KELOÐLANI ÇARMIHA GERDÝLER
Keloðlan kasabaya tuz almaya gidiyormuþ. Bakmýþ yolun ilerisinde arabýn biri, evin etrafýnda dönüp duruyor. Keloðlan arabýn yanýna gelmiþ ve arapla birlikte dönmeye baþlamýþ. Keloðlan sormuþ: " Ey arap, bu ev senin midir? "
Arap cevap vermiþ: " Evet, ev benimdir. Senin adýn nedir? "
" Benim adým Keloðlan'dýr. Ya seninki? "
" Benim adým da Bekir'dir. Nereye gidersin? "
" Kasabaya giderim. Ya sen niye evin etrafýnda dönersin? "
" Bir tür inanýþ. Ben uydurdum, döndükçe kötülükler evden uzaklaþýr. "
" Günde kaç defa dönersin? "
" Aklýma geldikçe, kafama estikçe üç-beþ defa. "
" Dönmesen, yürümesen, dursan, diyen Keloðlan'a arap çok kýzmýþ. "
" Bana nasýl dönme dersin, " diyen arap Keloðlan'ý yakalayýp baðlamýþ. Daha sonra aðaç dallarýndan çarmýh hazýrlayýp Keloðlan'ý bu çarmýha germiþ. Ellerini, ayaklarýný baðlamýþ. Haydi, bana müsaade, diyen arap yürüyüp gitmiþ.
Bu masalý yazmakta olan Serdar Yýldýrým Keloðlan'ýn haline acýmýþ. Noktayý koyup, kalemi elinden atarak, defterin içine girmiþ ve Keloðlan'ýn yanýnda belirmiþ. Onun baðlý olan ellerini ve ayaklarýný çözmüþ. Keloðlan, Serdar'a teþekkür etmiþ. Sana bir can borcum var, demiþ. Kendisini çarmýha geren arabýn tekin biri olmadýðýný, burada fazla eðlenmemesini söyleyip hýzlý adýmlarla oradan uzaklaþmýþ.
Serdar saða-sola bakýnýrken arap gelmiþ. Serdar'dan Keloðlan'ý býraktýðýný öðrenen arap küplere binmiþ. Baðýrýp çaðýrmýþ. Hýrsýný alamayan arap Keloðlan'ý çarmýha gerdiði yere bu kez Serdar'ý baðlamýþ. Haydi, bana müsaade deyip yürüyüp gitmiþ.*
Aradan yarým saat geçmiþ geçmemiþ Keloðlan geri gelmiþ. Serdar'ý çarmýhtan indirmiþ. Sana can borcum ödendi, demiþ. Bunun üzerine Serdar gelecekten geldiðini, yazdýðý pek çok masalýn yaný sýra Keloðlan masallarý da yazdýðýný, þimdiye kadar yirmi tanesinin bittiðini söylemiþ. Masallarý internette yayýnladýðýný, yayýnevlerinin bunlarýn bazýlarýný masal kitaplarýna aldýðýný belirtmiþ.*
Keloðlan: " Ýnternet nedir bilmem ama benim masallarýmýn kitaplara geçmesine çok sevindim. Herkes okuyor mu onlarý? "
Serdar: " Evet Keloðlan. Herkes okuyor. "
Keloðlan: " Dur bak Serdar, baþýmdan geçen birkaç olayý anlatayým. Onlarýn da masalýný yaz. "
Serdar: " Tamam, olur Keloðlan. Ama önce buradan uzaklaþalým. Arap gelirse bu kez ikimizi birden çarmýha gerer, kurtaran da olmaz. "
Keloðlan: " Doðru ya, ben arabý unutmuþtum. O kadar yalvardým beni çarmýha gererken, bir merhamet göstermedi. "
Serdar: " Bense araba hiç yalvarmadým. Yaptýðýnýn yanlýþ olduðunu söylemekle yetindim. Senin geri geleceðini biliyordum. Bu Keloðlan benim bildiðim Keloðlan ise, buralardan gitmemiþtir, bizi seyrediyordur, diye düþünüyordum. Hani can borcum diyordun ya onu ödemek için. Ben senin kadar zeki olsam baþka ne isterim. "
Keloðlan: " Bütün sözlerin doðru. Anam haricinde herkes benim zeki olduðumu söyler. Þu gördüðün saksý boþ deðil yani. "
Karþýdaki ormandan çýkan arabý gören Keloðlan ile Serdar ayrý yönlere bir kaçýþ kaçmýþlar ki sormayýn! Ýkisi ayný yöne kaçsalar ve araba yakalansalar kim kurtaracakmýþ? "
Arap daha sonra evine girmiþ, yemek yiyip, yatýp uyumuþ. Gece yarýsý þiddetli bir yaðmur yaðmýþ. Bu arada arabýn evine yýldýrým düþmüþ. Arap artýk yaþamýyormuþ.*
SON




Alýntý yaparak yanýtla
Yer Ýmleri