İnsanı, insanımızı, bu ülke halkını, "üst kimlik" olarak Türk dediğimiz bu coğrafya insanını bir bütün olarak sevmek, kollamak, desteklemek bana yakın geliyor.

Yukarıda tanımladığım insanlara yapılan haksızlıkları, kötülükleri, saldırıları, kınamak, karşı durmak da...

Bunların etnik kökenlerini plaka gibi göğüslerine yapıştırarak, kategori kategori sevmeyi, sadece onların dertlerini sınıflayarak devlete karşı gelmek bana ters.

Kürdün derdini, Lazın derdini, Boşnak'ın, Çerkeş'in derdini ayrı ayrı sanki sınıfsal bir dert gibi sunmayı ben sol adına uygun bir davranış olarak kabullenemiyorum. Ayrıca bu durum, öğretilerine de temelden ve alenen aykırı.

Bu konuda aynı kuşaktan, aynı ekolden bir çok arkadaşımla anlaşamıyorum.

Bizim temel derdimiz bu ülkede birlikte yaşamak olmalı. "Laik-Türk" üst kimliği bile yeterli şimdilik.

Bu cepheyi parça pinçik etmeye, etnik kökenine göre ayrıştırmaya ne gerek var bilemiyorum...Eğer amaç bölünerek zayıflamak değilse tabi.

Güneydoğu'da Kürt işsiz de, İzmir'deki Türk) önüne konan iş skalasından tercih mi yapmakta?

Türkler sonuna kadar özgür de, sadece Kürtler mi tutsak?

Ülkenin neredeyse tamamında HÖH'ler kuruluyor. Eli silahlı karanlık iriyarı adamlar, arkalarına devlet desteğini almış "birşeylere" hazırlanıyorlar.

Biz hala konulara etnik temelde yaklaşmak suretiyle ne kadar insanca hissiyat içinde olduğumuzu gösterme çabasındayız.

Böyle davranmayanları, bu hissiyata ters düşenleri ise neredeyse döveceğiz.

Gene bitmeyecek, dipsiz bir konuya daldım.

Ruh halim tatsız..

Yeni yıl güzel şeylere gebe değil.

2018'de korkarım 2017 yılını mumla arayacağız.

İyi bir yılbaşı dilerim dost ve arkadaşlarıma...