KELOÐLAN SERDAR YILDIRIM'A KARÞI
Bir adým, iki adým, üç adým. Dört yanýna dört eder kýrk dört adým.
Keloðlan, Ýnegöl ile Yenice arasýndaki göl kýyýsýnda balýk tutuyormuþ. Tutuyormuþ da kovasý boþmuþ. Sabah erkenden göl kýyýsýna geldiðinde öðle yemeði derdindeymiþ. Öðlene kadar boþ geçmiþ, akþam yemeði için, dertlenmiþ. Eli boþ gidersem, anam býrakmaz eve gireyim. Ormanda yatýlmaz ya kurt, kuþ dolu. Hiç olmazsa bir balýk yakalasaydým. Oltanýn ucuna yem takarým, balýk gelir, yemi yer ama oltaya yakalanmaz. Göl balýk dolu. Millet gelir, kovayý doldurur ve gider. Bu balýk tutma iþi etti beni heder.

Zaman gezgini Serdar Yýldýrým Keloðlan'ý görünce yanýna gelmiþ. Bu ikisinin daha önce yaþadýðý maceralar varmýþ.
Serdar: " Selam Keloðlan. Bakýyorum kovan dolu. Göldeki bütün balýklarý tutmuþsun. "
Keloðlan: " Serdar, selam da sen eskiden benimle alay etmezdin. Bana daima yardýmcý olurdun. Benim de sana çok yardýmým oldu. "
Serdar: " Alýnma be Keloðlan. Þakacýktan öyle dedim. Söz seninle bir daha bu tarz konuþmam. Ýlk ve son olsun. "
Keloðlan: " Özürünü kabul ettim, gitti. Sen benim öyle dediðime aldýrma. Sabahýn adý var, bir balýk tutamadým. Üzüntüden çakýl taþý kadar küçüldüm, kaldým. "
Serdar: " Demek üzüntün bundandý. Ben de seni buraya yeni geldin sandým. Bak sana nasýl balýk tutulur, göstereyim. Kovayý alýr, suyun içine girersin. Kovayý uzatýrsýn ve haydi bakalým balýklar, atlayýn kovanýn içine dersin. Balýklar kovaya dolunca eve gidersin. "

Serdar dediðini aynen yapmýþ. Biraz sonra bir kova dolusu balýkla Keloðlan'ýn yanýna gelmiþ. Balýklarý gören Keloðlan çok sevinmiþ. Þimdi hedef Keloðlan'ýn eviymiþ. Keloðlan balýklarýn hepsini ben tuttum deyince anasý, bravo benim balýkçý oðluma demiþ ve balýklarý piþirmek için, ocaðýn yanýna gitmiþ.
Keloðlan: " Daha daha nasýlsýn? " diye sormuþ.
Serdar: " Ýyiyim, hoþum, doluyum, boþum. Haberler sende. Birkaç ay önce taþýndýðýn bu yeni evine alýþabildin mi? "
Keloðlan: " Buraya alýþtým alýþmasýna ama bir de aþk durumlarý oldu. Hayýr, sorma, hiç anlatmam. "
Serdar: " Aþk durumlarý ha? Aþýk oldun yani. Belliydi balýk tutamadýðýndan. Aþýk adamýn oltasýna balýk takýlmazmýþ. Ben sormadým sen de anlatma. Kime aþýk oldun bakalým? Kim bu þanslý kýz? "
Keloðlan: " Angelacoma ( Ýnegöl ) Tekfuru Nicola'nýn kýzý. Bu eve taþýndýðýmýzýn ertesi günüydü. Göl kýyýsýnda karþýlaþtýk. Bir an gözgöze geldik. Kalbim davul gibi gümledi, burnum zurna gibi öttü. Aþýk olmuþtum. Kýz da bana karþý ilgi duymuþ. Yanýma geldi. Adýmý sordu. Keloðlan dedim. Meðer o beni eskiden beri tanýyormuþ. Adýmý biliyormuþ. Elele tutuþtuk, geleceði konuþtuk. Serdar senin geleceðe ait tahminlerin tutuyordu. Hani diyordun ya: Bin yýl sonra insanlar ne seni ne beni unutmazlar. Bu düþüncen ilk anda bana olamaz gibi gelmiþti ama öncesinden benim adým hatýrlanýr. Sen de benim masallarýmý yazdýðýn için ve o masallardan bazýlarýnda olduðun için, senin adýn da unutulmaz. Senin þu an itibarýyla yaþadýðýn tarih nedir? "
Serdar: " Bence bugün 22-Aðustos-2016 yýlýndayým. "
Keloðlan: " Gelecek yýllara, yüz yýllara, bin yýllara benden kucak dolusu selam. "
Serdar: " Benden de selam. Önce þiir yazmaya baþladým. Sonra masal ve hikaye yazmaya. Ýnternete 2006 yýlýnda girdim. Eserlerimi yayýnlamaya baþladým. Çok ilgi gördü. Okurlar, yazdýklarýmý beðendiler. 2011 yýlýnda Ankara'dan Sýradýþý Yayýnlarý benimle irtibata geçerek on tane masalýmý ayrý ayrý kitaplar halinde, büyük boy ve resimli olarak yayýnladý. Sonradan pek çok yayýnevi haberim olmadan internetten masallarýmý alarak masal kitaplarýnda ve yardýmcý ders kitaplarýnda yayýnladý. 155 tane kitap ve dergide eserlerimi bulup satýn aldým. Kimbilir daha kaç tane var? "
Keloðlan: " Benim masallarýmý da yazýyordun. Kaç tane oldu? "
Serdar: " 58 tane oldu. Tüm yazdýklarým 280 tane oldu. "
Keloðlan: " 58 tane Keloðlan masalý mý? Var git sen 1.000 yýl daha yaþa. 2.000 tane olmazsa hakkýmý helal etmem. "
Keloðlan'ýn anasý: " Haydi çocuklar, balýklar piþti, sofraya düþtü. Soðumadan karnýnýzý doyurun da sonra atmaya, tutmaya devam edersiniz, " deyince iki aç insan sofraya oturmuþ. Dakikalar sonra sofrada balýktan eser kalmamýþ.

Serdar bir ay Keloðlan'ýn evinde misafir kalmýþ. Sonrasýnda köye gelen bir tellal Angelacoma'nýn Turgut Alp tarafýndan alýndýðýný söylemiþ. ( MS.1299 ). Bundan dolayý Osman Gazi, Burussa ( Bursa ) kapýsýna dayanmýþ.
Keloðlan: " Duydun mu Serdar, Angelacoma'da savaþ olmuþ da bizim haberimiz olmamýþ. Orasý kaç adýmlýk yer? "
Serdar: " Tekfurun kýzý kimbilir þimdi ne haldedir? Belki de babasýyla birlikte esir düþmüþtür. "
Keloðlan: " Ne? Esir mi düþmüþtür? Kalk Serdar, kalk. Gidelim Angelacoma'ya, varalým Turgut Alp'in huzuruna. Ettiyse esir tekfuru, istesin tekfurdan kýzýný. "

Keloðlan ile Serdar, hýzla yürüyerek gitmiþler ve Turgut Alp'in huzuruna çýkmýþlar. Turgut Alp'in iþi baþýndan aþmýþ. Keloðlan'ý dinleyince vezirine dönerek, kýza sorun, istiyorsa varýn gidin evlendirin Keloðlan'la, demiþ. Kýz evet deyince Keloðlan ile tekfurun kýzý evlenmiþ. Birlikte köye dönmüþler. Anasý Keloðlan'ý ve kýzý güleryüzle karþýlamýþ. Eve buyur etmiþ.

Serdar bakmýþ ilgilenen yok oradan ayrýlmýþ. Zaman gezgini olarak geçmiþin ve geleceðin labirentlerine doðru yola çýkmýþ. O labirentler ki, bazen çok soðukmuþ, bazen sýcakmýþ. Çok soðuk olunca beyni buz tutarmýþ, bir cümle bile yazmak istemezmiþ. Bazen sýcak olurmuþ, yazdýkça yazacaðý gelirmiþ. Serdar, yazdýklarýmý okuyan oldukça yazmaya devam edeceðim, demiþ.
Orhan Gazi Bursa'yý almýþ.
Turgut Alp Ýnegöl'e yerleþmiþ.
Keloðlan, tekfurun kýzý ile mutlu olmuþ.
Serdar Yýldýrým bu masalý yazmýþ.

Keloðlan bahçeden dört gül koparmýþ.
Birini Orhan Gazi'ye, birini Turgut Alp'e.
Birini tekfurun kýzýna, birini anasýna vermiþ.
Serdar olayý duyup geri gelmiþ, hani bana demiþ.
Keloðlan sana yok demiþ ve eve girip kapýyý kilitlemiþ.

SON