KELOÐLAN'IN ÝKÝZÝ
Bir varmýþ bir yokmuþ. Evvel zamanda bir Keloðlan varmýþ. Bu Keloðlan kasabaya gitmiþ. Keloðlan'ý han odasýndan gören Ýsmail adýndaki genç adam gözlerine inanamamýþ. Gördüðü týpkýsýnýn aynýsý kendisiymiþ. Elbiseler farklýymýþ. Onun elbiselerini ben giysem herkes beni o zanneder. Ben de onlara pek güzel hayat dersi veririm, diye düþünmüþ. Yüzünü, kafasýný araplar gibi sarmýþ. Araplarýn öyle dolaþmasýnýn sebebi, aþýrý güneþ ve çölde oluþan kum fýrtýnalarýymýþ. Kadýnlarýn saçlarýnýn arasýna kum dolunca yýkamakla çýkmazmýþ. Aþýrý sýcaklarýn ve çöl fýrtýnasýnýn olmadýðý yerlerde arap kadýnlar, açýlýr, saçýlýrmýþ.
Ýsmail, Keloðlan'la arkadaþ olmuþ, kasabada gezmiþler, dolaþmýþlar. Ýki gün sonra Ýsmail, kadýya giderek, Keloðlan altýn dolu kesemi çaldý diye iftira atmýþ ve onu zindana attýrmýþ.
Ertesi gün Ýsmail terziye diktirdiði elbiseleri giymiþ ve Keloðlan gibi saða sola selam verip yürüyerek, sesini taklit ederek Keloðlan olup çýkmýþ. Sonraki on gün Keloðlan'ýn ününden yararlanan Ýsmail pek çok kasabalýyý dolandýrmýþ, borç alýp ödememiþ, kavga çýkararak adam dövmüþ ve sonunda kadýya giderek þikayetinden vazgeçtiðini söylemiþ, Keloðlan'ý býrakmasýný istemiþ ve ortadan kaybolmuþ.
Zindandan çýkan Keloðlan kasabada gezerken þaþýrmýþ kalmýþ. Keloðlan'ý görenler, aman, Keloðlan geliyor bizi dolandýracak, aman Keloðlan geliyor bizi dövecek, diye aþaðý yukarý kaçýþmýþlar. Dükkan sahipleri kapýlarýný kilitleyip evlerine çekilmiþler. Pazar yerine gittiðinde ortalýk boþalývermiþ. Pazar yerinde kimse kalmamýþ.
Keloðlan adamlarýn arkasýndan baðýrmýþ: " Aðalar, etmeyin, eylemeyin, neden benden kaçarsýnýz? Suçum neyse bileyim. "
Bunun üzerine adamýn biri aralýktan çýkmýþ: "Benden borç aldýn ödemedin. " demiþ. Bir diðeri evin arkasýndan çýkmýþ:
" Beni geçen gün borç vermedim diye dövdün, bak kolum sarýlý. Bir baþka adam:
" Zorla evimi elimden alýp baþkasýna sattýn. Bir haftadýr sokakta yatýp kalkýyorum. "
Pek çok kasabalý yaptýklarýný anlatýp Keloðlan'ý Keloðlan'a þikayet etmiþler.
Keloðlan: " Aðalar, ben on gündür zindandaydým. Bu olanlardan haberim yok. Aç kalýrým kimseyi dolandýrmam, aç yatarým kimsenin evini elinden almam. Þimdiye kadar kavgalara karýþtým ama dayak yiyen ben oldum. O koca adamý ben nasýl döveyim? Beni bilmez misiniz, beni tanýmaz mýsýnýz? Nasýl olur da kötü olduðuma inanýrsýnýz? "
Keloðlan'ýn etrafýndaki adamlardan biri: " O zaman sen deðilsen beni kim dövdü? Bu kadar adamý kim dolandýrdý? Beni döven sendin veya senin ikizin gibiydi. Keloðlan hakikaten senin bir ikizin var mýydý? Yani mesela dedim. "
Keloðlan: " Ýkizim mi? Olabilir mi? Hiç bilmiyorum. Bu iþi bilse bilse anam bilir. Buyrun anama gidelim. "
Keloðlan önde, kasabalý arkada, Keloðlan'ýn anasýna gitmiþler. Olanlarý anlatmýþlar ve Keloðlan'ýn bir ikizinin olup olmadýðýný sormuþlar.
Keloðlan'ýn anasý: " Doðrudur. Keloðlan'ýn bir ikizi vardý. Gece biz uyurken hýrsýzlar eve girmiþler ve onu kaçýrmýþlar. Çok aradým izini bulamadým. Acýsýný kalbime gömdüm. Yanýmda bir bu kel kafalý kaldý. Bütün sevgimi ona verdim. "
Kasabalýnýn biri: " Öbürü de bunun gibi kel kafalý mýydý? "
Keloðlan'ýn anasý: " Evet doðru. O da bunun gibi keldi. Kafasýnda bir tel saç yoktu. Kafasýna konan sinek, duramaz, kayar, yere düþerdi. Bunun adý Ýbrahim, onun adý Ýsmail'di. "
Bu sefer kasabalý önde, Keloðlan arkada, kadýnýn huzuruna çýkmýþlar. Kadý, Keloðlan'ýn on gündür zindanda olduðunu ve bugün salýverildiðini söylemiþ. Kasabalý, Ýsmail'den þikayetçi olmuþ. Kadý, kendisinin de aldatýldýðýný, Ýsmail'in peþine kolcularý gönderdiðini, yakalanmasýnýn an meselesi olduðunu belirtmiþ.
Haftasýna kolcular Ýsmail'i kasabaya getirmiþler ve kadýnýn karþýsýna çýkarmýþlar. Huzurda kasabalý toplanmýþ. Deliller onun aleyhineymiþ. Suçu sabitmiþ. Kadý, Ýsmail'i ömür boyu hapse mahkum etmiþ. Fakat Keloðlan ile anasý gelince iþler deðiþmiþ. Keloðlan ile anasý, kardeþim, oðlum deyip Ýsmail'e sarýlmýþlar. Aðlayýp, yalvarmýþlar, gözyaþý dökmüþler. Bunun üzerine Ýsmail piþman olduðunu söyleyip herkesten özür dilemiþ. Kime ne borcum varsa çalýþýp öderim deyince kasabalýdan kopmalar baþlamýþ. Kasabalý þikayetini geri alýnca dava düþmüþ ve kolcular Ýsmail'in baðlý ellerini çözmüþler.
Keloðlan ve anasý, Ýsmail'i evlerine götürmüþler. Akþam yemeðinden sonra yatýp uyumuþlar. Sabah olunca Keloðlan ile anasý uyanmýþlar. Bir de bakmýþlar ki, Ýsmail'in yataðý bomboþ. Çünkü o gece yarýsý kaçýp gitmiþ. Biraz sonra mutfakta tarhana çorbasý piþiren Keloðlan'ýn anasýnýn aklýna bir tencere içine sakladýðý paralar gelmiþ. Paralar yerinde yokmuþ. Anasý sormuþ: " Keloðlan bu tencerenin içinde para vardý. Sen mi aldýn? "
Keloðlan: " Hayýr ana, ben almadým. "
Anasý: " O zaman kim aldý? "
Keloðlan: " Paranýn kokusunu alan biri. Benzerim, ikizim. "
Anasý: " Evde sadece orada para vardý. Ortalýk daðýnýk deðil, çekmeceleri karýþtýrmamýþ. Mutfaða yönelmiþ ve parayý bulmuþ. "
Keloðlan: " Ana, bu para olayýný kadýya söylemezsin umarým. "
Anasý: " Yok oðul, kimseye bundan söz etmek yok. Ýsmail nerede diye soranlara, acele iþi varmýþ, gece gitti deriz. Baþka ne diyeyim oðul. "
Onlar paralarýný çaldýrmýþlar, biz çaldýrmayalým.
Huylu huyundan vazgeçmezmiþ bunu unutmayalým.
Cezasýný çekmeden suçluyu affetmeyelim.
Bu öðüdü vermeden masalý bitirmeyelim.
SON
Yazan: Serdar Yýldýrým


Alýntý yaparak yanýtla
Yer Ýmleri