Bugün sürekli nebati sözcüðünü gorunce, yýllar önce izlediðim bir belgeseli hatýrladým. Suudi Arabistan'ýn Nebati krallýðý. Belgesel genellikle Arabistan'a dairdi ve aþýrý sýcaklarýn o korkunç görüntulerini içerdiði için de hiç unutmadým. Bu Nebati Krallýðý, günumuze kadar fazla ortaya çikarilmamiþ ve arkeolojinin hala uzerinde çalýþtýðý bir konuymuþ. M.Ö. 400 yýlýnda kurulmuþ. Kuranlar da çölde yaþayan bedeviler. Bana ilginç gelen, þu anda sadece birkaç tür canlýnýn yaþayabildiði Arabistan çöllerinde, bu adamlar zenginleþebilmiþ ve o dönem ticaretin kavþagi olmuþ. Nasil mi? Buhur ticareti. O donemlerde sicaklik bu kadar yok edici deðilmiþ ve reçine çikarabildikleri bir bitki ekmiþler topraklarýna. Bu buhurun özelliði, biraz insaný kafa yapmasý. Neyse, Nebati Krallýðý ve merkezi Petra, Roma imp. tarafýndan yýkýlmýþ ve o da tarihin tozlu sayflaraýnda yerini almýþ. Belgeselde bu bitkinin yaðýný da gýda olarak kullanýldýðý belirtiliyordu. Detaylarý hatirlayamadim.





Yer Ýmleri