KELOÐLAN'IN ABLASI CANAN
Bir varmýþ, bir yokmuþ. Bir Keloðlan varmýþ. Çalýþmaktan hoþlanmaz, evde yan gelip yatarmýþ. Ara sýra bahçeye çýkar, çekirgeleri kovalarmýþ. Bahçede gördüðü akreplerin kuyruklarýný keser, sonra da kuyruksuz akrebin kaçýþýný seyredermiþ. Günlerden bir gün Keloðlan kasabaya gitmiþ. Bu kasabada tellal davul çalýyor ve hazýr iþte çalýþacak gönüllü arandýðýný haykýrýyormuþ. Olay tanýtým amaçlýymýþ. Caný isteyen iþi yerinde gidip görebiliyormuþ. Gidip görmek bedavaymýþ. Bu iþe Keloðlan'ýn kafasý yatmýþ. Akþamüstü eve dönünce anasýna olanlarý anlatmýþ. Ýþyeri Yalova'nýn yakýnlarýnda bir yerdeymiþ.
Bunun üzerine Keloðlan'ýn anasý: " Ah oðlum, kader çekiyor. Biliyorsun yýllar önce ablan Canan Yalova'ya gittiydi, týpkýsýnýn aynýsý bir iþte çalýþmak üzere. Kýzlar ve kadýnlar mutlaka çalýþmalý. Onlar çalýþmasýn, evde otursun diye bir düþünce olamaz. Bu durum erkeklerin uydurmasýdýr. Amaç, kýzlarý, kadýnlarý geri planda býrakmaktýr. Git oraya ablaný bul. Seni yanýna alsýn. Çalýþ, üret, bir iþe yara. "
Keloðlan ertesi gün köyü Alaca'dan Bursa'ya gelmiþ. Bursa'dan o gün öðle vakitleri 16 at koþmaya baþlamýþ. 4 gün 3 gece at üstünden inmeden Kütahya, Ýzmir, Balýkesir üzerinden yeni atlýlarýn katýlýmýyla Yalova'ya gelinmiþ. Kurutulmuþ et, peksimet yiyerek ve kýrbadan su içerek bu mümkün olmuþ. Atlýlar, ihtiyaçlarýný at üstünde karþýlamýþlar.
Yalova'da Keloðlan ablasýný deðil, ablasý Keloðlan'ý bulmuþ. Keloðlan gelenler arasýnda denince ortalýk karýþmýþ. Her bir tanýtýmcý, Keloðlan'la tanýþmak için, fýrsat kollamýþ. Keloðlan'ýn ablasý hepsini durdurmuþ: " Durun bakalým, gelen Keloðlan'dýr ama benim kardeþimdir. Sizin hepinizin toplamýndan daha fazla benim onunla görüþmeye hakkým vardýr. " deyince görevliler durmuþlar. Sonunda Canan Keloðlan'la buluþmuþ. Hayýr, hayýr, beklediðiniz gibi Keloðlan'la ablasý birbirlerine sýkýca sarýlmamýþlar. Sadece el sýkýþmýþlar ve masanýn iki yanýndaki taburelere karþýlýklý oturmuþlar.
Canan söze þöyle bir giriþ yapmýþ: " Aman Keloðlan, yaman Keloðlan, daðlar baþý, duman Keloðlan. Be kardeþim bu kadar mý olur? Fakirsin, iþin yoktur, çalýþmazsýn, dað-taþ gezersin. 6 yýldýr buradayým. Burada çalýþanlar, gelen giden müþteriler senden bahsederler. Seni anlatýrlar. Bazen Karabey bizi salonda toplar ve iki kolunu yukarý kaldýrýp teslim iþareti çizdikten sonra, biliyor musunuz, geçen günlerden birinde Keloðlan ne yapmýþ, deyip baþýndan geçmiþ bir olayý anlatýr. Acýklý bir olay bile olsa mutlaka güldürüþlü yaný vardýr ve biz bu fýrsatý kaçýrmayýp güleriz. Ey kardeþim, sen ne yaptýn da bu kadar tanýndýn, meþhur oldun? "
Bunun üzerine Keloðlan utana, sýkýla: " Ben bir þey yapmadým da insanlar benim iyi niyetimi sevdiler. Hayat yarýþýnda beni öne çýkardýlar. Önde olmak benim de iþime geldi. Macera peþinde koþup onlara malzeme hazýrlamak istedim. "
Daha sonra Canan Keloðlan'a buraya niye getirildiðini anlatmýþ. Buradaki geniþ arazilerin sahibi Karabey'miþ. Karabey çok iyi niyetliymiþ. Hayatla yaptýðý mücadeleyi kaybetmiþ veya kaybetmek üzere olanlara yardýmcý olmayý kendine rehber edinmiþ. Geniþ tarlalar hazýrlamýþ: Domates, biber, patates, patlýcan tarlalarý. Tarlayý kazmýþ, tohumu atmýþ, can suyunu dökmüþ, tarla alýcý bekliyor. Geniþ çiftlikler hazýrlamýþ: Koyun, keçi, tavuk, güvercin çiftlikleri. Her çiftlikte 100'er tane koyun, keçi ve 500'er tane tavuk, güvercin.
Altýný ver istediðin çiftliði ister satýn al, ister kirala.
Tarlalar, 10 - 20 altýn arasý satýn alýnýyor.
Çiftlikler, 40 - 50 altýn arasý satýn alýnýyor.
Ýþte sana hazýr iþ. Seç seçebildiðini.
Keloðlan: " Ablam, söylediklerin beni etkiledi. Ben de tarladýr, çiftliktir, birinden birisine sahip olmak isterdim ama þu kadar, bu kadar altýn diyorsun. Nerede bende o kadar altýn? 18 yaþýndayým ama hiç altýným olmadý. Birkaç yýl önce Celep Ali'nin elinde bir altýn gördüydüm ya aldýrma. Benim altýnla alýþveriþim iþte bundan ibaret. "
Canan: " Bak kardeþim, biz buraya insanlarý kazandýrmak için getiriyoruz. Altýnýn yoksa al tarlayý, çiftliði kirala, kazandýktan sonra öde. Örneðin, domates tarlasý diyelim. Domatesler olgunlaþýnca topluyoruz, tartýyoruz ve parasýný ödüyoruz. Senin yapacaðýn tarlanýn bakýmýný yapmak. Eðer tarlayý kiralamýþsan yarý parasýný alýyorsun. Diðer yarýsýný kira karþýlýðý olarak alýyoruz. 5 yýl sonra tarla senin olacak. Örneðin, koyun çiftliði, her gün gelip süt saðýyoruz, parasýný ödüyoruz. Koyunlarý otlatmak senin görevin. Çiftliði kiralamýþsan yarý parasýný alýyorsun. 5 yýl sonra çiftlik senindir. Burada bu sistemden ekmek yiyen 1.000'den fazla çalýþan var. Hem kazanýyoruz hem kazandýrýyoruz. "
Canan 4 saat dil dökmüþ, anlatmýþ. Arada yaþam ve hayat hakkýnda pek çok þey konuþmuþlar. Sonunda konu satýn alma ve kazanç iþine dönmüþ. Keloðlan'ýn direnci karþýsýnda Canan ipin ucunu býrakývermiþ. Kardeþini bir iþ sahibi etme düþüncesi yok olmuþ.
Devran dönmüþ, gün dönmüþ, neredeyse akþam olacakmýþ. Keloðlan'la birlikte gelenlerden birkaçý orada kalmýþ. Tarladýr, çiftliktir satýn alanlar, kiralayanlar olmuþ. Keloðlan ablasýyla vedalaþýp atýna binmiþ. Hoþça kalýn, demiþ. Oradakiler, güle güle git Keloðlan, demiþler.
Keloðlan evine vardýðýnda olanlarý anasýna anlatmýþ. Ablamýn selamý var, demiþ. Yakýnda bir gün ablasýnýn kendilerini ziyarete geleceðini söylemiþ. Müjdeyi alan anasý evde temizliðe baþlamýþ. Canan bu, belli mi olur, yarýn çýkar gelirmiþ. Keloðlan ile anasý Canan'ý bekleye dursun gökten dört elma düþmüþ. Elmalarýn biri Keloðlan'ýn, biri anasýnýn, biri de Canan'ýnmýþ. Son kalan elma okuyucularýnmýþ
SON
Yazan: Serdar Yýldýrým




Alýntý yaparak yanýtla
Yer Ýmleri