

  3. Aşağıdaki şarkıyı çalıp, duruyordum. Malum oluyor işte...


  4. Aşağıdakini unutmayınız, kendileri kaşındılar. Başlarına gelecek budur...


Sayfa 2643/2643 İlkİlk ... 16432143254325932633264126422643

Yer İmleri

Yer İmleri

Gönderi Kuralları

  • Yeni konu açamazsınız
  • Konulara cevap yazamazsınız
  • Yazılara ek gönderemezsiniz
  • Yazılarınızı değiştiremezsiniz
  •