KELOÐLAN ÇATALTEPE TEKFURU'NA KARÞI
Günler geçer, aylar geçer, aylar geçer, taylar geçer. Aradan yüzyýllar geçse de bu masalý okuyan baylar, bayanlar geçer.
Bu masalý okuyanýn
Yaþý kaç olursa olsun,
Ýyilik sýrdaþý olsun,
Yüreði sevgiyle dolsun.
Masal Keloðlan masalý ama önce Keloðlan'ý deðil de, Çataltepe Tekfuru'nu tanýtmakla iþe baþlayalým. Bu tekfur ovaya sur yaptýrýr da kalesini kurdurur mu? Kurdurmaz. Neden? Çünkü zalim. Dað tepelerinde, çataltepelerde fýrýldaðýný maharetle çevirecek. Düzden, ovadan geçen kervanlarý soyduracak. Elma soymak baþka, kervan soymak baþka.
Köy ve kasabalara saldýr, insanlarý yarala, öldür.
Bre geri zekalý tekfur, dur bakalým, geri dur.
O yörede yaþayan insanlar, tekfur belasýna dudak bükmüþler, son çare olarak Keloðlan'a gitmiþler. Olmazý olduran, nice kötülere dersini veren Keloðlan kýrk, elli deðil, yüz kiþiye olur, demiþ. Yardým ederim, demiþ. Yüz kiþi gidince Keloðlan yüz elli gün düþünmüþ ama çare bulamamýþ:
" Bir kuru canýmla ortaya çýksam
Zalim tekfura yeter artýk desem
Tekfur bin askerini üstüme salsa
Bir türlü çýkmadýk þu canýmý alsa
O zaman ne olur, ne deðiþir?
Ben yolcu, tekfur hancý
Daha çok halkýn üstüne çöreklenir.
Canýmý tehlikeye atmadan, tekfurun hakkýndan gelmeliyim. Gücüm yetmiyorsa yardýmcý veya yardýmcýlar bulmalýyým. Ama nasýl, kimi ya da kimleri? "
Keloðlan yüz elli gündür düþünüyor ya bir yüz elli gün de benden oldu mu sana üç yüz gün. Bir yýl bile deðil. Tekfurun soyu babadan oðula bin yýldýr hüküm sürüyor. Keloðlan bin yýllýk saltanatý yýkmak için, varsýn biraz daha düþünsün.
Günlerden bir gün Keloðlan bir düzlükte kendi etrafýnda dönerek bir daire çizmiþ ve bu dairenin içine kendini hapsetmiþken, bir ses duymuþ: " Hemþerim, dönüp durma sonra baþýn döner, yere düþersin. "
Keloðlan sesi duymuþ, durmuþ, baþý dönmüþ ve yere düþmüþ. Keloðlan'ýn yere düþmesine sebep olan zincir koparanmýþ. Zincir koparan Keloðlan'ý yerden kaldýrmýþ. Bunlar konuþmuþlar, konuþtukça birbirlerine alýþmýþlar. Dertlerini anlatmýþlar ve bir ortak paydada birleþmiþler: Tekfur zaliminin zulmüne dur demek gerekliymiþ.
Keloðlan ile zincir koparan Çataltepe'ye týrmanýp naralar atarak tekfurun kalesine saldýrmýþlar ama tekfurun askerleri onlarý yakalayýp zindana atmýþ. Askerler gittikten sonra Keloðlan'ýn üzgün halini gören zincir koparan sormuþ: " Ne o Keloðlan, çok üzgünsün? Þimdi dert çekecek zaman mýdýr? Bir an önce buradan kurtulmaya bakalým. "
Bunun üzerine Keloðlan: " Nasýl üzülmem! Þuna baksana seni zincirle baðladýlar, üstüne kýrk kilit astýlar. Beni ise, adam yerine koymadýklarý için, sadece iple baðladýlar, ne kilit, ne bir þey. "
" Daha iyi ya Keloðlan, sen bir çabuk kurtulmaya bak. Benim iþim uzun sürecek. Hem bana yardým edersin. Zinciri koparýrým da þu kilitler baþa bela. Kalede ne kadar kilit varsa üstüme taktýlar. Beni tanýdýklarý için, zinciri bolca sardýlar. "
" Senin düþünceni seveyim zincir koparan. Sevinmem gerekirken üzülüyormuþum. Önemli olan, tekfurun kötülüklerine son vermek. Ýnsanlarý bu beladan kurtarmak. Önder ha sen olmuþsun ha ben. Varsýn ben senin izinden gideyim. Sen yeter ki tekfurun saltanatýný yýkacak çareyi bul. "
" Acele et Keloðlan, tekfurun kilitleri anahtarla açýlmaz. Bu kilitleri kýrmak gerekir. Buradan kurtulduktan sonra dað devirene gideceðiz. Dað deviren tekfurun sarayýný da, üstünde bulunduðu Çataltepe'yi de devirir. "
" Dað deviren mi? O da kim? "
" Görürsün Keloðlan, görürsün. Çataltepe'yle birlikte tekfurun sarayý yerle bir olunca onu görürsün. Dað devirenin farkýna varýrsýn. "
Keloðlan ile zincir koparan tekfurun sarayýndan kurtulduktan sonra dað devirenin yanýna gitmiþler. Zincir koparan olanlarý dað devirene anlatmýþ ve yardým etmesini istemiþ. Yýllardýr zalim tekfur hakkýnda anlatýlanlarla bilenmiþ olan dað deviren zincir koparanýn dürtmesiyle harekete geçmiþ. Çataltepe'yi kaldýrdýðý gibi yere vurmuþ. Ortalýðý bir toz bulutu kaplamýþ. Yarým saat sonra toz bulutu kalkýnca ortada ne Çataltepe ne tekfur kalmýþ. Adýný kimse bilmeyeceði için, tekfur tarihin karanlýklarýnda kaybolmuþ.
SON


Alýntý yaparak yanýtla
Yer Ýmleri