KELOÐLAN ELMASI
Bir varmýþ, bir yokmuþ. Var olan varmýþ da, yok olan neymiþ? Sert bir rüzgar esmiþ, dallarý eðmiþ. Bir Keloðlan varmýþ. Fikirde, düþüncede hürmüþ. Ancak bu Keloðlan çok tembelmiþ. Evde yan gelir yatar, keyfine bakarmýþ. Anasý bir gün Keloðlan'a demiþ ki: " A oðlum, evde yatýp duracaðýna babandan kalan tarlayý bellesene. Al kazmayý, küreði, git tarlaya kaz. Tohum atarýz. Domates, biber, patlýcan yetiþtiririz. "
Bunun üzerine Keloðlan þöyle demiþ: " Býrak ya ana, bir tarla için rahatýmý bozamam. Sen þu çorbayý karýþtýr, dibi tutmasýn. "Keloðlan'ýn bu sözleri üzerine anasý sopasýný kaptýðý gibi Keloðlan'ýn üstüne yürümüþ:" Ýþ yapmazsýn, sýrtüstü yatarsýn sonra çorba dersin. Al sana çorba."
Keloðlan kendini dýþarý zor atmýþ. Anasý peþinden kazmayla küreði sokaða býrakmýþ: " Tarlayý bellemeden gelme. Seni içeri almam bilmiþ ol, " diye baðýrmýþ.
Keloðlan gelip tarlanýn ortasýna sýrtüstü yatmýþ. Yanýnda getirdiði kazmayla küreðe, kaz kazmam, kaz küreðim, demiþ ama nafile, ne kazma ne kürek kýmýldamamýþ. Bu böyle olmayacak deyip, tarlanýn yanýndan geçen köylülere tarlada elmas bulduðunu söylemiþ. Bu tarlada çok elmas var. Gelin kazýn, bulduðunuz sizin olsun, deyince kazmasýný, küreðini kapan köylüler akþama kadar topraðý kazmýþlar.
Akþam anasý tarlanýn kazýlmasýna çok sevinmiþ. Keloðlan' ý tarhana çorbasýyla beslemiþ.
Ertesi gün kasabadan gelenler varmýþ. Adamlar, tarlanýn kenarýna kulübe yapmýþlar. Civar tarlalarý kazmýþlar, elmas aramýþlar. Bir þey bulamayýnca Keloðlan ile konuþup bulduðu elmasý satmasýný istemiþler. Keloðlan olmayan elmasýn deðerini giderek arttýrmýþ. Aðalar, bin altýn verene elmasý satarým, demiþ. Üç altýn, beþ altýn pey akçesi býrakanlar olmuþ. Bunlar, elmasý baþkasýna satma, bana sat diyenlermiþ. Böylelikle Keloðlan'ýn bir torba altýný olmuþ. Olaydan haberdar olan o ülkenin padiþahý, Keloðlan'ý saraya davet etmiþ. Sarayda, Keloðlan'ýn þerefine eðlence düzenlemiþ, ziyafet vermiþ. Keloðlan, elmasý bana satmalýsýn, demiþ. Pey akçesi olarak yüz altýn vermiþ. Zamanla dünyanýn çeþitli ülkelerinden elmasý satýn almaya gelenler olmuþ. Elmasýn talipleri giderek çoðalmýþ. Keloðlan bir gün bir kartalýn elmasý kapýp kaçtýðýný ve Kaf Daðý'nýn ardýna gittiðini söylemiþ. Elmasý satýn almak isteyenler, Kaf Daðý'nýn ardýna gitmek üzere yola çýkmýþ. Keloðlan topladýðý altýnlarla saray yaptýrmýþ. Padiþahýn kýzýyla evlenip mutlu olmuþ.
SON
--------------------------------------------------------
KELOÐLAN BÝR KESE ALTIN
Keloðlan kasabaya giderken bir kese altýn bulmuþ. Pazar yerine varýnca, yolda bir kese altýn buldum, sahibini ararým, demiþ. Herkes, kese benimdir, ben düþürdüm. Ýçi altýn doluydu, diyerek öne çýkmýþ. Bunun üzerine Keloðlan keseyi kimseye vermemiþ. Kolcubaþýna gitmiþ: "Kasabaya gelirken, içi altýn dolu bir kese buldum. Sahibi size geldi mi? " diye sormuþ.
Kolcubaþý: " Aman Keloðlan, kese benimdir. Bugün kasabaya gelirken düþürmüþtüm. " demiþ. Keloðlan kolcubaþýna inanmadýðý için, keseyi vermemiþ. Akþamüstü köye dönmüþ. Evde anasýna keseyi göstererek olanlarý anlatmýþ. Keseyi vermesi için, adamlarýn yalvardýðýný söylemiþ.
Anasý: " Keloðlan biliyor musun? Keseyi ben düþürmüþtüm. Geçen gün kasabaya gitmiþtim ya demek ki dönerken düþürdüm. "
Keloðlan: " Ana, kasabaya gitmiþtin ama ne geçen günü? Aradan kaç ay geçti. Sen bari böyle þeyler yapma. Yaðmur yaðdý, güneþ açtý. Kese ve altýnlar tertemizdi. "
Anasý: " Benim güzel oðlum, altýný çamura bulasan yýkarsýn çýkar. Altýn kirlenir mi? Ýçinde altýn olan kese kirlenir mi? "
Keloðlan: " Olmaz ana, yarýn kesenin sahibini ararým. "
Keloðlan'ýn keseyi vermediðini gören anasý, aðlamýþ, gözyaþý dökmüþ. Kese babandan yadigardý. Ýçindeki altýnlarý baban çalýþýp biriktirmiþti. Þimdi burada olsa, keseyi anana ver oðlum, üzme ana sýný, derdi.
Sonunda anasýna inanan Keloðlan keseyi vermiþ. Geç vakit Keloðlan uyuyunca anasý altýnlarý saymýþ. Yerde bulunan altýn bulanýn olur. Sahibini arar da bulamazsa yalanýn olur.
SON




Alýntý yaparak yanýtla
Yer Ýmleri