KELOÐLAN UÇAN HALI
Bir varmýþ, bir yokmuþ. Keloðlan adýnda bir genç varmýþ. Çalýþmayý sevmezmiþ ama kýzlar onun peþinden koþarmýþ. Kasaba yolunda önüne çýkarlar, beni al Keloðlan, beni al, derlermiþ. Bunun üzerine Keloðlan: " Yoo, durun bakalým kýzlar. Hepiniz çok güzelsiniz ama benim gözüm yükseklerde. Ben padiþahýn kýzýný almak isterim. " dermiþ. Böyle dermiþ ama, sen padiþahýn kýzýný gördün mü, onunla konuþtun mu, diyenlere, ne gördüm, ne konuþtum ama ben onu seviyorum, dermiþ. Ee Keloðlan bu, görerek de sever, görmeden de sever, ona sadece baþý kel diye Keloðlan dememiþler. Mert, yiðit, cesur olmasa yüzyýllardýr adý böyle saygýyla anýlýr mýymýþ? Keloðlan, Anadolu insanýnýn ezilmiþlikten kurtulmak isteyiþinin canlý bir haykýrýþýymýþ. Her yiðit gencin içinde mutlaka bir Keloðlan varmýþ. Yürü Keloðlan yürü, Anadolu sana yetmezmiþ, senin adýn dünyada duyulmalýymýþ.
Yürü Keloðlan yürü demiþtik ya sonunda Keloðlan yürüye yürüye baþkente varmýþ. Hayal gibiymiþ ama baþkentte herkes padiþahýn kaçýrýldýðýndan bahsediyormuþ. Böyle bir olay dünya tarihinde olasý deðilmiþ. Kim kaçýrabilirmiþ ki koskoca padiþahý?
Bir, iki derken duyduklarý, ee yeter artýk deyip, Keloðlan saraya gitmiþ. Keloðlan'ý padiþahýn kýzýnýn huzuruna çýkarmýþlar. Padiþahýn kýzý Ayla'nýn iki gözü dört çeþmeymiþ. O kadar çok aðlamýþ ki, sarayýn salonu diz boyu gözyaþý dolmuþ. Ayla biraz daha aðlasa sarayý gözyaþý basacakmýþ. Keloðlan Ayla'nýn yanýna gitmiþ: " Sevgili sultaným, nedir bunca gam keder, babanýzýn kaçýrýlmasý mý etti sizi heder? " demiþ. Ayla gözyaþlarýný silmiþ. Daha önceki gecelerde bu genç pek çok defa rüyalarýna girmiþ. Onun olmazý olduran, imkansýzý gerçekleþtiren biri olduðunu biliyormuþ:
" Aman Keloðlan, yaman Keloðlan, daðlar baþý duman Keloðlan.
Sen sen ol Keloðlan, odamdaki halý uçar Keloðlan.
Sen halý uç de halý uçar, dünyayý dolaþýr gelir Keloðlan.
Ben sana aþýðým Keloðlan, ne olur babamý kurtar Keloðlan. "
Ayla'nýn haykýrýþý üzerine Keloðlan harekete geçmiþ. Odaya gidip halýnýn üstüne oturmuþ. Ayla ve baþ vezir de halýya binmiþ. Keloðlan, halý uç, demiþ, halý uçmuþ. Saray penceresinden çýkýp gökyüzüne yükselmiþ. Ayla'nýn söylediðine göre, babasýný kaçýran amcasýymýþ. Amcasý dedesinin bir cariyeden olma oðluymuþ. Yýllar önce saray dýþýna çýkarýlmýþ ama anasýnýn teþvikiyle þimdi padiþahlýkta hak iddia ediyormuþ.
Uçan halý, Uludað'ýn sarp ve yalçýn kayalýklarýnda kurulmuþ olan kaleye varmýþ. Saray penceresinden içeri salona girmiþ. Keloðlan, Ayla ve baþ vezir uçan halýdan inmiþler. Padiþah salonun ortasýndaki bir kafes içindeymiþ. Ayla tahtýnda oturan amcasýna doðru yürümüþ: " Amca, amca, neden yaptýn bunu böyle, derdin nedir, çabuk söyle? " demiþ. Amcasý ayaða kalkmýþ. O da yeðeni Ayla'ya doðru yürümüþ: " Yeðen, yeðen, uçan halýya bindin geldin, neden beni payladýn? " demiþ.
" Amca, amca, ben seni paylamadým. Sen neden babamý kaçýrdýn? " demiþ.
" Yeðen, yeðen, babaný kaçýrdým ama o beni önemsemedi. Tahta bir oturdu, kalkmadý. O tahtta benim de hakkým var, dedim, bana dönüp bakmadý. Babanla ben kardeþiz. Baba bir ana ayrý, olur mu kardeþler arasýnda ayrý gayrý? Tahtýn yarýsý onunsa yarýsý benim, halkýmýn mutluluðu için, çýrpýnýr caným. "
Ayla amcasýna karþýlýk vermemiþ ve Keloðlan'dan yana dönmüþ.
Keloðlan: " Þimdi madem ki siz eski padiþahýn evlatlarýsýnýz. O zaman, þey caným, siz ikiniz de padiþahsýnýz. Taht geniþ, bir tahta iki padiþah oturmaz diye bir kanun yok ya. Siz ikiniz tahta oturursunuz olur biter, yani ben çözüm yolunu böyle buldum. "
Keloðlan'ýn bu sözleri üzerine herkes birbirine bakýnmýþ. Amca gidip kardeþini kafesten çýkarmýþ. Üç yolcuyla kederli gelen uçan halý, beþ yolcuyla neþeli bir þekilde baþkente yumuþak iniþ yapmýþ. Daha sonra sarayda düzenlenen bir törenle tahta iki padiþah oturmuþ. Kiþisel hýrslara kapýlmadan, halkýn menfaatini düþünerek, sevgiyle, iyilikle ülkeyi yönetmiþler. Böylesi daha iyi deðil miymiþ, ne demek tahtý ele geçiren þehzade padiþah olurmuþ ve kardeþlerini halledermiþ? Keþke birlik olsaydýnýz ve güç birliði yapsaydýnýz. Biri padiþah diðeri ordu komutaný olabilirdi. Devlet meseleleri üzerinde ortak kararlar alýnabilirdi.
Bu arada Keloðlan ile Ayla evlenmiþler. Ayla saraydan ayrýlmak istememiþ, Keloðlan da onunla birlikte sarayda yaþamak zorunda kalmýþ. Keloðlan hep çarþýda, pazardaymýþ. Halktan kopmamýþ ve halkýn sorunlarýný padiþahlara anlatmýþ. Kardeþ padiþahlar, hazinenin deðil, halkýn cebinin dolu olmasýna özen göstermiþler. Çarþýda, pazarda köylüler takýlýrmýþ Keloðlan'a, Keloðlan Sultan derlermiþ ama Keloðlan bunlarý önemsemezmiþ: " Benim sultanlýðýmdan ne olacak caným. Eskiden baþým keldi, kafamda saç yoktu. Þimdi sultan olduysak ne deðiþti? Kafamda yine saç yok ve baþým yine kel, deyince köylüler kahkahalarla gülermiþ.
SON




Alýntý yaparak yanýtla
Yer Ýmleri