
Originally Posted by
bahri
Mesele borcun kime kesildiği değil, o harcamanın 'yapılabilirlik' kapasitesidir. İktisat biliminde buna likidite kısıtı denir. 100 bin TLlik bir buzdolabını nakit parası olan zaten alır; ancak piyasayı döndüren ana kitle, gelecekteki gelirini (taksit ve limit aracılığıyla) bugüne çekerek harcama yapanlardır.
Siz limitleri daraltıp taksit imkanını kaldırdığınızda, o ürünün nihai maliyeti değişmese bile tüketicinin 'erişilebilirliği' yok olur. Talep çöktüğünde ise şirketlerin nakit akışı bozulur, stok maliyetleri artar ve bu durum doğrudan borsa endekslerine (finansal daralma olarak) yansır. Dolayısıyla bankanın ödemediği o ekstre, limit kısıtlandığında hiç oluşmaz; bu da ekonominin soğuması demektir.
Olay ekstreyi kimin ödediği değil, o paranın piyasada dönme hızıdır (Velocity of Money). Limit demek, harcama kabiliyeti demektir. 20 bin liralık montu peşin alacak adam azdır ama 10 taksitle alacak adam çoktur. Siz bu imkanı aldığınızda montçu batar, montçunun hissesi borsada düşer. Ekonomi bir zincirdir; bir halkayı (limit/taksit) kırdığınızda tüm sistem yavaşlar.
Herkes aylık gelirinin 4 katına kadar kredi kartı olarak borçlanabiliyor zaten, eğer bu da yetmiyorsa semer yemeye kadar gider bu iş.
DOLAR 5 GAYME OLACAK!
Bu imza, Subat 2017 tarihine aittir!
Yer İmleri