KELOÐLAN ÝLE DAÐ ASLANI
Bir varmýþ iki yokmuþ, üç varmýþ beþ yokmuþ. Evvel zamanda Keloðlan'la anasý varmýþ. Keloðlan küçükken çalýþmayý sevmezmiþ, büyüdükçe çalýþmayý sevmemeye devam etmiþ. Evde yatar uyurmuþ, tarlaya gitse uyurmuþ. Bir gün anasý Keloðlan'a kýzmýþ: " Oðlum, on koyunumuz var, bari onlarý götür otlasýnlar. Bir iþe yara. " demiþ.
Bunun üzerine Keloðlan anasýnýn sözünü dinlemiþ, koyunlarý alýp daða çýkmýþ. Koyunlar otlarken Keloðlan uyuya kalmýþ. Koyunlar almýþ baþýný gitmiþ. Neden sonra Keloðlan uyanmýþ. Bakmýþ koyunlar yok, saða sola koþmuþ, koyunlarý aramýþ ama boþuna, çaresiz eve dönmüþ.
Keloðlan'ýn koyunlarý kaybettiðini öðrenen anasý sopasýný eline alýp, Keloðlan'ýn üstüne yürümüþ. Keloðlan kaçmýþ, anasý kovalamýþ: " Keltoroþ seni, on koyun güdemezsin, en büyük benim dersin. Koyunlarý bulmadan eve dönme. " diyerek arkasýndan baðýrýp çaðýrmýþ.
Keloðlan anasýndan kurtulduktan sonra uyuyup kaldýðý yere gitmiþ. Koyunlarýn izini aramýþ. Çok uzaklardan gelen bir mee sesi duymuþ. Koyun melemesi karþýki kayalýktan geliyormuþ. Kayalýða doðru yürümüþ, melemeler çoðalmýþ. Oradaki bir maðaraya girmiþ ve koyunlarý bulmuþ.
Bu maðara bir dað aslanýnýn maðarasýymýþ. Keloðlan'ýn maðaraya girdiðini gören dað aslaný Keloðlan'ýn üstüne atýlmýþ ve onu yakalayýp koyunlarýn yanýna baðlamýþ. Keloðlan dað aslanýndan aman dilemiþ: " Ey dað aslaný, ben ettim sen etme. Seni rahatsýz ettim, kusura kalma. Bir anam var koyunlarý ister. Büyüklük göster, sal bizi, býrak yolumuza gidelim. "
Bunun üzerine dað aslaný: " Sus, sessizce otur orada. Hem kafan kel hem de çok konuþuyorsun. Ýki günde bir koyun yesem yirmi günde koyunlar biter. Sonra sýra sana gelecek. Acaba seni nerenden yemeye baþlasam? Cevaplamam gereken zor bir soru bu. "
Keloðlan bakmýþ olacak gibi deðil, dað aslaný laftan anlamaz. Bir kurnazlýk düþünmüþ: " Sayýn dað aslaný, siz bu daðýn kralýsýnýz ve burasý sizin sarayýnýz. Bu saray çok kirli. Ellerimi çözün sadece bir ayaðým baðlý kalsýn, her yeri silip süpüreyim. "
Dað aslaný: " Doðru, ben bu daðýn kralýyým. Burasý beni sarayým. Saraylar kirli olmaz. "
Dað aslaný Keloðlan'ýn ellerini çözmüþ. Keloðlan hemen temizliðe baþlamýþ. Bir saat sonra dað aslaný gidince Keloðlan ayaðýndaki ipi çözmüþ. Koyunlarla birlikte maðaradan kaçýp gitmiþ. Keloðlan'ýn koyunlarla geldiðini gören anasý onlarý coþkulu bir þekilde karþýlamýþ. Keloðlan'ý yanaklarýndan öpmüþ, koyunlarý aðýla kapamýþ. Daha sonra Keloðlan'la anasý geceyi geçirmek üzere evlerine çekilmiþler.
SON
Yazan: Serdar Yýldýrým
Esra Þaþmaz Ýle Masal Zamaný: Keloðlan ile Dað Aslaný - Habertürk TV Programýnda okundu.
--------------------------------------------------------
KELOÐLAN PADÝÞAHIN OYUNU
Bir varmýþ, bir yokmuþ. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde. Tilkilerin kümeslerden uzak durduðu, farelerin kedilerden korkmadýðý bir devirde yaman mý yaman bir Keloðlan yaþarmýþ. Bu Keloðlan dað-taþ gezermiþ, soðuk sulardan içermiþ. Anasýyla birlikte karýnca kararýnca yaþayýp giderlermiþ.
Bir öðle vakti Keloðlan evde anasýyla konuþurken, kapý çalýnmýþ. Keloðlanýn anasý kapýyý açmýþ. Gelenler, ak sakallý, yaþlýca bir adam ile dünya güzeli bir kýzmýþ. Anasý misafirleri eve buyur etmiþ. Keloðlan'ýn kýzý görünce aklý baþýndan gitmiþ. Kýza aþýk olmuþ. Anasý öbür odaya geçince, ana bu kýzý bana istesene, demiþ. Anasý, kimdirler, nedirler bilmeyiz, nasýl olup da eve gelen misafirden kýzýný isteriz, dediyse de Keloðlan'ýn ýsrarý karþýsýnda kýzý babasýndan istemiþ. Meðersem bunlar tebdil kýyafet gezen o ülkenin padiþahý ve kýzýymýþ.
Padiþah: " Ýyi de Keloðlan, kýzýmý nerede yaþatacaksýn, nasýl geçineceksiniz? Anlat da bilelim. " demiþ.
Keloðlan: " Ondan kolay ne var caným. Onu sarayýmda yaþatýrým, pek de güzel geçindiririm. " demiþ.
Padiþah: " Saray mý? Ne sarayý? Senin sarayýn mý var, Keloðlan? " diye sormuþ.
Keloðlan: " Tabi caným. Þu daðýn ardýnda kalan saray benimdir. " demiþ.
Padiþah, Keloðlan'ýn dediði sarayý hemen bilmiþ. Çünkü o saray kendi sarayýymýþ. Keloðlan'ýn oyun ettiðini anlamýþ. Onun oyununa karþýlýk kendi de bir oyun oynamak istemiþ: " Bak sen. Bravo sana Keloðlan, demek senin bir sarayýn var. Hem tanýnmýþ birisin hem de zenginsin. Kýzýmý senden daha iyi birisine mi vereceðim? Þimdi biz gidelim. Haftaya bugün sarayýna misafir oluruz. Haydi kal saðlýcakla. " demiþ ve kýzýyla birlikte çýkýp gitmiþ.
Padiþahla kýzý gidince Keloðlan'ý bir düþüncedir almýþ. Demediðini býrakmayan anasýndan kurtulmak için dýþarý kaçmýþ. Durum buymuþ ve bir hal çaresi lazýmmýþ. Þöyle mi yapsam, böyle mi etsem derken, sonunda kararýný vermiþ. Olanlarý padiþaha anlatýp yardýmýný isteyecekmiþ. Padiþah ise, Keloðlan'ýn saraya geleceðini tahmin ediyormuþ. Keloðlan'ý görüþme odasýna aldýrmýþ ve araya gerili perdenin arkasýndan Keloðlan'la konuþmuþ. Keloðlan'ýn dediklerini kabul edip, sarayý Keloðlan'ýn emrine býrakmýþ ve kýzýyla birlikte yakýndaki konakta kalmaya baþlamýþ.
Keloðlan saray görevlilerinden hazýrlýklarýn bir an önce tamamlanmasýný istemiþ. Padiþah ve kýzý söz verdikleri günde misafirliðe gelmiþler. Görevliler, durumdan haberdar olduklarý için, padiþah ve kýzýna misafirmiþ gibi davranmýþlar. Yemekler yenmiþ, ayranlar içilmiþ. Sohbet giderek koyulaþmýþ ve geç vakitler padiþah ve kýzý giderken Keloðlan ve anasýný konaða davet etmiþler.
Konakta anasý padiþahtan kýzýný Keloðlan'a istemiþ. Kýzýnýn olurunu aldýktan sonra padiþah evet demiþ ve kýzýný Keloðlan' a vermiþ. Sarayda yapýlan düðüne padiþah, padiþah kýyafetiyle, kýzý Aysel de prenses kýyafetiyle katýlýp kimliklerini belli etmiþler. Ýlk anda çok þaþýran Keloðlan ve anasý zamanla buna alýþmýþlar. Saray görevlileri padiþahýn oyununu konuþmuþlar. Keloðlan ve Aysel evlenip mutlu olmuþlar.
SON




Alýntý yaparak yanýtla
Yer Ýmleri