Geçen gün konuþtuðum teyzenin biri ben de 2018'de uyandým ülkenin her þeyini satmýþlar dedi... Neyse en azýndan hala uyanabilenler var. Bir de hala hiçbir þey olmamýþ gibi devam edenler var. Çýkar telefonunu, geçinemiyorsanýz geberin vs diye söylenenler...
2002-2008 arasýndaki iyi dönem, bugünkü kötü dönemi hazýrladý. Doðru o dönem dolar sabitti ama bu biz iyi olduðumuz için deðil, elimizdekileri bir dolu yolsuzluk ile özelleþtirdiðimiz için oldu.
Þimdi elimizde son kalanlar yap iþlet devret, kanal Ýstanbul arsalarý, yabancýya pasaport/ev satýþý.
Bir þeyler balarabilmek için önce eðitimli iþgücünü ülkeden gitmemeye ikna etmek gerekiyor. O da insanlarýn fikir özgürlüðüne, yaþam tarzýna müdahale etmemekle olur. Adalet ve hukukla olur. Astýðým astýk kestiðim kestik en çok ben bilirim þeklinde yönetilen ülkede geriye sadece yalakalar ve baþka gidecek yerleri olmadýðý için iþini baþtan savma yapanlar kalýr.
2002'deki milli takýmý hatýrlýyorum. Bir de son 10-15 senedeki ruhsuz suratsýz topçulara bakýn.
Maddi manevi laylaylay hoo Türkiye sözü bu son dönemin eseridir. 23 Nisan'da CB koltuðuna oturan çocuk hayalinin doktor olup Alman vatandaþý olmak olduðunu canlý yayýnda söyledi. Bunlar bu ülkenin milli beraberliðine açýlmýþ onarýlmasý çok zor yaralardýr.





Yer Ýmleri