KELOÐLAN'IN KUZU SEVGÝSÝ
Keloðlan kasabaya giderken yolda bir kýlýç bulmuþ. Kasabaya varýnca kýlýcýn sahibini aramaya baþlamýþ. Kime sorduysa ne kýlýcý daha önce gören ne de sahibini tanýyan çýkmamýþ. Hayvan pazarýndan geçerken küçük bir kalabalýk Keloðlan'ýn etrafýna toplanmýþ. Birkaç kendini bilmez Keloðlan'la alay etmeye baþlamýþ.
Adamlardan biri orta yere bir kuzu getirmiþ: " Þu kuzuyu kýlýçla keselim. Þiþe takýp döndürelim. Nar gibi kýzartalým. Afiyetle yiyelim. " demiþ.
Bunun üzerine Keloðlan: " Aman aðalar, etmeyin, eylemeyin. Ne istersiniz bir garip kuzudan? Daha doðalý kaç gün olmuþ? Býrakýn yaþ yaþasýn, ömür sürsün. Kuzu kesenin, kuzu eti yiyenin baþýna türlü belalar gelirmiþ. Bunu bilmez misiniz? "

Keloðlan'ýn haykýrýþý ses getirmiþ. Kalabalýktan birkaç kiþi Keloðlan'dan yana çýkmýþ. Kuzunun sahibi, kuzuyu götürmüþ. Az önce keselim, döndürelim, kýzartalým, yiyelim diyen adamlar, Keloðlan'dan özür dilemiþler. Keloðlan'ý üzmemek için, kuzu kesmekten, kuzu eti yemekten ömür boyu vazgeçmiþler.
Son sözü Keloðlan söylemiþ: " Kuzu eti yiyen olmasa kuzular kesilmez. Kuzularýn kesilmemesi için, sizler de kuzu eti yemekten vazgeçmek istemez misiniz? "

SON

-----------------------------------------------------------------

KELOÐLAN'IN HOROZU
Bir varmýþ bir yokmuþ. Yumurtadan civciv çýkmýþ. Civciv büyümüþ piliç olmuþ. Piliç büyümüþ tavuk olmuþ. Tavuk yumurtlamýþ. Yumurtadan civciv çýkmýþ. Bu civciv büyümüþ horoz olmuþ. Bu horoz bir gün sol- sað, bir- iki uygun adým giderken Keloðlan'la karþýlaþmýþ ve Keloðlan'ýn yanýndan sýyýrtýp geçmiþ. Keloðlan aðzý açýk horozun arkasýndan baka kalmýþ. Çabucak toparlanýp bir koþu horozun önüne çýkmýþ. Karþýsýnda Keloðlan'ý gören horoz durmuþ.
Keloðlan: " Ne o Toros? Yürüyüp gidiyorsun. Beni tanýmadýn mý? "
Bunun üzerine horoz durmuþ: " Tanýdým da, seni tanýdým diye durmam gerekmez. "
" Bana kýzgýnsýn, yenilgiyi benden biliyorsun. "
" Daha herþey bitmedi. Þu yeni nesil. Bak civcivlere, bunlarýn çoðu horoz olacak. Yakýnda yeni bir ordu kuracaðým. Zafer bizim olacak. "

Altý ay kadar önceydi. Uzun bir zamandýr tilkiler kümeslere giriyor ve tavuklarý götürüp ormanda yiyorlardý. Kümes hayvanlarý tilki korkusu altýnda yaþamaktan býkmýþtý. Daha sonra Toros çýktý ve kümes hayvanlarýný bir bayrak altýnda toplamayý baþardý. Horozlardan ordu kurdu, bu orduyla haksýzlýða baþ kaldýrdý ama tilki ordusuyla yapýlan meydan savaþýnda bozguna uðradý. Savaþtý, sonuna kadar savaþtý, tek kaldý ve kuþatmayý yarýp yaralý olarak kurtuldu. Yarasý iyileþince tekrar ortaya çýktý ama bu defa çok daha fazla hýrslýydý.

Keloðlan'ý tanýmamasýnýn sebebi ise, biraz daha sabret, hemen savaþa girme, kazanma þansýn çok az demesinden kaynaklanýyordu. Zamanla civcivler piliç, piliçlerin çoðu horoz oldu. Çevreden binlerce horoz gelerek Toros'un özgürlük bayraðý altýnda toplandý. Keloðlan'ýn, çok kalabalýksýnýz, siz bu savaþý kazanýrsýnýz demesi üzerine yapýlan savaþý horozlar kazandý. Keloðlan'ýn horozu, zafer kazandý ve kalan az sayýda tilki ormanýn derinliklerine çekildi.

SON